Türkiye’den dünyaya uzanan gündem başlıklarında son 24 saat yine oldukça yoğun geçti. Savunma sanayiinden güvenlik gelişmelerine, diplomatik temaslardan küresel krizlere kadar birçok kritik başlık öne çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma sanayii yatırımlarına ilişkin mesajları dikkat çekerken, İstanbul’da yaşanan silahlı saldırı girişimi ve Orta Doğu’daki gerilim küresel endişeleri artırdı.
Ekonomi, siyaset ve uluslararası ilişkilerde yaşanan gelişmeler, hem Türkiye’nin hem de dünyanın yeni dönemde nasıl bir yön izleyeceğine dair önemli ipuçları verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı’nı dualarla gerçekleştirdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı ve Temel Atma Töreni’ni dua ederek gerçekleştirdi. Yapılan tesis ile Hisar, Siper ve Tayfun gibi füzelerin üretim kapasitesi 5 kat artırılacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lalahan’da düzenlenen “ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni”ne katılarak konuşma yaptı. Programda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni kapsamında yaptığı konuşma sonrası, tesisi gezdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tayfun Blok-4 füzesini imzaladı.
Açılışı yapılan tesis ve merkezlerde 2 bin personelin istihdamı sağlanacak. Temeli atılan Lalahan Füze Entegrasyon Tesisleri’nde ise bin 300 personelin istihdam edilmesi planlandı. Toplamda da 3 bin 300 kişiye istihdam sağlanacak.
Kırıkkale’de kurulan Yakıt Üretim Tesisleri, yaklaşık 25 bin dönüm alan üzerinde konumlanan dev bir teknoloji merkezi olarak faaliyetlerine başlayacak.
Lalahan yerleşkesinde temeli atılan Füze Entegrasyon Tesisleri ile de SİPER, HİSAR Hava Savunma Füzeleri ve TAYFUN gibi stratejik ürünlerle de seri üretim kapasitesi artırılacak.
(En Son Haber)
Beşiktaş’ta polis noktasına silahlı saldırı girişimi! 3 şüpheli etkisiz hale getirildi
İstanbul Beşiktaş’taki polis noktasına silahlı saldırı girişimi sonrası çatışma çıktı. Silahlı çatışmada 1 şüpheli öldürüldü, 2 şüpheli yaralı olarak etkisiz hale getirildi, 2 polis memuru ise hafif şekilde yaralandı. İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Ölü olarak ele geçirilen Yunus E. S.’nin dini istismar eden terör örgütüyle irtibatı olduğu, yaralı olarak ele geçirilen Onur Ç. ve Enes Ç. isimli diğer iki teröristin kardeş olduğu ve Onur Ç.’nin uyuşturucu kaydı bulunduğu bilgisine ulaşılmıştır” denildi. Yaralı saldırganların sorgusu hastanede sürerken olay yerine yakın bölgede 3 şüpheli daha gözaltına alındı. Olaya ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 5’e yükseldi. Bakan Çiftçi, saldırıyı gerçekleştiren şahıslarla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 kişinin daha yakalandığını açıkladı.
Olay, bugün saat 12.00 sıralarında İsrail Konsolosluğu’nun da bulunduğu plazanın önünde meydana geldi. Uzun namlulu silahlarla gelen 3 saldırgan güvenlik tedbiri alan polislere saldırı düzenledi. Polis ekiplerinin karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Çatışmada saldırganlardan 1’i öldürülürken, 2 saldırgan yaralı olarak etkisiz hale getirildi. 2 polis ise hafif yaralandı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İstanbul’da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimizle silahlı çatışmaya giren 3 kişi etkisiz hale getirilmiştir. Çatışmada iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Teröristlerin, kimlikleri tespit edilmiştir. İzmit’ten kiralık araçla İstanbul’a geldikleri tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu; 2’si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir” ifadelerini kullandı. (Hürriyet)
Yeniden Refah’tan “ara seçim” açıklaması
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, CHP Lideri Özgür Özel’in “ara seçim” çağrısına dair partisinin görüşünü açıkladı; “İktidarı erken seçime zorlamayı daha doğru bir adım olarak görüyoruz” dedi.
Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, MYK toplantısı sonrası parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “ara seçim” çağrısına dair soruyu yanıtlayan Kılıç, “Yeniden Refah Partisinin kanaati net: Ara seçime hayır, erken seçime evet diyoruz” diye konuştu. (BirGün)
Türkiye, İsrailli bakanın Mescid-i Aksa’ya baskınını en güçlü biçimde kınadı
Dışişleri Bakanlığı, İsrailli bakanın işgal altındaki Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını en güçlü biçimde kınadı. Bakanlık açıklamasında, “Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ibadetine açılmasının ve Doğu Kudüs’teki kutsal mekanlarda ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılmasının sağlanmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu hatırlatıyoruz” denildi.
Bakanlık, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
“İsrailli bir bakan tarafından Mescid-i Aksa’ya düzenlenen baskını en güçlü biçimde kınıyoruz.” ifadesi kullanılan açıklamada, Netanyahu hükümetinin münhasıran Müslümanlara ait kutsal bir mekan olan Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki kimliğini hedef alan ihlal ve provokasyonlarının kabul edilemez olduğu belirtildi. (HaberTürk)
Helal sektörü 2.5 trilyon dolar oldu
Birinci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi, Orman Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi. Helal Akreditasyon Kurumunun (HAK) bugüne kadar önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini bildiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye açısından İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) önem arz ettiğini, hükümetin Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda İslam ülkeleriyle ticareti geliştirme stratejine çok önem verdiğini dile getirdi.
İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payının 2002’de yüzde 11 iken geçen yıl yüzde 26’yı aştığını vurgulayan Bolat, “Hedef 2030’a kadar yüzde 30 barajını geçmek” dedi.
Brezilya’dan Çin’e
Giyimden turizme, medyadan kozmetiğe birçok alanda “helal” kavramının dikkate alındığını vurgulayan Bolat, şu ifadeleri kullandı: “2024 yılında 2.3 trilyon dolar, 2025’te 2.5 trilyon dolar hacme sahip olan helal sektörü ve alanının 2028’de 3.5 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. İİT nezdinde helal ihracat ve ithalat profiline baktığımızda, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, özellikle Uzak Doğu’da Endonezya, Malezya gibi ülkelerin bu alanda önemli çalışmalar yaptıklarını görüyoruz. Hatta Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya gibi bazı ülkelerde de kendilerinde bulunan Müslüman topluluklar açısından bunu dikkate aldıklarını görüyoruz.”
‘Transit ticaret başladı’
Bakan Bolat, “İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni”nde ise “Körfez’de Suudi Arabistan’la yapılan anlaşmayla transit ticareti başlattık. Transit vizeler veriliyor artık ve bununla Hürmüz Boğazı’ndan geçemeyen ürünleri bazıları boru hatlarıyla, bazıları kara yolları taşımacılığıyla devam ettireceğiz” dedi. (Milliyet)
Tarih belli, İstanbul’a kış geliyor! Balkanlardan giriş yaptı
İstanbul’da bahar havası yerini hızla soğuk ve yağışlı günlere bırakıyor. AKOM’un uyarısına göre Balkanlar üzerinden gelecek yeni hava sistemiyle birlikte sıcaklıklar yarından itibaren sert şekilde düşecek. Megakentte sıcaklıkların yarından itibaren kademeli şekilde azalarak cuma gününe kadar 10 derecelerin altına kış değerlerine gerileyeceği tahmin ediliyor. (Haberler.com)
Polislerin sorunları için araştırma önergesi reddedildi
TBMM Genel Kurulu’nda polis memurlarının hak kayıplarının incelenmesine yönelik öneri, AK Parti ve MHP oylarıyla kabul edilmedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde polis memurlarının çalışma koşulları ve emeklilik haklarının araştırılmasına yönelik verilen grup önerisi reddedildi.
İYİ Parti tarafından sunulan öneri, AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmedi.
Önergede, polislerin emeklilik rejiminde ortaya çıkan adaletsizliklerin ve farklı yasal düzenlemelerden kaynaklanan maaş farklarının incelenmesi talep edildi. Aynı rütbe ve görevde çalışan personel arasında yüzde 25 ile yüzde 40’a varan gelir farklarının oluştuğu belirtilerek bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulandı.
İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, polislerin görev sırasında büyük fedakarlık gösterdiğini ancak emeklilikte ciddi hak kayıpları yaşadığını ifade etti. Olgun, uzun mesai saatleri, belirsiz görevlendirmeler ve mobbing iddialarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu, öneride dile getirilen hassasiyetleri önemsediklerini ancak Meclis araştırması açılmasını gerekli görmediklerini söyledi. 35 yıl polislik yaptığını belirten Tipioğlu, sosyal güvenlik sisteminde geçmişte yaşanan parçalı yapının 2008 reformuyla giderildiğini ifade etti. Tipioğlu, mevcut farklılıkların yalnızca polisleri değil tüm kamu görevlilerini kapsayan yapısal bir durum olduğunu savundu. (Yeniçağ)
İbrahim Tatlıses’ten kötü haber: Usta sanatçı yoğun bakıma kaldırıldı!
74 yaşındaki imparator lakaplı İbrahim Tatlıses, yurt dışı turnesi dönüşü İstanbul’daki evinde aniden fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Tansiyon düşüklüğü ve ağır enfeksiyon şüphesiyle acil servise getirilen Tatlıses, doktorların kararıyla tedbir amaçlı yoğun bakım servisine alındı.
Türk müziğinin dev ismi İbrahim Tatlıses, yoğun konser maratonunun ardından döndüğü İstanbul’da sağlık şoku yaşadı. Sabah saatlerinde evinde aniden rahatsızlanan usta sanatçı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından süratle hastaneye sevk edildi. Acı haberi alan ailesi ve yakın dostları hastaneye akın ederken, Tatlıses’in hayranları da dua zinciri başlattı. Hastane Başhekimi Dr. Engin Çakmakçı, sanatçının sağlık durumuyla ilgili ilk resmi açıklamayı yaparak durumun kontrol altında olduğunu bildirdi.
Tatlıses’in hastaneye kaldırıldığı haberinin ardından ailesi ve yakın çevresi de hastaneye geldi. Sanatçının sağlık durumunun kontrol altında olduğu öğrenilirken, doktorların tedavi sürecini yakından takip ettiği aktarıldı. Sanatçının ağır bir virüse yakalandığı öne sürülürken, kesin sağlık durumuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Tatlıses’in bir süre gözlem altında tutulabileceği ifade ediliyor.
İbrahim Tatlıses’in tedavi gördüğü hastanede Başhekim Dr. Engin Çakmakçı, sanatçının sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu.
Dr. Çakmakçı, “Hastamız İbrahim Tatlıses bugün, hastanemizin acil servisine saat 11:20’de tansiyon düşüklüğü şikayetiyle başvurmuştur. Acil servis muayenelerinin yanı sıra yapılan kan tetkikleri ve tomografi sonucunda, ilk bulgularında enfeksiyon ön tanısıyla tedbiren yoğun bakıma servisine alınmıştır. Hastamızın bilinci açık, kalp fonksiyonu ve akciğer dokusu normal olup, genel durumu iyidir. Bakteriyel bir enfeksiyon nedeniyle tedavisine başlanmıştır. (Akit)
Tarihi Hicaz Demir Yolu yeniden canlanıyor!
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye, Suriye ve Ürdün’ü birbirine bağlayan “modern Hicaz Demir Yolu’nu” inşa etmek istediklerini söyledi.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Ürdünlü ve Suriyeli mevkidaşları ile yaptığı toplantının ardından Ürdün’ün başkenti Amman’daki Osmanlı yadigarı Hicaz Demir Yolu İstasyonu’nu ziyaret etti.
Bakan Uraloğlu, tarihi istasyondan hareket ederek Türkiye üzerinden Avrupa’ya gidecek bir Türk tırını düzenlenen törenle Ürdünlü mevkidaşı Nidal Kattamin ve Suriyeli mevkidaşı Ya’arub Bedir ile birlikte uğurladı.
Burada açıklamalarda bulunan Uraloğlu, Ürdün, Türkiye ve Suriye arasında inşa edilecek söz konusu demir yolu hattının Suudi Arabistan ve Umman’a uzanmasını da planladıklarını, böylelikle Kızıldeniz’i Akdeniz’e ve Avrupa’ya bağlamış olacaklarını dile getirdi.
Bakan Uraloğlu Ürdünlü ve Suriyeli mevkidaşları ile bugün imzaladıkları mutabakat zaptıyla üç ülke arasındaki demir yolu projesi üzerinde anlaştıklarını dile getirdi.
