31 Mart 2026 itibarıyla hem Türkiye’de hem dünyada gündem oldukça yoğun. Diplomasi, teknoloji ve siyaset başlıkları ön plana çıkarken, küresel ölçekte güvenlik ve ekonomik gelişmeler de yakından takip ediliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna Milli Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Umerov ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna Milli Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Bakan Fidan, Ukrayna Milli Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov ile bugün Ankara’da görüştü. Fidan, gün içinde ayrıca Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil Hayye başkanlığındaki Hamas heyeti ile yine Ankara’da görüştü. (Hürriyet)
Türkiye dünya kupasında
Dünya kupası elemelerinde Kosova ile deplesmanda karşılaşan A Milli takımımız sahadan 1-0 galip ayrılarak dünya kupasına gitme hakkı elde etti.
Bu zaferle birlikte 24 yıl aradan sonra yeniden dünya kupasına katılma hakkı elde eden milli takımımızın golü 53. dakikada Kerem Aktürkoğlu’ndan geldi. ABD, Meksika ve Kanada’da Haziran ayında başlayacak olan dünya kupasında milli takımımız D grubunda ABD Paraguay ve Avustralya ile eşleşti. Dünya Kupası vizesini alan Ay-Yıldızlılar, katılım payı olarak 10.5 milyon dolarlık “ayak bastı” gelirini şimdiden garantiledi. Bu rakam, turnuva hazırlıkları ve Türk futbolunun gelişimi için ciddi bir kaynak teşkil edecek. Milli Takım’ın kasasına girecek olan miktar 10.5 milyon dolarla sınırlı kalmayacak. FIFA’nın ödül yönetmeliğine göre, millilerimizin turnuva boyunca sergileyeceği performansa bağlı olarak bu rakamın katlanması bekleniyor:
Grup Aşaması: Her galibiyet ve beraberlik için ekstra primler.
Tur Atladıkça: Son 16, çeyrek final ve ötesine geçilmesi durumunda ödül miktarı geometrik olarak artış gösterecek.
Final Yolu: Turnuvanın ilerleyen aşamalarında elde edilecek derecelerle birlikte toplam kazancın rekor seviyelere ulaşması öngörülüyor.
Milli Takım’ın Dünya Kupası’ndaki ilk maçı 13 Haziran 2026 Cumartesi günü TSİ 07.00’de Vancouver’daki BC Place Stadyumu’nda Avustralya’ya karşı oynanacak. İkinci karşılaşma ise 19 Haziran 2026 Cuma günü TSİ 07.00’de ABD’nin Santa Clara kentindeki Levi’s Stadyumu’nda Paraguay ile yapılacak. Grubun son ve en kritik maçı ise 25 Haziran 2026 Perşembe günü TSİ 05.00’te Los Angeles’taki SoFi Stadyumu’nda ev sahibi ABD ile oynanacak. Bu arada, turnuvanın açılış maçı 11 Haziran 2026’da Meksika’nın ev sahipliğinde Azteca Stadı’nda Meksika ile Güney Afrika arasında oynanacak. (HaberErk.com)
Türkiye 5G teknolojisine geçti
Türkiye, 5G’ye geçerek dijital yarışta hızlanıyor. Yeni teknoloji, internet hızını artırıp saniyeler içinde veri indirmeyi sağlıyor. 81 ilde aynı anda başlayacak 5G, pek çok alanda değişim yaratacak.
Türkiye, hız çağında yeni bir döneme girdi. Mobil iletişimde 5G ile birlikte daha güçlü, daha hızlı ve daha verimli dönem başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tablet ekranından butona basmasıyla Türkiye’de 5G teknolojisine geçildi. Mevcut tarifelerde değişiklik yapmaya ya da ek ücret ödemeye gerek kalmadan 5G’den yararlanılabilecek. 5G teknolojisi, 81 il merkezinde kullanıma sunulurken, bu teknolojinin iki yıl içinde ülkenin her noktasına yayılması hedefleniyor. 5G, 4,5G’ye göre en az 10 kat daha yüksek hız ve daha düşük gecikme süresi sunuyor. 5’inci nesil mobil haberleşme hizmetinin kullanılması için bu teknolojiye uyumlu bir cep telefonu ve SIM kartının olması gerekiyor.
