KTAMS ve KİEF Başkanı Güven Bengihan, Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun’un asgari ücretle ilgili açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bengihan, ücret artışlarının refah değil, yüksek enflasyon karşısında eriyen alım gücünü koruma amacı taşıdığını belirtti.
KTAMS ve KİEF Başkanı Güven Bengihan, Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun‘un asgari ücretle ilgili değerlendirmelerine yazılı açıklamayla yanıt verdi.
Bengihan, Arhun’un açıklamalarının çalışanların yaşam koşullarını dikkate almadığını savunarak, “Emekçileri adeta köle olarak gören ve yalnızca işveren giderlerini esas alan bir anlayışın ürünüdür.” ifadelerini kullandı.
“Ücret Artışı Refah Değil, Alım Gücünü Koruma Çabasıdır”
Metin Arhun’un, üç yıl önce yaklaşık 400 Sterlin seviyesinde olan asgari ücretin bugün 1.045 Sterlin düzeyine yükseldiğini söyleyerek olağanüstü bir ücret artışı algısı oluşturmaya çalıştığını öne süren Bengihan, bu değerlendirmenin aynı dönemde yaşanan yüksek enflasyonu ve hayat pahalılığını görmezden geldiğini belirtti.
Son üç yılda kira, elektrik, su, akaryakıt, eğitim, sağlık ve temel tüketim ürünlerinde yaşanan yüksek fiyat artışlarının çalışanların satın alma gücünü ciddi şekilde erittiğini kaydeden Bengihan, yapılan maaş düzenlemelerinin refah artışı değil, gelir kaybını telafi etmeye yönelik olduğunu ifade etti.
“Kira Yüzde 404, Eğitim Yüzde 730 Arttı”
Bengihan, ücret artışlarının tek başına değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, aynı dönemde;
- Kira bedellerinin TL bazında yüzde 404,
- Eğitim ücretlerinin yüzde 730,
- Sağlık giderlerinin ise yüzde 523 oranında arttığını vurguladı.
Bu nedenle çalışanların yaşam maliyetlerinin çok daha hızlı yükseldiğini ifade eden Bengihan, ücret artışlarının bu tablo karşısında yetersiz kaldığını dile getirdi.
“Avrupa Örneği Eksik ve Yanıltıcı”
Metin Arhun’un Avrupa ülkelerini örnek göstererek kişi başına düşen milli gelir üzerinden yaptığı değerlendirmelerin eksik olduğunu savunan Bengihan, Avrupa’da çalışanların yaşam standardını yalnızca ücretlerin değil; düşük enflasyon, güçlü sosyal devlet uygulamaları, etkin denetim mekanizmaları, kapsamlı kamu hizmetleri ve adil gelir dağılımının belirlediğini söyledi.
KKTC’de ise çalışanların son yıllarda yüzde 80’lere ulaşan hayat pahalılığıyla mücadele ettiğini belirten Bengihan, bu şartlarda yalnızca ücret rakamlarını karşılaştırmanın gerçek tabloyu yansıtmadığını ifade etti.
“Ekonomik Sorunların Faturası Emekçiye Kesilemez”
Ekonomide yaşanan yapısal sorunların sorumlusunun çalışanlar olmadığını vurgulayan Bengihan, dövize bağımlı ekonomik yapı, denetimsiz fiyat artışları, kayıt dışılık ve üretim politikalarındaki eksikliklerin bedelinin asgari ücretliye ödetilmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Bengihan, Avrupa ülkeleri örnek alınacaksa yalnızca ücret rakamlarının değil; çalışanı koruyan sosyal politikaların, güçlü sendikal hakların, düşük enflasyonun, adil gelir dağılımının ve insan onuruna yakışır yaşam standartlarının da örnek alınması gerektiğini belirtti.