“Hicaz Demir Yolu’nun Amman istasyonundayız. Gerçekten 1302 kilometrelik bir demir yolunun çok önemli bir parçasındayız.” diyen Uraloğlu, Amman’daki Osmanlı yadigarı Hicaz Demir Yolu İstasyonunu ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Türkiye, Suriye ve Ürdün’ün üç ülke arasındaki kara yolu hattının işlevsel hale getirilmesi için irade ortaya koyduklarını söyleyen Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Ürdün’den çıkacak olan yüklerin Suriye üzerinden Avrupa’ya oradan esasında Orta Asya’ya kadar gitmesi söz konusu. Keşke bu projeleri biz bir 10 yıl önce hayata geçirseydik, 20 yıl önce hayata geçirseydik ama o günkü konjonktür nasip olmadı. Bugün Cumhurbaşkanımız ve üç ülkenin (Türkiye, Suriye ve Ürdün) devlet başkanları bir irade ortaya koydu. Ve biz de o irade gereği bugün Amman’dayız.” (Milat)
İstanbul’un simgesi Yerebatan Sarnıcı İBB’den alındı
İstanbul’daki Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyeti, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) mülkiyetinde bulunan tarihi Yerebatan Sarnıcı’nın tapusunun Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiği açıklandı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi tarafından yapılan duyuruda, mülkiyet devrinin herhangi bir yasal temele dayanmadığı öne sürüldü.
İBB’den yapılan açıklamada, devir sürecine ilişkin bazı şartların esnetildiği belirtilerek, “Herhangi bir dava süreci işletilmeden, idari bir yargı kararı ortaya konulmadan ve önceden bir hukuki süreç işletilmeden doğrudan tapu tescili yoluyla mülkiyet değişikliği yapılmış olması dikkat çekicidir” ifadeleri kullanıldı. (Korkusuz)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile görüştü: İran konusunda mesaj net
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek küresel barış için diplomasi trafiğini sürdürdü.
Görüşmede Türkiye ve İspanya arasındaki savunma sanayii başta olmak üzere ikili ilişkilerin güçlendirilmesi kararlılığı vurgulanırken, Orta Doğu ve Ukrayna’daki sıcak çatışmalar ana gündem maddelerini oluşturdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki gerilime ilişkin net mesajlar vererek, İran’ın topyekün yıkılmasını hedefleyen yaklaşımları tasvip etmediklerini ancak İran’ın bölge ülkelerine yönelik tutumunu da doğru bulmadıklarını ifade etti.
Barışın tesisi için vicdan sahibi tüm aktörlerin diplomasiye odaklanması gerektiğini belirten Erdoğan, İsrail’in Gazze ve çevresindeki hukuk tanımaz tavrı durdurulmadığı sürece bölgenin barışa hasret kalacağı uyarısında bulundu.
Ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için uluslararası camianın müzakereleri daha ciddi bir şekilde ele alması gerektiğini hatırlattı. (Türkiye)
Dünya’dan kısa kısa…
Ortadoğu’da tansiyon “nükleer saldırı” iddialarıyla tırmandı
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in, Tahran’a verdikleri ultimatomun dolmasına saatler kala yaptıkları uyarılar, ABD’nin İran’a nükleer saldırı hazırlığı yaptığı iddialarına yol açtı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a Hürmüz Boğazı’nı açması ve bir anlaşmaya varması için verdiği ultimatomun dolmasına saatler kala Ortadoğu’da gerilim iyice tırmandı.
Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in art arda yaptıkları açıklamalar, ABD’nin İran’ı nükleer saldırı ile hedef alabileceği iddialarını gündeme taşıdı. Bu iddiaların gündeme taşınmasını tetikleyen ilk açıklama Donald Trump’tan geldi.
Trump, sosyal medya hesabından, bu gece Tahran rejimine tanıdığı sürenin dolacağına işaret ederek, “Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum, ama muhtemelen olacak” paylaşımını yaptı.
İran’da rejim değişikliği gerçekleştirmeyi başardıklarını iddia eden ve bu sayede artık Tahran’da “farklı, daha akıllı ve daha az radikalleşmiş zihinlerin hakim olduğunu” belirten Trump, “Belki de devrim niteliğinde harika bir şey gerçekleşebilir, KİM BİLİR? Bu gece öğreneceğiz” sözlerini kaydetti.
Donald Trump, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Bu gece, dünyanın uzun ve karmaşık tarihindeki en önemli anlardan birini yaşayacağız. 47 yıllık gasp, yolsuzluk ve ölüm dönemi nihayet sona erecek. Tanrı İran’ın Muhteşem Halkını Korusun!”
