Türkiye ve dünyada son 24 saat yine hareketli geçti. Şanlıurfa’da okula düzenlenen silahlı saldırıdan siyasetteki yargı kararlarına, uluslararası krizlerden savunma sanayii gelişmelerine kadar birçok başlık gündeme damga vurdu. Hem iç politikada hem de küresel arenada dikkat çeken gelişmeler, önümüzdeki günlerin de oldukça yoğun geçeceğinin sinyalini
Şanlıurfa’da okula silahlı saldırı: 16 yaralı
Siverek’te bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda aralarında öğrenci, öğretmen ve bir polis memurunun da bulunduğu 16 kişi yaralandı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, saldırıyı gerçekleştiren eski öğrencinin yakalanacağını anlayınca intihar ettiğini bildirdi.
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Siverek ilçesinde bir okulda meydana gelen ve 16 kişinin yaralanmasına yol açan silahlı saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu. Vali Şıldak, 2007 doğumlu saldırganın polisin müdahalesi sırasında intihar ederek hayatını kaybettiğini bildirdi. Siverek Devlet Hastanesi önünde açıklamalarda bulunan Vali Şıldak, olayın ardından başlatılan geniş çaplı soruşturmanın hem adli hem de idari yönden sürdürüldüğünü belirtti.
Olayda yaralananların sağlık durumuna ilişkin bilgi veren Şıldak, şunları kaydetti:
Ateş açılması sonucu 16 kişi yaralı. Bunlardan 4’ü öğretmen, 10 öğrencimiz, 1 polis memurumuz ve 1 kantin işletmecimiz yaralanmış durumda. Şükürler olsun ki can kaybı yok. 4 yaralımızın sağlık durumu biraz daha orta seviyede olduğu için hekimlerimiz tarafından il merkezindeki hastanelere sevk edildi. Hastanemizde 12 yaralımızın tedavisi devam ediyor. Bir öğrencimizin sağlık durumunu hekimlerimiz orta seviyede değerlendirdiği için kendisini il merkezindeki tam teşekküllü bir hastaneye sevk ettik. Diğer yaralılarımızın tedavileri Siverek Devlet Hastanesi’nde titizlikle sürdürülüyor. Hepsine acil şifalar diliyorum.
Vali Şıldak, olayı gerçekleştiren şahsın kimliğine ve eğitim geçmişine dair detayları paylaşarak, “Saldırgan, bu okulun eski bir öğrencisi. Sadece 9. sınıfa kadar burada eğitim görmüş, daha sonra Açık Öğretim Lisesine kaydedilmiş. 2007 doğumlu olan bu şahıs, olay sırasında polis ekiplerimizin müdahalesiyle okul içerisinde sıkıştırıldı. Yakalanacağını anlayınca ateşli silahla kendi canına kıymak suretiyle hayatını kaybetti.” dedi.
Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu, okulda yaşanan saldırı olayından büyük üzüntü duyduklarını dile getirerek, söz konusu olay nedeniyle okulda eğitim öğretime 4 gün ara verdiklerini söyledi. (TRT Haber)
Kılıçdaroğlu’na hapis cezası
Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında karar çıktı. Mahkeme, Kılıçdaroğlu’nun “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçundan 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Yeniçağ’a yaptığı açıklamada, kararı kabul etmediklerini ve “siyasi bir karar” olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Çelik, “Tam bir hukuksuzlukla karşı karşıyayız. bu karar kabul edilemez. Bu hukuksuz kararı istinafa götüreceğiz ve istinaftan da döneceğine eminiz. Kabul edilebilir bir karar değil” dedi.
“Pişman değilim” demişti
Kılıçdaroğlu, iki yıl önce aynı dosya kapsamında “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçlamasıyla savunmasını Ankara’da talimatla vermişti. Savunmasında sözlerinden dolayı pişman olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, hayatı boyunca dürüst bir şekilde çalıştığını ve çocuklarını helal kazançla büyüttüğünü dile getirmişti.
Kılıçdaroğlu savunmasında, “Çok büyük bütçeler yönettim, her zaman fakir fukaranın parasını ve çıkarını gözettim. Milletimi ve devletimi her zaman sevdim, sadakatten hiç ayrılmadım” ifadelerini kullanmıştı.
Mahkemenin verdiği kararın ardından sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu.
(Haberler.com)
Ugandalı general geri adım attı: Türk kardeşlerimi çok seviyorum
Uganda Savunma Kuvvetleri Başkanı ve aynı zamanda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin oğlu olan Muhoozi Kainerugaba, son günlerde sosyal medyada Türkiye’ye yönelik yaptığı küstah açıklamalarından geri adım attı.
Büyük tepki çeken paylaşımlarını silen Kainerugaba, önceki gün yaptığı ayrı bir paylaşımda daha yumuşak bir dil kullandı. Kainerugaba, “Türkiye’deki 86 milyon kardeşimi seviyorum. Hakaretler benim için önem arz etmiyor. Türk halkına Uganda’dan sevgiler yolluyoruz” dedi.
