Türkiye’den Karadeniz güvenliğine ilişkin net mesaj gelirken, Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan EOKA provokasyonu gündemi sarstı. Ankara, Montrö Sözleşmesi’nden taviz verilmeyeceğini vurgularken, KKTC’de sivillere yönelik saldırıya sert tepki gösterdi. Öte yandan iç politikada yeni resmi tatil hazırlığı, bedelli askerlik ücretindeki artış ve dikkat çeken soruşturmalar öne çıktı. Dünya gündeminde ise Orta Doğu’daki savaşın yayılma riski ve küresel gerilimler dikkat çekiyor.
NATO karargahı tartışması | MSB: Montrö’den taviz söz konusu değil
Milli Savunma Bakanlığı, NATO karargahlarına ilişkin tartışmada eksik bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığını bildirdi.
Milli Savunma Bakanlığı’nda bugün haftalık basın bilgilendirme toplantısı yapıldı. Toplantıda, Ortadoğu’da devam eden savaşa ve gündemdeki diğer gelişmelere ilişkin yeni açıklamalar yapıldı. Basın bilgilendirme toplantısında, “Montrö’den taviz söz konusu değil.” değerlendirmesi yapıldı, Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenlik anlayışının da buna dayandığı anlatıldı.
Bakanlık tarafından şu değerlendirme yapıldı:
“- Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik güvenlik anlayışı; Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayanmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde Karadeniz, geçmişte olduğu gibi günümüzde de geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmemiştir.
– Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını önlemiştir. Karadeniz’de artan jeopolitik rekabet ve güvenlik risklerine rağmen ülkemiz, bölgedeki istikrarın korunması, gerilimin tırmandırılmaması ve güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması yönündeki tutumunu sürdürmektedir.
– Bu doğrultuda Türkiye, Karadeniz’in bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya devam etmekte ve bölgesel güvenlik mimarisinin korunmasında aktif rol üstlenmektedir”
Bakanlık, çok uluslu kolordu karargahı için ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“NATO planlarında bölgesel bir Türk Kolordu Karargahı tarafından ülkemizin savunmasının NATO kuvvetleri ile koordinesi gerektiğinde görevlendirilecek olan kuvvetlerin emir ve komutasının yürütülmesi planlanmıştır. Bahse konu karargahın çok uluslu yapıya dönüştürülmesi milli makamlar tarafından 2024 yılında NATO makamlarına bildirilmiştir. Karargah kurulum faaliyetlerine devam edilmekte olup sadece çekirdek personel atamaları yapılmıştır. Çok uluslu karargah statüsü henüz onaylanmamıştır.”
Toplantıda Ortadoğu’da devam eden savaşa da değinildi. Bakanlık, savaşın bölgeye yayılma tehlikesinin devam ettiğine dikkat çekti. (NTV)
Terör örgütü EOKA’nın sivillere saldırısı! Türkiye’den sert tepki: Sürecin yakından takipçisi olacağız
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ‘EOKA terör örgütü yanlısı bir grubun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Yiğitler Burcu bölgesinde sivil vatandaşlara yönelik gerçekleştirdiği taşlı ve patlayıcı maddeli saldırıyı kınıyorum’ dedi. Duran ayrıca, faillerin en kısa sürede tespit edilerek adalet önüne çıkarılması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için somut adımlar atılması gerektiğini ve sürecin tüm boyutlarıyla yakından takipçisi olacaklarını ifade etti. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, KKTC’deki terör örgütü EOKA saldırısını lanetledi.
İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
EOKA terör örgütü yanlısı bir grubun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Yiğitler Burcu bölgesinde sivil vatandaşlara yönelik gerçekleştirdiği taşlı ve patlayıcı maddeli saldırıyı kınıyorum. Sivilleri hedef alan bu provokatif eylem, yalnızca bölgedeki huzuru değil, aynı zamanda uluslararası hukuku ve insanlık değerlerini de hiçe saymaktadır. Faillerin en kısa sürede tespit edilerek adalet önüne çıkarılması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için somut adımlar atılması Ada’nın huzuru açısından elzemdir. Sürecin tüm boyutlarıyla yakından takipçisi olacağız. Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde KKTC’nin güvenliği, huzuru ve haklarının korunması noktasında desteğimiz tamdır.