Trump’ın, daha önce Hürmüz Boğazı’nı açması için, altyapısını hedef alarak “taş devrine geri göndermekle” tehdit ettiği İran’ı bugün de “bütün medeniyetini öldürmekle” tehdit etmesi dünya başkentlerinde alarm çanlarının çalmasına yol açtı.
ABD Başkanı Yardımcısı JD Vance’in, Trump’ın İran’a yönelik tehdidini izleyen açıklamaları, bu tartışmaları daha da alevlendirdi. Macaristan’da açıklama yapan Vance, Trump’ın ultimatomu dolmadan önce İran’dan bir yanıt beklediklerini söyleyerek “Umarım doğru yanıtı verirler” dedi. (DW)
Pakistan, Trump’ın İran’a Verdiği Sürenin Uzatılması İçin İki Haftalık Uzatma Çağrısında Bulundu
Başkan, Tahran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması için Doğu Zaman Dilimi’ne göre saat 20:00’ye kadar süre verdi. İran, ABD ile doğrudan iletişimi kesti, ancak arabulucularla görüşmeler devam etti.
Başkan Trump, İran’a yönelik saldırgan söylemini tırmandırarak, Tahran’ın Salı günü saat 20:00’ye kadar taleplerine boyun eğmemesi halinde ülkenin tüm medeniyetini yok etmekle tehdit etti. Trump, Truth Social’da “Bütün bir medeniyet bu gece ölecek, bir daha asla geri getirilmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum, ama muhtemelen olacak” diye yazdı. İran, bu tehdit üzerine ABD ile doğrudan iletişimi kesti, ancak arabulucularla görüşmeler devam etti. İslam Devrim Muhafızları, Orta Doğu petrol ve doğalgaz altyapısına yönelik saldırıları artırmakla tehdit etti. Pakistan Başbakanı, Trump’tan süreyi iki hafta uzatmasını ve İran’ı Hürmüz Boğazı’nı açma talebine uymaya çağırdı. (The Washington Post)
Irak’ta İran yanlısı milisler tarafından kaçırılan Amerikalı gazeteci serbest bırakıldı
Bağdat’ta İran yanlısı bir milis tarafından kaçırılan Amerikalı gazeteci Shelly Kittleson, serbest bırakıldı. Irak hükümetinden üst düzey bir yetkili Salı günü CNN’e yaptığı açıklamada, gazetecinin Irak hükümeti tarafından karşılandığını ve seyahat düzenlemelerinin yapıldığını belirtti. Ayrıca hükümetin güvenliğini sağlamak için kapsamlı çabalar gösterdiğini de sözlerine ekledi.
Orta Doğu konusunda uzmanlaşmış bir muhabir olan Kittleson, geçen ay Irak’taki İran yanlısı bir milis grubu olan Kataib Hizbullah tarafından esir alınmıştı.
Salı günü, Kataib Hizbullah güvenlik şefi Abu Mujahid al-Assaf, Telegram’da yaptığı bir paylaşımda, grubun Kittleson’ı “ülkeyi derhal terk etmesi şartıyla” serbest bırakmaya karar verdiğini söyledi. Paylaşım, “Bu girişim önümüzdeki günlerde tekrarlanmayacak” diyerek sona erdi. “Siyonist-Amerikan düşmanının İslam’a karşı yürüttüğü bir savaş halindeyiz ve bu koşullar altında birçok husus göz ardı ediliyor.”
Konuya yakın bir kaynağa göre, ABD hükümeti, Kittleson’ın kaybolmasından kısa bir süre önce, onu kaçırma veya öldürme planı yapan bir Kataib Hizbullah örgütü hakkında onu uyarmıştı. Bu uyarı, Kittleson zaten Irak’ta muhabirlik yaparken yapılmıştı.
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Dylan Johnson o dönemde, tehditler hakkında ayrıntı vermeden, “Dışişleri Bakanlığı daha önce bu kişiyi kendisine yönelik tehditler konusunda uyarma görevini yerine getirdi ve serbest bırakılmasını en kısa sürede sağlamak için FBI ile koordinasyon içinde olmaya devam edeceğiz” demişti.
