Yazı Detayı
09 Eylül 2019 - Pazartesi 06:57 Bu yazı 471 kez okundu
 
Kaftancıoğlu’ndan Çok Korkmuşlar
Dr.İsmail Kemal
ismailkemal65@gmail.com
 
 

Anamuhalefet Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul il başkanı, İstanbul büyükşehir belediye seçimlerini Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasında önemli rol oynayan Canan Kaftancıoğlu’na 9 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Nedeni 2012-2017 yılları arasındaki Twitter paylaşımları. Sözkonusu paylaşımlarla “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama”, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek”, ve “Terör örgütü propagandası yapmak” suçlarını işlediği iddia ediliyor. Bu sürpriz midir? Tabii ki değil. Muhalifleri hapse atarak susturmaya çalışmak artık alıştığımız bir şey. Bağımsız yargıdan söz edilemeyecek bir yerde bu tür kararlar sürpriz olmaz. Canan Kaftancıoğlu mahkeme heyetine, “Ben sizden daha özgürüm. Bana 17 yıl değil 27 yıl verseniz de, vesayet sona erene kadar mücadelem sürecek” demişti. Belli ki parlak ve başarılı bir muhalefet politikacısı olarak, kadın bir politikacı olarak Canan Kaftancıoğlu iktidarı bayağı korkutmuş. İstanbul seçimlerini 800 bin oy farkla kaybetmenin rövanşı, intikamı mı alınmaya çalışılıyor? Muhalefetten kadın bir politikacının bu şekilde cezalandırılması dünyadaki imajı zaten kötü olan Türkiye’ye bakışı nasıl etkileyecek? Tüm bunların iktidarın üst kesiminin umurunda olmadığı belli. Peki, iktidar partisine destek veren herkesin vicdanı rahat mı? “Biz ne yapıyoruz?” diye sorgulama ihtiyacını hisseden yok mu? Siyasal İslamcılığın varacağı nokta bu muydu?

   

Türkiye basınında konuyu ciddi şekilde analiz edenlerin bir kaçının yazdıklarına bakalım. Kemal Can Gazete Duvar’da “Söyledikleri kadar, duruşu ve var oluşuyla, kadın oluşuyla, inadıyla -çeşitli “iktidar” çevrelerine- rahatsızlık veren Canan Kaftancıoğlu, aylardır ve duruşma boyunca faal olan trollerin alkışları eşliğinde “cezalandırıldı” diye yazdı. Murat Yetkin, durumu “Şiir okuyan adam, şiir okuyan kadını hapse mahkum ettirdi” şeklinde özetledi. Yetkin yazısında “Kaftancıoğlu’nun mahkûmiyetinin acı bir yanı da, Erdoğan’ın avukatının, geçen duruşma sonrası şiir okumuş olmasını ve okuduğu şiiri mahkeme heyetine ağırlaştırıcı sebep saydırmayı başarmış olmasıdır” dedi. Murat Yetkin “Sosyal medya mesajları üzerinden siyasi muhalifini mahkûm ettirmek kapıyı başka alanlara açıyor. AK Parti içinde de, AK Parti’ye dışarıdan destek veren siyasiler arasında da Kılıçdaroğlu ve Akşener’in de cezaevine atılmasını isteyenler yok değil; Ankara kulislerinde bunu savunanların varlığı biliniyor” diye ekledi. Zamanında şiir okuduğu için hapse atılması Recep Tayyip Erdoğan’ı zayıflatmamış, güçlendirmişti. Şimdi Canan Kaftancıoğlu da bu mahkumiyetten güçlenerek çıkacak. Çünkü artık “mağdur olan” Kaftancıoğlu’dur. Ali Duran Topuz’un değerlendirmesi ise şöyleydi: “Canan Kaftancıoğlu iddianamesi, siyasetin yargısallaştırılması yönteminin son ve en parmağım gözüne uygulamalarından biri. Yani, siyaseten baş edilemeyenin hukuken işinin bitirilmesi usulünün. Bu usulün en ünlülerinden biri değil ama, çok daha ünlüleri var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şiir okuduğu için mahkum edilmesi, mesela.... Bu usulü seçenler, en zayıf yerlerini ilan ederler: Neden korktuklarını. Erdoğan’ı yargılayanlar, Erdoğan’ın kişiliğinde tezahür eden siyasal örgütlenme, arzu ve ilişkiler ağından korkuyordu. Vurdukları yerden vuruldular. Kendine vurmak isteyenleri alt eden Erdoğan ve heyeti, şimdi alt ettiği iktidarın kötü huylarını kendi iktidarını korumanın aracı olarak uyguluyor. Men dakka dukka? Elinde sadece çekiç olan her şeyi çivi gibi görür?” Nur Betül Çelik “Rejim kendine tehdit olarak gördüğü herkesi hedefine yerleştirmeye devam ediyor. Ayrıca belli ki bunu gizlemeye de pek gerek görmüyor. İktidara İstanbul’da büyükşehir belediye başkanlığını kaybettiren sürecin mimarlarından Kaftancıoğlu’nun aldığı cezanın tesadüf olmadığı bu nedenle açık” diye yazdı. Ruşen Çakır durumu “Yargı vesayetinde son nokta: Canan Kaftancıoğlu’na mahkumiyet” şeklinde özetledi. Türkiye’nin kaderi bu mu? Ülkeye yazık edilmiyor mu?

