Türkiye, Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısının yarattığı derin acıyla sarsılırken; siyaset, ekonomi ve dış politikada peş peşe dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Dünya gündeminde ise ABD-İran hattındaki diplomasi trafiği, Orta Doğu’daki askeri hareketlilik ve Avrupa’da değişen siyasi dengeler öne çıktı. İşte son 24 saatte öne çıkan başlıklar…
Kahramanmaraş’ta okulda silahlı saldırı: 8’i çocuk 9 can kaybı, 6’sı ağır 13 yaralı!
Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda düzenlenen silahlı saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti. 13 kişi yaralandı. Can kaybına ilişkin bilgi veren Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırganın da aralarında olduğu 3 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiğini bildirdi. İlerleyen saatlerde can kaybı 9’a yükseldi.
Kentte eğitime 2 gün ara verildi. Olaya ilişkin; 3 Cumhuriyet Başsavcı Vekili, 4 Cumhuriyet Savcısı, 4 mülkiye başmüfettişi ve 4 polis başmüfettişi görevlendirildi. Saldırganın aynı okulda öğrenim gören 8. sınıf öğrencisi olduğu ve babasının emniyet mensubu olduğu belirtildi. Saldırganın olayda babasına ait 5 silahı kullandığı tahmin ediliyor. Öte yandan saldırganın emniyet mensubu babası Uğur Mersinli ve öğretmen annesi Peyman Pınar Mersinli gözaltına alındı.
Silahlı saldırıyla ilgili; 4 mülkiye başmüfettişi, 4 polis başmüfettişi, 3 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve 4 Cumhuriyet Savcısı görevlendirildi.
Ayser Çalık Ortaokulu’nda 1214 öğrenci bulunuyor. Okulun web sitesinde yer alan bilgilere göre 15 sınıflı okulda 52 öğretmen görev yapıyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kahramanmaraş’taki silahlı saldırıda yaralananları hastanede ziyaret etti. (BirGün)
Üç harfli Türk mağazacılık devinin iflasında yeni gelişme
35 milyon dolarlık dev yatırımdan iflas masasına geldi. Tasfiye süreci devam eden DİM Mağazacılık için ‘son viraj’ göründü. Alacaklıların kaderini belirleyecek olan 2. Alacaklılar Toplantısı’nın tarihi ve katılım şartları netleşti.
2000’li yılların sonunda büyük bir yatırım bütçesiyle perakende sektörüne giren ancak mali darboğazı aşamayarak 2014 yılında iflası ilan edilen Dim Devamlı İndirim Mağazacılık A.Ş. için tasfiye sürecinin en önemli duraklarından biri olan 2. Alacaklılar Toplantısı gerçekleştirilecek.
Şirketin iflas sürecine giden yoldaki en dikkat çekici gelişme 2013 yılında yaşanmıştı. 21 Şubat – 28 Mart 2013 tarihleri arasında, şirketin bünyesindeki 18 mağaza ŞOK Marketler tarafından devralınmıştı.
Söz konusu işlem bir “hisse devri” değil, “varlık alımı” (mağaza demirbaşları ve stoklar) şeklinde gerçekleşmişti. Bu durum, şirketin tüzel kişiliğinin ve mevcut borç yükümlülüklerinin DİM A.Ş. üzerinde kalarak iflas masasına devrolmasına neden oldu.
Bakırköy İflas Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruya göre, alacaklıların haklarını savunacağı ve tasfiyenin seyrini belirleyeceği toplantının detayları şöyle oldu:
14 Mayıs 2026 yılında saat 14:30’da Bakırköy Adliyesi Konferans Salonu’nda ikinci alacaklılar toplantısı yapılacak.
2009 yılında 35 milyon dolarlık bir proje bütçesi ve “Dim Down” markasıyla discount (indirimli) marketçilik alanında rekabete dahil olan şirket, beklenen pazar payına ulaşamamıştı. Bakırköy 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21/02/2014 tarihli kararıyla resmi iflas süreci başlamış, o tarihten bu yana alacaklıların mağduriyetinin giderilmesi için yasal prosedürler devam ediyor. (Yeniçağ)
Başkan Erdoğan’dan Kahramanmaraş uyarısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş’taki silahlı saldırıya ilişkin, “Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir. Acının siyaseti olmaz.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından, Kahramanmaraş’taki silahlı saldırıya ilişkin açıklamada bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kahramanmaraş’ta gerçekleşen, tüm Türkiye’yi derinden üzen silahlı saldırıdan etkilenen tüm vatandaşlarımıza, tüm ailelerimize, özellikle sevgili yavrularımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu elim saldırıda maalesef pırıl pırıl evlatlarımızı ve fedakar bir eğitimcimizi kaybettik. Kaybettiğimiz canlarımıza yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyor, kederli ailelerine sabır, eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum. Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhal başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır.” açıklamasında bulundu.
Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlarının, yaralılara ve hadiseden etkilenenlerle ilgilenmek, acıları paylaşmak ve sürece bizzat vaziyet etmek üzere Kahramanmaraş’a intikal ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Acının siyaseti olmaz”
“Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir. Acının siyaseti olmaz. Hadisenin hassasiyetine binaen başta basın mensuplarımız olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden gerekli özeni göstermelerini rica ediyorum. Bu süreçte milletimizden yalan ve yanlış haberlere, dezenformasyon içeren paylaşımlara itibar etmemelerini, ilgili kamu kurumlarımızın açıklamalarını dikkate almalarını istirham ediyorum. Evlatlarımıza, ailelerimize ve öğretmenlerimize tekrar geçmiş olsun diyorum.”
(Milat)
Mansur Yavaş’tan hakkındaki soruşturma izni için açıklama: ‘Çifte standardı herkes görüyor!
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İçişleri Bakanlığı’nın hakkında verdiği soruşturma iznine tepki gösterdi. Suçlamaların dayanaksız olduğunu savunan ve “Gelsinler bakalım! Allah’ın izniyle kendimizden korktuğumuz bir durum yok” diyen Yavaş, konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenleyeceğini söyledi.
İçişleri Bakanlığı, 2023’te Karabük’teki seçim mitinginde Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) araçlarının kullanıldığı iddiasıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verdi.
Konuya ilişkin olarak Nefes gazetesinden Aytunç Erkin’e açıklamalarda bulunan Mansur Yavaş, soruşturmanın nasıl başladığıyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Belediyenin ses tesisatçısı Osman Cem Taşbaş, konser soruşturmasında biliyorsunuz şüpheli olmadığı halde MASAK raporunda konser yaptırılan firmaya paralı iş yaptırdığı ortaya çıkınca açığa alındı. Memur böyle bir şey yapamaz! Dolayısıyla bu şahıs hakkında belediyenin aletlerini kullandığı için savcılığa şikayette bulunduk. Belli ki buna MASAK raporu verilmiş. Alakanız olmayan bir şeyle durup dururken ne yaparsınız? Hiçbir şey! Durup dururken dilekçe vermenize gerek var mı? Yok! Dilekçe veriyor bu şahıs. Muhtemelen Çankırı mitingine parayla götürdü insanları. Benin ne alakam olabilir? Ben maaş almıyorum, seçimlerde belediyenin arabasına binmem! O kadar titizim. Karabük’tekiler de haber olunca hemen soruşturma açtırdım. Kim gelmiş gitmiş diye.”
“ÇİFTE STANDARDI HERKES GÖRÜYOR”
Başkan Yavaş, şunları söyledi:
“Yani böyle bir zorlama var, bir şey bulabilir miyiz? (Gülerek) Bir şey bulacaklar herhalde. Son zamanlarda müfettişler geliyor, inceliyor, bir olumsuzluk bulamayınca ‘bir kez daha inceleyin’ diyorlar. Gelsinler bakalım! Allah’ın izniyle kendimizden korktuğumuz bir durum yok. Hukuk böyle oldu artık. Maalesef! Çifte standart, insanlara uygulanan çifte standardı herkes görüyor. Üzülüyorum. Devlette böyle olmamalı!” Yavaş, ayrıca konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenleyeceklerini bildirdi. (Cumhuriyet)
İsrailli analist Shay Gal: İran sadece bir provaydı Türkiye dosyasını açtık bile
Türkiye aleyhindeki yazılarıyla sık sık gündeme gelen ve Netanyahu hükümetiyle yakın bağlantıları olduğu bilinen İsrailli analist Shay Gal, “İran sadece bir provaydı, Türkiye dosyasını açtık bile” sözleriyle savaş tehdidinde bulundu. Yazıda Türkiye’nin büyüyen bölgesel ve küresel gücüne yönelik hazımsızlığını dile getiren Gal, İsrail için bu gidişatın artık bir “senaryo” niteliğinden çıkıp “örüntüye” dönüştüğünü belirtti.
İsrailli analist Shay Gal, Israel Hayom gazetesinde yayımlanan yazısında Türkiye’yi savaşla tehdit etti, Binyamin Netanyahu ve hükümetinin İran’dan sonraki tehdit olarak Türkiye’yi belirlediğini ve bunun için çoktan harekete geçtiğini söyledi.
