Kamuoyunda “sahte diploma” davası olarak bilinen yargılamada Fatoş Ünal ilk kez tanık kürsüsüne çıkarak yeminli şahadet verdi. Ünal, kimlik kartı ve lisans diplomasını yalnızca Ziya Öztürkler’e gönderdiğini öne sürerken, 17 Eylül sabahı Öztürkler’i arayarak “Gel bu mahkemeye konuş” dediğini anlattı. Savcılığın istintakında ise Ünal’ın 108 gün yurt dışında kaldıktan sonra KKTC’ye dönüşü ve avukatı Hamza Russo ile Mali Suçlarla Mücadele Şubesi’ne gitmesi gündeme geldi.
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve “sahte diploma” soruşturmaları kapsamında takip edilen Fatoş Ünal’ın davasında dikkat çeken gelişmeler yaşandı.
Savunmanın, Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nin (KSTÜ) kuruluş tüzüğünün Resmî Gazete’de yayımlanmamasının üniversitenin tüzel kişiliği ve düzenlediği belgelerin “resmî evrak” niteliği üzerindeki etkisinin Yüksek İdare Mahkemesi’ne sorulması yönündeki talebi reddedildi.
Mahkeme, bu aşamada üst mahkemeden görüş alınmasını gerektirecek bir hukuki sorun bulunmadığı kanaatini açıkladı. Ardından Fatoş Ünal tanık kürsüsüne çıkarak yeminli şahadet vermeye başladı.
“Kimliğimi ve diplomamı Ziya Öztürkler’e gönderdim”
Ünal’ın şahadetinde öne çıkan başlıklardan biri Ziya Öztürkler hakkındaki anlatımı oldu.
Ünal, Öztürkler ile ilk kez 2021 yılında, Ersan Saner’in Başbakanlığı döneminde tanıştığını söyledi. Babası kanser hastası bir öğrencinin Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde burs alabilmesi amacıyla Saner’e başvurduğunu, Saner’in de kendisini dönemin Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler’e yönlendirdiğini anlattı.
Ünal, daha sonra hukuk eğitimi almak istediğini Öztürkler’e söylediğini ve Yakın Doğu Üniversitesi’nde hukuk eğitimi konusunda yardımcı olabileceğinin kendisine aktarıldığını belirtti.
Bu kapsamda kimlik kartı ve lisans diplomasını WhatsApp üzerinden Öztürkler’e gönderdiğini ileri süren Ünal, belgelerini başka hiç kimseye vermediğini savundu.
Ünal: “Benim haberim olmadan nasıl kayıt yapıldı?”
Mahkemede Ünal’a KSTÜ’deki öğrenci kaydına ilişkin belgeler de gösterildi.
Ünal, kendi adına düzenlenen kayıt formunu daha önce görmediğini, formu doldurmadığını ve imzalamadığını ileri sürdü. KSTÜ’ye 9 Eylül 2021 tarihinde kaydedilerek kendisine öğrenci numarası verilmesinden de haberdar olmadığını savundu.
Üniversitedeki dersler, notlar ve öğrenci sistemiyle ilgili e-postaları ilk kez mahkemede gördüğünü öne süren Ünal, söz konusu işlemlerle ilgisinin bulunmadığını söyledi.
Ziya Öztürkler’e: “Gel bu mahkemeye konuş”
Ünal, 17 Eylül sabahı Ziya Öztürkler’i telefonla aradığını da mahkemede anlattı.
Kendisiyle ilgili e-posta trafiğinde Öztürkler’in adının da bulunması nedeniyle daha önce kendisine konuyu sorduğunu söyleyen Ünal, Öztürkler’in söz konusu e-postaları görmediğini ve olayla ilgisinin bulunmadığını söylediğini aktardı.
Ünal, duruşmanın yapıldığı sabah gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Öztürkler’i mahkemeye gelip konuşmaya çağırdığını belirtti. Ünal’ın mahkemede aktardığına göre Öztürkler’e, “Benim Allah’tan ve senden başka hiçbir şahidim yok” dedi.
