Hastane’de EEG skandalı(ymış!!!)

clomifene

kamagra gel

sildenafil 50 mg prix

viagra pill

http://koloshotel.net/?eliquis-generic generic viagra 100mg

http://bureauetudes-outillages-90.com/kamagra-100mg kamagra fast

http://neelkanth-printpack.com/?doxycycline-100mg doxycycline mono

kamagra

http://delattreetdudesign.com/citrato-de-sildenafila sildenifil

vardenafil 20mg

viagra oder cialis oder generika

get viagra samples

natural viagra food list

viagra buy gold coast

viagra farmacias similares precio

cialis par internet

donde comprar viagra en uruguay

Ancak gününün büyük kısmını devlet hastanesinde geçiriyor, akşam da kliniğine gitse ne yazar, ne yazmaz!

Efendim, YDÜ’de EEG çekimi 372.50 liraymış da elliye yakın aile parasızlıktan doktorun verdiği sıraya göre hastaneye çağrılmayı bekliyormuş!!!…

Kimse kusura bakmasın, ama sağlık hizmeti bedava olmaz, olamaz…

İster özelde olsun, ister devlette olsun, sağlık hizmeti en pahalı hizmettir.

Doktorun, cihazın, hemşirenin vesairenin masrafı havadan paraşütle inmez.

Aynı hizmet için burada çocuk nöroloğu olmasa ve mecburen Türkiye’ye gitseniz, sevkle gitseniz bile, maddi yönden yandığınızın resmidir…

Değil 372 lira, 3700 lira ile bile kurtulamazsınız, donunuza kadar borç harç içinde kalırsınız.

Gelelim işin özüne…

Sistemde hata varsa, sistemi eleştirebilirsiniz, düzeltilmesini isteyebilirsiniz, ama günah keçileri yaratarak ancak utanmazlık, ahlaksızlık yaparsınız, kaş yapacağım diye baş yararsınız…

Kaldı ki Sağlık Bakanı bile sistemi eleştiriyor ve çağdaş şartlarda iyileştirilmesi için uğraş veriyor ve yapmacık bir çaba içinde de değil…

Sistemde hata varsa, sistemi eleştirebilirsiniz dedik de, bu çarpık sistemin yaratılmasına sandığa gittiğinde onay veren vatandaş da sonuna kadar sorumludur ve başına geleni de paşa paşa çekmekle mükelleftir.

Doktor, hastane, bakanlık suçlu, ama sandığa gittiğinde kırk senedir zır cahil zihniyetle, üç kuruşluk menfaati uğruna, kısa günün karı uğruna oy kullanan ve sonra da beklediği hizmeti devletten alamayan vatandaş da günahsız, mağdur olan taraf!!!…Öyle mi?

Vatandaşın mağduriyetini de bir günah keçisi yaratarak ve sansasyonel haberlerle çözmeye çalışan lafgüzar ve çakma basın da sözde işini yapıyor!!!… Öyle mi…

Yok öyle yağma…

Bugün ülkede yaşanan sorunların temelinde vatandaşın sorumsuzluğu ve devleti yönetenlerin işgüzarlığı yatıyorsa, vatandaşı bilinçlendirmek için çaba göstermeyen, elindeki imkanı sırf rant ve lafgüzarlık şampiyonu olmak için kullanan basın dünyamız da en az vatandaş kadar sorumsuzdur, haksızdır, hatta ve hatta, çoğu konuyu enine boyuna araştırıp da tarafsız bir gözle yazmadığı, yansıtmadığı, taraf tuttuğu, işine geldiği gibi yanar döner bir politika izlediği için vicdansızdır, ahlaksızdır, ahlaksızın daniskasıdır…Bazı istisnalar kaideyi bozmasa da durum budur!

Bu da benim KKTC medyasındaki son 12 yıllık tecrübem…

Reklam