Kıbrıs, Karabağ, Libya, Akkuyu Nükleer Santrali, Türk-Yunan ilişkileri, hipersonik füze denemeleri ve uzay çalışmaları üzerinden Türkiye’yi “sıradaki düşman” olarak nitelendiren Gal, “İsrail İran’da istediğini aldı, Katar’da Hamas yetkililerini infaz etti, Türkiye dosyası da açıldı” ifadelerini kullandı. İsrail’i savunan, Türkiye’yi ise saldırgan tarafta göstererek algı operasyonuna girişti. (Yeni Şafak)
Dervişoğlu’ndan Bahçeli’ye sert sözler
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Türkiye-Rusya-Çin eksenine yönelik önerisine tepki göstererek, “Allah kimseye gençliğinde Alparslan Türkeş’in tedrisatından geçip, yaşlılığında Doğu Perinçek çizgisinde siyaset yapmanın dayanılmaz hafifliğini yaşatmasın” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Türkiye-Rusya-Çin ekonomik işbirliği” önerisini sert sözlerle eleştirdi.
Dervişoğlu, Türkiye’nin hem bölgesel hem küresel ölçekte hassas bir dönemden geçtiğini belirterek, dış politikanın “radikal savrulmalardan” korunması gerektiğini söyledi. Bu tür önerilerin Türkiye’nin dış politika çizgisine zarar vereceğini ifade eden Dervişoğlu, “İdeolojik takıntılarla, duygusal hezeyanlarla ve iktidar pastasından pay alma hesabıyla dış politika yapılmaz” dedi.
Bahçeli’nin önerisine doğrudan tepki gösteren Dervişoğlu, “Allah kimseye gençliğinde Alparslan Türkeş’in tedrisatından geçip, yaşlılığında Doğu Perinçek çizgisinde siyaset yapmanın dayanılmaz hafifliğini yaşatmasın” ifadelerini kullandı.
“EKRAN KURDURACAĞIM”
“Hayatında sözleri ve eylemleri arasında bu kadar büyük çelişki olan hiç kimseye şahit olmamıştır bu millet” diyen Dervişoğlu şöyle devam etti:
“Dün dediğiyle bugün söylediğinin arasında uçurumlar oluyor. Ama bakıyorsunuz dün söylediği şeyi alkışlayan, bugün söylediği şeyi tekzip ettiğinde de yine ayağa kalkıp alkışlıyor. Siz öyle her fırsatta ayağa kalkmayın. Ama şundan emin olun ben ne zaman kimi ayağa kaldırırım onu kestiremem ama ben hiç kimsenin başını yere eğdirmeyeceğim. Buradan onun sözünü veriyorum. Şimdilik ona bu kadar yeter.
Ama her grup toplantısında şayet bizimle uğraşırsa her grup toplantısında geçmişteki sözleriyle bugünkü sözlerinin mukayesesini bu kürsüden değil, buraya ekran kurduracağım. Orada milletle paylaşacağım.” (Nefes)
Türk profesörler ameliyatlarda riski azaltacak ‘akıllı şırınga’ geliştirdi
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) profesörleri, ameliyatlarda dokuların şişirilip boşaltılmasında kullanılacak ve olası riskleri ortadan kaldıracak ‘akıllı şırınga’ geliştirdi.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Cüneyt Yılmaz ile Prof. Dr. Vasfi Emre Ömürlü’nün geliştirdiği akıllı şırınga, faydalı model olarak Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.
Özellikle hassas cerrahi işlemlerde dokulara daha doğru, kontrollü ve güvenli şekilde müdahale edilmesine katkı sunmayı hedefleyen akıllı şırınga, basınç sensörü ve kamera desteği sayesinde cerrahların güvenli şekilde müdahalesine imkan tanıyor.
Ameliyatlarda hassas dokuların şişirilip boşaltılması işlemleri büyük ölçüde operatörün el kontrolüne bağlı olarak manuel biçimde gerçekleştirilirken, YTÜ’lü akademisyenlerin geliştirdiği modelde bu süreç basınç sensörü ve görüntüleme sistemiyle desteklenerek daha kontrollü bir yapıya kavuşturuluyor.
Böylece müdahalenin seyri anlık olarak ekrandan izlenebiliyor ve sürecin daha güvenli yönetilmesi sağlanıyor. Geliştirilen sistem, cerrahi uygulamalarda kritik önem taşıyan bir aşamayı el becerisine bağlı olmaktan çıkarıp, teknik verilerle desteklenen bir yapıya taşıyor.
