1. Haberler
  2. Dünya
  3. Türkiye ve Dünya’nın Nabzı: Son 24 Saatte Neler Oldu? (20 Nisan 2026)

Türkiye ve Dünya’nın Nabzı: Son 24 Saatte Neler Oldu? (20 Nisan 2026)

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye ve dünya, 20 Nisan 2026’da yine yoğun ve çarpıcı gelişmelere sahne oldu. Diplomatik krizlerden iç politikadaki tartışmalara, güvenlik operasyonlarından küresel gerilimlere kadar birçok başlık gündemi belirledi. ABD’nin vize kararıyla başlayan tartışmalar, okullarda artan güvenlik endişeleri, Meclis’teki yeni düzenleme krizi ve uluslararası arenada yükselen tansiyon, son 24 saatin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. İşte günün dikkat çeken gelişmeleri…

 

ABD, Metiner’in vize talebini reddetti! Gerekçe daha da vahim

AK Partili eski milletvekili Mehmet Metiner, ABD vize başvurusunun reddedilmesine gerekçe olarak ABD ziyaretinden sonra Türkiye’ye dönmeyi zorunlu kılacak bağlara sahip olmadığının gerekçe gösterilmesi ise sosyal medyada gündem oldu.

Yaşadıklarını X platformundan kamuoyu ile paylaşan Metiner’in açıklamaları sosyal medyada gündem oldu. Metiner, ilk açıklamasında yaşadığı süreci şöyle anlattı: “20 Nisan 2026 Pazartesi, yani bugün, saat 08:15’te ABD Büyükelçiliğine vize başvurusunda bulundum. Elimde Dışişleri Bakanlığımızdan yazıyla. Fotoğrafım alındı, parmak izim alındı ve işlemlerden sonra 11 nolu bölmedeki kişinin sorularını cevapladım.

Diplomatik pasaportuma bakıp durdu. ‘Milletvekili misiniz?’ dedi. ‘Ayrıca gazetecisiniz’ dedi. ‘Evet’ dedim. ‘Bekler misiniz?’ dedi. İlerdeki bir hanımefendiye pasaportumu gösterdi. O arada konuştular. Dönüp geldi. ‘Oturma yerinde bekler misiniz?’ dedi. ‘Biz sizi çağıracağız.’ Yaklaşık 45 dakika beklettiler. Benden çok sonra gelenler bile işlemlerini yapıp gittiler.

Kalkıp bankodaki görevliye gittim. “Elimde Dışişleri Bakanlığımızın yazısı var. Diplomatik pasaportum var. Bu şekilde bekletilmem hiç hoş değil ve onur kırıcı. Bekletilmeye devam edilecekse pasaportumu geri istiyorum’ dedim. Sağ olsun görevli arkadaş ilgilendi. Kısa bir süre sonra 11 nolu bölmeye çağrıldım. Talebimin reddedildiğini elime bir kağıt vererek ilettiler.”

PAYLAŞIMINI KALDIRDI

Metiner, ikinci paylaşımında Dışişleri Bakanlığı’nın kendisiyle iletişime geçtiğini belirterek, “Dışişleri Bakanlığımızdan aradılar. Gerekli hassasiyeti gösterdiler. Onlara çok teşekkür ederim. ABD’nin bu yanlış tutumuna dikkat çekmeyi amaçlayan paylaşımım amacına ulaştığı için, o paylaşımlarımı kaldırma ihtiyacı hissettim” dedi ve paylaşımlarını sildi. (Haberler.com)

***

Okullarda yeni önlemler gündemde. Bakan Tekin: En küçük bir tavize izin vermeyeceğiz

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin okul saldırıları için “Evlatlarımızın güvenliği konusunda en küçük bir tavize izin vermeyeceğiz.” dedi.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş ‘taki saldırıların ardından okullarda alınacak yeni önlemlere ilişkin çalışmalar devam ederken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den bir açıklama geldi.

Sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Tekin, “Hepimizi üzüntüye boğan elim hadiselerin ardından haftanın ilk gününde okullarımızdayız.” ifadelerine yer verirken çocukların güvenliği konusunda en küçük bir tavize bile izin vermeyeceklerini belirtti.