Kainerugaba, sildiği paylaşımında Türkiye’den 1 milyar dolar isteyerek “Asıl sorun Türkiye! Onların kendilerini toparlamasını bekledik ama nafile. Eğer sorunlarımızı çözmezlerse önümüzdeki 30 gün içinde Türkiye ile tüm diplomatik ilişkilerimizi keseceğiz. Havayollarını da engelleyeceğiz” ifadelerini kullanmıştı. Uganda’nın Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisi ise generalin paylaşımlarının aksine, “Türklerle olan ortaklığımıza büyük değer veriyoruz” açıklamasını yaparak tansiyonu düşürmeye çalışmıştı. (Hürriyet)
Yeşilçam’ın acı kaybı: Emektar oyuncu Arif Ertan Güntav hayatını kaybetti
Yeşilçam sinemasına hem oyuncu hem de prodüksiyon amiri olarak yıllarca hizmet veren emektar isim Arif Ertan Güntav yaşamını yitirdi. Güntav, yarın Üsküdar’da kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak.
Türk sinemasının altın çağı Yeşilçam’ın gizli kahramanlarından biri daha aramızdan ayrıldı. Oyunculuğunun yanı sıra prodüksiyon amiri olarak kamera arkasında da büyük emekleri bulunan Arif Ertan Güntav, hayata veda etti.
Güntav’ın vefat haberini Film-San Vakfı kamuoyuna duyurdu. Vakıftan yapılan açıklamada, “Yeşilçam’ın emektarı oyuncu ve prodüksiyon amiri Arif Ertan Güntav’a Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz” ifadelerine yer verildi. Sinema camiasında sevilen bir isim olan Güntav’ın vefatı, sanat dünyasında derin üzüntü yarattı.
Yıllarını sinema emekçisi olarak geçiren Arif Ertan Güntav için yarın ikindi namazını müteakip Üsküdar Çiçekçi Camii’nde cenaze namazı kılınacak. Sevenleri ve sanatçı dostlarının katılımıyla kılınacak namazın ardından Güntav, son yolculuğuna uğurlanacak.
Arif Ertan Güntav kimdir?
Türk sinemasının farklı alanlarında görev almış deneyimli bir isim olan Arif Ertan Güntav, hem oyuncu hem de prodüksiyon amiri olarak birçok projede yer aldı. Kariyeri boyunca Yeşilçam’ın üretken dönemlerine tanıklık eden Güntav, sinema sektöründe çalışkanlığı ve sorumluluk bilinciyle tanınan isimler arasında gösterildi.
Uzun yıllar boyunca setlerin hem önünde hem de arkasında aktif rol üstlenen Güntav, Türk sinema tarihinde emek veren kuşaklar arasında saygıyla anılan isimlerden biri olarak yerini aldı. (Cumhuriyet)
Mansur Yavaş’a soruşturma izni! ABB’den ‘sindirme ve itibarsızlaştırma’ açıklaması
İçişleri Bakanlığı, 2023 seçimlerinde Karabük mitinginde belediye araçlarının kullanıldığı iddiasıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verdi.
Eski dosyalar bir kez daha raflardan indirilerek masaya konuldu. Karara itiraz eden Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), ortada yazılı veya sözlü hiçbir somut delil olmadığını belirterek bu adımı “sindirme ve itibarsızlaştırma çabası” olarak nitelendirdi.
Başkentte deprem etkisi yapan karar, siyaset arenasında suları bir anda ısıttı. 2023 seçim günlerine uzanan iddialarla Mansur Yavaş’ın hedef tahtasına oturtulması, Ankara’yı karıştırdı. Ortada resmi bir talimat bulunmamasına rağmen, sadece “bilgisi dışında olamaz” varsayımıyla faturanın Yavaş’a kesilmek istenmesi tartışma çıkardı.
2023’te Karabük’te düzenlenen bir seçim mitinginde Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) ait bazı resmi araçların usulsüz şekilde görevlendirildiği iddiasıyla soruşturma düğmesine basıldı. İçişleri Bakanlığı’nın verdiği bu kritik izin, başkentte geniş yankı uyandırdı. Belediye koridorlarında hareketli saatler yaşanıyor.
Kararın kamuoyuna yansımasıyla ABB’den savunma geldi.
Karar metninde bile Yavaş’ın emir verdiğine dair bir bulgu bulunmadığının bizzat yer aldığı vurgulandı. Belediyeden yapılan resmi açıklamada, “Söz konusu karar metninde; ‘İlgili emir ve talimat verdiğine dair bir bilgi ve bulguya rastlanmamış…’ ifadeleri yer almasına rağmen, herhangi bir somut talimat, görevlendirme ya da doğrudan fiil ortaya konulmadan; yalnızca ‘bilgisi dışında gerçekleşmiş olmasının beklenemeyeceği’ yönündeki varsayıma dayanılarak sorumluluk atfedilmeye çalışılmıştır” denilerek duruma tepki gösterildi.
Mansur Yavaş’ın kampanya sürecindeki o şeffaf duruşunun altının kalın çizgilerle çizildiği raporda, dikkat çeken başka detaylar da yer aldı.