Özellikle hassas dokular üzerinde yapılan işlemlerde doğru basınç seviyesinin korunması ve görüntü eşliğinde ilerlenmesi, risklerin azaltılması açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Prof. Dr. Cüneyt Yılmaz ile Prof. Dr. Vasfi Emre Ömürlü’nün imzasını taşıyan buluş, cerrahide daha güvenli ve daha kontrollü müdahale için geliştirilen yerli çözümler arasında yerini aldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yılmaz, hassas dokunun şişirilip boşaltılması işlemlerinin, basit bir şırınga kullanılarak manuel yapıldığını, işlemin başarısının da operatörün el ayarına bağlı olduğunu belirtti.
Yılmaz, ‘Bizim buluşumuz olan ‘basınç ve görüntü geri beslemeli şırınga pompası’ sisteminin manuel kullanılan aparatlardan farkı, endoskopi kameralı ve basınç sensörlü bir kontrolör yapısına sahip olmasıdır. Bu sayede ameliyat öncesi, örneğin ses teli ameliyatlarında, doku şişirme ve boşaltma işlemlerinin en uygun ve hatasız bir şekilde yapılmasına imkan sağlanmış olunacaktır.’ ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Ömürlü ise ‘Disiplinler arası projelerle, buluşlarla sağlık teknolojileri alanı desteklenmeli. İnsanın değerine yaraşır şekilde hem hasta destek sistemlerinin hem de doktor/hemşire ve bütün tıp çalışanlarının günlük kullanılan ekipmanlarının geliştirilmesi, temel amaçlarımızdan olmalıdır.’ değerlendirmesinde bulundu.
(Diriliş Postası)
Öğretmenlerden 3 günlük ‘iş bırakma’ kararı
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları sonrası öğretmenlerden grev kararı geldi. Eğitim-İş ve Eğitim-Sen, 15-16-17 Nisan tarihlerinde ülke genelinde 3 gün iş bırakılacağını açıkladı.
Şanlıurfa’nın ardından Kahramanmaraş’ta da bir okulda gerçekleştirilen silahlı saldırı sonrası öğretmenler iş bırakma kararı aldı.
ÖĞRETMENLER 3 GÜN GREVE GİDİYOR
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) yaşanan saldırıların ardından, eğitimde şiddetin artık kabul edilemez bir boyuta ulaştığını belirterek 15, 16 ve 17 Nisan tarihlerinde ülke genelinde 3 gün süreyle iş bırakılacağını açıkladı.
Eğitim-Sen’in resmi sosyal medya hesabından konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları nedeniyle, Türkiye genelinde tüm iş yerlerinde üretimden gelen gücümüzü kullanarak 2 GÜN DAHA İŞ BIRAKMA eylemi yapıyoruz. Ankara’da MEB önünde başlattığımız YAŞAM NÖBETİ’ne tüm üyelerimizi, eğitim ve bilim emekçilerini ve duyarlı kamuoyunu katılmaya çağırıyoruz.”
Eğitim-İş tarafından yapılan açıklama da şu şekilde: “Kahramanmaraş’ta yaşanan ve ilk belirlemelere göre 1 öğretmen ve 3 öğrenci yaşamını yitirdiği saldırının ardından bir kez daha gördük ki; okullarda ne öğrenciler güvende, ne de eğitim emekçileri! Eğitim-İş olarak, eğitimde şiddetin kader olmadığını haykırmaya devam ediyoruz. Bu nedenle; yaşanan saldırılar karşısında sessiz kalmıyor, geri adım atmıyoruz. Çocuklarımızın yaşam hakkı, eğitim emekçilerinin can güvenliği için, 15, 16, 17 Nisan tarihlerinde İŞ BIRAKIYORUZ. Bu bir meslek onuru mücadelesidir.” (Haberler.com)
AKP’li İbiş’ten tartışmalı çıkış: Biz, sizi daha çok zıplatacağız!
AKP Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, Lvbel C5’in konserinde atılan “Zıplamayan Tayyipçi” sloganına tepki göstererek “Biz, sizi daha çok zıplatacağız” ifaelerini kullandı.
AKP Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’nin en çok dinlenen rapçi arasında yer alan Lvbel C5 ismiyle tanınan Süleyman Burak Bodur’un konser görüntülerine tepki gösterdi.
Konserde seyirciler tarafından atılan “Zıplamayan Tayyipçi” sloganlarına karşılık sanatçının “Zıplamayan kalmasın” ifadelerini kullanması sosyal medyada AKP’li hesapları kızdırdı.
SLOGANLARA KIZDI, AĞZINI BOZDU
Yusuf İbiş de konuyla ilgili yaptığı paylaşımda sert ifadeler kullandı. İbiş, “Siz havlamanıza devam edin. Biz sizi daha çok zıplatacağız” ifadelerini kullandı.