AK Parti Sözcüsü Çelik ise terör örgütü EOKA saldırısını lanetledi.
Çelik sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “EOKA terör örgütü destekçilerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik saldırısını lanetliyoruz. Bu terör destekçileri hukuk önünde hesap vermelidir. Kıbrıs Türklerinin her zaman ve her koşulda yanındayız” ifadelerini kullandı. (Türkiye)
AKP tarih verdi: Yeni resmi tatil geliyor
AKP Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, 21 Mart’ta kutlanan Nevruz’un resmi tatil niteliğine kavuşması için önümüzdeki aylarda çalışmaların yapılacağını açıkladı.
Zorlu, 21 Mart’ta kutlanan Nevruz’un resmi tatil olması için çalışmaların önümüzdeki aylarda somut bir niteliğe kavuşacağını belirtti. Gazeteci Sinan Burhan’ın sorularını yanıtlayan Zorlu, “Biz çalışmalarımızı yürütüyoruz. İnşallah önümüzdeki aylar içerisinde yetkili kurullarımızda tekrar bunu konuştuktan sonra hayata geçirme iradesindeyiz. Önümüzdeki aylarda bu somut bir niteliğe kavuşacaktır” dedi.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan da geçen yıl yaptığı konuşmada Nevruz’un resmi tatil ilan edebileceğinin sinyalini vermişti. Erdoğan, Nevruz Günü Anma Programı kapsamında Haliç Kongre Merkezi’nde yaptığı açıklamada, 21 Mart tarihinin ‘Baharın ve Kardeşliğin Bayramı’ olarak ilan edilebileceğini duyurmuştu. (Yurt)
BEDELLİ ASKERLİK ÜCRETİ: Bedelli askerlik ücreti 417 bin TL oldu
TBMM Genel Kurulunda, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.
Kanunla, bedelli askerlik yapmak üzere başvuranlardan tahsil edilecek tutar yüzde 25 artırılıyor. Asker alma Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, istekli ve askerliğe elverişli olanlardan Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacı dikkate alınarak Milli Savunma Bakanlığınca belirlenecek sayıda yükümlü, 300.000 gösterge rakamının ödemenin yapıldığı gün geçerli olan memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak bedel tutarını silahaltına alınmadan önce Bakanlıkça belirlenecek sürede peşin ödemeleri ve bir aylık temel askerlik eğitimini tamamlamaları halinde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacak.
Bedelli askerlik uygulaması kapsamında tahsil edilen tutarlar Milli Savunma Bakanlığı merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacak. Bu tutarın 240.000 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak kısmı genel bütçeye gelir kaydedilecek, kalan kısmı Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na aktarılacak. Ek bedel olarak tahsil edilen tutarlar genel bütçeye gelir kaydedilecek. (Milliyet)
Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi hayatını kaybetti
Türkiye’de hem tıp dünyasında hem de edebiyat alanında tanınan önemli isimlerden Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, 88 yaşında vefat etti.
Hatemi’nin vefatını Dergah Yayınları sosyal medya hesabından duyurdu.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi, bu fani dünyaya veda etti. Ağabeyimiz, dostumuz, doktorumuz, dert ortağımız, yazarımızdı. Yüce Allah onu rahmet deryalarında ağırlasın, ailesine, meslektaşlarına, dostlarına, talebelerine sabırlar ihsan eylesin. Nice hastaya şifa, nice talebeye ilim, nice insana tebessüm, nice çiçeğe göz oldu. Yol gösterdikleri, elinden tuttukları, sohbetine mahrem ettikleri daha fazladır. Şimdi bunların hepsi onun ahiret yolculuğunda heybesinden taşıyor. ‘İyi biliriz’ Hatemi ağabey. Yolun açık, mekanın cennet olsun.”