Kaçırılma olayı, Irak güvenlik güçlerinin sorumluları bulmak ve Kittleson’ın serbest bırakılmasını sağlamak için bir operasyon başlatmasına yol açtı. (CNN)
Nebenzya: ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığını kınıyoruz
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, ülkesinin Basra Körfezi ve Ortadoğu’da en kısa sürede barışın sağlanması için çaba gösterdiğini belirterek, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınadıklarını belirtti.
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK), Hürmüz Boğazı’na ilişkin karar tasarısını oylamasının ardından yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınadıklarını, tasarıyı ise “uluslararası hukuk açısından tehlikeli emsal ve İran’a karşı saldırgan eylemlere kart‑blanş vereceği” gerekçesiyle veto ettiklerini açıkladı.
Ortadoğu ve İran gündemiyle toplanan BMGK oturumunda konuşan Nebenzya, “Hedefimiz, Basra Körfezi’nde ve Orta Doğu’da mümkün olan en kısa sürede barışın tesis edilmesidir” dedi. (Sputnik)
Netanyahu: İsrail Savunma Kuvvetleri, İran Devrim Muhafızları’nın kullandığı demiryollarına ve köprülerine saldırdı
Başbakan Benjamin Netanyahu, İsrail’in İran Devrim Muhafızları’nın kullandığı demiryollarına ve köprülerine saldırdığını söyledi.
Netanyahu Salı günü yaptığı video açıklamasında, “İran’daki terörist rejimi artan bir güçle eziyoruz,” dedi. “Dün nakliye uçaklarını ve onlarca helikopteri imha ettik. Bugün Devrim Muhafızları’nın kullandığı demiryollarına ve köprülerine saldırdık.”
Daha sonraki bir açıklamada, İsrail Savunma Kuvvetleri, “Tahran, Karaj, Tebriz, Kaşan ve Kum dahil olmak üzere İran genelinde çeşitli bölgelerde sekiz köprü bölümüne saldırdıklarını” belirtti. Bu köprüler, İran rejiminin silahlı kuvvetleri tarafından silah ve askeri teçhizat taşımak ve İsrail Devleti’ne ve Orta Doğu’daki diğer ülkelere karşı saldırılar düzenlemek için kullanılıyordu.”
Netanyahu, Savunma Bakanı ile birlikte onayladığı operasyonların İran halkını hedef almadığını, ancak 47 yıldır İran’ı yöneten rejimi zayıflatmayı amaçladığını da sözlerine ekledi. Netanyahu ayrıca, “Bu artık aynı İran değil, aynı İsrail de değil. Güç dengesini baştan sona değiştiriyoruz” dedi. (Haaretz)
İran medyasında yer alan haberlere göre Tahran’daki bir sinagog füze saldırısında hasar gördü
İran medyası ve sosyal medya hesapları tarafından yayınlanan görüntüler ve haberler, saldırının gerçekleştiği yeri Tahran’ın merkezindeki Filistin Meydanı yakınlarında bulunan Rafi Niya Sinagogu olarak tanımladı.
Salı günü yayınlanan İran devlet ve yarı resmi haberlerine göre, İran medyası tarafından devam eden ABD-İsrail harekatına atfedilen bir füze saldırısında Tahran’ın merkezindeki bir sinagog hasar gördü. İran’ın Yahudi temsilcilerinden biri saldırıyı kınadı ve Tevrat tomarlarının enkaz altında kaldığını söyledi.
İran medyası ve sosyal medya hesapları tarafından yayınlanan görüntüler ve haberler, saldırının gerçekleştiği yeri, son günlerde tekrarlanan saldırılara maruz kalan Tahran’ın merkezindeki Filistin Meydanı yakınlarında bulunan Rafi Niya Sinagogu olarak tanımladı. Bu, The Jerusalem Post’a bağımsız kaynaklar tarafından doğrulandı; kaynaklar, Tahran Beit Din üyesi Haham David Sasani’nin olay yerinde hasarı değerlendirirken görüldüğünü söyledi.
İran devlet bağlantılı medya kuruluşları tarafından yayınlanan videolarda, saldırıdan sonra binanın içinde siddurim (Yahudi dua kitapları), enkaz ve hasar olduğu görülüyordu.
IRIB Haber Ajansı’nın yayınladığı bir video açıklamasında, İran parlamentosundaki (Meclis) Yahudi temsilcisi Homayoun Sameh, saldırının Yahudi bayramı Pesah sırasında “eski ve kutsal sinagoglarımızdan birini” vurduğunu söyledi.
