Türkiye ve dünya gündemi son 24 saatte hem siyasi hem de ekonomik başlıklarla hareketlendi. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerden Türkiye’nin stratejik hamlelerine, iç siyasetteki tartışmalardan spor ve teknoloji alanındaki dikkat çekici gelişmelere kadar birçok önemli başlık öne çıktı. İşte 1 Nisan 2026 itibarıyla gündemin öne çıkan gelişmeleri…
Türkiye’nin dengeleri değiştirecek hamlesi İsrail’i panikletti
İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizi, Türkiye’nin Kalkınma Yolu ile İsrail’in IMEC projesini karşı karşıya getirirken, Ankara’nın hamleleri Tel Aviv yönetiminde “devre dışı kalma” endişesini büyüttü.
İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan abluka ihtimali, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret yollarını yeniden şekillendirirken, bölgede iki büyük proje öne çıktı. İsrail öncülüğündeki IMEC projesi ile Türkiye’nin Kalkınma Yolu girişimi arasındaki rekabet, askeri stratejilerin ötesine geçerek ekonomik ve jeopolitik bir mücadeleye dönüştü. İsrail basınında yer alan analizler, Ankara’nın son dönemde attığı diplomatik ve ekonomik adımların Tel Aviv yönetiminde “devre dışı kalma” endişesi yarattığını ortaya koydu. Maariv gazetesinin haberine göre, Türkiye ve Suriye’nin İsrail’in Avrupa’ya açılan kapı olmasını engellemek amacıyla ortak bir strateji izlediği öne sürüldü. İsrail’in eski üst düzey askeri yetkililerinden emekli Yarbay Amit Yagur, Türkiye liderliğindeki bloğun İsrail’i denklemden çıkarmaya yönelik bir girişim içinde olduğunu savunarak, bu hamlelerin arkasında güçlü bir jeopolitik hesap bulunduğunu dile getirdi. Asya ile Avrupa arasında kara yolu üzerinden kurulacak yeni ticaret koridorları, Süveyş Kanalı ve Babu’l Mendeb Boğazı gibi deniz geçişlerine olan bağımlılığı azaltma potansiyeli taşıyor. Uzmanlara göre bu yeni hatlar, nakliye sürelerini üçte bir oranında kısaltabilir. İran’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikler ise bu projeleri teorik tartışma olmaktan çıkarıp acil bir ihtiyaç haline getirdi. (SonDakika)
AKP Sözcüsü Çelik’ten Özgür Özel’e ara seçim yanıtı: Ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır
CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini söylüyoruz. Bu ara seçimin kararının alınması, bu güvencenin çıkmasıyla birlikte de çok iddialı bir hamlemiz de olacak” sözlerine yanıt veren AKP Sözcüsü Ömer Çelik “Seçim olsa bu CHP yönetimi ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır” dedi. (BirGün)
Montella’dan tarihi başarı sonrası duygusal sözler: “Hayallerimize kavuştuk!”
A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılma hakkı kazandığımız Kosova finalinin ardından açıklamalar yaptı. 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova’yı deplasmanda 1-0 yenen A Milli Futbol Takımı, 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılma hakkı kazandı. Mücadelenin ardından Bizim Çocuklar’ın teknik direktörü Vincenzo Montella, değerlendirmelerde bulundu.