Serdal Gündüz’ün iddiaları da gündeme geldi
Ünal’ın şahadeti, Serdal Gündüz’ün daha önce mahkemede dile getirdiği iddiaları da yeniden gündeme taşıdı.
Gündüz daha önce verdiği şahadette, Fatoş Ünal ile kendisini Ziya Öztürkler’in tanıştırdığını ve Ünal’ın üniversitedeki işlemleriyle mezuniyet sürecinin hızlandırılması konusunda Öztürkler’in kendisine baskı yaptığını iddia etmişti.
Öztürkler ise söz konusu iddiaları reddederek, hak edilmemiş diploma veya vatandaşlık verilmesi konusunda herhangi bir üniversite yöneticisine talep ya da telkinde bulunmadığını açıklamıştı.
Savcılıktan 108 günlük yurt dışı süresiyle ilgili sorular
Ünal’ın şahadetinin ardından Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz’in istintakı başladı.
Savcılık, Ünal’ın 18 Mart 2024 tarihinde KKTC’den ayrılması ve 4 Temmuz 2024’te geri dönmesine kadar geçen 108 günlük süre üzerinde durdu.
Ünal, seyahatinin özel hayatı ve sağlık kontrolleriyle ilgili olduğunu, soruşturmayla bağlantısının bulunmadığını savundu.
Savcılık ise Ünal’ın Serdal Gündüz ve Çelebi Ilık’ın tutuklanmasının ardından yurt dışına çıktığını ileri sürdü. Ünal bu iddiayı reddetti.
Hamza Russo detayı mahkemede soruldu
Savcı İldeniz, Ünal’ın 4 Temmuz 2024 günü saat 01.57’de Ercan Havalimanı’na indiğini ve birkaç saat sonra Mali Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından arandığını belirterek şubeye kiminle gittiğini sordu.
Ünal, “Avukatım Hamza Russo’yla gittim” yanıtını verdi.
Savcılık, Ünal’ın gece saatlerinde adaya dönmesinin ardından birkaç saat içerisinde avukatıyla Mali Şube’ye gitmesinin nasıl gerçekleştiğini sorguladı.
Ünal ise yurt dışındayken hakkında sosyal medyada iddialar bulunduğunu, Dubai’de bulunduğu dönemde Russo ile iletişim kurduğunu ve adaya döneceğini kendisine bildirdiğini anlattı. Savcılığın gelişmelerden önceden haberdar olduğu yönündeki iddiasını ise reddetti.
WhatsApp mesajları mahkeme salonunda gösterildi
İstintak sırasında Ünal’ın telefonundan üniversite çalışanına tezinin nereye bırakılacağı konusunda gönderildiği belirtilen WhatsApp mesajlarının ekran görüntüleri mahkemede gösterildi.
Ünal, söz konusu mesajları kendisinin yazmadığını savundu. Ses tellerindeki rahatsızlığı nedeniyle bir dönem telefonunu ekip arkadaşlarına verdiğini ve mesajlara onların yanıt verdiğini ileri sürdü.
Savcılık ise bu savunmanın daha önceki duruşmalarda dile getirilmediğini belirtti.
Fatoş Ünal 16 suçlamanın tamamını reddetti
Ünal, hakkındaki 16 suçlamanın tamamını reddetti. Sahte evrak düzenleme, teşvik ve tahrik dahil yöneltilen suçlamalarla ilgisinin olmadığını savunan Ünal, diploma veya doktora talep etmediğini ve üniversitedeki işlemlerden haberdar olmadığını ileri sürdü.
Savcılık ise tez, diploma ve doktora sürecine ilişkin çeşitli emareleri gündeme getirerek Ünal’ın savunmasını sorguladı. Ünal, savcılığın iddialarını reddetti.
İstintak 18 Eylül’de devam edecek
Beş saati aşkın süren duruşmada savcılığın istintakı tamamlanamadı. Mahkeme, duruşmayı 18 Eylül 2026 saat 09.30’a erteledi.