Özellikle iç hastalıkları (dahiliye) alanındaki çalışmalarıyla ve şiirleriyle bilinen Hatemi, 12 Aralık 1938’de İstanbul’da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimi aldı ve uzun yıllar aynı fakültede öğretim üyeliği yaptı. İç hastalıkları uzmanı olarak akademik kariyerini sürdüren Hatemi, pek çok öğrenci yetiştirerek tıp eğitimine katkı sağladı. Hatemi, aynı zamanda şiirin yanı sıra deneme ve hatıra türlerinde eserler verdi ve yazılarında insan, hayat, ölüm, kader, inanç ve tasavvuf konularını işledi. Usta kalemin yazdığı eserler arasında “Yozlaşmadan Uzlaşmak”, “Kelimeler Kitabı”, “N’etti Bu Yunus N’etti”, “Kuşlar ve Zaman”, “Gelin Tanış Olalım” ve “Ömür Süvarisi” yer alıyor. (Hürriyet)
Uyuşturucu soruşturmasında 7 ünlünün test sonucu pozitif çıktı
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 7 kişinin test sonucu pozitif, 3 kişinin ise negatif çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen “uyuşturucu” soruşturması kapsamında gece yarısı operasyon düzenlenmiş, aralarında eski Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas, sunucu Güzide Duran, Sezgin Köysüren, Ferhat Aydın, Lütfiye Tuğçe Özbudak, Koray Serenli, Onur Bükçü, İsmail Behram Perinçekli, model Didem Soydan, Onur Talay, Mustafa Tari ile iş insanları Hakan Sabancı ve Kerim Sabancı, oyuncular Hande Erçel ve Kaan Mellart’ın da bulunduğu 14 kişi gözaltına alınmıştı.
Didem Soydan, Onur Talay, İsmail Berhan Perinçekli, Mustafa Tari, Ferhat Aydın, Koray Serenli ve Ozan Gümüş’ün kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edildi. Soruşturma kapsamında örnek alınan diğer isimlerden Kerim Sabancı, Güzide Duran (Aksoy) ve Onur Bükçü’nün test sonuçları ise negatif çıktı. (Yeniçağ)
Gazze’ye Türk yardım vakfı aracılığı ile 600 bin litre içme suyu ulaştırıldı
Gazze’de, içme suyu sıkıntısının hafifletilmesi amacıyla yapılan insani yardım çalışmaları kapsamında 150 tırlık içme suyu projesi, 15 tırlık son sevkiyatın da gerçekleştirilmesiyle tamamlandı. Türk “Mavi Marmara” Vakfı tarafından yürütülen proje kapsamında, yerinden edilmiş kişilerin bulunduğu kamplar ve su sıkıntısının yoğun yaşandığı bölgelere yaklaşık 600 bin litre içme suyu dağıtıldı. Yardımlar, toplam 150 tır aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.
Vakıf sözcüsü Mahmud Yazıcı, projenin Gazze’de türünün en büyük çalışması olduğunu belirterek, son yardım konvoyunun 15 tırdan oluştuğunu ifade etti. Yazıcı, dağıtımın iki haftadan kısa sürede tamamlanan projenin sonunda gerçekleştirildiğini kaydederek, zor insani koşullar altındaki halka destek amacı taşıdığını ve Türk halkı ile bağışçılara teşekkür etti. Vakıf adına Türkçe açıklama yapan Enes Avde ise insani yardım çalışmalarının süreceğini vurgulayarak, Gazze’de su ihtiyacının halen yüksek olduğunu belirtti.
İsrail, ABD desteğiyle 8 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlattığı saldırılarda geniş çaplı yıkıma neden oldu. Saldırılar sonucu on binlerce Filistinli hayatını kaybetti ve yaralandı, altyapının büyük bölümü zarar gördü.
10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkese rağmen bölgede saldırılar ve abluka devam ederken, can kaybı ve yaralı sayısı artmayı sürdürüyor. (Yeni Şafak)
Bakan Çiftçi’nin itiraf gibi açıklaması Meclis’e taşındı: Soruşturma izni verilen 591 AKP’li belediye hangileri?