“Duygu anlamında zirveyi yaşıyorum! Sanırım hem Avrupa Şampiyonası’na hem de Dünya Kupası’na götüren ilk teknik adam oldum. İnanılmaz gururluyum. Maçtan önce çocuklara da söyledim, onlar ellerinden gelen her şeyi yaptı. Gidemezsek bile tüm sorumluluk bana ait olacaktı. Onlar her şeyi başardı. Şimdi birlikte güzel bir yolda devam edeceğiz. Bu mesleği yapan herkes Dünya Kupası’nı her zaman arzular. Tüm ekiple bunu konuştuk. Hayallerimize kavuştuk, mutluyuz. İnanılmaz bir duygu, kelimelerle tarifi yok. Bu meslekte Dünya Kupası zirve. Onu paylaşmak, yaşamak harika olacak. Tüm çalışanlar, yönetim… Herkes inanılmaz katkıda bulundu. Herkese teşekkürler.” (Hürriyet)
Uludağ’da sezon uzadı, nisan ayında 2 metre kar var
Türkiye’nin kış turizm merkezlerinin başında gelen Uludağ’da 1 Nisan’da kar sürprizi yaşanıyor. Bahar mevsimi gelmesine rağmen zirvede kar kalınlığı 2 metreye ulaşırken, ortaya çıkan manzara adeta görsel şölen sundu. Zirvede 3 otel hizmet vermeye devam ederken, normalde mart ayının 15’nde kapanması planlanan kayak sezonu 12 Nisan’a kadar uzatıldı. (Haber Global)
Uşak Belediyesi soruşturması bir belediyeye daha sıçradı
Uşak Belediyesi’ne yönelik başlatılan soruşturmayla ilgili bir kişinin, Bornova Belediyesi’nde fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine adli süreç başlatıldı. Sosyal medya paylaşımlarını ihbar kabul eden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca ilgili belediye yetkilileri hakkında soruşturma açıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde CHP’li Uşak Belediyesine yönelik yürütülen ‘rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma’ operasyonu kapsamında Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın tutuklanması ve görevden uzaklaştırılmasının ardından yeni bir gelişme yaşandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Uşak Belediye Başkanı ile irtibatlı bir şahsın Bornova Belediyesi bünyesinde işe alındığı yönündeki sosyal medya platformlarında öne sürülen iddiaları takibe aldı. Yapılan incelemelerde, söz konusu şüphelinin belediye kadrosunda görünmesine rağmen mesaiye gitmediği belirlendi. (Haberler.com)
Sarı kategoride aranan darbeci binbaşı Ankara’da yakalandı
İçişleri Bakanlığı’nın terör arananlar listesinde sarı kategoride aranan firari FETÖ mensubu eski binbaşı Ankara’da yakalandı.
15 Temmuz hain darbe kalkışması gecesi Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı’nda görevli olan ve darbe girişiminde aktif rol aldığı gerekçesiyle Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında yakalama kararı çıkarılan ve 10 yıldır firari durumda bulunan görevinden ihraç Jandarma Kıdemli Binbaşı Murat Kalaç, Ankara’da saklandığı adreste yakalandı. İçişleri Bakanlığı’nın terör arananlar listesinde sarı kategoride aranan firari FETÖ mensubunun saklanmakta olduğu adreste tadilat ve gizli bölme yaptırma arayışında olduğunun polis ekiplerinin dikkatini çekmesi üzerine belirtilen adrese yönelik çalışmalar yoğunlaştırıldı. Adrese Terörle Mücadele ekiplerince yapılan baskın sonucu Murat Kalaç yakalandı. (İHA)
Türkiye’de bir ilk: Yerli ve milli trenler Gaziantep’te raylara inmeye hazırlanıyor
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) işbirliğinde hayata geçirilen “Milli Banliyö Seti Projesi” kapsamında yerli ve milli olarak üretilen 8 elektrikli tren seti, kent içi ulaşımda hizmet vermeye hazırlanıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı GAZİRAY Banliyö Hattı, kent içi ulaşımı daha sürdürülebilir ve erişilebilir hale getirmek amacıyla 5 Kasım 2022’de faaliyete geçti. Küsget Sanayi ve Organize Sanayi bölgelerini birbirine bağlayan 25 kilometre uzunluğundaki hat, şehir merkezinden geçen planlamasıyla 16 istasyonda hizmet veriyor. GAZİRAY Banliyö Hattı’nda kullanılacak, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi AŞ (TÜRASAŞ) tarafından Sakarya’da yerli ve milli olarak üretilen 8 elektrikli banliyö tren seti de kente getirildi. Her seti 4 vagon olmak üzere toplam 32 vagondan oluşan banliyö tren setlerinin, 206’sı oturan yolcu olmak üzere bin kişi taşıma kapasitesi bulunuyor. Yüksek güvenlikli yolcu kapısına sahip tren setleri, her araç içinde 4 olmak üzere toplam 16 iç, 4 dış güvenlik kamerası ve ses sistemine sahip. Saatte 90 kilometre işletme hızına ulaşabilen tren setlerinde, aynı zamanda 32 araç içinde, 8 araç dışında, 2 ön ve arkada olmak üzere toplam 42 bilgilendirme ekranı yer alıyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Toplu Taşıma ve Bisikletli Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürü Duygu Karabay Doğan, bu tren setleri ile şehir içi ulaşımın daha hızlı hale geleceğini söyledi.
