Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Rum Milli Muhafız Ordusu komutanının Mağusa ve Girne limanları hakkında yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Öztürkler, söz konusu ifadelerin askeri bir söylemin ötesine geçerek siyasi bir meydan okuma niteliği taşıdığını belirterek, Rum yönetimini aklı selime davet etti.
Öztürkler, limanların kontrolü üzerinden dile getirilen söylemlerin Kıbrıs Türk halkının ekonomik ve stratejik haklarını hedef aldığını, bu yaklaşımın ise adadaki barış ve istikrar ortamını zedelediğini vurguladı.
“AB Dönem Başkanlığı, Tartışmalı Bir Temsildir”
Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği dönem başkanlığını üstlenmesini, ada tarihinin en tartışmalı gelişmelerinden biri olarak değerlendirdi. Bu durumun, yalnızca Rum yönetimini temsil eden tartışmalı bir yapının tüm Avrupa adına konuşması anlamına geldiğini ifade etti.
Kıbrıs Türk halkının eşit ortaklık hakkının yok sayıldığını belirten Öztürkler, bunun adada adalet ve barış ilkeleriyle bağdaşmadığını kaydetti.
“Türkiye ve Kıbrıs Türk Halkının İradesi Yok Sayılamaz”
Öztürkler açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Rum Milli Muhafız Ordusu komutanının Mağusa ve Girne limanları üzerine yaptığı açıklamalar, askeri bir tehditten öte siyasi bir meydan okumadır. Limanların kontrolü üzerinden dile getirilen bu söylemler, Kıbrıs Türk halkının ekonomik ve stratejik haklarını hedef almakta ve bölgedeki barış ortamını zedelemektedir.”
Rum lider Nikos Hristodulidis’in, komandolarla birlikte Mağusa Marşı’nı söylemesini de eleştiren Öztürkler, bunun askeri güç üzerinden verilen doğrudan bir siyasi mesaj olduğunu ifade etti. Rum Savunma Bakanı Vasilis Palmas’ın tatbikatlar üzerinden yaptığı açıklamaların ise diplomasi yerine güç gösterisini esas aldığını vurguladı.
Öztürkler ayrıca, Güney Kıbrıs’ın İsrail ve Yunanistan’a dayanarak bölgesel dengeleri değiştirme girişimlerinin sonuçsuz kalacağını belirterek şu mesajı verdi:
“Türkiye ve Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan hiçbir senaryo başarıya ulaşamayacaktır.”
“Türkiye’nin Garantörlüğü Denge Unsurudur”
Türkiye’nin bölgedeki varlığı ve garantörlük rolünün, Rum tarafının ve ortaklarının tüm girişimlerini boşa çıkaracak en önemli unsur olduğuna dikkat çeken Öztürkler, Türkiye’nin kararlı duruşu ile Kıbrıs Türk halkının iradesinin adadaki dengeyi koruduğunu söyledi.
“Rum tarafı ne kadar tehdit üretirse üretsin, Türkiye ile oyunları bozulmaya mahkûmdur” diyen Öztürkler, Kıbrıs’ın geleceğinin tehditler veya tek taraflı adımlarla değil, karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde inşa edilebileceğini vurguladı.
Açıklamasını, “Gerçek çözüm, ancak Kıbrıs Türk halkının haklarının tanınmasıyla mümkündür. Diğer tüm modeller, bölgedeki gerilimi daha da derinleştirir” sözleriyle tamamladı.