CHP’li Gökan Zeybek, 591 AKP’li belediyeye soruşturma izni verdiklerini açıklayan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye “31 Mart 2024 tarihinden sonra kaç tane AK Parti’li belediye başkanına şafak vakti operasyon yapılmıştır? 591 adet soruşturma izni verilen AK Partili belediyeler hangileridir?” sorularını yöneltti. Zeybek ayrıca “Şu ana kadar bildiğimiz, Ak Partili Kırıkkale Yahşiyan Belediye Başkanı hakkında bir görevden uzaklaştırma kararı alınmıştır” hatırlatmasında bulundu.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin, 591 AKP’li belediyeye soruşturma izni verdiklerine yönelik ifadesi Meclis gündemine taşındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, söz konusu açıklamaya ilişkin soru önergesi hazırladığını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu.
“Açıklamalarınız bulanık, verileriniz bulanık. Ya doğruyu anlatın ya da kamuoyuna genel ifadelerle yönlendirme yapmayın” diyen Zeybek, Bakan Çiftçi’ye şu soruları yöneltti:
“Sayın Bakan, açıkladığı verilere göre en fazla soruşturma izninin AK Partili belediyelere verildiğini ve bunun toplamın yaklaşık %46’sına denk geldiğini belirtmiştir. Peki kim bu belediyeler? Şu ana kadar bildiğimiz, Ak Partili Kırıkkale Yahşiyan Belediye Başkanı hakkında bir görevden uzaklaştırma kararı alınmıştır.
Bu konuyu TBMM’ye taşıdım. Çıkın açıklayın!
31 Mart 2024 tarihinden sonra kaç tane AK Parti’li belediye başkanına şafak vakti operasyon yapılmıştır? 591 adet soruşturma izni verilen AK Partili belediyeler hangileridir? İşleme alınmayan, yetkisizlik gerekçesiyle iade edilen ve usulden reddedilen dosyaların toplam sayısı nedir? Şeffaf bir açıklama bekliyoruz.”
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 30 Mart’ta Türkiye Basın Federasyonunda (TÜBAF) “Anadolu Sohbetleri” kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelmişti.
Çiftçi, ‘belediyelere yönelik soruşturmalarda muhalefet partilerine yönelik hareket edildiği’ne ilişkin soru üzerine, 3 bin 224 inceleme yürütüldüğünü belirterek, şu açıklamayı yapmıştı:
“Bunların 1298’i hakkında soruşturma izni verilmiştir. Bunlardan 591’i AK Parti’li belediyeler. CHP’li 321, MHP’li 102, İYİ Parti’li 6, DEM’li 18 ve diğer partilerden 260 belediyeye yönelik soruşturma izni verilmiştir. Bu veriye göre, en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Parti’li belediyelerdir. Yaklaşık yüzde 46’sına tekabül etmektedir.” (Cumhuriyet)
13 ilde siber suçlara yönelik operasyon: 95 tutuklama
Siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 13 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 183 şüpheliden 95’i tutuklandı.
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 13 ilde “nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi” suçlarına yönelik çalışma yürütüldü.
Bu kapsamda, bazı şüphelilerin “pos tefeciliği” yaptıkları, sosyal medya platformları ve “oltalama” siteleri üzerinden “TOKİ Sosyal Konut Satışı” temasını kullanarak vatandaşları dolandırdıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları belirlendi. Emniyet güçleri ayrıca, kişisel verileri paylaşan, yasa dışı bahis ve kumar oynatan, bahis sitelerinde para nakline aracılık eden ve reklamını yapan şüpheliler de tespit etti.
Bu kapsamda son 5 günde Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, siber suçlarla mücadele şube müdürlüklerince operasyonlar düzenlendi. Yakalanan 183 şüpheliden 95’i tutuklandı, 25’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor. (Milat)
İstanbul Havalimanı’nda operasyon: 4 memur gözaltına alındı
İstanbul Havalimanı’nda gümrüklü alandan usulsüz olarak çıkardıkları malzemeleri piyasaya süren şahıslara yönelik operasyon düzenlendi. Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “Şeffaflık ve hukukun üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda adli süreçlerin titizlikle işletildiğini bildiririz” denildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ile yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Havalimanı’nda operasyon gerçekleştirildi. Gümrük Müdürlüğünde görevli 4 gümrük personelinin görevlerinin vermiş olduğu kolaylıklardan faydalanarak gümrüklü alandan usulsüz olarak çıkardıkları malzemeleri piyasaya süren şahısların kaldıkları evlere baskın düzenlendi.