“Eğitim ailesi olarak şimdi bize düşen, toprağa umudun tohumlarını yeniden ekmektir. Evlatlarımızın huzurunu sükûnetle inşa etmek, çocuklarımızın gözlerinde parıldayan o ışığı korumak Bakanlık olarak sorumluluğumuzdur.” mesajını da veren Bakan Tekin, açıklamasına şöyle devam etti:

“Çocuklarımızın insani değerlerini, devletimizle ve bu aziz milletle olan güçlü bağlarını kaybetmesine müsaade etmeyeceğiz. Bu inanç ve gayretle, Türkiye’nin millî birliğinin ve beraberliğinin her daim korunması için el birliğiyle, dayanışma içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

“Şefkati ve özverisiyle yarınlarımız için yorulmak nedir bilmeden çalışan kıymetli öğretmenlerimizin emeği ülkemizin geleceğidir.” diyen Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamasında şu ifadeler de yer aldı:

“Hepimizi derinden üzen bu elim hadiselerde kaybettiğimiz canlarımıza yüce Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyor; hadiselerden etkilenen değerli vatandaşlarımıza, tüm ailelerimize, bilhassa sevgili yavrularımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Her şeyin en iyisine layık olan evlatlarımıza ve onlara rehberlik eden öğretmenlerimize hayırlı haftalar diliyorum.”

NE OLMUŞTU?

Kahramanmaraş’ta 15 Nisan 2026 tarihinde, saat 13.30 sıralarında Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda silahlı saldırı düzenlendi.

Silahlı saldırıda ilk belirlemelere göre önce 4 kişinin yaşamını yitirdiği anlaşıldı. Saldırı sonrasında yapılan ikinci açıklamada, yaşamını yitirenlerin sayısının 9 olduğu, 8 öğrenci, bir de öğretmenin kurtarılamadığı bilgisi verildi.

Bu saldırının ardından başlatılan soruşturma kapsamında İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevinden alınmıştı.

Şanlıurfa’daysa Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin eski bir öğrencisi, sabah saatlerinde okula girerek pompalı tüfekle ateş açmış, bazı öğretmen ve öğrencileri rehin olarak almıştı. Saldırgan, kendi silahıyla hayatına son vermişti. Saldırının ardından okul müdürü ve yardımcısı görevden alınmıştı. (NTV)

***

Bu silahlar kime gidiyordu… Kamyonette 1021 tabanca ele geçirildi

Eyüpsultan’da İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, yüklü miktarda silah sevkiyatı yapılacağı yönündeki istihbarat üzerine çalışma başlattı.

Yapılan çalışmaların ardından, 17 Nisan’da bir kamyonet takibe alındı. Durdurulan araçta arama yapıldı. Kamyonetteki aramada 1021 adet 9 milimetre çapında tabanca, 632 adet tabanca gövdesi, 632 adet tabanca üst kapağı ele geçirildi. Ele geçirilen silah ve silah parçalarına el koyuldu. Operasyonda ekiplerce gözaltına alınan 1 şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli çıkarıldığı mahkemece ‘silah ticareti yapmak’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. (Hürriyet)

***

Ödünsüz Atatürk devrimcisi şair ve psikolog Çetin Örgen yaşamını yitirdi

Ödünsüz Atatürk devrimcisi şair ve psikolog Çetin Örgen; çoklu organ yetmezliği nedeniyle 81 yaşında yaşmını yitirdi.

Şair ve psikolog Çetin Örgen, dün 81 yaşında çoklu organ yetmezliği nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü Bilkent Şehir Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) önceki genel sekreterlerinden, Dil Derneği üyesi ve Ankara Cumhuriyet Okurları (CUMOK) gönüllüsü olan Örgen’in cenazesi ailesi ve sevenlerince öğle namazına takiben Maltepe Camisi’nde kılınan namazın ardından Karşıyaka mezarlığına defnedildi.

Şair ve demokratik kitle örgütü (DKÖ) mücadelesinin yanı sıra Örgen; 68 kuşağının ODTÜ arazisini ağaçlandırma çalışmalarına verdiği büyük emekle de tanınıyordu. Örgen, tek bir şenlikte 110 ağaç dikerek dönemin sembol isimlerinden biri olmuştu.

