Aslında hiçbir şey ikiyüzlülüğü barındırmaz.
Ama söz konusu siyaset olunca durum biraz daha ağırlaşır.
Mesleğe başladığım ilk yıllarda sıklıkla duyduğum “siyasette iki kere iki her zaman dört etmez” sözü beni ilk duyduğum andan itibaren müthiş rahatsız etmişti.
Bunu ciddi bir şekilde söyleyen siyasetçiler vardı ve durumun haklılığına da inanmaktaydılar.
Onlara göre matematik gibi kurallara dayanan somut bir bilim bile siyaset tarafından görmezden gelinebilir ve duruma göre farklı sonuçlar yaratılabilirdi.
Tam bir facia değil miydi bu..?
Siyasete böylesine yanlış bir anlayışın hakim olması ve bunun çekinmeden söylenmesi benim için en baştan beri kabul edilemez olmuştur.
Çok şükür ki o günler geride kaldı.
Daha doğrusu kalmaya başladı.
Henüz tam olarak düze çıkmış değiliz.
Hala iki kere ikinin her zaman dört etmeyeceğine inanalar mevcut.
Ama en azından eskisi gibi bunu övünerek söylemiyorlar.
Zamanla daha da iyi duruma mutlaka geleceğiz, gelmeliyiz.
Siyaseti bir cambazlık gibi düşünüp o şekilde icra etmenin marifet olmadığı bizlere anlatan o kadar çok yaşanmışlık örneğimiz var ki aslında.
Ama görmüyoruz ve anlamıyoruz.
Siyasette dürüst olmayı hala zayıflık olarak gören zafiyet olarak algılayan düşünce yapısı oldukça yerimizde sayarız.
Bu noktada ilk görev siyasetin kendisine düşmektedir.
Öz kontrolünü gerçekleştirmeli ve içine yerleşmiş olan yanlışlıklardan kurtulmalıdır.
Sonrasında da halka düşen görevler var.
Unutmamalıyız ki her konuda suçu siyasete atarak işin içerisinden sıyrılamayız.
Çünkü suçlu siyaset olsa da siyaseti yaratanın halk olduğunu da unutmamalıyız.
Yanlışları yapan siyasetse eğer siyaseti yaratan halk da bundan birinci derecede sorumludur.
Yaklaşan seçimler bizi bu konuda düşünmeye ve gereken adımları atmaya zorlamalıdır.
Kimin seçileceği kimin seçilmeyeceği kadar yapının bütününün de doğru çalışan mekanizmalar olması önemlidir, değerlidir.
Siyaset İkiyüzlülük Kaldırmaz
Paylaş





