Yazı Detayı
31 Temmuz 2019 - Çarşamba 07:29 Bu yazı 278 kez okundu
 
Suriyeliler ve Geri Dönüş
Güngör Yavuzaslan
yavuzaslan74@gmail.com
 
 

Mart 2011 yılında başlayan Suriye olayları ve 8 yıldır devam eden çatışmalar ve yaşanan savaş şartlarının bölgesel etkilerini gelin hep birlikte tartışalım. Haziran ve Temmuz aylarında Suriye’de incelemelerde bulundum. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Bölgesinde başta kamplar ve diğer yaşam alanlarına gittik. Defalarca gazeteci olarak bulunduğum Suriye’de halkı ölümün eşiğinde bile hep bir umut ile yaşardı. Artık kamplarda, çatışma bölgelerinde ve PKK baskısı altında olan halkta ciddi bir umutsuzluk var.

 

Gelin sınırın öteki yanında tabloya bir bakalım. Türkiye 2016 ve 2018 yıllarında Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları ile Suriye Milli Ordusuna(ÖSO)  destek vererek iki kez Suriye'de batıda Afrin'den doğuda Fırat Nehrine kadar uzanan bir güvenlik kuşağı oluşturdu. Bu bölgede savaş öncesi  yaklaşık 1 milyon insan yaşarken şimdi iç sığınmacılarla sayı 3 milyona yaklaştı.. Bunların çoğu DEAŞ ve PKK terör saldırılarından kaçan iç sığınmacılar. Türkiye AFAD, Kızılay ve İHH gibi yardım kuruluşları ile Türkiye yardımlarına aralıksız devam ediyor. Yine yüzlerce bireysel yardım yapan Türk vatandaşları var. 


İdlib ise adeta Suriye savaşının özeti durumunda. İdlib vilayetinin büyük bölümü ile Lazkiye, Hama ve Halep vilayetlerindeki küçük bölgelerler de içine olan alanda irili ufaklı 30’a yakın gurup var.İdlip’te sayısal ve silah bakımında en güçlü muhalif grub, El Kaide'nin eski Suriye kolu Nusra'nın başını çektiği Heyet Tahrir Şam örgütü. Bu oluşum Birleşmiş Milletler, ABD ve Türkiye tarafından terör örgütü listesine alındı. Heyet Tahrir Şam tarafından desteklenen Kurtuluş Hükümet adlı yerel yapı başta İdlip merkez olmak üzere bölgede faaliyet gösteriyor.


İdlib'de Türkiye önderliğinde oluşturulan ve çeşitli ÖSO guruplarını çatısı altında toplayan Suriye Ulusal Kurtuluş Cephesi (UKC ) bulunuyor. Feylaku'ş Şam ile  Ahrar Şam UKC en güçlü gurubu durumunda. Birleşmiş Milletler verilerine göre İdlib bölgeside 3 milyon 800 bin civarında  Suriyeli İdlip’e sıkışmış durumda. Türkiye’nin bölgede 12 tane gözlem noktası bulunuyor.İdlip’de ülke dışından gelen birçok ülkeden silahlı gurup hala varlığını devam ettiryor.


Rejim ise 2011 yılında başlayan çatışmaların seyrinde 2015 yılına gelindiğinde Suriye'nin beşte birinden azını kontrol ederken bu yıl Rusya’nın savaşa müdahil olması ile geniş bölgeleri yeniden ele kontrol etmeye başladı. Şam yönetimi Suriye'nin sayısal olarak kalabalık bölgeleriyle büyük kentleri, Akdeniz sahilini, Lübnan ve Ürdün sınırının büyük bölümü ile Suriye’nin orta kesimini kontrol etmeye başladı. Diğer yandan pek gündeme gelmeyen Tanf'daki muhalif gruplar ile ABD askeri varlığının bulunması.


ABD  Birlikleri 2016 yılı ortalarında Ürdün ve Irak sınırları yakınında bulunan ve tamamı çöl olan Tanf’ta bir askeri üs kurdu. Burada ÖSO bayrağı taşıyan Megavir el Savra Gurubu Amerikan askerleri tarafından eğitildi. Bölgede Şam – Bağdat karayolunu kontrol eden üste ne kadar silahlı gurup olduğu bilinmiyor.
.Fırat’ın doğusunda ABD destekli terör yapısı PKK/YPG 2012 yılında bölgede faaliyet göstermeye başladı. Örgüt ülkenin kuzeydoğusundaki geniş bir alana çatışmadan rejimin çekilmesiyle yerleşti. ABD’nin desteğindeki Terör yapısı YPG, 2014 yılında IŞİD ile mücadele adı altında varlığını artırmaya başladı.  Bugün ABD destekli PKK/YPG’nin bulunduğu alanda savaş öncesi Rakka-Dey Zor-Haseke illerinde 3 milyondan fazla insan yaşıyordu. Bugün ise bu sayı net olmamakla birlikte 1 milyon 300 bin civarında.DEAŞ  ise sadece Fırat'ın Irak sınırı yakınlarındaki dar  Suriye çöllerinde bir iki küçük bölgede varlığını devam ettiriyor.

 

Şimdi tüm bu şartlarda ülkemizde yaşayan 4 milyona yakın geçici sığınmacı Suriyeli nasıl geriye dönecek. Yıkık kentler, alt yapısı olmayan bölgeler, çatışmalar kontrolsüz silahlı guruplar ve terör örgütleri. Türkiye dışında hiçbir ülke savaşın bitmesi ve Suriyelilerin geri dönmesi için ciddi çalışma yapmıyorlar. Eğer bu insanların topraklarına geri dönmesi isteniyorsa ilk önce silahlar susmalı ve devlet dışı aktörler pasifize edilmelidir.


TÜRKMENLERİN DURUMU İSE
Suriye Türkmen Meclisi faaliyetlerini alana taşıyor.20 Temmuz’da Çobanbey’deki  Türkmen Mili Hareket Partisi kongresini izledik. Tartışmalı sürece rağmen Suriye’nin geleceğin inde güçlü bir Türkmen Milleti görmek isteriz. Orada Türkmenler var demekten öteye daha kalıcı adımlar atılmalıdır.

 
Etiketler: Suriyeliler, ve, Geri, Dönüş,
Yorumlar
Haber Yazılımı