(Korkusuz)
Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul AK Parti’ye geçti! Cumhurbaşkanı Erdoğan rozetini taktı
Antalya’da CHP’den istifa eden Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, AK Parti’ye katıldı ve rozetini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı. Kısa süre önce parti değişikliği iddialarını reddettiği belirtilen Kumbul’un kararı sonrası CHP cephesinden art arda açıklamalar geldi.
Antalya’nın Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, AK Parti’ye geçti. Ankara’daki grup toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kumbul’a rozetini taktı.
CHP İl Başkanı Nail Kamacı ve milletvekillerinden oluşan heyet ise Serik Belediyesi önünde Kadir Kumbul’un istifasına ilişkin açıklama yaptı.
İl Başkanı Nail Kamacı, “Belediyeye silahlı saldırı sonrası geçen hafta içinde Serik ilçesine başkana geçmiş olsun ziyaretine geldik ve bu esnada AK Parti’ye geçme konusunu kendisiyle konuştuk. ‘Geçecek misin’ diye sorduk, o da bize ‘Böyle bir şey yok, aslı astarı yok’ dedi. Hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi. ‘Benim çantam hazır, giderim tekrar döner belediyenin başına geçerim’ dedi. ‘Hiç kimseden korkumuz yok’ diye söyledi. ‘Çünkü ben yanlış bir şey yapmadım’ dedi. Bir hafta geçmedi ben de Ankara’daydım, Kadir Kumbul AK Parti’ye geçti” dedi. (Milliyet)
Dünya’dan kısa kısa…
İran Dışişleri Bakanı Araghchi, Pakistan’a “diyaloğa ev sahipliği yaptığı” için teşekkür etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, X’te yaptığı bir paylaşımda, Pakistan’a “diyaloğa ev sahipliği yaptığı için” teşekkür ederek, bunun “derin ve güçlü ikili ilişkilerimizi yansıttığını” belirtti.
Araghchi, “Bölgede barış ve istikrarı teşvik etme taahhüdümüz güçlü ve ortaktır” dedi.
Ayrıca, Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asim Munir’i İran’da ağırlamaktan “memnuniyet duyduğunu” da ifade etti. (DAWN)
Trump, önümüzdeki günlerde İslamabad’da ABD-İran görüşmelerinin yeniden başlayabileceğine işaret etti.
ABD Başkanı Donald Trump, Washington ve Tahran’ın iki gün içinde görüşmelere yeniden başlayabileceğini ve Pakistan’ın muhtemelen ev sahipliği yapacağını söyledi. Amaç, 8 Nisan’da imzalanan ve 22 Nisan’da sona erecek olan ateşkesi uzatmak.
New York Post’un haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump Salı günü yaptığı açıklamada, Washington ve Tahran arasındaki görüşmelerin önümüzdeki iki gün içinde yeniden başlayabileceğini ve “Pakistan’a gitmeye daha meyilli olduklarını” söyledi.
“Orada kalmalısınız, çünkü önümüzdeki iki gün içinde bir şeyler olabilir ve oraya gitmeye daha meyilliyiz.
“Daha olası, biliyor musunuz neden? Çünkü Mareşal harika bir iş çıkarıyor. O harika ve bu nedenle oraya geri dönmemiz daha olası,” dedi New York Post’a. “Neden bununla hiçbir ilgisi olmayan bir ülkeye gidelim ki?”
Trump’ın açıklaması, ABD ve İran’dan müzakere ekiplerinin hafta sonu Pakistan’ın başkentinde diyalog kurduktan sonra bu hafta sonuna doğru İslamabad’a dönebileceklerine dair haberlerin ardından geldi.
Pakistan, Cumartesi ve Pazar günleri İslamabad’da İran-ABD arasında doğrudan görüşmelere ev sahipliği yaptı ve bu, iki taraf arasında 1979’dan bu yana en üst düzey görüşme oldu. Her iki heyet de görüşmelerin bir anlaşmaya varılmadan, ancak bir kopuş yaşanmadan sona ermesinin ardından Pazar günü başkentten ayrıldı. (PakistanToday)
Peter Magyar’ın ilk hedefi “Orban yanlısı” kamu yayıncısı
Macaristan’ın yeni başbakanı Peter Magyar, Viktor Orban yanlısı olmakla suçladığı kamu medyasının yayınlarını yeni bir basın yasası çıkarana kadar askıya alacağını söyledi.
Macaristan’ın seçilmiş Başbakanı Peter Magyar, eski başbakan Viktor Orban yanlısı olmakla eleştirilen devlet medyasının haber yayınlarını askıya alacağını söyledi. Magyar, “basın özgürlüğünü geri getirme” sözü de verdi.
Magyar ve partisi Tisza, Macaristan’da 12 Nisan’da düzenlenen genel seçimleri kazanarak Victor Orban’ın 16 yıllık iktidarını sona erdirmişti.