Sevenleri, Örgen’i Cumhuriyet’e anlattı:

ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt: “Yol arkadaşımız, ödünsüz Atatürkçü, şair ve psikolog Çetin Örgen’in vefatından derin üzüntü duydum. Değerli Genel Sekreterimize rahmet, ailesine, sevenlerine ve örgütümüze sabır ve başsağlığı dilerim. Ruhu şad, ışıklar yoldaşı olsun.”

ADD Başkanvekili Behice Safa Yenice: “ADD’nin var olmasında çok büyük emek veren Örgen, Atatürkçü mücadeleyi sürdürmemizde büyük bir dayanaktı. Büyük bir bilgin ve devrimciydi, şu anda Atatürkçü mücadelenin süremesinde emeğin olanlardandır.”(Cumhuriyet)

***

10 il için ‘sarı’ kod verildi! Sıcaklık 7 derece birden düşecek… Çok kuvvetli geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü son dakika hava tahmin raporunu yayınladı. Özellikle 10 il için “sarı kod” uyarısı verilirken, bu illerde yağışların yer yer etkisini artıracağı bildirildi. İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nin tamamına yağmur geliyor. AKOM’dan yapılan uyarıya göre; İstanbul’da mevsim normallerinde seyreden sıcaklıklar yarından 7 derece birden düşüyor. İşte il il hava durumu detayları…

Yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz’in kuzey ve doğusu, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Ordu çevrelerinin aralıklı yağmur ve sağanak; Doğu Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunun yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Doğu Anadolu’nun güneydoğusu, Güneydoğu Anadolu’nun güney ve doğusu ile Elazığ, Tunceli, Bingöl, Hatay, Osmaniye, Kilis ve Adıyaman çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde Marmara’nın doğusu ile Batı Karadeniz’de pus ve yer yer sis hadisesi tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli alanlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunuyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı iç ve batı kesimlerde artarak mevsim normalleri üstünde, diğer yerlerde normalleri civarında seyredecek.

Rüzgarın batı kesimlerde kuzey ve kuzeydoğu, doğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Mardin, Siirt, Tunceli. Şanlıurfa, Batman ve Şırnak için “sarı” kodlu uyarıda bulunuldu.

İSTANBUL VALİLİĞİ UYARDI

İstanbul Valiliği, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine dayanarak yaptığı açıklamada, kent genelinde yarından itibaren etkili olacak yağışlı hava sistemine karşı vatandaşları uyardı. Valilikten yapılan bilgilendirmeye göre, İstanbul genelinde Salı akşam saatlerinden itibaren yağışlı sistemin etkili olması bekleniyor. Özellikle Çarşamba günü Anadolu Yakası ve Boğaz çevresinde yağışların yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Yağışlı havanın Perşembe sabah saatlerinde kenti terk etmesi öngörülüyor. (Milliyet)

***

Maaşlarının kesileceğini öğrenen AKP’li vekiller isyan etti

Meclis’te devam eden yoklama krizi gündemdeki yerini korurken, iktidarın hazırladığı İçtüzük değişikliğiyle yoklamaya katılmayan milletvekillerinin yolluk ve ödeneklerinin kesilmesinin planlandığı öğrenildi. Söz konusu düzenlemeye iktidar cephesinden itiraz geldi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir süredir yoklama krizi yaşanıyor. Yaklaşık 200 milletvekiliyle çalışması gereken Genel Kurul, MHP ile birlikte sayısı 325’i bulan iktidar milletvekillerinin sayısal üstünlüğüne rağmen yetersiz katılım nedeniyle sık sık çalışmalarını tamamlayamadan kapanıyor.

AKP, yaşanan sorunun sorumlusu olarak sık sık yoklama isteyen muhalefeti işaret ederken, çözüm için 8-10 maddelik bir İçtüzük değişikliği üzerinde çalışma yürütüyor. Hazırlanan düzenlemeye göre, yoklama nedeniyle Meclis’in kapanması halinde Genel Kurul’da bulunmayan milletvekillerinin yolluk ve ödeneklerinin kesilmesi planlanıyor.

“MAAŞINIZI KESERİZ” YAKLAŞIMI BİZE YAKIŞMIYOR

Gazete Pencere’nin haberine göre düzenlemeye ilk itiraz ise iktidar milletvekillerinden geldi.

Meclis çalışmalarına düzenli katıldığını belirten AKP’li bir milletvekili, sürekli maaş ve ödenek tartışmalarının gündeme getirilmesine tepki gösterdi.