 

Bu gelişmeler bize hukuk devleti olabilmenin, kuvvetler ayrılığının önemini hatırlatıyor. Yargı bağımsızlığının önemini hatırlatıyor. Adalet ancak hukuk devletinde, bağımsız yargı ile sağlanabilir. Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından biri adalettir. Mahkemenin mahkumiyet kararından sonra Canan Kaftancıoğlu tutuklanmayacak, karar istinaf mahkemesine gidecek. Umarız istinaf mahkemesi hukuka uygun bir karar alır. Ülkeyi kutuplaşmadan, gerginliklerden, nefret ve düşmanlıklardan korur. Yazıyı mahkeme sonrasında Canan Kaftancıoğlu’nun yaptığı açıklama ile bitirelim: “Onlar sanıyorlar ki baskı yaptıkça, ceza verdikçe korkacağız, haklarımız elimizden alındıkça yılgınlığa düşüp susacağız. Kayyumlarla seçme ve seçilme hakkı gasp edilenler, iradesine ipotek konulanlar korkacak ve susacak. Saray vesayetine son verene kadar bedeli her ne olursa olsun susmayacağız, birlikte mücadele etmekten de geri durmayacağız”.

 
Etiketler: Kaftancıoğlu’ndan, Çok, Korkmuşlar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Eylül 2019
Suudi Arabistan Krizi
197 Okunma.
16 Eylül 2019
Netanyahu’nun Kaderi
388 Okunma.
13 Eylül 2019
Demokrasinin Sonu mu?
290 Okunma.
06 Eylül 2019
Brexit Kazanı Fokur Fokur
386 Okunma.
02 Eylül 2019
İngiliz Demokrasisine Darbe
390 Okunma.
30 Ağustos 2019
Afganistan’da Barış Olacak Mı?
404 Okunma.
25 Ağustos 2019
Kritik G7 Zirvesi
445 Okunma.
23 Ağustos 2019
Enerjide Geçiş Dönemi
288 Okunma.
18 Ağustos 2019
Keşmir Krizi Büyüyor
536 Okunma.
16 Ağustos 2019
Protestolar: Hong Kong, Rusya
304 Okunma.
12 Ağustos 2019
AB’nin Zayıf Halkası İtalya
145 Okunma.
09 Ağustos 2019
Su Stresi Artarken
211 Okunma.
05 Ağustos 2019
Çin ve Dünyamız
208 Okunma.
29 Temmuz 2019
Mitsodakis Gelirken
148 Okunma.
25 Temmuz 2019
Boris Johnson Dönemi
84 Okunma.
21 Temmuz 2019
Körfez’de Sular Isınırken
93 Okunma.
19 Temmuz 2019
Dünyada Enerji Durumu
144 Okunma.
15 Temmuz 2019
S-400 Füzeleri Varırken
151 Okunma.
12 Temmuz 2019
Türkiye Niçin Yalnız?
158 Okunma.
07 Temmuz 2019
Yunanistan Sandık Başında
130 Okunma.
04 Temmuz 2019
Aşırı Sıcaklar
107 Okunma.
30 Haziran 2019
G20 Zirvesine Bakış