Halihazırda 4,5G teknolojisi ile uyumlu SIM kartlar, 5G’de de kullanılabiliyor. Ancak daha önceki teknolojilere ait SIM kartların güncellenmesi önem taşıyor. Uyumlu telefon ve SIM karta sahip olanların da bu teknolojiyi aktif etmesi gerekiyor. Bu hizmetin, SMS’le veya operatörlerin mobil uygulamaları üzerinden aktif edilmesi imkanı bulunuyor. Son aşamada da telefon şebekesinin, “Ayarlar”, “Hücresel” veya “Mobil Ağlar” kısmından LTE veya 4,5G’den 5G’ye taşınması gerekiyor. Kullanıcılar, telefonlarındaki “Mobil Ağlar” başlığı altında en yüksek teknoloji olarak 5G’yi seçebiliyorsa, bu durum, telefonlarının uyumlu olduğunu gösteriyor. Operatörlerin internet siteleri üzerinden de telefonların 5G uyumlu olup olmadığı tespit edilebiliyor. (TRT Haber)
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım görevden uzaklaştırıldı
‘Rüşvet’ soruşturması kapsamında tutuklanan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, görevden uzaklaştırıldı.
İçişleri Bakanlığı karara ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklama şu şekilde:
“Uşak Belediye Başkanı Özkan YALIM,
Hakkında “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Kamu Kurum veya Kuruluşlarının İhalesine Fesat Karıştırmak, İcbar Suretiyle İrtikap ve Rüşvet Almak” suçu nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.03.2026 tarih ve 2026/200 sorgu sayılı kararı ile tutuklanması üzerine,
Anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır.”
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın mal varlığına el konulmuş ve hakimlik kararıyla Yalım’ın el konulan şirketlerine TMSF kayyım olarak atanmıştı. (Cumhuriyet)
ABB’nin konser davasında tutuklu 3 sanık için tahliye kararı verildi
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021-2024 yılları arasındaki “konser harcamalarında usulsüzlük yapıldığı” iddialarına ilişkin 3’ü tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanıkların tahliyesine karar verildi. CHP’li belediyelerde yaşanan yolsuzluk davası Türkiye kamuoyunu meşgul etmeye devam ediyor. Soruşturmaların hedefindeki belediyeler arasında Ankara Büyükşehir Belediyesi öne çıkıyor. Belediyenin 2021-2024 dönemine ilişkin konser harcamalarına yönelik açılan davada, 3’ü tutuklu toplam 14 sanığın yargılanmasına devam edildi. Dava kapsamında sanıklar hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamaları yöneltildi. Davanın ilerleyen duruşmalarda devam edeceği öğrenildi. (En Son Haber)
Telefonlarından aynı uygulama çıktı! Hepsi tek tek gözaltına alınıyor
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ/PDY’nin kamu mahrem yapılanmasına yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında yeni bir operasyon kararı alındı. Aralarında aktif görevde bulunan isimlerin de yer aldığı şüpheliler hakkında gözaltı süreci başlatıldı.
Soruşturma kapsamında şüphelilerin ByLock kullandıkları ve örgüt içi iletişimde kullanılan ankesörlü hatlardan aranma kayıtlarının bulunduğu tespit edildi. Bu veriler doğrultusunda şüphelilerin örgütle bağlantılı olduğu değerlendirildi. Toplam 12 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, operasyonların 4 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği bildirildi. Şüphelilerden 5’inin aktif görevde olduğu öğrenildi.