Trenlerin elektrikli sistemle çalışmasının çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığını belirten Doğan, şunları kaydetti: “Türkiye’de ilk olan yerli ve milli 8 tren setimiz Gaziantep’te. Tren vagonlarının dış kaplaması vatandaşlarımızın seçmiş olduğu baklava sarısı renginden, iç tasarımı da Gaziantep motiflerinden oluşuyor. Yerli ve milli olan bu tren setlerimizle beraber vatandaşlarımıza güzel bir hizmet sunmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilir ulaşım adına gerekli çalışmalarımıza devam ediyoruz. Tren setlerinin yakın zamanda hizmete başlamasını planlıyoruz.” (Yeni Şafak)
Meteoroloji’den kritik uyarı: Yağış ve fırtına birçok ili etkisi altına alacak
İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji verilerine göre 2 Nisan’da birçok ilde kuvvetli yağış ve fırtına beklendiğini açıkladı. Vatandaşlara sel ve fırtınaya karşı dikkatli olun çağrısı yapıldı.
İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine dayanarak çok sayıda il için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısında bulundu.
Bakanlığın açıklamasına göre; 2 Nisan Perşembe günü özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde etkili olacak hava olayları dikkat çekiyor. Muğla, Aydın’ın batısı ile İzmir’in güney ve batısında kuvvetli fırtına beklenirken, Antalya’da yerel olarak kuvvetli ve çok kuvvetli sağanak öngörülüyor.
Mersin, Adana, Hatay, Osmaniye ve Kahramanmaraş’ta aralıklı ve yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış bekleniyor. Gaziantep, Kilis, Adıyaman ve Şanlıurfa çevrelerinde de yerel olarak kuvvetli yağış tahmin ediliyor.
Ankara’da da kuvvetli ve yer yer gök gürültülü sağanak yağış beklenirken, Balıkesir’in batısı ile Çanakkale’de aralıklı kuvvetli yağış görüleceği bildirildi. İç Anadolu’nun güney ve doğusu, İç Ege ile Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde ise kuvvetli rüzgar ve fırtına etkili olacak.
Bakanlık, sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, çatı uçması, ağaç devrilmesi ile soba ve doğalgaz kaynaklı zehirlenmelere karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini vurguladı. (Yeniçağ)
Ankara’da kritik görüşme! Hakan Fidan, Hollandalı Bakan Van Weel ile bir araya geldi!
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel’i Ankara’da ağırlayarak ikili ve bölgesel konuları masaya yatırdı. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Başkent’te gerçekleşen bu önemli zirvede güvenlik iş birliği ve adli konular başta olmak üzere stratejik ortaklık vurgusu yapıldı.
Bakan Hakan Fidan’ın yoğun diplomasi trafiği, Hollandalı mevkidaşı David Van Weel ile yapılan görüşmeyle devam etti. Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı’nın Ankara ziyareti kapsamında gerçekleşen buluşmada, iki ülke arasındaki güvenlik koridorları ve terörle mücadele konularının ele alındığı öğrenildi. Görüşmenin içeriğine dair detayların, önümüzdeki süreçte iki ülkenin ortak güvenlik politikalarına yansıması bekleniyor. (Akit)
Turkcell-Google ortaklığıyla Türkiye’de kurulacak veri merkezinin inşaatı başlıyor
Turkcell’in, Google iş birliğiyle Türkiye’de kuracağı bulut bölgesi için hizmetlerin sağlanacağı veri merkezinin inşaatı Mayıs’ta başlayacak
Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç şirketin 5G lansmanı için düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, “Mayıs ayında veri merkezi inşaatlarına başlıyoruz. En yakın zamanda ülkemize bu yatırımları kazandıracağız” dedi. Turkcell geçen yıl Kasım ayında Türkiye’de veri merkezi kurmak için Google ile anlaşma yaptı. Anlaşma kapsamında 10 yıl içinde 3 milyar dolar yatırım yapılacak. Turkcell’in veri merkezi ve bulut hizmetleri gelirleri geçen yıl 5.1 milyar lira oldu. (Oksijen)
Dünya’dan kısa kısa…
Lavrov: Rusya, ABD ile İran arasında arabulucu olmaya hazır
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Washington ile Tahran arasındaki krizin çözümü için Moskova’nın arabuluculuk yapabileceğini belirtti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus basınına yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki gerilimin çözümünde, tüm tarafların istemesi halinde Moskova’nın arabulucu rolü üstlenmeye hazır olduğunu söyledi. “Rusya, ABD ile İran arasında yaşanan krizin çözümünde arabulucu rolü üstlenmeye hazır; ancak bu, tüm tarafların Rusya’yı bu rolde görmek istemesine bağlı.”