Şüpheli şahısların yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla 02.04.2026 günü 4 şahsa yönelik 5 adreste gerçekleştirilen operasyonda şüphelilerin tamamı yakalandı.
Yapılan aramalarda; 90 paket sigara, 83 adet parfüm, 77 adet gözlük, 33 adet ayakkabı şal çanta vb. Muhtelif emtia ürünleri, 21 şişe alkollü içki şişesi, 2 adet kafa üstü kulaklık,
1 adet Rolex marka saat ele geçirildi.
Operasyonun ardından Ticaret Bakanlığı yazılı bir açıklama yaparak disiplin vurgusu yaptı. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“İstanbul Havalimanı Gümrük Müdürlüğünde görevli bazı personelin görevlerini kötüye kullandığına yönelik şüpheler üzerine ilgili birimlerimiz derhal harekete geçmiştir. Görevini kötüye kullanan hiçbir personele müsamaha gösterilmeyeceğini, şeffaflık ve hukukun üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda adli süreçlerin titizlikle işletildiğini bildiririz.”
(BirGün)
Dünya’dan kısa kısa…
Çin Dışişleri Bakanı, savaş sona ermezse Hürmüz Boğazı’nın istikrarsız kalacağını söyledi
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş sorununun mevcut çatışmaların bir sonucu olduğunu belirterek, savaş sona ermezse Hürmüz Boğazı’nın istikrarsız kalacağını kaydetti.
Aynı zamanda Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Bürosu üyesi olan Wang, bu açıklamaları Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Farhan El Suud ile yaptığı telefon görüşmesinde yaptı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Wang’a Orta Doğu’daki son gelişmeler hakkında bilgi vererek, İran’daki savaşın bölgedeki ve genel olarak dünyadaki ülkeler üzerinde ciddi etkiler yarattığını söyledi.
Suudi Arabistan’ın Çin’in uluslararası ilişkilerdeki önemli rolüne önem verdiğini ve Çin ile üst düzey stratejik iş birliğine değer verdiğini belirten Wang, durumun yatıştırılması ve çatışmanın sona ermesi için Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere çeşitli platformlarda Çin ile istişare ve koordinasyonu daha da artırmaya hazır olduklarını sözlerine ekledi.
Wang, İran’da bir aydan fazla süren uzun savaşın büyük kayıplara ve can kayıplarına yol açtığını ve Suudi Arabistan ile diğer Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarını zayıflattığını, Çin’in de bu konuda endişelerini dile getirdiğini belirtti. Wang, Çin ve Pakistan’ın yakın zamanda Körfez ve Orta Doğu bölgesinde barış ve istikrarı yeniden tesis etmek için beş maddelik bir girişim yayınladığını, bunun Körfez devletlerinin egemenliğini ve güvenliğini korumayı, sivillere ve askeri olmayan hedeflere yönelik saldırıları durdurmayı ve denizcilik yollarının güvenliğini sağlamayı içerdiğini söyledi. Wang, en büyük önceliğin düşmanlıkların sona erdirilmesine odaklanmak olduğunu belirtti. BM Güvenlik Konseyi’nin eylemlerinin çatışmaları tırmandırmaktan kaçınması ve yetkisiz askeri operasyonları meşrulaştırmaması gerektiğini, aksi takdirde küçük ve orta ölçekli ülkelerin ilk olarak zarar göreceği sonsuz sorunlara yol açacağını sözlerine ekledi. Wang, Çin’in Suudi Arabistan’ın barış ve ateşkesi teşvik etme taahhüdünü takdir ettiğini ve bölgesel barışın en kısa sürede yeniden sağlanması için Suudi Arabistan ile birlikte çalışmaya hazır olduğunu kaydetti. (Xinhua)
Savunma Bakanı Khawaja Asif, Perşembe günü Hindistanlı mevkidaşı Rajnath Singh’e, “İki nükleer devlet arasında savaş alanı hayalinin düşünülemez olduğunu ve ciddi sonuçlar doğuracağını” hatırlattı
Bu uyarı, görünüşe göre Singh’in son açıklamasına bir tepkiydi; Singh, Hindistan medyasının bildirdiğine göre, devam eden Orta Doğu savaşının gölgesinde Pakistan’ı herhangi bir “yanlış maceraya” girişmemesi konusunda uyarmıştı.