Milletvekili, “Meclisin ve milletvekilinin itibarını koruyup güçlendirmemiz gerekirken, ‘gelmezseniz maaşınızı keseriz’ yaklaşımı bize yakışmıyor. Bu tutum milletvekilini küçük düşürür. Kendi elimizle itibarımızı yok etmek olur” ifadelerini kullandı. (Korkusuz)

***

NATO Genel Sekreteri Rutte yarın Türkiye’ye gelecek

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, temaslarda bulunmak üzere 21 ve 22 Nisan tarihlerinde Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulunacak.

NATO tarafından yapılan açıklamaya göre NATO Genel Sekreteri Mark Rutte iki günlük resmi bir ziyaret için Türkiye’de olacak. Genel Sekreter, 21 ve 22 Nisan tarihlerinde Ankara’da olacak. Söz konusu ziyaret kapsamında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile görüşmeler yapacağı bildirildi.

Türkiye 2026 NATO Zirvesi’ne Ankara’da ev sahipliği yapacak

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Türkiye ziyaretinde ana konu olarak NATO 2026 Zirvesinin öne çıkması bekleniyor. Rutte’nin Türkiye ziyaretinde ayrıca bölgesel ve küresel güvenlik konuları da gündeme gelebilir. Genel Sekreterin Ankara ziyaretlerinde ana gündem maddesinin bu zirvenin hazırlık çalışmaları olması bekleniyor.

2026 NATO Zirvesi bu yıl 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenecek. Türkiye, 2004 İstanbul Zirvesi’nin ardından tarihinde ikinci kez NATO liderlerini ağırlayacak. (Yeni Şafak)

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP’ye tepki: En hafif tabiriyle sorumsuzluktur

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısı’nın ardından önemli açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve Türkiye’nin yüreğini yakan acı olayı istismar etmek isteyen CHP’ye tepki gösteren Erdoğan, ‘Milletçe yüreğimiz yanıyor. Ama ana muhalefet sanki fırsat kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklama yapıyor. Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik ederek korku yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur.’ ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısı’nın ardından önemli açıklamalarda bulundu.

Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetimizle paylaşıyoruz. Kahramanmaraş’taki menfur olayda 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi. 3’ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor.

Cumhurbaşkanı olarak ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakınen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim. Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında yalan, manipülatif bilgileri yayanlar için gerekli önlemleri aldık. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği görülüyor. Her nimetin yan tesiri oluyor. İnternet, teknoloji, dünyayla bütünleşmenin yan tesiri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. ABD’de gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz.

Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar evin bir odasında sohbet ederken diğer odadaki çocuklarımızın dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, öğretmenler, ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına daha fazla etki ediyor. Bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihnini iğfal ettiği bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına, algoritmaların manipülasyon gücünü eklediğimizde karşımıza karışık bir sorun çıkıyor.

Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. En küçük taviz söz konusu değildir. Güvenliğin yanısıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü, eğitim boyutlarıyla meseleye yaklaşmamız mümkündür. Siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Okul kolluk işbirliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza gerekli talimatları verdim. (Akit)

***

Madencilerin Enerji Bakanlığı’na yürüyüşüne polis müdahalesi: Açlık grevi kararı aldılar

Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, maden işçilerinin Enerji Bakanlığı’na yürüyüşü sırasında gözaltına alındı. Aksu ve Çakır daha sonra serbest bırakıldı. Bakanlığa yürüyüşlerine engel olunan işçiler açlık grevi kararı aldı.

Doruk Madencilik işçilerinin alacaklarının ödenmesi talebiyle başlattığı Ankara yürüyüşünün sekizinci gününde Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ve maden işçileri gözaltına alındı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde Eskişehir’den yola çıkan madenciler, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik’ten yıllardır alamadıkları hakları için Ankara’ya yürüdü. Gasp edilen haklarını almak için direnen ve bugün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isteyen madencileri polis ablukaya aldı.