Sameh’in şu sözleri aktarıldı: “Siyonist rejim, Yahudi bayramları sırasında bu topluluğa merhamet göstermedi ve eski ve kutsal sinagoglarımızdan birine saldırdı. Ne yazık ki, bu saldırı sırasında sinagog binası tamamen yıkıldı ve Tevrat tomarları enkaz altında kaldı.”
İran’daki hasarlı bölgenin yakınında duran ve The Jerusalem Post tarafından incelenen bir videodan çevrilen Farsça bir videoda da, bir adamın, yerleşim alanına bitişik bir sinagogun vurulduğunu iddia ettiği ve İsrail’i “Yahudiler ve Müslümanlar arasında ayrım yapmadığını” göstermekle suçladığı görülüyordu.
İran ve rejim yanlısı hesaplar, bildirilen saldırıyı hızla İsrail’i İran’ın Yahudi azınlığını hedef almakla suçlamak için kullandı; bu sırada İranlı yetkililer, daha geniş kapsamlı savaşı Yahudilerle değil, İslam Cumhuriyeti ile “Siyonist rejim” arasında bir savaş olarak çerçevelemeye devam etti. İran bağlantılı hesaplar tarafından yayılan bir sosyal medya paylaşımında, yerel Yahudilerin “şaşırmadıklarını” ve “İsrail’den her şeyin mümkün olduğunu” söyledikleri iddia edildi.
Tahran, uzun zamandır kendisini kalan Yahudi topluluğunun koruyucusu olarak göstermeye çalışırken, aynı zamanda şiddetli İsrail karşıtı söylemini de sürdürmektedir. İran’ın Yahudi nüfusu, 1979 öncesi büyüklüğünün sadece küçük bir kısmını oluşturmasına rağmen, İsrail dışında Orta Doğu’daki en büyük Yahudi topluluğu olmaya devam ediyor ve İslam Cumhuriyeti’nin kısıtlamaları altında, İsrail politikalarını sık sık alenen eleştiriyor. (The Jerusalem Post)
Doğu Guta’daki Duma Kimyasal Faciası Yıldönümünde Anılıyor
Suriye’nin Duma şehri, 7 Nisan 2018 tarihinde yeni bir insanlık felaketiyle sarsıldı. Dar sokaklarda yayılan toksik gazlar, sivillerin zaten zor koşullar altında yaşadığı ölüm korkusunu artırdı. Saldırıda kullanılan yasaklı kimyasal maddeler, şehrin acı dolu tarihine yeni bir bölüm ekledi.
O dönemde Sivil Savunma ekipleri, yoğun hava bombardımanı ve tehlikeli koşullar altında müdahalelerini sürdürürken, Şehitler Meydanı yakınlarındaki bir bölgede toplu boğulma vakaları tespit edildi. Bu durum, uluslararası yasaklı kimyasal maddelerin kullanıldığını doğruladı.
Acil Durum ve Afet Yönetimi Müdürlüğü Operasyon Sorumlusu Amer Zarifa, SANA muhabirine yaptığı açıklamada, saldırı bölgesine ulaşmanın sürekli bombardıman nedeniyle son derece zor olduğunu ve bu durumun ilk yardım ve belgeleme çalışmalarını aksattığını belirtti.
Zarifa, ekiplerin defalarca denemenin ardından bölgeye ulaşabildiğini ve yaralıları tedavi noktalarına taşıdıklarını, müdahaleleri takip ettiklerini ifade etti.
Sivil Savunma ekipleri, kurtarma ve temizlik çalışmalarını ertesi gün de devam ettirdi. Zarifa, saldırıda 43 kişinin hayatını kaybettiğini, 500’den fazla kişinin kimyasal gazdan etkilendiğini kaydetti. Belgelenen bilgiler, tanık ve kurtulanların ifadelerinin dikkatle kaydedildiğini, bu suçların zaman aşımına uğramayacağını ve sorumluların adaletten kaçamayacağını gösteriyor.
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) tarafından 27 Ocak 2023’te yayımlanan soruşturma ve tanımlama raporu, devrik Esad rejimin zehirli klor gazı kullanarak kimyasal saldırıyı doğrudan gerçekleştirdiğini doğruladı. Saldırıda 43 sivil hayatını kaybetti, bunların arasında 10 çocuk ve 15 kadın bulunuyor. (SANA)
Efsanevi Romanya, Galatasaray, Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Mircea Lucescu 80 Yaşında Hayatını Kaybetti
Romanyalı futbol teknik direktörü, Cuma sabahı geçirdiği kalp krizi sonucu Salı günü vefat etti.