Asif’in X’te yayınladığı ve açıklamaya doğrudan atıfta bulunmadığı ancak Singh’i etiketlediği bir gönderide şu ifadeler yer aldı: “Tekrarlanan söylemler güç değil, Pahalgam’daki kurgulanmış sahte bayrak operasyonunun yıldönümü yaklaşırken görünen stratejik kaygıyı yansıtıyor; bu olay uluslararası incelemeye dayanamadı ve Yeni Delhi’nin uydurma krizlere olan bağımlılığını ortaya koydu.
Bu tür tehditler yeni değil; “Bu, öngörülebilir bir kalıbın parçası; içsel kırılganlığı dışa vurmak ve siyasi çıkarlar için asılsız iddialar bahanesiyle gerilimi tırmandırmaya çalışmak,” dedi.
Geçen yıl 22 Nisan’da Hindistan işgali altındaki Keşmir’de meydana gelen Pahalgam olayında turistlere saldırı düzenlenmişti. Yeni Delhi, kanıt olmadan olayı Pakistan’la ilişkilendirmiş ve bu da geçen yıldan itibaren iki ülke arasında kısa süreli bir askeri gerilime yol açmıştı. İslamabad, saldırıdan sorumlu olmadığını kesin bir dille reddederken, tarafsız bir soruşturma çağrısında bulunmuştu.
Pakistan Ordusu daha sonra, 22 Nisan Pahalgam saldırısından 10 Mayıs’ta sona eren Bunyanum Marsoos operasyonuna kadar olan Hindistan ile çatışma dönemini Marka-i-Haq (gerçeğin savaşı) olarak adlandırmıştı.
Asif, paylaşımında tarihin, yanlış hesaplamaların sonuçları olduğunu açıkça hatırlattığını söyledi. “Marka-i-Haq hâlâ aklımızda taze.” “Bir dahaki sefere cevabımız daha da güçlü ve kararlı olacak,” diye uyardı.
“Hiçbir belirsizlik olmasın: Pakistan barışa ve bölgesel istikrara bağlı kalmaya devam ediyor, ancak egemenliğini savunma kararlılığı mutlak, hazırlığı tam ve cevabı hızlı, ölçülü ve kararlı olacak.”
Ayrıca şunları söyledi: “Rajnath Singh’e iki nükleer devlet arasında savaş alanı yanılsamasının düşünülemez olduğunu ve ciddi sonuçlar doğuracağını hatırlatmak isterim. Hindistan, kendi stratejik ve diplomatik alanındaki artan huzursuzlukla yüzleşmekle daha iyi bir şekilde hareket edecektir,” dedi. (Dawn)
İsrail’e idam yasası nedeniyle yaptırım çağrısı
Avrupa Birliği’ne bağlı 26 uluslararası insan hakları örgütü, İsrail’de kabul edilen yeni idam yasası sonrası AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın ticaret kısmının askıya alınmasını talep etti.
Yeni yasa, özellikle işgal altındaki bölgelerde yargılanan Filistinlileri hedef aldığı ve adil yargılanma ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Örgütler, düzenlemenin ayrımcı olduğunu ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini savundu.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Ürdün başta olmak üzere birçok Müslüman ülke de yasaya sert tepki göstererek, kararın bölgesel gerilimi artırabileceği uyarısında bulundu.
İsrail içinde de muhalefet ve sivil toplum kuruluşları yasaya karşı çıkarken, konu yargıya taşındı. (DW)
AB’nin yeni giriş sistemi havalimanında krize yol açtı
Avrupa Birliği’nin yeni Giriş-Çıkış Sistemi (EES), Brüksel Havalimanı’nda pasaport kontrolünde yoğunluk oluşturdu ve bekleme süreleri 70 dakikayı aştı.