Güvenlik güçlerinin şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtilirken, soruşturmanın genişleyebileceği ifade ediliyor. (Haberler.com)
Bursa’da Bozbey eylemi: Yurttaşlar belediye binası önünde toplandı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasına tepki gösteren Bursalılar, belediye binası önünde bir araya gelerek, Başkan Bozbey’in gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerçekleştirilen soruşturma kapsamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 57 kişi bu sabah gözaltına alındı. Bozbey’in gözaltına alınmasına Bursalı seçmen ile CHP büyük tepki gösterdi. Bozbey’in gözaltına alınmasına tepki göstermek için Bursalılar, akşam saat 19.00’da Bursa Büyükşehir Belediye binası önünde toplandı. CHP ve demokrasiden yana seçmenin akın ettiği alanda, “direne direne kazanacağız”, “Mustafa Bozbey yalnız değildir” ve “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları atıldı. (Yeniçağ)
Türkiye için tepki toplayan ‘savunma’ kararı! Resmen dışladılar, erişemeyeceğiz
Avrupa Parlamentosu, Türkiye’yi Horizon Europe 2028-2034 Savunma Araştırmaları progamından dışlama kararı alarak büyük bir skandala imza attı. Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komitesi (SEDE), Türkiye’nin hassas AB savunma araştırmalarına katılımına karşı kesin bir tavır alarak, Salı günü yaptığı oylamada Türkiye’yi bir sonraki Horizon Europe programının (2028–2034) savunmayla ilgili bileşenlerinden dışladı. Rumların Avrupa Parlamentosu Üyesi Costas Mavrides (S&D) tarafından önerilen değişiklik, 29 lehte , 5 aleyhte ve 1 çekimser oyla büyük bir farkla kabul edildi. Bu, Ankara’nın AB fonlarıyla desteklenen savunma ve güvenlik projelerine erişimini kısıtlamaya yönelik önemli bir adım teşkil ediyor. Horizon Europe, Avrupa Birliği’nin amiral gemisi araştırma ve inovasyon finansman programıdır. Yaklaşan aşamasında ilk kez savunmayı uygun öncelikli alanlar arasına dahil edecek. Revize edilen metnin Türkiye’yi açıkça dışladığını belirten Mavrides, AB güvenlik çıkarlarıyla sıklıkla çelişen politikalara karşı olduklarını öne sürdü. (Akit)
Özgür Özel: Ara seçim sandığı kurulmalı, çok iddialı bir hamlemiz olacak
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alındığı operasyon sonrası gündeme ilişkin açıklama yaptı. “Bu darbe milletin seçme ve seçilme hakkına indirilmiş bir darbedir” diyen Özel, “Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk’ten emanet olan Cumhuriyet’in en önemli kazanımı sandık tehlikededir” ifadelerini kullandı. Özel, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a erken seçim çağrısında bulundu ve “Partim seçimden birinci parti ve iktidar olmazsa, gösterdiği cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa siyaseti o dakika bırakıyorum” dedi. Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile ‘ara seçim’ hakkında konuşacağını belirterek, “Bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini söylüyoruz. Bu ara seçimin kararının alınması, bu güvencenin çıkmasıyla birlikte de çok iddialı bir hamlemiz de olacak” diye konuştu. (BirGün)
Dışişleri, İsrail Meclisinde kabul edilen Filistinlilere yönelik idam cezası düzenlemesini kınadı: Karar hukuk dışı ve hükümsüzdür
Dışişleri Bakanlığı, İsrail Meclisinde (Knesset) kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezası düzenlemesinin kınandığını bildirdi. Yapılan açıklamada “İşgalci güç İsrail’in, Filistinlilere yönelik apartheid rejimini daha da ağırlaştırmayı amaçlayan bu düzenleme, Filistin halkına karşı izlenen inkar, yok etme ve siyasi infaz politikalarının yeni bir tezahürü olup, hukuk dışı ve hükümsüzdür” ifadeleri kullanıldı. (Yeni Şafak)
Dünya’dan kısa kısa…
ABD, Ortadoğu’ya Üçüncü Uçak Gemisini Gönderiyor
Nimitz sınıfı uçak gemisi USS George H.W. Bush ve ona eşlik eden savaş gemileri, bölgedeki diğer iki uçak gemisi saldırı grubuna katılarak konuşlandırılıyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth, çatışmanın önümüzdeki günlerinin belirleyici olacağını ve İran’ın son 24 saatte fırlattığı füze sayısının savaş boyunca en düşük seviyede olduğunu söyledi.