Kamu kaynaklarının kullanılmaması adına Yavaş’ın seçim döneminde belediye başkanlığı maaşını dahi almayı reddettiği hatırlatıldı. Uygulamanın bir televizyon programında tartışılması üzerine bizzat Yavaş’ın talimatıyla teftiş başlatıldığı ve o incelemeden de hiçbir bulguya rastlanmadığı dikkati çekti. Atılan bu idari adımın açıkça bir sindirme hamlesi olduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca, geçmiş dönemlere de çok sert bir gönderme yapılarak, “Bugüne kadar seçimlerde çalışanları yoklamalar zoruyla, otobüsler kaldırarak miting miting gezdiren belediyenin tüm imkânlarını seçim dönemlerinde kullandıran eski yönetime ilişkin tek bir soruşturma dahi açılmamışken, Mansur Yavaş hakkında açılan bu soruşturmayı kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” ifadelerine yer verildi. Verilen iznin tamamen Yavaş’a yönelik suç isnadı üretmekten ibaret olduğu kaydedildi.
Tartışmalı soruşturma kararına karşı yapılacak olan hukuki itiraz ve Yavaş cephesinin düzenleyeceği basın toplantısı bekleniyor. (MilliGazete)
Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 nefes kesti
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026 seçkin gözlemci günü Konya’da gerçekleştirildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Anadolu Ankası Tatbikatı 2026’nın seçkin gözlemci ve basın günü, Konya’da’daki 3. Ana Jet Üs Komutanlığında ve Konya atış sahasında icra edildi. ABD, Azerbaycan, Polonya ve Slovakya’nın da aralarında bulunduğu Türkiye dahil 5 ülkeden 116’sı yabancı 519 personelin katıldığı tatbikat, 3. Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirilen brifingle başladı. Gerçekleştirilen tatbikat ile muharebe ortamında personel arama kurtarma görev kuvveti unsurları ile çalışabilirliği denemek, hayatta kalma, kaçma, kurtulma usullerini geliştirmek ve uçucuların eğitim seviyelerinin artırılması hedefleniyor. Öte yandan, müşterek ve birleşik harekat kapsamında, personel arama kurtarma, yakın hava desteği, dinamik hedefleme, zamana duyarlı hedefleme gibi görevlerin tatbikat senaryolarına dahil edilerek planlanması ve icrası da tatbikatın amaçları arasında yer alıyor.
Türk savunma sanayi ürünlerinin de sıklıkla kullanıldığı tatbikatta yabancı ülke ateşeleri ve personel, ürünler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Tatbikatı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ercüment Tatlıoğlu da yerinden takip etti. Tatbikatta, Hava Kuvvetleri’nden 3 adet F-16, 1 adet E-7T (HİK), 1 adet AKINCI İHA, 1 adet CN-235, 1 adet ANKA-S, 1 adet AS-532, 5 adet T-7 ve 10 Tim yer alırken Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 1 adet T-70, 1 tim, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 2 tim, Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından 1 adet T-70 ve 1 tim, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından da 1 adet S-70 ve 1 adet tim katılım sağladı.
ROKETSAN’ın en küçük güdümlü mühimmatı konumunda olan METE füzesi lazer işaretleme ile hem karadan hem de GÖKALP Dron Sistemi ile hedefleri başarıyla vurdu. Senaryo gereği radar sistemlerinin imha edilmesinin ardından AKINCI’dan ateşlenen Süper Şimşek geçişi yapıldı. Düşman hedefleri, yapılan işaretlemenin ardından F-16 ve SU-25 savaş jetleri tarafından tam isabetle vurdu. Ayrıca, düşman bölgesinde savaş jetinden yaralı olarak kurtulan bir pilotun kurtarılması senaryosu da başarıyla icra edildi.
Tatbikatta seçkin gözlemci gününün bitmesinin ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, tatbikata katılım sağlayan tüm birimlere teşekkür etti. (İHA)
İzmir açıklarında 43 düzensiz göçmen yakalandı
İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında durdurulan lastik bot içerisinde, 10’u çocuk 43 düzensiz göçmen yakalandı.
Sahil Güvenlik Mobil Radarı (MORAD09) tarafından 12 Nisan saat 06.35 sıralarında, lastik bot içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu tespit edildi. Görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu (KB22) tarafından hareketli haldeki lastik bot kısa sürede durduruldu. Durdurulan bot içerisindeki 10’u çocuk toplam 43 düzensiz göçmen ekiplerce yakalandı. Kıyıya çıkarılan göçmenler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi. (Habertürk)
Meclis’te asgari ücret tartışması: Hadsizlik yapma, terbiyesiz
TBMM Genel Kurulu’nda asgari ücret ve enflasyon tartışması gerilime sahne oldu. DEM Partili Kezban Konukçu ile AKP’li Adem Çalkın arasında sert sözler karşılıklı olarak yükseldi.
DEM Parti’nin asgari ücretliler üzerindeki enflasyon yükünün araştırılmasına ilişkin önergesi üzerine üzerine söz alan DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu’nun konuşması sırasında AKP sıralarıyla yaşanan karşılıklı söz atma Genel Kurul’da gerginliğe neden oldu.
Konuşmasında asgari ücretin yalnızca çalışanların maaşını değil, işsizlik ödeneği, kıdem tazminatı, GSS primi ve staj ücretleri gibi birçok kalemi de doğrudan etkilediğini söyleyen Konukçu, Türkiye’de çalışanların önemli bir bölümünün asgari ücretle yaşam mücadelesi verdiğini belirtti. Vergi sistemini de eleştiren Konukçu, ücretlilerin ağır vergi yükü altında kaldığını, buna karşın büyük şirketlerin vergi avantajlarından yararlandığını savundu.
