Bakanlar Kurulu’na Açık Mektup…

Birkaç gün içinde bu küçücük toprak parçasında akıl almaz rezillikler yaşandı…

İki kadın iki insan müsveddesi tarafından sokak ortasında vahşice öldürüldü.

Bir çocuk sapık babası tarafından tecavüze uğradı, bir kez daha akıllara küçük Mustafa’nın trajedisi geldi.

Ülkemize geleli henüz birkaç saat olmuş bir turist kız bir manyak tarafından vahşice darp edildi, tecavüz edilmeye çalışıldı.

Eğer Bakanlar Kurulu, veya hükümet, Yavuz Çıkarma Plajı’nın  kiralanması, Elektrik Kurumu’ndaki rezillikler gibi sayısız garabet ve rant kokan işlerle  gündemini  meşgul etmeye devam ederse, açık hava tımarhanesinden hiçbir farkı olmayan bu memlekette yukarda örneğini verdiğim rezillikler ve benzerleri yaşanmaya devam edecek, bela her an için sokakta dolanacak, er ya da geç hepimizin kapısını çalacak.

Hükümetin bugünkü birincil görevi, bu ülkenin ve toplumun güvenliğini sağlayacak adımlar atmaktır.

Bunun da yolu polisin teknik ekipman ve eleman gücünün artırılmasından ve ülkenin güvenlik kameralarıyla donatılmasından geçer.

Şapkanızı bir kenara koyun ve düşünün bir kez, polisin elinde yeterli eleman olsaydı ve sivil veya resmi kıyafetle ülkenin her köşesinde devriye yapabilmiş olsaydı, güvenlik kameraları, ki tüm gelişmiş ülkelerin en önemli sokak takip sistemidir, ülkenin en azından belli başlı noktalarını gözetleme imkanı verseydi, sokaktaki potansiyel suçlu da bunun farkında olsaydı, polisin ve sistemin toplum güvenliğini korumak için her an ve her yerde hazır ve nazır olduğu suç işlemeye meyilli olan bu insan müsveddelerinin gözünün içine içine sokulsaydı,  bu rezillikler yaşanır mıydı!

Bu ülke sorma gir hanına çevrilmeseydi, ipini koparan sapık elini kolunu sallaya sallaya bu ülkeye giriş yapmasaydı,  bu sapıklıklar, bu vahşet yaşanır mıydı!

Açıkcası, sapığın biri yapacağını aklına koyduktan sonra yine yapar ama caydırıcı önlemlerin farkında olursa, güvenlik sisteminin anında tepesine bineceğini farkederse,  yapacağını yapmadan önce on defa düşünür, belki de yiyeceği halttan vazgeçer!

Bu rezilliklerin benzerleri geçmişte de defalarca yaşandı, sokak ortasında kızlar, kadınlar vahşice darp edildi, tecavüze uğradı, hayatları karardı…

Çocuklar vahşice tecavüze uğradı, katledildi, hayatları karartıldı, birinin ölüsü götürülüp çöplüğe bile atıldı…

Bunlar basına yansıyanlar, bilgimize gelenler, buzdağının görünen yüzü…

Bir de bilgimize gelmeyenler var ki, bilmemezliğe gelsek de, işin boyutunu biliyoruz, hem de bal gibi biliyoruz!

Tedbirler bir an önce alınmazsa, açık hava tımarhanesine dönen bu memlekette bu rezilliklerin ve vahşetin arkası da gelecektir!

Bugün şu gerçekle yüzleşmenin zamanı çoktan geldi de geçti: Bu ülkede en büyük tehdit altında olan kitle, çocuklarımızdır!

Gelen giden hükümetler hamasi ve rant işleriyle uğraşmaktan yapmaları gereken esas işlere, acilen alınması gereken tedbirlere odaklanmamışlar, bu gidişat da en sonunda hem toplumun en acil ihtiyacı olan eğitim, sağlık ve ulaşım güvenliğini sıfırlamıştır, hem de çocuklarımızın geleceğini feci şekilde karartmıştır.

Bu yüzden bu hükümet ve Bakanlar Kurulu, önceliklerinin başınan ülkenin ve toplumun güvenliğini çekmelidir ve bir an önce icraata girişmelidir…

Laf hükümetten ve Bakanlar Kurulu’ndan açılmışken, bir uyarı da Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst’e…

Gönyeli çemberi ile Hidden Garden arasında kalan yol güzergahında, yolun Hidden Garden tarafında kalan kuzey kısmında yol kenarı jilet gibi kesilmiş, banket en az 50-60 santim derinleştirilmiş, güvenlik önlemi olarak da uyduruk tedbirler alınmış, yol birkaç yüz metre boyunca ölümcül tehlike yaratacak şekilde başıboş bırakılmıştır!

Haftalardır bu ölümcül rezillik aynen orada durmaktadır!

Bir an önce halledilmeyecekseydi, ne halt etmeye orası kazıldı ve, sanki yolları ve trafiği cehennemin sırat köprüsüne çeviren onca arıza yetmezmiş gibi,  ortaya ölümcül bir tehdit daha çıkarıldı!

Orada bir kaza olması ve ölüm yaşanması durumunda acaba Kemal Dürüst sorumlu bakan olarak nasıl bir hesap verecek, ya da  hesap verecek mi!

Aynı şekilde, defalarca yazmamıza ve uyarmamıza rağmen, Güzelyurt-Lefkoşa arasındaki orta refüjde yer yer kilometreler boyunca atık beton parçaları vardır ve bir arabanın oraya doğru kayması veya düşmesi neticesinde tam bir facia yaşanması kaçınılmazdır!

Aynı şekilde, Girne-Lefkoşa anayolu güzergahında yolu ayıran refüjde bariyerler olmadığı ve sürücüler de peşlerinden şeytan kovalıyormuşcasına sürat yaptıkları ve dikkatsiz oldukları için hemen her kazada araçlar karşı şeride geçmekte, kazalar ölümle sonuçlanmaktadır!

Yıllar yılıdır bu yolun ortasına bariyer yaptırmak bu kadar mı zordu!

Bu ülkeye gelen TC yardımlarının büyük miktarı proje üretilmediği için geri gönderilmektedir!

Toplanan ve bugüne kadarki miktarı milyar doları çoktan geçmiş olan seyrüsefer vergilerinin bir tek kuruşu da yol ve trafik güvenliğine harcanmamıştır, maaşların ödenmesine gitmiştir!

Hade toplanan vergileri gelen giden hükümetler amacı dışında kullandı diyelim, en azından proje üretip de gelen yardımlardan faydalanılsaydı, ülkenin trafik sorunları çoktan asgariye indirilirdi ve kaybedilen hayatların büyük kısmı kaybedilmezdi!

Marifet gazetelerde boy boy poz göstermek, şov yapmak değil, marifet oturduğunuz koltuklarda toplum ve ülke güvenliği  için tehdit oluşturan ve gözünüzün içine içine giren sorunları ortadan kaldırmaktır!

İster devlet imkanlarını kullanın, isterse özelden hizmet alın, ama ne yapın yapın bir an önce yollardaki tehditleri ve tehlikeleri ortadan kaldırın!

Yapmayacak veya yapamayacaksanız da, koltuğu da milletvekili görevini de bırakın ve evinize gidin, yerinize iş yapacak olan gelsin!

Reklam