Hegseth, Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ile ortak bir basın toplantısında konuştu. Bu açıklamalar, Başkan Trump’ın sosyal medyada ABD müttefiklerine sert tepki göstererek, İran’dan Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü geri almak için kendi operasyonlarını başlatmaları yönünde baskı yapmasının hemen ardından geldi. USS George H.W. Bush uçak gemisi ve ona eşlik eden savaş gemileri, bölgedeki diğer iki ABD uçak gemisi saldırı grubuna katılarak Orta Doğu’ya konuşlandırılıyor. Daha önce Wall Street Journal, Trump’ın yardımcılarına, boğaz büyük ölçüde kapalı kalsa bile İran’a karşı yürütülen kampanyayı sona erdirmeye istekli olduğunu söylediğini, boğazın yeniden açılması için karmaşık bir operasyonun daha sonraki bir tarihe bırakıldığını bildirmişti. Ayrıca, bir yetkilinin açıklamasına göre, ABD, İran’ın İsfahan kentindeki büyük bir mühimmat deposuna 2.000 poundluk bunker delici bombalar attı; Birleşik Arap Emirlikleri ise savaşın ilk haftasından bu yana İran saldırılarının en yoğun günlerinden birini yaşadı. (The Wall Street Journal)
Astronotların Ay’a yapacağı ve San Diego açıklarına iniş yapacağı uçuş için geri sayım başladı
Salı günü, neredeyse 54 yıl sonra astronotların Ay’a yapacağı ilk uçuş için geri sayım başladı. Artemis II görevindeki dört astronotun, Çarşamba günü Pasifik saatiyle 15:34’te Cape Canaveral’dan fırlatılması planlanıyor. Yaklaşık 10 gün sürecek bu uçuş, onları Ay’ın etrafında dolaştıracak ve San Diego açıklarındaki Pasifik Okyanusu’na iniş yaparak Dünya’ya geri getirecek. Bu, NASA’nın devasa Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion kapsülü için ilk mürettebatlı uçuş olacak. Benzer bir roket ve kapsül kullanan insansız Artemis I görevi, 2022’nin sonlarında başarılı bir test uçuşuyla Ay’a gitmişti. Artemis II mürettebatı, NASA astronotları Reid Wiseman, Victor Glover ve Christina Koch ile Kanada Uzay Ajansı astronotu Jeremy Hansen, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nde uçuşa hazırlanıyor. NASA, hava tahminlerinin %80 oranında elverişli koşullar gösterdiğini, ancak başlıca endişelerin bulut örtüsü ve yerdeki yüksek rüzgarlar olduğunu belirtti.
Fırlatma direktörü Charlie Blackwell-Thompson, “Ekibimiz bu ana ulaşmak için son derece çok çalıştı,” dedi. “Kesinlikle tüm göstergeler şu anda mükemmel, mükemmel durumda olduğumuzu gösteriyor.” Uzay ajansı Şubat ayında bir fırlatma girişiminde bulunmuştu, ancak aralıklı hidrojen sızıntıları, 34 katlı roketin onarımına izin vermek için ertelemeye neden olmuştu. Artemis II, Ay’ın yerçekiminin Orion kapsülünü Dünya’ya doğru geri savuracağı ve saatte 25.000 mil hızla atmosfere yeniden gireceği bir “serbest dönüş” yörüngesini izleyecek. Suya inişten sonra, Donanma, mürettebatı ve uzay aracını San Diego Deniz Üssü’nden San Antonio sınıfı bir amfibi nakliye gemisi kullanarak kurtaracak. Hem NASA hem de SpaceX şu anda San Diego County açıklarında Pasifik’te mürettebatlı uzay araçlarını kurtarıyor. (Times of San Diego)
AB, dondurulmuş Rus varlıklarının karından Ukrayna’ya 80 milyon euro daha ayırdı
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kalas,, Avrupa Birliği’nin dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilen gelirle Ukrayna’ya 80 milyon euro tutarında ek fon sağladığını açıkladı. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kalas, Kiev’de düzenlediği basın toplantısında, AB’nin dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilen geliri Ukrayna’ya aktarmaya devam ettiğini belirtti. Kallas, “Bugün, dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilen gelirle Ukrayna’ya 80 milyon euro ek kaynak sağladığımızı duyurmaktan memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Kallas ayrıca, Rusya’ya yönelik yaptırımların gevşetilmesi yerine daha da sıkılaştırılması yönünde çağrıda bulundu. Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı operasyonun ardından AB ve G7 ülkeleri, Rusya Federasyonu’nun altın ve döviz rezervlerinin yaklaşık yarısını (yaklaşık 300 milyar euro) dondurmuştu. Bu miktarın 200 milyar eurodan fazlası AB ülkelerinde bulunuyor. Bunun 180 milyar euroluk kısmı ise dünyanın en büyük takas ve saklama kuruluşlarından biri olan Belçika merkezli Euroclear’ın hesaplarında tutuluyor.
Avrupa Komisyonu, AB’nin Ocak-Kasım 2025 tarihleri arasında dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilen gelirlerden Ukrayna’ya 18.1 milyar euro aktardığını bildirmişti.