Konukçu’nun kürsüden yaptığı konuşma sırasında AKP Kars Milletvekili Adem Çalkın’ın oturduğu yerden laf atmasıyla tartışma başladı. Konukçu, AKP sıralarından gelen müdahalelere tepki göstererek, “Ya, Allah aşkına dışarıda konuşun ya! Bir de en önde konuşuyorsunuz” dedi. Bunun üzerine Çalkın, “Bu da huy oldu sizde” karşılığını verdi.
İkili arasındaki gerilim, karşılıklı sert sözlerle büyüdü. Konukçu, “Konuşamazsın burada ya böyle oturup” derken, Çalkın ise “Her konuşmacı buraya çıkıyor, AK Parti sıralarına dönüp had bildiriyor, asıl siz haddinizi bilin” ifadelerini kullandı.
Tartışmanın devamında Çalkın’ın “Hadsizlik yapma! Terbiyesiz” sözlerine Konukçu, “Sensin terbiyesiz! Sen kimsin bana ‘terbiyesiz’ diyorsun!” Ben senin bildiğin kadınlara da benzemem ha” diyerek yanıt verdi.
Genel Kurul’da tansiyonun daha da yükselmesi üzerine oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Pervin Buldan milletvekillerine defalarca uyarıda bulundu. Başkan, “Sayın milletvekilleri, ‘terbiyesiz’ diye söyleneni kabul edemeyiz” diyerek tarafları sakin olmaya çağırdı. (odatv.com)
Yüksekova’da 211 Kilogram Uyuşturucu Ele Geçirildi
Hakkari Yüksekova’da düzenlenen operasyonda 211 kg uyuşturucu madde ile 2 şüpheli gözaltına alındı.
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde polis ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonda 211 kilogram uyuşturucu ele geçirildi. Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonuyla zehir tacirlerine yönelik operasyon düzenlendi. İran üzerinden Türkiye’ye giriş yaptığı tespit edilen iki tır, güvenlik güçlerinin radarına takıldı. Narkotik ekiplerinin yürüttüğü hem fiziksel hem de teknik takip sonucunda durdurulan tırlarda yapılan detaylı aramalarda 126 kilogram skunk, 85 kilogram toz esrar olmak üzere toplamda 211 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 şüpheli gözaltına alındı. Sınır hattında uyuşturucu trafiğine geçit vermeyen Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü, bu büyük yakalamayla birlikte bölgedeki uyuşturucu sevkiyatına ağır bir darbe indirmiş oldu. Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi. (SonDakika)
Türkiye, lüks yat üretiminde dünya 2’ncisi
Antalya Serbest Bölge A.Ş. (ASBAŞ) Genel Müdürü Zeki Gürses, Türkiye’nin, lüks yat imalatında dünya ikinciliğine yükseldiğini açıkladı. Gürses, Türkiye’de ilk sırada olan Antalya Serbest Bölge’nin katkısının çok büyük olduğunu söyledi.
Türkiye, Antalya’nın öncülüğünde lüks yat üretiminde dünya ikinciliğine yükseldi. 79 firmadan 44’ünün yat sektöründe faaliyet gösterdiği ASBAŞ’ın Genel Müdürü Zeki Gürses, bu yıl ilk üç aylık dönemde bölgeden ihracatı gerçekleştirilen yat sayısının 8 olduğunu açıkladı. Rıhtımda 80 metreye kadar yatların imalatının yapıldığını belirten Gürses, “Şu anda 13 yatın teslimatı bekleniyor. Bunların toplam uzunluğu 491 metre. Bölgemiz şu an en yoğun dönemini yaşıyor. Kendi yat bağlamı rıhtımlarımız kapasiteli olduğu için hemen yine aynı şekilde yükleme-boşaltma rıhtımlarımızı da yat bağlamı amacıyla kullanmaktayız” dedi.
Antalya Serbest Bölge’de 2000 yılından bugüne kadar ihracatı yapılan toplam üretimi açıklayan Gürses, “Bölgemizde satışı gerçekleştirilen yat sayısı 840. Satış değeri toplamı 2 milyar 112 milyon dolar. Bunların toplam uzunluğu 15 bin 344 metre. Bu da son derece güzel, çünkü bölgemizde her geçen yıl üretilen, ihracat yapılan yatların boyları uzamakta” diye konuştu.
Bu yıl lüks yat üretiminde çok önemli bir gelişme yaşandığını açıklayan Gürses, “Türkiye, geçmiş yıllarda yat imalatında dünyada 3’üncü sıradaydı. Şu an 2’nci sıraya yükseldiğini gururla söyleyebiliriz. 1’inci sırada İtalya, 2’nci sırada Hollanda, 3’üncü sırada Türkiye iken, Türkiye’de üretilen lüks yat sayısı Hollanda’yı geçti. Mart ayı sonu itibarıyla dünya ikinciliğine yükseldik. Burada Antalya Serbest Bölgesi’nin katkısı çok fazla, çünkü Türkiye’de yat imalatında bölgemiz birinci sırada. Bunu da gururla ifade etmek istiyorum” dedi.