Orban ve milliyetçi partisi Fidesz, 16 yılda Macaristan’da medya özgürlüklerini, sivil toplum faaliyetlerini ve yargı bağımsızlığını zayıflatmıştı. Orban başta Ukrayna savaşı olmak üzere birçok konuda üyesi olduğu Avrupa Birliği’yle (AB) neredeyse sürekli karşı karşıya geliyordu.
Orban’ın neredeyse her hafta konuk olduğu, muhalif siyasetçilerin ise neredeyse hiç davet edilmediği kamu radyosu Kossuth’un programında konuşan Magyar, “Her Macar, hakikatı yayınlayan bir kamu medyasına sahip olmayı hak ediyor” diye konuştu.
Yeni başbakan, “yeni bir medya yasası çıkarmak, yeni bir medya otoritesi kurmak ve devlet medyasının asıl yapması gerekeni yapabilmesi için mesleki koşulları oluşturmada biraz zaman gerektiğini” söyledi.
“Propaganda makinesinin son günlerine şahit olduk”
Ayrıca kamu televizyonu M1’e çıkan Magyar, burada da Orban endeksli yayınları eleştirerek kamu yayıncılığını askıya alacağını belirtti.
Magyar programdan sonra ise X paylaşımında şunları yazdı: “Bir buçuk yıl sonra, tekrar “kamu” televizyon stüdyosundayım. Propaganda makinesinin son günlerine şahit olduk. TISZA hükümetinin kurulmasının ardından, kamu hizmeti niteliği yeniden sağlanana kadar “kamu” medyasının haber hizmetlerini askıya alacağız.”
Muhalifler, Orban döneminde hükümeti eleştiren birçok bağımsız gazete ve yayın kuruluşunun el değiştirdiğini hatırlatarak bağımsız medyanın kademeli olarak bittiğini belirtiyor.
Orban yandaşları tarafından 2018’de kurulan Orta Avrupa Basın ve Medya Vakfı holdingi, haber siteleri ve bölgesel gazetelere kadar 400’den fazla yayın kuruluşuna sahip.
Partisiyle birlikte yeni parlamentoda üçte iki çoğunluğa sahip olacak Magyar, önemli yasal düzenlemeleri yapabilecek konumda.
Peter Magyar, Pazar günü zafer konuşmasında “Bize hükümetin musallat ettiği tüm kuklaların istifasını talep ediyorum” diyerek Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok, Başsavcı Gabor Balint Nagy ile Anayasa Mahkemesi ve medya denetim kurumu yöneticilerini istifaya davet etmişti. Seçilmiş başbakan, üçte iki çoğunlukla bu isimlerin görevden alınabileceğini vurgulamıştı. (DW)
İran’a ait süpertanker ABD’nin ablukasını deldi
Yaptırım listesindeki dev süpertanker, ABD ablukasını ihlal ederek güvenli bir şekilde varış noktasına ulaştı.
ABD yaptırımları altındaki VLCC sınıfı bir İran süpertankeri, açık denizleri ve Hürmüz Boğazı’nı geçerek İran karasularına giriş yaptı.
Washington yönetiminin İran kıyılarına yönelik ablukasını boşa çıkaran hamle, deniz trafiğinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda gerçekleşti. Yaklaşık 2 milyon varil ham petrol taşıma kapasitesine sahip tanker, hiçbir engelle karşılaşmadan varış noktasına ulaştı.
Fars haber ajansının bildirdiğine göre, ABD’nin deniz ablukası devam ederken İran’a ait ikinci bir gemi daha Hürmüz Boğazı’nı geçti.
Gıda ürünleri taşıyan geminin İran’ın güneybatısındaki ‘İmam Humeyni’ limanına doğru ilerlediği bildirildi. Daha önce ABD tarafı, açık denizlerden İran kıyı şeridine doğru hiçbir geminin hareketine, ayrıca bu gemilerin İran sularına veya limanlarına demirlemesine izin vermeyeceklerini açıklamıştı. (Sputnik)
İsrail’e Ait Askeri Birlik Kuneytra Kırsalında Suriye Topraklarına Sızdı
İsrail işgal güçlerine ait askeri araçların, Suriye’nin güneyindeki Kuneytra ilinin kuzey kırsalına girerek 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nı ihlal ettiği bildirildi. Bölgedeki gerilimi tırmandıran söz konusu gelişme üzerine Suriye, uluslararası topluma İsrail’in hukuk dışı uygulamalarına karşı harekete geçme çağrısında bulundu.