(Sputnik)
Almanya: Merz’in “Suriyelileri göndereceğiz” çıkışına tepki
Almanya Başbakanı Merz’in iç savaş nedeniyle ülkeye sığınan Suriyelilerin büyük bölümünün üç yıl içinde geri dönmesi gerektiği yönündeki açıklamasına koalisyon ortağı SPD, muhalefet ve sağlık sektöründen tepki geldi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Almanya’ya gelen Suriyelilerin yüzde 80’inin üç yıl içinde geri dönmesi gerektiği yönündeki açıklaması, koalisyon ortaklarından sağlık sektörüne kadar geniş bir kesimin tepkisini çekti.
Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile muhalefetteki Yeşiller, Merz’in Berlin’de Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmenin ardından açıkladığı hedefin “gerçekçi olmadığı” ve “yanlış sinyal verdiği” görüşünde birleşti.
Bu görüşe Merz’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) saflarından da destek açıklaması geldi. SPD Genel Başkan Yardımcısı Anke Rehlinger, Başbakan Merz’in somut rakam telaffuz etmesini “yerine getirilemeyecek beklentiler yaratmak” olarak değerlendirdi. Rehlinger, Almanya’daki Suriyelilerin önemli bir bölümünün artık ülkeye entegre olduğunu, yaşlı bakımından toplu taşımaya kadar birçok alanda kritik görevler üstlendiğini ve bir kısmının Alman vatandaşlığına geçtiğini hatırlatarak, “Birçok Suriyeli bugün bizim yurttaşımız oldu” ifadesini kullandı. Yeşiller Partisi milletvekili Luise Amtsberg de Merz’in açıklamasını “utanç verici” sözleriyle eleştirdi. Amtsberg, Başbakan’ın sözlerinin Almanya’daki yüz binlerce Suriyeliyi gereksiz yere tedirgin ettiğini, ayrıca Suriye’deki kırılgan güvenlik durumunu görmezden geldiğini belirtti. “Birçok Suriyeli artık toplumumuzun parçası. Bu insanlara birkaç yıl içinde ülkeyi terk etmeleri gerektiği izlenimini vermek sorumsuzluk” değerlendirmesinde bulundu. Merz’in partisi CDU içinden de eleştiriler yükseldi. Partinin dış politika uzmanı Roderich Kiesewetter, yüksek oranlı dönüş hedefinin “iç politikada yanlış sinyal” olduğunu söyledi. Kiesewetter, Suriyeli nitelikli çalışanların geri dönmesi hâlinde Almanya’nın ciddi bir iş gücü açığıyla karşılaşacağını vurguladı. Sağlık sektörü de Merz’in açıklamasına tepkili. Almanya Hastaneler ve Sağlık Kurumları Birliği (DKG) Başkan Yardımcısı Henriette Neumeyer, Suriyeli doktorların Almanya’daki yabancı hekimler arasında en büyük grubu oluşturduğunu belirterek, 2024 sonunda 5 bin 745 Suriyeli doktorun ve 2 binden fazla Suriyeli hemşirenin Alman hastanelerinde görev yaptığını açıkladı. Neumeyer, “Bu personelin ayrılması sağlık hizmetlerinde hissedilir bir boşluk yaratır. Böyle bir dönüşü zorlamak sağlık sistemi açısından üretken değil” diye konuştu. Başbakan Friedrich Merz dün Berlin’de Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı ortak basın toplantısında Almanya’daki Suriyelilerin “yüzde 80’inden fazlasının üç yıl içinde ülkelerine dönmesi gerektiği” konusunda Şara ile mutabık kaldıklarını söylemişti. Suriyelilere “ülkenize geri dönerek yeniden inşaya katkı verin” çağrısı yapan Merz, iyi entegre olmuş ve Almanya’da kalmak isteyen Suriyelilerin ülkede kalabileceğini de ifade etmişti. Başbakan, Almanya’nın misafirperverliğini istismar eden ve suç işleyen küçük bir grubun öncelikli olarak geri gönderileceğini belirtmişti. Şara ise Almanya’nın iç savaş döneminde Suriyelilere kapılarını açmasını “asla unutmayacaklarını” söyleyerek, Almanya ile bir göç modeli üzerinde çalıştıklarını, bunun hem Almanya’da kalmak isteyenlere hem de ülkesine dönmek isteyenlere esneklik sağlayacağını ifade etmişti.