Yat sektöründe son verilere göre 4 bin 500 kişinin istihdam edildiğini açıklayan Gürses, “Yat imalatında Antalya ve çevre illerden hem işçilik hem malzeme anlamında ayrıca ciddi anlamda yan sanayisine destek sağlanıyor. Sektör burada faaliyete başladığı zaman yerli girdi oranı yüzde 25 iken, şu anda yüzde 45’lere kadar çıktı. Parasal değer olarak söylüyorum. Birçok elektrik donanımını yine ithal etmek zorunda kalıyoruz ama diğer laminasyon, elektrik donanımları, birçok işçilik faaliyetleri Türkiye’den rahatlıkla karşılandığı için Antalya’nın yan sanayisine çok ciddi katkı sağlanıyor. Nitelikli eleman istihdam etmesi anlamında da çok büyük katkı sağlıyor. Özellikle Endüstri Meslek Lisesi mezunlarına tavsiye ederim. Bugün bir üniversite mezunundan daha yüksek maaşlar kazanmaktalar” diye konuştu. (DHA)
Dünya’dan kısa kısa…
Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında yapılan üst düzey görüşmelerden sonuç çıkmadı ancak diplomasi tamamen kopmadı. Tarafların bu hafta sonuna doğru İslamabad’da yeniden masaya oturması bekleniyor.
Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen süreçte temel hedef, 22 Nisan’da sona erecek ateşkesi uzatmak. Ancak ABD’nin İran limanlarına yönelik olası abluka adımları ve tarafların karşılıklı suçlamaları süreci kırılgan hale getiriyor.
ABD tarafı “top İran’da” derken, İran ise Washington’u aşırı taleplerle süreci tıkamakla suçluyor. Tüm bu gerilime rağmen iki taraf da müzakereleri sürdürme konusunda kapıyı açık tutuyor.
(PakistanToday)
Yaptırım uygulanan Çin tankeri Hürmüz Boğazı’ndan geçtikten sonra geri döndü
Rich Starry, bu sabah abluka altındaki su yolundan geçen ilk tankerdi, ancak Umman Körfezi’nde geri döndü.
Orta Doğu’daki Amerikan kuvvetlerinden sorumlu ABD Merkez Komutanlığı, ilk 24 saatte hiçbir geminin ablukadan geçmediğini ve altı ticari geminin geri dönmesi emri verildiğini söyledi.
250.000 varil metanol taşıyan Rich Starry ve Çinli sahibi Şanghay Xuanrun Nakliye Şirketi, İran ile iş yapmaları nedeniyle ABD tarafından yaptırıma tabi tutulmuştu.
Pazartesi günü Donald Trump, tüm su yolunu kapatma sözü vermiş ve ABD donanma gemilerine yaklaşan herhangi bir geminin “derhal ortadan kaldırılacağı” uyarısında bulunmuştu.
Ancak ABD Merkez Komutanlığı daha sonra ablukanın yalnızca “İran limanlarına giren veya çıkan tüm ulusların gemileri” için geçerli olduğunu açıkladı.
Ablukanın, İran dışındaki limanları kullanan gemileri kapsaması beklenmiyordu.
Rich Starry gemisi yükünü Birleşik Arap Emirlikleri’nde yüklemişti; bu da yaptırımlara tabi olmasına rağmen, abluka kapsamına girmesinin beklenmediği anlamına geliyordu. (The Telegraph)
Uluslararası Para Fonu (IMF), İran savaşından kaynaklanan enerji şokunun, gelişmiş ekonomiler arasında İngiltere’yi en çok etkileyeceğini öngördü
IMF, son Dünya Ekonomik Görünümü raporunda, İngiltere’nin bu yılki büyüme tahminini, Ocak ayında savaş başlamadan önce yapılan %1,3’lük tahminden %0,8’e düşürdü.
Fon, bu düşüşün savaştan, daha az faiz indiriminden ve yüksek enerji fiyatlarının etkisinin gelecek yıla kadar devam edeceği beklentisinden kaynaklandığını belirtti.
Ayrıca, savaşın dünya ekonomisini “yönünden çıkarabileceği” ve uzun süreli bir çatışmanın küresel bir durgunluk riski taşıdığı konusunda uyardı. IMF, merkez bankalarını yüksek enflasyona karşı faiz oranlarını artırma konusunda temkinli olmaya çağırdı.
İngiltere’nin yarım puanlık düşüşü, gelişmiş ekonomiler arasında en büyük düşüş olup, İngiltere’nin bu yıl emsallerine kıyasla orta düzeyde bir büyüme göstermesi öngörülüyor.
Bu revizyon, geçen ay da İran savaşının G20 büyük ekonomileri arasında İngiltere’ye ekonomik büyüme açısından en büyük darbeyi vuracağını öngören OECD’nin yaptığı revizyona benzer.
IMF, net enerji ithalatçısı olan İngiltere’nin enerji fiyatlarındaki hızlı artışlara karşı hassas kaldığını öne sürdü. (BBC)
İspanya’dan 500 bin düzensiz göçmene ikamet ve çalışma izni
İspanya hükümeti ülkede yaşayan 500 bin düzensiz göçmene yasal statü kazandıracak kararnameyi kabul etti. Kısa süre içinde bu kadar başvuruyu değerlendirecek altyapının olmadığını belirten göçmenlik büroları tepkili.