ABD ve İsrail 28 Şubat’ta Tahran da dahil olmak üzere İran’daki hedeflere saldırılar düzenleyerek hasara ve sivil kayıplara neden oldu. İran ise buna karşılık olarak İsrail topraklarına ve Ortadoğu’daki ABD askeri tesislerine saldırılar düzenliyor. (Sputnik)
Trump ve İran, Hürmüz Boğazı Kontrolü Konusunda Karşılıklı Atışmalarda Bulundu
Başkan Trump, İran’ın ABD’den ateşkes istediğini söyledi; İran ise başkanın “gösteriş amaçlı eylemlerini” reddetti
Başkan Trump, Truth Social adlı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İran’ın yeni rejim başkanı”nın ABD’den ateşkes istediğini söyledi. İran’ın yeni bir dini lideri var ama yeni bir başkanı yok. Trump, “Hürmüz Boğazı açık, özgür ve temiz olduğunda bunu değerlendireceğiz” diye yazdı. Trump’ın Çarşamba günü saat 21:00’te (Doğu Zaman Dilimi) ulusa seslenmesi planlanıyor ve askeri operasyonun başarılı olduğunu öne sürerek savaşın sona ermesi için iki ila üç haftalık bir zaman çizelgesini yinelemesi bekleniyor. İran İslam Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın sıkı bir şekilde kendi kontrolleri altında olduğunu ve Trump’ın “gösteriş amaçlı eylemlerini” reddettiğini belirtirken, Dışişleri Bakanlığı da Trump’ın Tahran’ın ateşkes talebiyle ilgili açıklamalarının yanlış ve asılsız olduğunu söyledi. İranlı bir yetkili, ülkenin yeni dini lideri Mücteba Hamenei’nin “sağlığının yerinde olduğunu” ancak “savaş koşulları” nedeniyle kamuoyunun gözünden uzak durduğunu söyledi. (The Wall Street Journal)
Trump, Yüksek Mahkeme’nin doğumla kazanılan vatandaşlık hakkına yönelik saldırısında ortaya koyduğu açıkları izledi
Yüksek Mahkeme yargıçları Çarşamba günü, Başkan Donald Trump’ın doğumla kazanılan vatandaşlığı sınırlama yönündeki tek taraflı girişimine onay vermeye pek istekli görünmediler; mahkemenin neredeyse her üyesi, yönetimin uzun zamandır yerleşik ve temel bir Amerikan ilkesinin revizyonist versiyonuna şüpheyle yaklaştı.
Trump yönetimi, ABD topraklarında doğan tüm bebeklerin otomatik vatandaşlık kazanma hakkını sağlayan 14. Değişiklik hakkını sona erdirerek, kısıtlamacıların uzun zamandır hayalini kurduğu bir şeyi pekiştirmeye çalışıyor; bu da bazı doğmamış çocukları vatansız bırakacak bir hamle. Trump, duruşmalara bizzat katıldı – bu, çoğunluğu muhafazakar olan mahkemenin kendi lehine karar vermesi gerektiğini defalarca ima eden bir başkan için oldukça alışılmadık bir hareket. Ancak mahkemede, muhafazakar yargıçlar bile pozisyonlarını netleştirdiler.
Baş Yargıç John Roberts, hükümetin “doğum turizmi” olarak alay ettiği argümanları hakkında soru sorarken, “Bunun önümüzdeki hukuki analiz üzerinde hiçbir etkisi olmadığını kabul eder misiniz?” diye sordu. Başsavcı Yardımcısı D. John Sauer, “Bu yeni bir dünya,” diye yanıtladı. Başyargıç ise, “Evet, yeni bir dünya ama aynı Anayasa,” diyerek karşılık verdi ve izleyicilerden kahkahalar yükseldi.