İsrail işgal güçlerine ait 3 askeri araçtan oluşan bir birlik, çarşamba günü Kuneytra’nın kuzey kırsalına yönelik yeni bir ihlal gerçekleştirdi. Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığı bilgilere göre, İsrail ordusu bölgedeki askeri hareketliliğini artırırken 1974 tarihli anlaşmayı bir kez daha hiçe saydı.
SANA muhabirinin geçtiği bilgilere göre, İsrail işgal güçlerine ait askeri birlik, El-Halebi köyündeki bir noktada kısa süre durduktan sonra ilin kuzey kırsalındaki El-Müşeyrife köyüne doğru ilerleyişini sürdürdü.
Söz konusu sızma girişiminin yanı sıra, İsrail güçlerinin dün akşam saatlerinde de Kuneytra’nın güney kırsalını hedef aldığı bildirildi. Edinilen bilgilere göre, Tel El-Ahmar El-Şarki çevresi ile Berika Barajı’nın kuzeyindeki tarım arazilerine iki top mermisiyle saldırı düzenlendi.
İsrail’in Suriye’nin güneyine yönelik gerçekleştirdiği sızmalar, baskınlar, tutuklamalar ve tarım arazilerini tahrip etme eylemleriyle 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nı sistematik olarak ihlal etmeye devam ettiği vurgulanıyor.
Suriye, İsrail’in işgal ettiği topraklardan çekilmesi yönündeki talebini yinelerken, işgalci gücün Suriye’nin güneyinde gerçekleştirdiği tüm uygulamaların uluslararası hukuka göre “geçersiz ve hükümsüz” olduğunu belirtti.
Suriye ayrıca, uluslararası toplumu sorumluluklarını yerine getirmeye, işgalci gücün hukuk dışı uygulamalarını durdurmaya ve İsrail’in Suriye’nin güneyinden tamamen çekilmesini sağlamaya çağırdı. (SANA)
Kral Charles, ABD devlet ziyareti sırasında Kongre’nin ortak oturumunda konuşma yapacak ve Trump ile özel bir görüşme gerçekleştirecek
Buckingham Sarayı Salı günü yaptığı açıklamada, İngiltere Kralı III. Charles’ın bu ayın sonlarında ABD’ye yapacağı devlet ziyareti sırasında Kongre’nin ortak oturumunda konuşma yapacağını ve ABD Başkanı Donald Trump ile özel bir görüşme gerçekleştireceğini duyurdu.
27-30 Nisan tarihleri arasında Charles ve Kraliçe Camilla, ABD bağımsızlığının 250. yıldönümünü kutlamak amacıyla Washington, DC, New York ve Virginia’yı ziyaret ederek çeşitli kamu etkinliklerine katılacaklar.
Uzun zamandır planlanan ziyaretleri, Trump’ın haftalarca İngiliz Başbakanı Keir Starmer ve hükümetini İran’a karşı ABD saldırısına tam destek vermemekle suçlamasının ardından, ABD ve İngiltere arasındaki “özel ilişki” için alışılmadık derecede hassas bir döneme denk geliyor. (CNN)
Netanyahu, İsrail’in Lübnan tampon bölgesini genişleteceğini ve Hizbullah’a yönelik saldırılara devam edeceğini söyledi
Netanyahu, tampon bölgenin doğuya doğru da genişletileceğini belirterek, “Böylece Dürzi kardeşlerimize ihtiyaç duydukları anda daha iyi yardımcı olabiliriz” dedi.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Çarşamba akşamı yaptığı açıklamada, Hizbullah güçlerine yönelik saldırılara devam ederken Lübnan’daki tampon bölgenin genişletileceğini duyurdu.
Netanyahu, tampon bölgenin doğuya doğru da genişletileceğini, böylece İsrail’in “Dürzi kardeşlerimize ihtiyaç duydukları anda daha iyi yardımcı olabileceğini” kaydetti.
Netanyahu, Lübnan’daki mevcut çatışmaların, “güney Lübnan’daki Hizbullah’ın başkenti” olarak tanımladığı Bint Jbail kasabası çevresinde yoğunlaştığını ve İsrail Savunma Kuvvetlerinin kasabayı ele geçirmeye yakın olduğunu sözlerine ekledi. (The Jerusalem Post)
İsrail’in Gazze’de açtığı ateş sonucu son 24 saatte sekiz kişi öldü, 29 kişi yaralandı.
Gazze Sağlık Bakanlığı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde son 24 saat içinde sekiz kişinin öldüğünü ve 29 kişinin de yaralandığını bildirdi. Gazze’deki haberlere göre, ölü sayısı daha yüksek ve on civarında.