İspanya hükümeti, ülkede yaşayan yaklaşık 500 bin düzensiz göçmene ikamet ve çalışma izni sağlayacak Kraliyet Kararnamesi’ni kabul etti.
Sol azınlık hükümetin bugün Madrid’de yaptığı Bakanlar Kurulu toplantısında kabul edilen kararname ile Yabancılar Kanunu’nda reform yapılması öngörülüyor. Reform, sadece mevcut yasada değişiklik öngördüğü için parlamentoda onaylanması gerekmiyor. Düzenlemenin yakında resmi gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Çin ziyareti sırasında düzenlemeye ilişkin açıklamalar yapan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez kararnameyi savundu. Bunun ülkede yaşayanlara karşı bir “adalet” meselesi olduğunu belirten Sanchez, bu adımın Katolik Kilisesi ve işveren dernekleri tarafından da desteklendiğini “Çünkü büyümeyi sürdürebilmek için iş gücüne ihtiyaçları” olduğunu vurguladı.
Sanchez, ülkede yaşayan ve çalışanların eşit koşullarda çalışması ve vergi ödemesi gerektiğini savunuyor. Sanchez hükümeti, Avrupa Birliği’nin (AB) en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olan İspanya’ya göçmenlerin büyük katkı sağladığı görüşünde.
Pedro Sanchez liderliğindeki hükümetin Ocak ayı başında duyurduğu düzenlemeye bazı şartları sağlayan göçmenler başvurabilecek. Buna göre, İspanya’ya 1 Ocak 2026 tarihinden önce giriş yapmış ve ülkede en az beş aydır ikamet ediyor olmaları gerekiyor. Bunun yanı sıra başvuruda bulunacak göçmenlerde sabıka kaydı olmaması şartı aranıyor. 20 Nisan’da başlayacak başvurular 30 Haziran’da sona erecek. İkamet ve çalışma izinleri ilk etapta bir yıl için verilecek.
Ancak bu kadar kısa süre içinde çok sayıda evrakın nasıl işleme konulacağı soru işaretleri yaratıyor. Göçmenlik büroları, 500 bin kadar başvuruyu değerlendirecek altyapıya sahip olmadıklarını belirtiyor.
Göçmenlik bürolarında çalışan memurların bağlı olduğu sendika kişisel başvuruların başlayacağı 21 Nisan’dan itibaren grev yapma tehdidinde bulundu. Sendika, bu başvurular için ayrılan kaynakların yetersizliğini protesto etmek amacıyla tüm başvuruları durduracağını açıkladı.
İspanya’da 1986 ile 2005 yılları arasında da ülkede bulunan düzensiz göçmenlere yönelik altı af çıkarılmıştı. Yaklaşık 50 milyon nüfusu bulunan İspanya’da göçmenlerin sayısının 10 milyon olduğu tahmin ediliyor. İspanyol düşünce kuruluşu Funcas ülkede yaşayan düzensiz göçmen sayısının ise 840 bin civarında olduğunu belirtiyor. (DW)
Trump, ‘kabul edilemez’ Meloni’ye karşı tavır aldı
Bu haftaki gerilim, İtalyan liderin ABD ile ilişkisine çok açık bir darbe vurdu, ancak iç politikada faydalı olabilir.
ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni’yi “kabul edilemez” olarak nitelendirdi ve Papa Leo XIV’e yönelik saldırısını eleştirmesinin ardından bir gün sonra “artık aynı kişi olmadığını” söyledi.
İtalyan gazetesi Corriere della Sera ile yaptığı telefon görüşmesinde Trump, “Onun söylediklerine şok oldum. Cesur olduğunu düşünmüştüm, ama yanılmışım” dedi.
Meloni’nin Pazartesi günü yaptığı ve Trump’ın Papa Leo XIV’e yönelik saldırısını kabul edilemez olarak nitelendirdiği yorumları sorulduğunda, ABD başkanı şu yanıtı verdi: “Kabul edilemez olan kendisi, çünkü İran’ın nükleer silahı olup olmadığı ve fırsat bulsa İtalya’yı iki dakika içinde havaya uçurabileceği umurunda değil.”
Başbakanın siyasi müttefikleri ise ona destek veriyor. Savunma Bakanı Guido Crosetto, X konusunda patronunu destekleyerek, “Giorgia Meloni, özellikle ilkeler, saygı ve kimlik söz konusu olduğunda, düşüncelerini dile getirmekten asla çekinmeyen bir liderdir” diye yazdı.
Bu son tartışmayla Trump, Avrupa’daki son ve belki de en sadık müttefikine sırtını döndü.
ABD Başkanı, bir yıl önce Meloni’yi “harika bir kadın” ve “büyük bir lider” olarak nitelendiriyordu; İtalyan lider, birçok kişi tarafından AB’nin gayri resmi Trump danışmanı olarak görülüyordu. Ocak 2025’teki göreve başlama töreninde tek Avrupalı liderdi ve Başkan Yardımcısı JD Vance’e göre, gümrük vergileri görüşmeleri sırasında Avrupa ve ABD arasında “bir köprü” görevi görmüştü. Bu haftaki anlaşmazlık, ABD ile ilişkisine çok açık bir darbe vuruyor; ancak iç politikada faydalı olabilir. (Politico)
İrlanda hükümeti, yakıt protestolarının ele alınış biçimiyle ilgili güven oylamasından sağ çıktı
İrlanda hükümeti, petrol tedarikine erişimi engelleyen, benzin pompalarının kurumasına ve büyük trafik sıkışıklıklarına neden olan bir haftalık yıkıcı yakıt protestolarının ele alınış biçimiyle ilgili olarak Salı günü yapılan güven oylamasından sağ çıktı.