112 Okunma.
24 Haziran 2019
Dünya Nüfus Beklentisi
166 Okunma.
21 Haziran 2019
Mursi’nin Öldürülmesi
119 Okunma.
17 Haziran 2019
Körfezde Tehlikeli Gerginlik
190 Okunma.
14 Haziran 2019
S-400, F-35 Krizi
164 Okunma.
10 Haziran 2019
Sudan’da Tiananmen
193 Okunma.
07 Haziran 2019
Ortadoğu’yu Şekillendiren Savaş
158 Okunma.
02 Haziran 2019
Tiananmen Meydanı
174 Okunma.
31 Mayıs 2019
“Yüzyılın Şakası”
221 Okunma.
27 Mayıs 2019
Theresa May: Yolun Sonu
234 Okunma.
25 Mayıs 2019
Felakete Doğru mu?
191 Okunma.
20 Mayıs 2019
Müslüman Kardeşler Terörist mi?
275 Okunma.
17 Mayıs 2019
ABD-Çin Ticaret Savaşları
215 Okunma.
12 Mayıs 2019
İran’la Savaş mı?
273 Okunma.
10 Mayıs 2019
Biyolojik Çeşitlilik Tehlikede
230 Okunma.
06 Mayıs 2019
Demokrasinin Performansı
178 Okunma.
02 Mayıs 2019
Silahlanma Yarışları
204 Okunma.
26 Nisan 2019
Sri Lanka Katliamı
248 Okunma.
22 Nisan 2019
Komedyen Devlet Başkanı
273 Okunma.
19 Nisan 2019
Notre Dame Trajedisi
251 Okunma.
15 Nisan 2019
Sudan: Mücadeleye Devam
245 Okunma.
12 Nisan 2019
Dünyanın En İlginç Seçimleri
285 Okunma.
08 Nisan 2019
Netanyahu’nun Kaderi
298 Okunma.
05 Nisan 2019
NATO 70 Yaşında
342 Okunma.
01 Nisan 2019
Theresa May’in Sonu
312 Okunma.
29 Mart 2019
Cezayir, Sudan: Demokratik Değişim Yakın Mı?
303 Okunma.
25 Mart 2019
Kazakistan’da Siyasi Değişim (Mi?)
281 Okunma.
22 Mart 2019
Katliam ve Seçimler
326 Okunma.
17 Mart 2019
Yeni Zelanda Katliamı
401 Okunma.
14 Mart 2019
İngiltere: Bundan Sonra Ne Olacak?
351 Okunma.
10 Mart 2019
Brexit: Kritik Hafta
406 Okunma.
07 Mart 2019
Macron Ne Diyor?
437 Okunma.
04 Mart 2019
Hindistan Ve Pakistan Ateşle Oynamamalı
408 Okunma.
02 Mart 2019
Ah Brexit, Vah Brexit
394 Okunma.
25 Şubat 2019
Böcekler ve Geleceğimiz
473 Okunma.
22 Şubat 2019
Gitmeyi Bilmeyen Liderler
534 Okunma.
19 Şubat 2019
Münih Güvenlik Konferansı
754 Okunma.
14 Şubat 2019
Enerji Devlerinin Sorumluluğu
274 Okunma.
10 Şubat 2019
Batı Avrupa, Doğu Avrupa
266 Okunma.
08 Şubat 2019
Tsipras’ın Türkiye Ziyareti
262 Okunma.
03 Şubat 2019
İran Devrimi 40 Yaşında
267 Okunma.
31 Ocak 2019
Sudan’da Değişim Olacak Mı?
272 Okunma.
Haber Yazılımı