Trump’ın ziyareti, gümrük vergilerini reddettikten sonra yargıçları “vatansever olmayan ve sadakatsiz” hatta “aileleri için bir utanç kaynağı” olarak nitelendirmesinden bir aydan biraz fazla bir süre sonra gerçekleşti. Başkanla yürütme yetkisiyle ilgili birçok konuda aynı görüşte olan Yargıç Samuel Alito, sabah saat 10’da büyük salona girerken Trump’a bakıyor gibiydi. Trump, genel halk için ayrılmış bölümün ön sırasında, mahkeme salonunun ortasında oturuyordu. Beyaz Saray hukuk müşaviri David Warrington ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in yanında oturuyordu. Başkan duruşmanın tamamına katılmadı. Saat 11:21’de, karşı tarafın savunmasının başlamasından beş dakika sonra -gelişinden yaklaşık bir buçuk saat sonra- dışarı çıktı ve mahkeme salonunun güneş ışığı alan doğu tarafındaki ağır pirinç kapıların ve mermer sütunların yanından sessizce geçti. Ancak, yönetiminin Anayasayı yeniden yorumlama girişimine karşı çıkan birkaç yargıcı izlemek için oradaydı. (Times of San Diego)
İran Cumhurbaşkanı, Amerikalıları İran hakkındaki ‘propagandayı’ reddetmeye çağırdı ve ABD’yi İsrail’in vekili olarak nitelendirdi
Pezeşkian, İran’ın modern tarihte hiçbir zaman savaş başlatmadığını belirterek, Amerikan halkını savaşın gerçekten kendi çıkarlarına hizmet edip etmediğini düşünmeye çağırdı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian, Çarşamba günü Amerikan halkına hitaben yaptığı açıklamada, İran’ın ABD vatandaşlarına karşı hiçbir düşmanlık beslemediğini belirtti. Açıklamada Pezeşkian, İran’ın “işgal, saldırganlık ve küresel güçlerin dayattığı baskılara” rağmen, modern tarihte hiçbir zaman savaş başlatmadığını, sadece saldırganlara karşı geri püskürttüğünü söyledi. Pezeşkian, İran’ın bir tehdit olarak gösterilmesinin ne tarihsel ne de çağdaş gerçeklikle tutarlı olmadığını ve sadece diğer ülkelerin baskıyı haklı çıkarmak, askeri üstünlüğü korumak ve stratejik pazarları yönetmek için yaratıldığını yazdı. İran’ın Körfez ülkeleri, ABD ve Avrupa halkları da dahil olmak üzere diğer ulusların halklarıyla hiçbir düşmanlığı yoktur. Mesajda, İran’ın askeri yığılması ve operasyonlarının tamamının ABD saldırganlığına ve bölgedeki ABD güçlerinin yığılmasına karşı “sadece tepki ve savunma” amaçlı olduğu belirtildi. Pezeşkian, ABD-İran ilişkisinin tarihini 1953 yılına kadar barış içinde geçen bir ilişki olarak sundu; bu tarihte ABD müdahalesi “demokrasi sürecini durdurdu, diktatörlüğü yeniden tesis etti ve İranlıların zihninde ABD politikalarına karşı güvensizlik yarattı.” Pezeşkian, İran’a karşı uygulanan kapsamlı yaptırımlara ve doğrudan askeri eylemlere rağmen, ülkenin sadece güçlendiğini, okuryazarlık oranının üç katına çıktığını, teknolojilerin ilerlediğini, sağlık hizmetlerinin genişlediğini ve altyapının güçlendiğini belirterek, halkı “medya propagandasını” görmezden gelmeye çağırdı. Pezeşkian ayrıca Amerikan halkını, savaşın gerçekten kendi çıkarlarına hizmet edip etmediğini düşünmeye çağırdı.
Pezeşkian, “Masum çocukların katledilmesi, kanser ilaç merkezlerinin yok edilmesi veya bir ülkeyi Taş Devri’ne geri döndürme abartısı, Amerika’nın küresel imajına daha fazla zarar vermekten başka bir fayda sağlıyor mu?” diye yazdı. Pezeşkian ayrıca ABD’nin “İsrail için vekalet gücü” olarak hareket ettiğini ve savaşın İsrail’in “son Amerikan askerine kadar İran’la savaşmaya karar vermesi” nedeniyle başladığını iddia etti.
Pezeşkian, “Bugün ABD hükümetinin öncelik listesinde ‘Önce Amerika’ gerçekten var mı?” diye sordu. Pezeşkian, ABD’yi İran’ın kritik altyapısına saldırmakla savaş suçları işlemekle suçladı ve sonuçlarının İran sınırlarının ötesine yayılacağı, bu tür hedeflere saldırmanın ABD’nin kafa karışıklığının ve kalıcı bir çözüm bulamamasının bir işareti olduğu konusunda uyardı. Pezeşkian, “İran bu çatışmayı atlatacak ve ABD çatışma ile angajman arasında seçim yapmak zorunda kalacak” diye ekledi. “İran, binlerce yıllık şanlı tarihinde birçok saldırganla karşı karşıya kaldı. Onlardan geriye kalan tek şey tarihteki utanç verici isimleridir ve İran hala gururla ayakta duruyor,” diyerek sözlerini tamamladı. (The Jerusalem Post)
İsrail, İran’daki bir uyuşturucu fabrikasına saldırdı ve kimyasal silah araştırma ve geliştirme çalışmaları için fentanil ürettiğini söyledi
İran, fabrikanın kanser ilaçları ürettiğini söylüyor; Kudüs Gücü’nün üst düzey mühendisi hava saldırısında öldürüldü; İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran’ın silah endüstrisinin tüm ‘kritik’ varlıklarının Çarşamba gününe kadar hedef alınacağını söyledi.