İrlanda Başbakanı Micheál Martin, koalisyon hükümetini, “çok daha derin hasara yol açma tehdidi oluşturan yıkıcı abluka”yı sona erdirmek için harekete geçtiğini söyleyerek savundu.
Hükümeti destekleyen 92-78’lik oy, liderliğini korudu. Güven oylaması başarısız olsaydı, hükümet istifa etmek zorunda kalacak ve Parlamento ya yeni bir başbakan seçecek ya da genel seçim çağrısında bulunacaktı.
Protestolar 7 Nisan’da yavaş ilerleyen konvoyların yolları tıkamasıyla başladı. Kamyoncular, çiftçiler, taksi ve otobüs işletmecileri başkent Dublin’deki önemli altyapıyı ve ana caddeyi bloke ettikçe, protestolar sosyal medyada yayıldıkça büyüdü.
Göstericiler, insanların işlerini kaybetmesine neden olacağını söyledikleri yükselen yakıt maliyetlerini hafifletmek için fiyat sınırlamaları veya vergi indirimleri talep etti.
Oylamanın ardından, Dublin’deki parlamento binası Dáil’in önünde toplanan protestocular “hain” ve “onları kovun” diye slogan attılar.
Muhalefet politikacıları, Martin’i protestolara daha erken yanıt vermemekle suçladılar, sunduğu yardım paketini yetersiz buldular ve hükümetin İrlanda’daki daha geniş yaşam maliyeti krizini ele alamadığını söylediler.
Sinn Fein lideri Mary Lou McDonald, koalisyonun zor durumda olan, çok çalışan insanları terk ettikten sonra güven oylaması yapmasının küstahça olduğunu söyledi.
McDonald, “Sizin çevrenizin dışında insanlar, gerçeklerden uzak bir hükümet görüyor,” dedi. “İnsanları şu sonuca götüren şey sizin kendi kibiriniz, muhakeme eksikliğiniz, empati yoksunluğunuzdur: Sizin zamanınız doldu.”
Sosyal Demokratlar, İşçi Partisi, People Before Profit, Aontu, Yeşiller Partisi ve Bağımsız İrlanda, hükümete karşı oylamayı destekledi. (AP)
Suriye’de Özel Görev Personeli Mezun Oldu: Bakan Hattab Törenle Güçleri Selamladı
Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın katılımıyla, İçişleri Bakanlığı tarafından özel görev personeline yönelik mezuniyet töreni düzenlendi. Bakanlığa bağlı Eğitim ve Tatbikat Dairesi tarafından yürütülen programı başarıyla tamamlayan kursiyerler, düzenlenen törenle görevlerine uğurlandı.
Söz konusu törenin, operasyonel güvenlik güçlerinin hazırlık seviyesini artırma ve bu birimleri yüksek standartlarda eğitim almış kadrolarla tahkim etme çabalarının bir parçası olduğu kaydedildi. İçişleri Bakanlığından salı günü yapılan açıklamada, Bakan Hattab’ın katıldığı törenin; bakanlığın personel kapasitesini geliştirme, eğitim seviyesini yükseltme ve güvenlik alanındaki zorluklara uyum sağlama yönündeki devamlı çalışmalarının bir halkası olduğu ifade edildi.
Tören sırasında, özel görev personeli kursunu tamamlayan mezunlar, Bakan Hattab ile bakanlık yetkilileri ve subayların huzurunda bir askeri gösteri sundu. Gösteride, görevlerin icrasında yüksek verimlilik, koordinasyonda hassasiyet ve performansta disiplin sergilendi.
İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz ay Şam’daki bakanlık merkezinde uzmanlaşmış eğitim programlarını tamamlayan binlerce personelin mezuniyet törenini düzenlemiş, ayrıca yeni kurumsal kimliği kapsamında resmi üniformasını kamuoyuna tanıtmıştı. (SANA)
Lavrov: Batı, Tayvan meselesinde tehlikeli oyunlar oynamaya devam ediyor
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Çinli mevkidaşı Vang Yi ile yaptığı görüşmede Batı’nın Tayvan meselesinde tehlikeli oyunlarına devam ettiğini ve Kore Yarımadası etrafındaki gerilimi tırmandırdığını belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile Pekin’de bir araya geldi.
Lavrov, “Avrasya kıtasının doğu kesiminden bahsedecek olursak, burada da oldukça tehlikeli oyunlar bir türlü son bulmuyor. Tayvan meselesinde, Güney Çin Denizi meselesinde, Kore Yarımadası’ndaki durum tırmandırılıyor ve yıllardır işbirliği ve iyi komşuluk alanı olup, okyanus merkezli alan olarak ta adlandırılan bu bölgeyi, blok niteliğinde küçük geometrik yapılar oluşturarak parçalamaya çalışıyorlar. Amaç, bu önemli bölgeye, Avrasya’nın bu kritik parçasına sınırı olan hem Çin Halk Cumhuriyeti’ni hem de Rusya Federasyonu’nu caydırmaktır” diye konuştu.