Gazze Şehrinde bir polis aracına düzenlenen İsrail saldırısında üç yaşında bir çocuk, bir polis memuru ve iki sivilin öldüğü bildirildi. İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) topçu ateşiyle, Gazze’nin IDF kontrolündeki kısmını geri kalanından ayıran Sarı Hat yakınlarındaki kuzey Gazze Şeridi’ndeki Halawa Mülteci Kampı’nda 14 yaşında bir çocuğun öldüğü bildirildi.
Salı akşamı Şati Mülteci Kampı’nda bir araca düzenlenen İsrail hava saldırısında beş Filistinli öldü, üçü de yaralandı. Gazze Şehrinin Zeitoun mahallesinde düzenlenen bir insansız hava aracı saldırısında ise üç kişi yaralandı.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Gazze Şeridi’nin merkezinde bir kamyonete saldırdığını ve içinde “silahlı Hamas teröristleri” tespit ettiğini açıkladı. Ordu ayrıca Sarı Hattı geçen bir “tehdidi” de “ortadan kaldırdığını” belirtti. (Haaretz)
Lefkada: 6 Yıl Boyunca Tekneyle Gidip Gelen Öğrenci Burs Kazandı
Lefkada’dan bir öğrenci, olağanüstü azmi nedeniyle üniversite bursu kazandı. Akis Karambourounis, altı yıl boyunca, sadece 80 sakini olan küçük bir İyon adası olan Kalamos’tan, Aetolia-Acarnania’daki Mytikas’ta liseye gitmek için her gün tekneyle yolculuk yaptı.
Ortaokulun başlangıcından lisenin son yılına kadar Akis, şafak sökmeden önce Kalamos’tan yola çıktı. 45 dakikalık tekne yolculuğunun ardından genellikle okula 10-15 dakikalık bir yürüyüş geliyordu. Sert hava koşullarına rağmen -fırtınalar, şiddetli yağmur ve dondurucu soğuklar- rotası değişmedi. Kalın ceketler ve berelerle sarınarak, o ve diğer öğrenciler her gün zorlu hava şartlarına göğüs gerdiler.
Akis, Alpha TV’ye verdiği demeçte, “Böyle küçük, izole bir toplulukta büyürken, en temel şeylerin bile çok fazla çaba gerektirmesi, içinizde bir şeylerin kıpırdanmasına neden oluyor” dedi. “İçinizden bir ses şöyle diyor: ‘Akis, hayatta bir şeyler başarmalısın. Bir şeyler yapmalısın.’”
Zihnine kazınmış canlı anıları hatırladı: çalkantılı denizler, iptal edilen seferler, sabahın erken saatlerindeki fırtınalar ve sürekli olarak kaçırdığı dersleri telafi etme mücadelesi. Bazen bir aydan fazla, hatta bir keresinde tam bir hafta boyunca dersleri kaçırdı ve bu da onu ulusal Panhellenik Sınavları öncesinde akademik olarak geriye düşürdü.
“Gerçekten mutlu ve heyecanlıyım, ama her şeyden önce derinden minnettarım,” dedi. “Bu kadar çok deniz yolculuğunun ve hayatın zorluklarının üstesinden geldiğinizde, böyle bir ödül almak anlamlı geliyor. Bu bana ilerlemeye devam etmek için güçlü bir motivasyon veriyor. Tüm bu engeller sayesinde, bir insanın yeniden doğduğuna ve dünyayı farklı bir şekilde gördüğüne gerçekten inanıyorum.”
Ülke genelindeki öğrencilere seslenen Akis, dirençli olmaya çağırdı: “Tüm çocukların cesarete, azme ve sabra sahip olmalarını istiyorum. Ne olursa olsun asla pes etmeyin. Her engeli bir bariyer olarak değil, hedeflerinize doğru bir itici güç olarak görün.”
Akis şu anda Tesalya Üniversitesi Biyomedikal Uygulamalı Bilişim Bölümü’nde birinci sınıf öğrencisi. Küçük bir Yunan adasından gelen en başarılı öğrenci olarak burs kazandı.
(Athens Times)
ABD Hazine Bakanlığı İran’a Yeni Yaptırımlar Getirdi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), İran’ın yasadışı petrol taşımacılığı altyapısına yönelik, aralarında iki düzine kişi, şirket ve geminin de bulunduğu yeni yaptırımlar uyguladı.
Açıklamada, bunların İran’ın eski Yüksek Lideri Ali Hamaney’in üst düzey danışmanının oğlu olan İranlı petrol taşımacılığı devi Muhammed Hüseyin Şamhani’nin ağı içinde faaliyet gösterdiği belirtildi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin “İran’ın yasadışı kaçakçılık ve terör vekil ağlarını kesmeye” devam edeceğini söyledi. (AlJazeera)
Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)