Şara, gönüllü dönüş süreçlerinin belirlenmesi gerektiğini, savaşın sona erdiğini ancak yeniden inşa mücadelesinin yeni başladığını sözlerine eklemişti. (DW)
Suriye Cumhurbaşkanı El-Şara Londra’da İş Dünyasıyla Bir Araya Geldi
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, İngiltere’nin başkenti Londra’daki Reform Club’da Suriyeli ve İngiliz iş insanlarıyla bir araya gelerek ekonomik işbirliği stratejilerini görüştü. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, İngiltere’nin başkenti Londra’daki tarihi Reform Club’da düzenlenen toplantıda, İngiliz dev şirketlerinin temsilcileri ve Suriyeli-İngiliz iş dünyası ile buluştu. Görüşmede, ekonomik işbirliğini artırma ve karşılıklı çıkarlar doğrultusunda yatırım ortamını geliştirme stratejileri ele alındı. (SANA)
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Galuzin, Ukrayna konusunda müzakerelerin “duraklatıldığını” söyledi.
Yetkili, Rusya’nın Ukrayna sorununun siyasi ve diplomatik çözümüne her zaman açık olduğunu ve olmaya devam ettiğini belirtti.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, Özbekistan Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Valdai Uluslararası Tartışma Kulübü ve Stratejik ve Bölgelerarası Çalışmalar Enstitüsü tarafından düzenlenen Rusya-Özbekistan konferansının oturum aralarında TASS’a verdiği röportajda, Ukrayna krizini çözmek için yapılan müzakerelerin şu anda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığı nedeniyle “duraklatıldığını” söyledi. “Son aylarda Rusya, ABD ve Ukrayna arasında Ukrayna krizini siyasi ve diplomatik olarak çözmenin yollarını bulmak için birkaç tur üçlü görüşme yapıldı. Şu anda müzakereler, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığı nedeniyle duraklatılmış durumda. Görüşmelere devam etmeye hazır olduğumuzu varsayıyoruz. Ancak önemli olan sadece görüşmelerin düzenliliği veya sıklığı değil, gündemin içeriğinin de önemli olmasıdır,” dedi. Galuzin, Rus tarafının Ukrayna ihtilafını siyasi ve diplomatik yollarla, müzakereler aracılığıyla çözmenin yollarını bulmaya her zaman açık olduğunu ve olmaya devam ettiğini de sözlerine ekledi. (TASS Rus Haber Ajansı)
Kore Hava Yolları, Yükselen Yakıt Maliyetleri Nedeniyle Acil Durum Yönetim Moduna Geçiyor
Güney Kore’nin ulusal havayolu şirketi Korean Air Co., sektör kaynaklarına göre, yükselen yakıt maliyetleri ve kötüleşen diğer dış koşullara yanıt olarak bu hafta acil durum yönetim moduna geçecek. Kaynaklara göre, Korean Air Başkan Yardımcısı Woo Kee-hong, Çarşamba gününden itibaren acil durum yönetim sistemini uygulamaya koyacaklarını belirten bir iç duyuru yayınladı. Woo, kararın devam eden Orta Doğu çatışması nedeniyle yükselen yakıt fiyatlarından kaynaklanan artan maliyetlerle başa çıkmak için alındığını söyledi. Şirketin maliyet verimliliğini artırmak için aşamalı yanıt önlemleri uygulayacağını da ekledi. Uzun süreli yüksek petrol fiyatlarının şirketin iş hedeflerine ulaşma yeteneğini ciddi şekilde aksatabileceği konusunda uyardı. Woo, “Bu önlemler tek seferlik bir maliyet düşürme çabası değil, şirketin temellerini güçlendirmek için daha geniş yapısal çabaların bir parçasıdır” dedi. Ülkenin ikinci büyük havayolu şirketi ve Korean Air’in bir iştiraki olan Asiana Airlines Inc. de geçen hafta acil durum yönetim moduna geçmişti. Genel olarak havayolu sektörü, toplam giderlerin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan jet yakıtı maliyetlerinin artması ve Kore wonunun ABD doları karşısında değer kaybetmeye devam etmesi nedeniyle artan bir baskıyla karşı karşıya. Jin Air Co. ve Air Busan Co. dahil olmak üzere birçok düşük maliyetli havayolu şirketi, kayıpları en aza indirmek için Nisan ayından itibaren uçuşları azaltmayı planlıyor. Sektör gözlemcileri, Orta Doğu çatışmasının devam etmesi halinde daha fazla havayolunun da aynı yolu izleyeceğini tahmin ediyor. (Yonhap Haber Ajansı)