Sendika tarafından yapılan açıklamada “Madencilerin değil, hak yiyen Sabahattin’in önünü kessinler. Sabahattin duy, madenci geldi! Madenci yeraltına kefenliyle iniyor. Ankara’ya kefenimizle geldik, haklarımızı almadan dönmek yok buradan! Ya hak alacağız ya cenazemizi burada bırakacağız!” denildi. (BirGün)

***

Fatih Erbakan: İktidar ‘kontrollü seçim’ planlıyor

YRP lideri Fatih Erbakan, iktidarın güçlü rakipleri devre dışı bırakarak “kontrollü seçim” hazırlığında olduğunu öne sürerken, Cumhur İttifakı defterini kapattıklarını söyledi. Erbakan, AK Parti ve MHP dışındaki sağ partilerin ortak cumhurbaşkanı adayı etrafında birleşebileceği yeni bir “üçüncü yol” ittifakının gündeme gelebileceğini belirtti.

Yeniden Refah Partisi Lideri Fatih Erbakan, T24 YouTube kanalında gazeteci Şirin Payzın’ın konuğu oldu. Gündemdeki siyasi davalardan erken seçim tartışmalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Erbakan’ın açıklamalarında, “kontrollü seçim” iddiası ve yeni ittifak senaryoları öne çıktı.

“GÜÇLÜ ADAYLARI ELEYİP KONTROLLÜ SEÇİM YAPMAK İSTİYORLAR”

Türkiye’de sandığın bir daha kurulmaması gibi bir ihtimal görmediğini belirten Erbakan, iktidarın hedefinin “kontrollü bir seçim” olduğunu savundu. Erbakan, bu stratejiyi şu sözlerle anlattı:

“Adayınızın, rakip adayınızın kendinizin belirlediği, örneğin CHP’de Ekrem İmamoğlu’nun veya Mansur Yavaş’ın aday olamadığı, tekrardan Sayın Kılıçdaroğlu’nun karşılarına aday olarak çıktığı bir seçim yapılsın ve ‘kontrollü bir seçimle tekrardan biz kazanalım’ istiyorlar. Kontrollü bir seçim olabilmesi için iktidar kanadı elinden gelen gayreti gösteriyor.”

Bir sonraki seçimlerde Cumhur İttifakı ile yeniden bir araya gelme ihtimaline kapıları tamamen kapatan Erbakan, “Denenmiş bir daha denenmez. Biz o defteri tamamen kapattık” dedi. Erbakan, muhalefet cephesinde yeni bir blok oluşabileceğine dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Tabanları, seçmen yapısı birbirine yakın olan partilerin bir araya gelmesiyle oluşacak bir blok olabilir. Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi veya Demokrat Parti olabilir. Özellikle seçmenin sağ partiler olarak kategorize ettiği partilerin bir araya gelerek ortak bir Cumhurbaşkanı adayı göstermeleri ve parlamento seçiminde de bir çatı altında ittifak yapmaları söz konusu olabilir. Henüz resmi bir görüşme yok ancak seçmen ve teşkilatlarımızdan gelen talepler doğrultusunda bunu zaman zaman istişare ediyoruz.”

Erken seçim tarihiyle ilgili öngörüsünü de paylaşan YRP Lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olmak isteyeceğini ve bu nedenle seçimlerin 2027 yılının sonbaharında (Ekim-Kasım) yapılabileceğini tahmin ettiğini söyledi. Erbakan, zamanında (Mayıs 2028) yapılacak bir seçimde Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için getirilecek olası bir yasal düzenlemeye veya anayasa değişikliğine partisinin destek vermeyeceğini net bir dille ifade etti.

Önceki seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan lehine adaylıktan çekildiğini hatırlatan Erbakan, önümüzdeki seçimlerde bizzat Cumhurbaşkanı adayı olacağını açıkladı: “Bir parti genel başkanının her seçimde bir başka isim lehine çekilmesi, ‘biz ülkeyi yönetmeye talip değiliz’ görüntüsü verir. Milletin ve teşkilatımızın beklentisi doğrultusunda biz aday olacağımızı ifade ettik.”

CHP BELEDİYELERİNE YÖNELİK OPERASYONLARA TEPKİ

Son günlerde CHP’li belediyelere ve belediye başkanlarına yönelik düzenlenen operasyonları da değerlendiren Erbakan, süreci “iktidarın muhalefete ayrı, kendine ayrı hukuk uygulaması” olarak nitelendirdi.