Rus diplomat, “Dolayısıyla muazzam kıtamızın tamamı sürekli olarak ilgi gerektiriyor. Eminim ki bugün, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı’nın küresel güvenlik ve diğer alanlarda ortaya koyduğu girişimler ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Avrasya geneli ile ilgili kıtasal güvenlik mimarisi oluşturulmasına ilişkin girişimi çerçevesinde uygulamaya yönelik adımlarımızı somut olarak tartışabileceğiz” ifadelerini kullandı. (Sputnik)
Polonyalı milletvekili, parlamentoda gamalı haçlı İsrail bayrağı sergiledi
Salı günü Polonya parlamentosunda, aşırı sağcı Konfederasyon Partisi’nden Konrad Berkowicz’in bir konuşma sırasında gamalı haçlı İsrail bayrağı sergilemesi tartışma yarattı.
Konuşmasının başında Berkowicz, Orta Doğu’daki savaşı betimlemek için çarpıcı bir dil kullandı.
“Yahudiler, havadan oksijeni emen ve çocukların boğularak ölmesine neden olan yasaklı fosfor bombasını kullanıyorlar,” dedi.
Sivillerin çektiği acıları ayrıntılı olarak anlattı.
“Bu fosfor bombasının dumanı akciğerlere giriyor ve onları içeriden yakıyor. On binlerce kadın ve çocuk aynı anda boğuluyor ve içeriden yanıyor. Ama eğer bazı çocuklar şanslıysa ve boğulmazsa, beyaz fosfor yanağa, ele yapışıyor ve dokuyu kemiğe kadar yakıyor. Söndürülemiyor, bu yüzden yanak kesiliyor, el ampute ediliyor,” dedi.
Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Berkowicz, “İsrail, özellikle acımasız bir şekilde gözlerimizin önünde soykırım yapıyor” dedi.
“İsrail yeni Üçüncü Reich’tır ve bayrağı tam olarak böyle görünmelidir” diyerek değiştirilmiş İsrail bayrağını çıkardı.
Meclis Başkan Yardımcısı Włodzimierz Czarzasty hemen yanıt verdi.
Czarzasty, “Sayın Başkan Yardımcısı, Polonya Sejm’inde gamalı haç sergilemek hiçbir şekilde haklı gösterilemez” dedi. (Polish Radio)
Bakanlık, BBC’nin yabancı sınır paralı askerleri iddialarını reddetti
Vatandaş Koruma Bakanlığı, Yunanistan’da polisin Türkiye ile kara sınırından diğer göçmenleri şiddet kullanarak geri itmek için göçmenleri işe aldığı iddiasını içeren BBC haberini reddetti.
Bakanlık kaynakları, devlet haber ajansı AMNA’ya, sınır korumasının uluslararası, AB ve ulusal yasalara tam uyum içinde, temel haklara ve insan onuruna saygı gösterilerek yürütüldüğünü söyledi. Ayrıca, yetkililerin son yıllarda benzer iddiaları defalarca ele aldığını ve “açıklık ve belgeleme” sağladıklarını belirttiler.
Aynı kaynaklar, bu tür haberlerin büyük ölçüde bağımsız olarak doğrulanamayan tanıklıklara ve ikincil materyallere dayandığını ve değerlendirmelerin genellikle kesin kanıtlardan ziyade iddiaların örtüşmesine dayandığını savundu.
BBC’ye göre, bulgular, üst düzey yetkililer tarafından emredilen ve denetlenen sözde “paralı askerlerin” işe alınmasını anlatan iç polis belgeleri de dahil olmak üzere geniş bir yelpazedeki kanıtlara dayanmaktadır.
Soruşturma ayrıca, göçmenlerin bu operasyonlar sırasında soyulma, gasp, dövülme ve bazı durumlarda cinsel saldırıya uğrama gibi ciddi istismarlara maruz kaldığını iddia ediyor. BBC, bu kişilerin en az 2020’den beri sınırda gayri resmi olarak çalıştırıldığının iddia edildiğini bildiriyor.
Raporda, Başbakan Kyriakos Mitsotakis, göçmenlerin geri itme operasyonlarında kullanılmasıyla ilgili iddialardan “tamamen habersiz” olduğunu söyledi. Yunanistan’ın sınırlarını koruduğunu belirten Mitsotakis, Avrupa liderlerinin geçmişteki “hataları” tekrarlamayacakları ve göçmen ve mültecilerin “büyük bir akınına” izin vermeyecekleri konusunda net olduklarını da sözlerine ekledi.
BBC, kendi soruşturmasının geçen sonbaharda, paralı asker olarak tanımlanan kişiler tarafından göçmenlere kötü muamele edildiğini gösteren video materyali aldıktan sonra başladığını belirtti. Görüntüler, ortaklarıyla arası bozulduğunu iddia eden bir kaçakçı tarafından sağlandı.
BBC, içeriği bağımsız olarak doğrulayamadığını, ancak diğer kaynaklardan toplanan bilgilerle örtüştüğünü belirtiyor. (eKathimerini)
Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)