Yoğunluğun başlıca nedenleri arasında biyometrik veri işlemleri ve personel eksikliği gösterildi. Yeni sistem, AB vatandaşı olmayan yolcular için parmak izi ve fotoğraf gibi dijital kayıtları zorunlu kıldığı için işlemleri uzatıyor.
Artan yolcu trafiği ve Paskalya dönemi de kuyrukları büyütürken, Belçika hükümeti bazı biyometrik uygulamaları geçici olarak erteledi. Sistem, ilerleyen süreçte seyahatleri hızlandırmayı hedeflese de kısa vadede yoğunluk yaratmaya devam ediyor.. (Sputnik)
Başkan Trump, Adalet Bakanı Pam Bondi’yi Görevden Aldı
Bu, Trump’ın son haftalarda görevden aldığı ikinci kabine üyesi; Blanche geçici Adalet Bakanı oldu.
Adalet Bakanlığı’nda Bondi, başkanın önceliklerini yerine getirmeye çalıştı ancak sonuçta onu memnun edemedi. Başkan Trump, Adalet Bakanı Pam Bondi’yi görevden alarak, bir yıllık Adalet Bakanlığı görevine son verdi. Bu görev süresi, Trump’ın favori hedeflerini yargılama çabalarının başarısız olması ve başkan ile danışmanlarının Jeffrey Epstein skandalını kötü yönettiği görüşüyle damgasını vurdu. Trump, Perşembe öğleden sonra sosyal medyada, “Pam Bondi, büyük bir Amerikan vatanseveri ve sadık bir dosttur; geçen yıl boyunca Adalet Bakanım olarak sadakatle hizmet etti” diye yazdı. Başkan, Bondi’nin yakında “özel sektörde çok ihtiyaç duyulan ve önemli yeni bir işe” geçeceğini söyledi. Yeni işi hakkında ayrıntı vermedi. (The Wall Street Journal)
Suriye Cumhurbaşkanı El-Şara, BM İnsani İşler Koordinatörü Fletcher’ı Kabul Etti
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı ve İnsani İşler ile Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher’ı başkent Şam’daki Halk Sarayı’nda kabul etti.
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani’nin de yer aldığı görüşmede, ülkedeki insani durumun iyileştirilmesi ve BM kuruluşlarıyla yürütülen işbirliğinin kapsamının genişletilmesi hedefleri masaya yatırıldı. Görüşme kapsamında, Suriye’deki insani yardım mekanizmalarının etkinliğinin artırılması ve sahadaki koordinasyon süreçlerinin güçlendirilmesi üzerinde duruldu. Taraflar, BM kuruluşları ile Suriye makamları arasındaki diyaloğun kesintisiz sürdürülmesinin önemini vurguladı.
Toplantıda, insani yardım çalışmalarının daha verimli bir şekilde yürütülmesi için gereken adımlar detaylandırıldı. Ayrıca, mevcut zorlukların vatandaşlar üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek ve yardımların ihtiyaç sahiplerine en doğru şekilde ulaştırılması amacıyla atılabilecek adımlar değerlendirildi. (SANA)
Atina’da Polis Çinli İnsan Kaçakçılığı Çetesini Çökertti
Atina’da polis, sahte belgeler hazırlayarak yasa dışı göçmenlerin ülkeye giriş ve barınmasını sağlayan Çinli bir insan kaçakçılığı şebekesini çökertti. Operasyon kapsamında örgütün lider konumundaki 3 kişi ile birlikte toplam 9 kişi gözaltına alındı.
Soruşturmaya göre örgüt, sahte seyahat belgeleriyle kişileri hava yoluyla ülkeye getiriyor, ardından araç ve otobüslerle Atina’daki “güvenli evlere” yerleştiriyordu. Kaçak geçişlerin kişi başı maliyetinin 5 bin ila 10 bin euro arasında olduğu belirlendi.