İsrail Savunma Kuvvetleri Salı günü, İran İslam Cumhuriyeti’nin kimyasal silah programı adına sentetik opioid fentanil üreten sivil bir fabrikaya hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. IDF’den yapılan açıklamada, eroinin en az 50 katı daha güçlü olan fentanilin, “kimyasal silahların araştırma ve geliştirilmesinde” kullanılmak üzere kimyasal silah üretmekle görevli İran savunma birimine transfer edildiği belirtildi. Açıklamada, tesisin “İran terör rejimi için kimyasal silah geliştirme görevi verilen SPND örgütüne fentanil tedarik eden merkezi bir merkez olarak kullanıldığı” ifade edildi. İran, fabrikaya yapılan saldırıyı kabul etti ancak fabrikanın yalnızca tıbbi operasyonlarda kullanılan “hastane ilaçları” tedarik ettiğini ve “kanser, anestezi ve özel ilaçlar üreten en büyük şirketlerden birine” ait olduğunu belirtti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Tahran’daki bombalanmış fabrikanın fotoğrafını paylaşarak şunları yazdı: “İsrail’deki savaş suçluları artık açıkça ve utanmadan ilaç şirketlerini bombalıyor.” Hastaneler, şiddetli ağrıları tedavi etmek için yaygın olarak fentanil kullanıyor. Ancak ABD’deki opioid salgınını körüklemeye yardımcı olan ve Trump’ın uyuşturucu karşıtı çabalarının odak noktası olan bu ilacın küçük bir miktarı bile ölümcül olabilir. İran, kısmen nükleer programı nedeniyle uygulanan BM yaptırımları nedeniyle uzun süredir kronik ilaç kıtlığıyla karşı karşıya. Yaptırımlar, bankacılık gibi temel ticaret hizmetlerini felç ederken, insani yardım ürünleri muaf olsa bile ilaç şirketlerini İran’da iş yapmaktan caydırdı. İslam Cumhuriyeti büyük ölçüde kendi yerli üretimine güvenirken, Hindistan ve Japonya gibi ülkelerden sınırlı miktarda hammadde ve özel ilaç ithal ediyor. (The Times of Israel)
Rusya, NPT’nin feshedilmesine karşı çıkıyor ancak evrenselleştirilmesini destekliyor — Dışişleri Bakanlığı
Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, son gelişmelerin ciddiyetini vurgulayarak bunları “son derece endişe verici” olarak nitelendirdi.
Moskova, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nın (NPT) feshedilmesine karşı olduğunu ifade ederken, antlaşmanın evrenselleştirilmesini desteklediğini vurguladı. Ryabkov, “Elbette NPT’nin feshedilmesini savunmuyoruz; böyle bir hareket hem saçma olur hem de uluslararası güvenliği güçlendirmeyi amaçlayan politikamızla temelden çelişir” dedi. “Anlaşmanın üye sayısını genişletme çabalarını destekliyoruz.”
Ayrıca Tahran’ın son girişimlerinin ardındaki nedenleri de kabul ederek, “İnsanlar, ABD ve İsrail’in izlediği eşi benzeri görülmemiş ve her açıdan yıkıcı yola kayıtsız kalamazlar” diye belirtti. Ryabkov, son gelişmelerin ciddiyetini vurgulayarak bunları “son derece endişe verici” olarak nitelendirdi. “Görünüşte sarsılmaz nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine yönelik devam eden saldırılara tanık oluyoruz,” diyen Ryabkov, bu eğilimi Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in saldırgan politikalarına bağladı. “Bu devletlerden biri NPT’ye hiç taraf değilken, diğeri anlaşmanın saklayıcısı konumunda” diye açıkladı.