Romanya futbol efsanesi Mircea Lucescu Salı günü hayatını kaybetti. Bükreş Üniversitesi Acil Hastanesi yaptığı açıklamada haberi doğruladı. Lucescu, son on yılların en büyük teknik direktörlerinden biri olarak kabul ediliyordu ve Shakhtar Donetsk, Inter, Galatasaray ve Dinamo Kiev gibi takımları çalıştırdıktan sonra 2024-2026 yılları arasında Romanya milli takımını yönetti. Romanya’yı 26 Mart’ta Türkiye’ye karşı Dünya Kupası play-off yarı finalinde kaybettikleri ana kadar yönetti; aynı milli takımı 2017-2019 yılları arasında da çalıştırmıştı.
Bükreş Üniversitesi Acil Hastanesi, AP’ye şu açıklamayı yaptı: “Sayın Mircea Lucescu, Romanya’nın en başarılı futbol antrenörlerinden ve oyuncularından biriydi; 1984’te Romanya milli takımını Avrupa Şampiyonası’na taşıyan ilk kişiydi. Romanya’nın tüm nesilleri, onun imajını ulusal bir sembol olarak kalplerinde taşıdı.” (CBS Sports)
Lübnan’da Vatikan yardım konvoyu ‘ateş altında kaldı’
AFP’ye konuşan bir kaynak, ‘araçlar geri döndü, maddi hasar var ancak yaralanan yok’ dedi.
Yerel bir güvenlik kaynağı AFP’ye verdiği bilgide, Lübnan’daki Vatikan yardım konvoyunun Salı günü ateş altında kaldığını söyledi.
Lübnan’daki Apostolik Nuncio Paolo Borgia tarafından organize edilen ve güneydeki Hristiyan köylerine gitmekte olan insani yardım konvoyu, Salı günü “ateş altında kaldıktan” sonra geri dönmek zorunda kaldı. Olay yerindeki bir güvenlik kaynağı AFP’ye yaptığı açıklamada, ateşin kaynağını belirtmedi.
Konvoy, Fransız UNIFIL taburu tarafından korunuyordu ve Debel köyüne doğru ilerliyordu.
Kaynak, ateşin “araçlarda hasara” neden olduğunu, ancak herhangi bir yaralanma olmadığını da sözlerine ekledi.
Lübnan haber ajansı ANI, konvoyun İsrail ve Hizbullah arasındaki “çapraz ateş” nedeniyle geri dönmek zorunda kaldığını bildirdi. (ANSA)
Bulgaristan merkezli telefon dolandırıcıları, Kuzey Yunanistan’daki yaşlıları hedef aldı
Polis Salı günü yaptığı açıklamada, Kuzey Yunanistan’daki yaşlıları telefon dolandırıcılığı yoluyla hedef alan Bulgaristan merkezli bir suç şebekesinin 41 kurbandan 600.000 €’dan fazla para elde etmeyi başardığını söyledi.
Polis açıklamasında, yetkililerin Eylül 2021 ile Ağustos 2023 tarihleri arasında bilinmeyen ortaklarıyla birlikte dolandırıcılık operasyonunu koordine eden 48 yaşında bir yabancı uyruklu kişiyi aradıkları belirtildi.
Polis, çetenin özellikle Halkidiki ve Selanik’teki yaşlıları hedef aldığını ve çete üyelerinin polis memuru veya doktor gibi davranarak kurbanları aradığını söyledi. Kurbanların çocuklarının veya diğer yakın akrabalarının bir trafik kazasına karıştığını ve acilen nakit paraya ve mücevhere ihtiyaç duyduklarını – ya hastane masraflarını ödemek ya da polise rüşvet vererek hapse girmemelerini sağlamak için – iddia ettiler.
Kurbanlar kabul ederse, nakit parayı ve değerli eşyaları toplamak için hızla bir ekip gönderiliyordu. Polis açıklamasında, çetenin bu şekilde toplam 611.345 € toplamayı başardığı belirtildi.
Yaşlıları veya diğer savunmasız kişileri hedef alan bu tür dolandırıcılık yöntemleri giderek yaygınlaşsa da, hâlâ oldukça etkili olmaya devam ediyor. (eKathimerini)
Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)






