Eskiden Kıbrıslılar en fazla havanın durumunu merak ederlerdi.
Özellikle de kış aylarında “yağmur yağacak mı..?” en çok sorulan soruydu.
Uzak mesafede yaşayan iki tanıdık karşılaştığında mutlaka mevsimin nasıl geçtiği de sorulurdu.
Çoluk-çocuk ne yapıyor da bir diğer merak sorusuydu.
Özet olarak, havanın durumu ile çocukların durumu en temel sohbet malzemesiydi.
Merak ederdik aslında gerçekten.
Samimiydi sorulan sorular.
Ve aldığımız yanıta göre de mutlu da olurduk, üzülürdük de.
Çünkü birbirimiz için endişe taşırdık.
Sadece kendi adımıza yaşamıyorduk o zamanlarda.
Sonra bu durum değişti.
Hem de çok değişti.
Bizimle birlikte havanın durumu bile değişti.
Artık eskisi gibi yağmıyor yağmurlar.
Onları bile küstürdük.
İçimize kapanmadık.
Kendimiz odaklı olduk.
Kendi adımıza yaşar olduk.
Komşuluk da dostluk da akrabalık da sıradanlaştı.
Aile fertleri bile kendi arasında derece farkına tabi kalmakta.
Karakterimiz değişmedi ama.
Davranışlarımız bozuldu.
Hala içimizde aynı sıcaklık mevcut.
Ama göstermiyoruz.
Sosyal medya üzerinden yaşamayı tercih ediyoruz.
Elimizde birer akıllı telefon, fotoğraf çekip paylaştıkça mutlu olduğumuzu düşünüyoruz.
Sosyalleşmeyi bu kadar iyi bilen bir toplum nasıl böyle yanlışa düşer, anlamış değilim.
Diyalog kurmuyoruz.
Monoloğu yüceltip onunla yürümeyi tercih ediyoruz.
Ama bu mümkün değil.
Sohbeti terk eden, diyaloğu unutan insanlar oluverdik.
Birdenbire oldu bu.
Dinleme modunu devre dışı bıraktık.
Tepki değil ses yüksekliği yapıyoruz.
Oysa tepki gösterdiğimizde ne kadar güzel oluyoruz…
Karşımızdakini dinlemiyoruz.
Konuşma sırası bize gelsin diye susmasını bekliyoruz.
Anlamak yerine cevap vermek için uğraşıyoruz.
Sonuç ortada.
Eğer bu durumdan memnun olan varsa buyursunlar devam etsinler…
Hava Durumu Kimin Umurunda..?
0
Paylaş