Ryabkov, “Buna rağmen, bu eylemler, NPT ve IAEA tarafından sağlanan ilgili güvencelerin üzerine kurulu uluslararası güvenlik mimarisinin temel ilkelerini temelden baltalıyor,” diye vurguladı. Haziran 1968’de imzalanan ve Mart 1970’te yürürlüğe giren NPT, nükleer silahların yayılmasını önlemeyi ve bu tür silahlarla ilgili çatışma riskini azaltmayı amaçlamaktadır. Şu anda 191 ülke anlaşmaya taraf olsa da, İsrail de dahil olmak üzere bazıları kapsam dışında kalmaktadır. Daha önce, İran Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi üyesi Alaeddin Boroujerdi, ABD ve İsrail’in saldırganlığı olarak nitelendirdiği olayların ardından İran’ın NPT’ye katılımının anlamsız hale geldiğini savunmuş ve Tahran’ın anlaşmadan çekilmeyi düşünmesi gerektiğini öne sürmüştü; bu görüş İranlı parlamenterlerin çoğunluğu tarafından da destekleniyor. (TASS Rus Haber Ajansı)
Trump: NATO’dan çıkmayı ciddi ciddi düşünüyorum
ABD Başkanı Donald Trump, NATO için “kâğıttan kaplan” dedi, ülkesini ittifaktan çekmeyi değerlendirdiğini söyledi
İran’a karşı başlattığı savaşta müttefiklerinden destek görememekten yakınan ABD Başkanı Donald Trump, ülkesini NATO’dan çekmeyi düşündüğünü söyledi. İngiliz Telegraph gazetesine röportaj veren Trump, NATO’yu “kâğıttan kaplan” diye niteledi ve ABD’nin ittifaktaki varlığını “yeniden değerlendirmenin ötesinde” olduğunu belirtti.
Trump, NATO’dan çıkmayı düşünüp düşünmediği sorusuna, “Evet, yeniden değerlendirme aşamasının ötesinde olduğunu söylemeliyim. NATO’dan hiçbir zaman etkilenmedim. Onların kâğıttan kaplan olduğunu her zaman biliyordum, bu arada Putin de bunu biliyor” yanıtını verdi. Gazete haberi Trump’ın ittifaktan çekilmeyi “ciddi ciddi değerlendirdiği” başlığıyla verdi. Bu açıklama Trump’ın NATO’ya yönelik şimdiye kadarki en sert eleştirisi olarak görülüyor.
NATO ortaklarının İran’da ABD’yi desteklememesine öfkelenen Trump, “Biz otomatik olarak (Avrupa’nın yanında) Ukrayna’daydık. Ukrayna bizim sorunumuz değildi… Onlar ise bizim için orada (İran) değildi” ifadelerini kullandı.
Trump’ın Telegraph’a yaptığı bu açıklamadan birkaç saat önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Fox televizyonuna konuştu. Trump’a benzer şekilde Rubio, NATO’yu sadece Avrupa’nın çıkarına olacak şekilde “tek yönlü” çalışmakla suçladı, İran savaşından sonra NATO ile ilişkileri “gözden geçirmek zorunda kalacaklarını” ifade etti.
Trump İran savaşının başından beri, Hürmüz Boğazı’nı açık tutmak için gemi göndermeyen İngiltere’yi, ABD savaş uçaklarına üslerini açmayan İspanya’yı ve diğer müttefiklerini eleştiriyor. ABD Başkanı son olarak dün, Hürmüz Boğazı’nın sorumluluğunu “buraya ihtiyaç duyan ülkelere bırakabileceğini” söylemiş ve “Gidin kendi petrolünüzü alın” demişti. Telegraph’a konuşan kaynaklar, Trump’ın Almanya’dan asker çekmek gibi adımları değerlendirdiğini de söyledi. Trump daha önce bu yönde açıklamalar yapmış, ancak bunun Rusya’yı cesaretlendireceği konusunda Avrupalı ortaklarınca “ikna edilmişti”. (DW)
Suriye Cumhurbaşkanı El-Şara, İngiltere Kralı III. Charles ile Görüştü
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Londra ziyareti kapsamında Buckingham Sarayı’nda Kral III. Charles ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki iş birliği ve kalkınma imkanlarını görüştü.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, dün Buckingham Sarayı’nda Birleşik Krallık Kralı III. Charles ile bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki işbirliğinin ortak çıkarlar temelinde geliştirilmesi imkanları ele alındı. Kral III. Charles, görüşme sırasında Suriye’ye olan desteğini ifade ederek, Suriye halkının devlet inşa etme sürecindeki çabalarına yönelik müttefiklik mesajı verdi.
