Zenginlerin G7 Zirvesi

Dünyanın en gelişmiş ülkeleri olarak nitelenen G7 grubunun (ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada) yıllık zirve toplantısı 26-27 Mayıs tarihleri arasında İtalya’da gerçekleşti. Bu ülkeler dünya zenginliğinin yüzde 64’ünü ellerinde bulunduruyorlar. Buna Avrupa Birliği (AB) de dahil edilince bu rakam yüzde 70’e ulaşıyor. İlk zirve G6 olarak 1975 yılında yapılmış, daha sonra Kanada’nın katılımı ile G7 olmuştu. Rusya’nın da üye yapılması ile G8 olmuş ama 2014’te Kırım’ı ilhakı nedeniyle Rusya ihraç edilmiş ve yeniden G7 formatına dönülmüştü.

Zirvelerin amacı global sorunlar, özellikle finansal sorunlar konusunda koordinasyon sağlamak ve çözümler üretmeye çalışmaktır. Sicilya adasındaki Taormina’da yapılan 43. G7 zirvesine ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Theresa May, İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ilk kez katıldılar. Ekonomi konusunda korumacı, iklim değişikliği konusunda şüpheci olan ABD Başkanı Donald Trump’ın zirvede ne yapacağı merakla bekleniyordu. Trump dışındaki G7 liderleri serbest ticaretten yana. NATO zirvesinin hemen ardından gerçekleşen bu önemli zirvede terörle mücadele, iklim değişikliği, global ekonominin ve ticaretin durumu, Afrika ile ilişkiler, göç, gıda güvenliği, enerji ve cinsiyet eşitliği gibi sorunlar ele alındı.

G7 zirvesi Manchester’deki korkunç terör saldırısından sonra gerçekleşti. Terörle mücadele dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri. G7 zirvesinde liderler terörle mücadele için yeni bir eylem planınında anlaşarak ortak bir deklarasyona imza attı. Bu deklarasyon zirvenin başarılarından biridir. Manchester’de terör saldırısına uğrayan insanlarla dayanışma ifade eden liderler terörizmin her türünü kınadıklarını, terörle mücadelenin G7’nin öncelikleri arasında olduğunu vurguladılar. Terörist saldırıların engellenmesi, vatandaşların güvenliğinin sağlanması, terör eylemi yapanların cezalandırılması konusunda kararlılık ifade ettiler.

Maalesef terörle mücadele konusunda sağlanan ortak kararlılık iklim değişikliği ile mücadele konusunda sağlanamadı. İklim değişikliği insanlığın en önemli sorunlarından biri. Belki en önemlisi. G7 zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’ın malum görüşleri nedeniyle iklim değişikliğiyle mücadele konusunda fikir birliğine varılamadığı açıklandı. Bilindiği gibi Trump ABD’nin Paris İklim Değişikliği Anlaşmas’ından çıkması gerektiğini savunuyor. Küresel ısınmanın insan eylemlerinden kaynaklandığını kabul etmiyor. ABD Başkanı’nın G7 toplantılarında bu duruşunu koruduğu açıklandı. 2015 Paris İklim Anlaşması’nın korunması ve hayata geçirilmesi tüm insanlık için yaşamsaldır. ABD’nin katılımı olmadan bunu sağlamak mümkün değil. ABD halkı Trump’ı başkan seçerek iklim değişikliği ile mücadeleyi zora soktu. Bakalım sonuçta Trump ne yapacak? Beyaz Saray ekonomi danışmanı Gary Cohn, Trump’ın iklim değişikliği konusundaki görüşlerinin evrim geçirdiğini, değişebileceğini, zirveye öğrenmek için geldiğini söyledi. Umarız değişim iklim değişikliği tehlikesini kabul etme yönünde olur ve insanlığa ağır bir fatura ödetmez.

Zirvede terörizmle mücadelenin yanısıra diğer güvenlik konuları da ele alındı. Ortadoğu’daki durum, Suriye’de ve Libya’da devam eden iç savaşlar, Kuzey Kore’nin nükleer programı, dünyadaki diğer anlaşmazlıklar masadaydı. Rusya ile ilişkiler önemli gündem maddeleri arasındaydı. Bu bağlamda Ukrayna krizi sonrası Rusya’ya uygulanan yaptırımların kaderi önemli. Zirveye katılan AB Konseyi Başkanı Donald Tusk yaptırımların devam etmesi gerektiğini söyledi. G7 ülkeleri Suriye gibi konularda Rusya ile işbirliği ihtiyacını biliyorlar. Rusya ile diyaloğu sürdürürken Ukrayna sorunundan kaynaklanan kararlılıklarından geri adım atmaları beklenmiyor. Önemli olan diyalogla caydırıcılık arasında doğru dengeyi tutturmaktır.

Bu satırlar yazıldığı sırada zirve devam ediyordu ve ortak açıklama henüz yayınlanmamıştı. Ortak açıklamaya nelerin gireceği, nelerin girmeyeceği çok önemli. Ticaret konusunda korumacı tavırlarıyla bilinen Trump’ın ortak açıklamaya korumacılıkla mücadele maddesinin girmesini kabul ettiği yönünde haberler var. Ortak açıklamayı okuyunca daha iyi analiz yapabileceğiz. Zirvenin global sorunların çözümüne olumlu katkıda bulunmasını dileriz.

Reklam