Kıbrıs konusunda 2017’de Crans-Montana’da başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerin ardından, gerekli ortak zemin bulunamadığı için 2025 yılında da resmî müzakere süreci başlatılamadı. Yıl boyunca diplomatik temaslar artmasına rağmen, taraflar arasında çözüm müzakerelerini başlatacak mutabakat sağlanamadı.
Dört yıllık aranın ardından liderlerin; garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’ın katılımıyla önce Cenevre’de, ardından New York’ta gerçekleştirdiği genişletilmiş gayriresmi toplantılar diplomatik hareketlilik yarattı. Ancak bu görüşmeler de resmî müzakere sürecine dönüşmedi.
Geçiş kapıları, güven artırıcı önlemler ve iki toplumun günlük yaşamını kolaylaştıracak adımlar yıl boyunca gündemde kaldı. Buna karşın 2025 boyunca yeni bir geçiş kapısı açılamadı, konuşulan başlıklarda somut bir ilerleme sağlanamadı.
Cumhurbaşkanlığı değişimiyle diplomasi yeniden hızlandı
2025’in son çeyreğinde KKTC’de yaşanan Cumhurbaşkanlığı değişimi, Kıbrıs diplomasisine yeniden ivme kazandırdı. Aralık ayında yapılan iki liderler görüşmesinde; hellim tescili, geçiş kapılarındaki düzenlemeler ve çözüm sürecine ilişkin metodoloji başlıklarında sınırlı da olsa somut ilerlemeler kaydedildiği açıklandı.
Liderlerin Ocak 2026’da 5+1 formatında yeni bir buluşma yapması beklenirken, yılın son günlerinde yaşanan bu diplomatik hareketliliğin 2026’ya taşınacağı beklentisi güçlendi.
Mülkiyet gerilimi yıl boyunca sürdü
2025’te mülkiyet konusu taraflar arasındaki en gergin başlıklardan biri olmayı sürdürdü. KKTC’deki eski Rum mallarına ilişkin davalar ve cezai süreçler devam ederken, Güney Kıbrıs’ta tutuklu bulunan Simon Aykut’a beş yıl hapis cezası verilmesi tansiyonu yükseltti.
KKTC’de “askeri yasak bölgeyi ihlal”, “mülke tecavüz” ve “genel rahatsızlık” suçlamalarıyla beş Kıbrıslı Rum’un tutuklanması, yaz aylarında gerilimi daha da artırdı. Yargı süreci sonunda sanıklardan dördü serbest bırakılırken, biri para cezasına çarptırıldı.
Türk tarafının politikası: Egemen eşitlik ve iki devlet
Türk tarafı 2025 boyunca egemen eşitlik ve iki eşit statüde devlet temelindeki çözüm politikasını ve tanınma çağrılarını sürdürdü. KKTC, gözlemci üye olduğu Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) çok sayıda toplantısında cumhurbaşkanı, bakanlar, bürokratlar ve sivil toplum temsilcileriyle yer aldı.
Yıl boyunca Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türk dünyası platformlarında Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların sona erdirilmesi çağrıları yinelendi.
2026’ya girerken beklenti
2025, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün sürdüğü; ancak diplomatik temasların hiç olmadığı kadar yoğunlaştığı bir yıl olarak kayda geçti. Yılın son günlerinde yapılan görüşmeler ve Ocak 2026 için işaret edilen 5+1 toplantısı, yeni yılda sürecin hızlanabileceğine dair temkinli bir umut yarattı.