Cumhurbaşkanı El-Şara, İngiltere’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında beraberindeki bakan heyetiyle birlikte üst düzey İngiliz yetkililerin yanı sıra iş dünyası temsilcileriyle de bir dizi görüşme gerçekleştirdi. İngiliz şirket yetkilileri ve iş insanlarının da katıldığı temaslarda; ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, kalkınma ve yatırım alanlarında işbirliğinin artırılması konuları detaylı olarak değerlendirildi. (SANA)
Erminio Fırtınası: Afrika Tozu Nedeniyle Girit’teki Tüm Okullar Perşembe Günü Kapalı
Sahra tozunun (yaygın olarak Afrika tozu olarak adlandırılır) artışı ve Erminio Fırtınası ile bağlantılı olarak kötüleşen hava koşullarının neden olduğu tehlikeli atmosferik koşullar nedeniyle Girit genelindeki tüm okullar 2 Nisan 2026 Perşembe günü kapalı kalacaktır. Karar, öğrencileri, eğitimcileri ve personeli havada bulunan partikül kirliliğinin yüksek seviyelerinden korumak için ihtiyati bir önlem olarak Girit Bölgesi tarafından alınmıştır. Kapanma, Heraklion, Lasithi, Rethymno ve Chania dahil olmak üzere Girit’in tüm bölgesel birimlerini kapsamakta olup, ilkokul, ortaokul, okul öncesi ve özel eğitim kurumlarını kapsamaktadır. Bu, daha önce bireysel belediyeler tarafından alınan yerel kararların, şimdi birleşik bir bölgesel yönergeye dönüştürülmesinin bir göstergesidir. Heraklion’da, Bölge Vali Yardımcısı Nikos Syrigonakis, şiddetli hava koşulları ve hava kalitesinin bozulmasının değerlendirilmesinin ardından tüm eğitim birimlerinin faaliyetlerinin askıya alınmasını emretti. Benzer şekilde, Lasithi’de Bölge Vali Yardımcısı Giannis Androulakis, öğrenci güvenliğinin en büyük öncelik olduğunu vurgulayarak okul faaliyetlerinin durdurulduğunu duyurdu.
Yetkililer, durumun sürekli olarak izlendiğini vurguluyor. Derslerin yeniden başlaması, meteorolojik gelişmelere ve hava kalitesinin kademeli olarak iyileşmesine bağlı olacaktır. Okulların kapatılmasının yanı sıra, bölgesel yetkililer, çocuklar, yaşlılar ve solunum veya kardiyovasküler rahatsızlıkları olan kişiler de dahil olmak üzere savunmasız gruplar için açık hava aktivitelerini sınırlamaları ve gerektiğinde koruyucu maske takmaları konusunda güçlü tavsiyelerde bulundu. Bu önlemler, havada asılı toz parçacıklarına maruz kalmayı ve ilgili sağlık risklerini en aza indirmeyi amaçlamaktadır. (Athens Times)
Bakan, bazı sığınmacılara konut verilmesinin reddedilmesiyle ilgili politikayı güncelledi
Belçika Sığınma ve Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt (N-VA), her vakanın yeterince gerekçelendirilmesi koşuluyla, başka bir Avrupa ülkesinde koruma altına alınmış kişilere konut verilmesinin reddedilmesine ilişkin yeni önlemler açıkladı.
Bu açıklama, Belçika Devlet Konseyi ve daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından bakanın önceki bir kararının askıya alınmasının ardından geldi. Her iki karar da, diğer AB ülkelerinde koruma altında olan sığınmacılara yardım sağlamayı durdurma planına karşı çıkmıştı. Geçen Cuma günü, bakan, yardımın reddedilmesine ilişkin yasal çerçevenin sağlam kaldığını ancak her vaka için ayrı ayrı gerekçelendirmenin önemini vurguladı. Çarşamba günü, Bayan Van Bossuyt, Devlet Konseyi kararının uygulanmasını sağlamak için yeni prosedürler açıkladı. Güncellenen politikası, ayrıntılı gerekçelendirmenin sunulduğu belirli durumlarda konut verilmesinin reddedilmesine izin veriyor. Her bireysel başvuru ayrı ayrı değerlendirilecek. Bayan Van Bossuyt, Devlet Konseyi kararının ret olasılığını desteklediğini, ancak kesinlikle yeterli gerekçe gerektirdiğini belirtti. Bakan, bu noktanın kararda dört kez tekrarlandığını belirtti. Toplum üzerindeki “dayanılmaz göç baskısını” gerekçe göstererek daha katı yaklaşımını savundu ve direnişe rağmen önlemleri sürdürme sözü verdi. Politikayı yargı emsalleri çerçevesinde uygulama konusundaki kararlılığını vurguladı. Bu tutumu sol kanat muhalefetten sert eleştiriler aldı. Koalisyon hükümetinin ortağı Les Engagés partisinden milletvekili Xavier Dubois, bakanı yönergeyi geri çekmeye çağırdı ve mahkeme kararına uygun net talimatlara ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. (The Brussels Times)
Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)