Koyun ve keçi çiçeğinin yayılması yavaşladı, ancak vakalar devam ediyor
Salı günü açıklanan verilere göre, Yunanistan’ın büyük bölümünde yıkıcı bir şekilde yayılan koyun ve keçi çiçeği hastalığının yayılımı Mart ayında yavaşladı ve ülke genelinde daha az yeni vaka kaydedildi, ancak ülke Paskalya’ya kadar hastalığı kontrol altına alma hedefinden çok uzak görünüyor. Tarım Bakanlığı, 9-29 Mart tarihleri arasındaki üç haftada 15 yeni vaka kaydedildiğini, önceki üç haftalık dönemde ise bu sayının 25 olduğunu belirtti. Bununla birlikte, hastalık daha önce etkilenmemiş olan batıdaki İthaka adasına da yayıldı. Salgın, tek bir vakanın bile kaydedildiği yerlerde tüm sürülerini kesmek zorunda kalan ve etkilenen bölgelerde sürülerini açık havada otlatmalarına izin vermeyen hayvancılıkla uğraşanları ağır şekilde etkiledi. Ağustos 2024’te ilk vakanın kaydedilmesinden bu yana toplam 486.300 hayvan itlaf edildi. İnsanlar için zararlı olmayan bu hastalık, Yunanistan’ın yıllık yaklaşık 1 milyar avro değerindeki önemli beyaz peynir ihracatını da tehdit ediyor. Hükümet, Avrupa Birliği onaylı aşı bulunmadığını ve diğer aşıların kullanılması durumunda bile hastalığın Yunanistan’a özgü endemik bir hastalık olarak kaydedileceğini ve süt ürünleri ihracatını etkileyeceğini savunarak çiftçilerin aşı kampanyası taleplerini reddetti. Öte yandan, AB uzmanları aşılamayı tavsiye etti. Yunan yetkililer, etkilenen bölgelerden sürülerin taşınmasının yasaklanmasının yanı sıra otlatma yasağı da dahil olmak üzere sıkı biyolojik güvenlik önlemlerinin uygulanması gerektiğinde ısrar ediyor. Ekim 2025 ortasından bu yana, yasakları ihlal ettikleri iddiasıyla 88 kişi tutuklandı. Hükümet yetkilileri, binlerce kuzunun geleneksel Paskalya Pazar yemekleri için kesildiği Ortodoks Paskalyası öncesinde durumun kontrol altına alınabileceği umudunu dile getirdi. Çiçek hastalığı krizi ortasında, hayvancılık, bu ay Lesvos adasında ortaya çıkan son derece bulaşıcı şap hastalığı salgınıyla yeni bir tehditle karşı karşıya. Bu, Yunanistan’da çeyrek yüzyıldan beri teyit edilen ilk vaka oldu; bu hastalık insanları etkilemez ancak tarım için yıkıcı olabilir. Şap hastalığı sığırları, domuzları, koyunları ve keçileri etkiler. (eKathimerini)
Pakistan ve Çin, Orta Doğu’da Barışı Yeniden Sağlamak İçin 5 Maddelik Bir Girişim Yayınladı
Pakistan ve Çin, Salı günü, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın ortasında Körfez ve Orta Doğu’da barış ve istikrarı yeniden sağlamak için beş maddelik bir girişim yayınladı. Bu girişimde, düşmanlıkların derhal sona erdirilmesi ve barış görüşmelerinin en kısa sürede başlatılması çağrısında bulunuldu. Bu gelişme, Dışişleri Bakanlığı’na (FO) göre, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar’ın Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin daveti üzerine “bölgesel gelişmeler hakkında derinlemesine görüşmeler” için Pekin’e yaptığı bir günlük ziyaret sırasında gerçekleşti. Toplantıdan sonra yayınlanan bir açıklamada, FO, iki tarafın Körfez ve Orta Doğu bölgesindeki durumu gözden geçirdiğini ve beş maddelik bir öneri sunduğunu belirtti.
Her iki ülke de “düşmanlıkların derhal sona erdirilmesi ve çatışmanın yayılmasını önlemek için azami çaba gösterilmesi” çağrısında bulundu. Açıklamada, insani yardımın savaşın etkilediği tüm bölgelere ulaştırılmasına izin verilmesi gerektiği belirtildi. İki ülke ayrıca barış görüşmelerinin en kısa sürede başlatılması çağrısında bulundu.