Polis baskınlarında sahte pasaportlar, oturma izinleri, dijital materyaller ve nakit paralar ele geçirilirken, yasa dışı barınma sağlanan adresler de ortaya çıkarıldı. Ayrıca örgütün faaliyetlerinde kullanılan araçlara da el konuldu.. (Greek City Times)
Rusya’nın dış ticareti, yaptırımlara rağmen 2022’den beri düşüş göstermedi
Rusya Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı Maxim Oreshkin’e göre, bu süre zarfında ödemelerin coğrafyası ve para birimi değişti.
Rusya Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı Maxim Oreshkin, Uluslararası Ulaştırma ve Lojistik Forumu’nda yaptığı açıklamada, Batı’nın Rusya’yı küresel ekonomiden izole etmeyi hedeflediğini ancak ülkemizin dış ticaret hacminin 2022’den beri düşmediğini, hatta bazı alanlarda arttığını söyledi. Oreshkin, “Batı ülkelerinin 2022’nin başlarında, ilk çeyreğin sonunda Rusya’ya yönelik hedefinin Rusya’yı küresel ekonomiden ayırmak olduğunu herkes çok iyi biliyor. Ödeme yapılmasına, ticarete izin vermemek ve böylece ülkemize zarar vermek. Ancak sonuç farklı oldu,” dedi.
Yetkili, “Dış ticaret hacmi grafiğine bakarsak, dış ticaret hacmimiz 2022’den beri düşmedi. Hatta biraz arttı,” diye ekledi. Bu süre zarfında ödemelerin coğrafyası ve para birimi değişti. Oreshkin, küresel Güney para birimlerinin ticareti destekleme değerinin artmaya devam edeceğini de sözlerine ekledi. (TASS Rus Haber Ajansı)
Avrupa Parlamentosu Üyesi Rima Hassan, terörizmi yüceltme suçlamasıyla polis gözetiminde
Le Parisien gazetesinin haberine göre, Fransız-Filistinli Avrupa Parlamentosu Üyesi Rima Hassan, Perşembe sabahı terörizmi yüceltme şüphesiyle gözaltına alındı.
Hassan’ın partisi La France Insoumise (LFI) de bunu doğruladı. LFI’li siyasetçiyle ilgili dava, 26 Mart’ta paylaştığı ancak daha sonra sildiği bir tweet ile ilgili.
Tweet, Japon gerilla grubu Kızıl Ordu’nun eski bir üyesi olan Kozo Okamoto hakkındaydı. Okamoto, 1972’de İsrail Ben-Gurion Havalimanı’na düzenlenen ve 26 kişinin öldüğü saldırıdan dolayı İsrail’de mahkum edilmişti. Kızıl Ordu, bu saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi adına gerçekleştirmişti. 1985 yılında bir esir takası kapsamında İsrail’den serbest bırakıldı. Le Parisien’e göre, Hassan polis tarafından çağrıldıktan sonra tweet’i sildi. Siyasetçinin, çevrimiçi nefret söylemiyle mücadele kuruluşu olan Pôle National de Lutte Contre la Haine en Ligne (PNLH) tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alındığı bildirildi. La France Insoumise’den bir kaynak, Fransız haber ajansı AFP’ye verdiği demeçte, “Kendisi geçici olarak gözaltına alındı; bu, her zaman tüm çağrılara katıldığı göz önüne alındığında akıl almaz bir durum” dedi. (The Brussels Times)
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran’ın petrol başkanını öldürdüğünü açıkladı
İsrail Savunma Kuvvetleri, bu hafta başlarında Tahran’da İran petrol karargahı komutanı Cemşid Eşagi’nin Hava Kuvvetleri tarafından öldürüldüğünü duyurdu.
IDF açıklamasında, petrol komutanlığının İran rejiminin silahlı kuvvetlerinin bir parçası olduğunu ve petrol satışlarından elde edilen kârlar aracılığıyla ordunun faaliyetlerini ve güçlenmesini sağladığını belirtti. İsrail ordusuna göre, Eşagi yıllarca rejim güçlerinin finansman kolunu ve balistik füze üretimi için askeri sanayileri yönetti. Ayrıca IDF, Eşagi’nin Ortadoğu’daki İran’ın vekil güçlerini, özellikle Hizbullah ve Husileri finanse etmek amacıyla hareket ettiğini söyledi. (Haaretz)
Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)






