Bozkurt ve Bayar: “EOKA’nın İşlediği Katliamlar Gelecek Nesillere Aktarılmalı”
Rum terör örgütü EOKA’nın 1955-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına yönelik gerçekleştirdiği katliamlar ve saldırılar, aradan geçen yıllara rağmen Kıbrıs Türk toplumunun ortak hafızasındaki yerini koruyor.
Kıbrıs Türklerinin 1963-1974 yılları arasındaki direnişinin simge isimlerinden eski Turizm ve Kültür Bakanı İsmail Bozkurt, EOKA’nın kuruluş hedeflerinden birinin Kıbrıs Türklerini tamamen ortadan kaldırmak olduğunu belirterek, örgütün sistematik şekilde sivilleri hedef aldığını söyledi.
Bozkurt, EOKA’nın kadın, çocuk, yaşlı ve genç ayrımı yapmadan çok sayıda katliam gerçekleştirdiğini ifade ederek, yaşanan acıların unutulmasının mümkün olmadığını dile getirdi.
“Toplu mezarlar, katliamlar ve sindirme politikaları bugün bile hafızamızda canlılığını koruyor. Geçmişten ders çıkarmalı, yaşananları gelecek nesillere aktarmalıyız.” dedi.
Bozkurt, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ardından Kıbrıs Türk halkının güvenliğe kavuştuğunu belirterek, EOKA’nın tüm baskı ve saldırılarına rağmen Kıbrıs Türklerinin direnişini kıramadığını vurguladı.
Celal Bayar: “EOKA ve EOKA-B Terör Örgütüdür”
Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar ise EOKA’nın kuruluş amacının terör olduğunu, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) ise Kıbrıs Türklerini korumak amacıyla kurulduğunu söyledi.
Bayar, Ada’nın birçok noktasında EOKA saldırılarının kurbanı olan Kıbrıslı Türklere ait toplu mezarların bulunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“EOKA da EOKA-B de katliamcı geçmişleriyle terör örgütüdür. Binlerce Kıbrıslı Türk’ü katlettiler. Bu acılar sadece Kıbrıs Türkleri tarafından değil, tüm Türk dünyası tarafından bilinmeli ve gelecek nesillere aktarılmalıdır.”
Bayar ayrıca EOKA’nın yalnızca Türklere değil, kendi görüşlerini paylaşmayan Rumlara karşı da şiddet uyguladığını ifade etti.
1955’te Başlayan Kanlı Süreç
Georgios Grivas liderliğinde 1 Nisan 1955’te kurulan EOKA, İngiliz yönetimini Ada’dan çıkarmanın yanı sıra Enosis hedefi doğrultusunda Kıbrıs Türklerini sindirmeyi amaçlayan silahlı eylemler gerçekleştirdi.
Örgütün Türklere yönelik ilk silahlı saldırısı 1956 yılında Baf’ta Abdullah Alparslan’ın (Abdullah Çavuş) şehit edilmesiyle başladı.
1958 yılında ise İnönü (Sinde), Atlılar, Arnayi, Üç Şehitler ve Goşşi köylerinde Kıbrıslı Türk sivillere yönelik saldırılar düzenlendi.
1963 Kanlı Noel Katliamı
EOKA’nın en büyük saldırılarından biri 20-31 Aralık 1963 tarihleri arasında yaşanan “Kanlı Noel” olayları oldu.
Akritas Planı kapsamında gerçekleştirilen saldırılarda bazı kaynaklara göre 364 Kıbrıslı Türk yaşamını yitirdi, binlerce kişi göç etmek zorunda kaldı ve yaklaşık 25 bin Türk, Ada’nın yalnızca yüzde 3’lük bölümünde oluşturulan yerleşim alanlarına sıkıştırıldı.
Bu dönemin en acı olaylarından biri olan Kumsal Katliamı’nda, Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ile üç çocuğu evlerinin banyosunda öldürüldü.
Aynı süreçte Ayvasıl Katliamı başta olmak üzere çok sayıda toplu mezar ortaya çıktı.
1964-1974 Arasında Süren Katliamlar
EOKA’nın saldırıları 1964 sonrasında da devam etti.
Agios Vasileios, Limasol, Gazimağusa ile Ağrotur-Dikelya bölgelerinde çok sayıda Kıbrıslı Türk öldürüldü.
“Kayıp Otobüs” olarak tarihe geçen olayda ise Larnaka’dan İngiliz Üssü’ne gitmekte olan 11 Kıbrıslı Türk kaçırılarak öldürüldü. Kurbanların kalıntıları yıllar sonra toplu mezarda bulundu.
1967 yılında yaşanan Geçitkale Katliamı’nda ise çok sayıda Kıbrıslı Türk yaşamını yitirdi.
EOKA-B’nin Kuruluşu ve 1974 Katliamları
1971 yılında Georgios Grivas tarafından kurulan EOKA-B, EOKA’nın devamı niteliğinde faaliyet gösterdi.
1974 yılında Alaminyo, Limasol, Muratağa, Sandallar, Atlılar, Taşkent ve Taşpınar’da gerçekleştirilen katliamlarda çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 300 Kıbrıslı Türk hayatını kaybetti.
EOKA Kendi Halkını da Hedef Aldı
EOKA, yalnızca Kıbrıslı Türklere değil, örgütün görüşlerini benimsemeyen Rumlara karşı da saldırılar düzenledi.
Araştırmalara göre, örgüt tarafından öldürülen 203 Rum’un ismi kayıt altına alınırken, 15 Temmuz 1974 darbesi sırasında yaşamını yitiren yaklaşık 500 Rum’un önemli bölümünün de EOKA mensuplarınca öldürüldüğü belirtiliyor.
Kıbrıs Türk toplumunun temsilcileri, yaşanan katliamların unutulmaması, toplumsal hafızanın korunması ve gelecek nesillere doğru şekilde aktarılması gerektiğini vurguluyor.