Açıklamada, “İran ve Körfez ülkelerinin egemenliği, toprak bütünlüğü, ulusal bağımsızlığı ve güvenliği korunmalıdır. Çatışmaları çözmenin tek geçerli yolu diyalog ve diplomasidir” denildi. Açıklamada ayrıca, “Çin ve Pakistan, ilgili tarafların görüşmelere başlamasını desteklemekte, tüm tarafların anlaşmazlıkların barışçıl bir şekilde çözülmesine bağlı kalmasını ve barış görüşmeleri sırasında güç kullanımından veya güç kullanma tehdidinden kaçınmasını şart koşmaktadır” ifadelerine yer verildi.
Her iki ülke de askeri olmayan hedeflerin güvenliğinin sağlanması çağrısında bulundu.
Açıklamada, “Askeri çatışmalarda sivillerin korunması ilkesine uyulmalıdır. Çin ve Pakistan, çatışmanın taraflarını sivillere ve askeri olmayan hedeflere yönelik saldırıları derhal durdurmaya, Uluslararası İnsani Hukuka tam olarak uymaya ve enerji, tuzdan arındırma ve enerji tesisleri ile nükleer santraller gibi barışçıl nükleer altyapı da dahil olmak üzere önemli altyapılara yönelik saldırıları durdurmaya çağırmaktadır” denildi.
Ayrıca, denizcilik yollarının güvenliğinin sağlanması gerektiği belirtildi.
“Hürmüz Boğazı, bitişik sularıyla birlikte, mal ve enerji için önemli bir küresel nakliye güzergahıdır. Çin ve Pakistan, tarafları Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilerin ve mürettebat üyelerinin güvenliğini korumaya, sivil ve ticari gemilerin erken ve güvenli geçişine izin vermeye ve boğazdan normal geçişi en kısa sürede yeniden sağlamaya çağırıyor,” denildi açıklamada. Son olarak, iki ülke “gerçek çok taraflılığı uygulamaya yönelik çabalara, Birleşmiş Milletler’in önceliğini birlikte güçlendirmeye ve BM Şartı ve uluslararası hukukun amaç ve ilkelerine dayalı kapsamlı bir barış çerçevesi oluşturma ve kalıcı barışı gerçekleştirme anlaşmasının sonuçlandırılmasını desteklemeye” çağrıda bulundu. Günün erken saatlerinde Çin, İran konusunda Pakistan ile işbirliğini güçlendireceğini söylemişti. (Dawn)
Bağdat’ta kaçırılan Amerikalı gazeteci, ‘Hizbullah milislerinin elinde’
Shelly Kittleson aynı zamanda İtalyan medyası için de çalışıyor. Serbest bırakıldığına dair söylentiler doğrulanmadı.
Bağdat’ın merkezinde silahlı bir grup tarafından gün ışığında kaçırılan Amerikalı gazeteci, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın bölge genelindeki yaygın risklerini vurgulayan bir olayda yer aldı. Gazeteci, Il Foglio ve ANSA dahil olmak üzere Amerikan ve İtalyan medya kuruluşlarında çalışan Shelly Kittleson’dur. Bugün, Il Foglio’nun internet sitesinde “Kürt Tarafsızlığının Bedeli. Irak Kürdistan’ındaki Saldırılar” başlıklı bir makalesi yayınlandı. Kaçırılma haberinin ardından, Bağdat’ta kaçırma konusunda büyük bir kafa karışıklığı ortamı olarak tanımlanan bir ortamda, olası bir serbest bırakılma söylentileri ortaya çıktı, ancak bunlar hiçbir zaman doğrulanmadı. CNN’den bir meslektaşımıza göre, “Bağdat’ta Tahran’la ittifak halinde olan Iraklı Şii paramiliter grup Kataib Hizbullah (KH) tarafından rehin tutuluyor olabilir.” Şüpheli kaçırıcılarından biri zaten tutuklandı.
49 yaşındaki Kittleson, Wisconsin’de doğdu ancak uzun zamandır hayatını Roma ve Ortadoğu arasında bölüştürüyor ve bu konuda uzman. Serbest gazeteci olan Kittleson, Al-Monitor için de çalışıyor ve BBC World, Politico ve Foreign Policy gibi yayın organlarına katkıda bulundu. Yıllarca Afganistan, Irak ve Suriye’deki savaş bölgelerinden haber yaptı.
(ANSA)
Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)