Operasyonların yapılma biçimini eleştiren Erbakan, “Milyonlarca oy almış, yeri yurdu belli insanların sabah şafak operasyonlarıyla, kafalarına bastırılarak gözaltına alınması ve tutuklu yargılanmaları aşırı gidilmesinin bir göstergesidir. İktidar dönemindeki belediyelere yönelik yüzlerce usulsüzlük dosyası sümen altı edilirken muhalefete bu operasyonların yapılması, işin siyasi bir saikle yapıldığı şüphesini uyandırıyor” ifadelerini kullandı. (Karar)

***

AB Genişleme Komiseri Kos: ‘Türkiye MERCOSUR’dan önemli’

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, Türkiye’nin ekonomik olarak Güney Amerika Ortak Pazarı’ndan (MERCOSUR) daha önemli olduğunu ifade ederek, “Türkiye’nin çok büyük ve güçlü bir ordusu var” dedi.

Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu resmi oturumları kapsamında konuşan AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, Türkiye’yi övdü. Aralarında Türkiye karşıtı AP üyelerinin de bulunduğu komisyon üyelerine hitap eden ve AB’nin yeni genişleme vizyonu hakkında bilgiler veren Kos, Türkiye’nin AB için olmazsa olmaz bir ülke olduğuna vurgu yaptı. AP Dışişleri Komisyonu resmi çalışmaları kapsamında yeni dönemde AB Komisyonu’nun Genişleme politikası kapsamında aday ülkelerle ilişkilerde yeni formüller uygulamak istediğini bildiren Kos, Türkiye konusunda daha yakın ilişkiler için sinyal verdi. Türkiye’nin AB için ekonomik açıdan çok önemli olduğunu belirten Kos, AB’nin son dönemde imzalamak için büyük eleştirilere ve traktör eylemlerine sebep olan Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) anlaşmasından bile daha önemli olduğunu söyledi.

Enerji, taşımacılık ve dijital bağlar açısından da Türkiye önemli

AB Komisyonu bünyesinde genişleme yanında bağlantısallık olarak tanımlanan ve Karadeniz, Kafkaslar ve Orta Asya bölgeleriyle taşımacılık, enerji, dijital bağlantılar gibi konulardan da sorumlu olduğunu bildiren Kos, bu politikalar açısından da Türkiye’nin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin bunlar gibi başka konularda da AB için çok önemli olduğunu bildiren AB Genişleme Komiseri Marta Kos, “Türkiye’nin çok büyük ve güçlü bir ordusu var. Karadeniz Bölgesi’nin bu kadar güvenlik sorunu yaşadığı bir dönemde Türkiye çok önemli özelliklere sahip” ifadelerini kullandı. (İHA)

***

Dünya’dan kısa kısa…

Deprem sonrası tsunami uyarılarının ardından Japonya’da ikinci büyük deprem için yüksek alarm durumu devam ediyor

Japonya, meteoroloji ajansının önümüzdeki hafta 8.0 veya daha yüksek büyüklükte büyük bir deprem riskinin arttığı uyarısının ardından artçı sarsıntılar için yüksek alarmda kalmaya devam ediyor.

Bu durum, deprem riski yüksek olan ülkede Pazartesi günü kuzeydoğu kıyısında meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremin ardından binlerce insanın yüksek yerlere sığınması yönünde uyarılmasının ardından geldi.

Iwate vilayetinin açıklarında meydana gelen denizaltı aktivitesi, bölgede bir dizi tsunami uyarısına ve başkent Tokyo’ya kadar uzanan sarsıntılara neden oldu.

Bir sakin, deprem uyarısı verildikten sonra “herkesin kaçtığını” söyledi.

Tsunami uyarıları kısa süre sonra en düşük seviye olan tavsiyelere indirildi, ancak insanlar hala kıyıdan uzak durmaları konusunda uyarılıyor.

Dalgalar 80 cm yüksekliğe ulaştı ve hemen hiçbir yaralanma veya büyük hasar bildirilmedi. Birleşmiş Milletler’in nükleer gözlem kuruluşu, Japon yetkililerden ülkenin nükleer tesislerinde herhangi bir anormalliğin meydana gelmediği yönünde bilgi aldığını söyledi. (BBC)

***

ABD’nin İran bayraklı gemiye saldırısı görüşmeleri şüpheye düşürdü, Tahran misilleme tehdidinde bulundu

Tahran, Pazar günü Umman Körfezi’nde ABD güçleri tarafından İran bayraklı bir tankerin ele geçirilmesinin ardından misilleme tehdidinde bulunarak, ABD’yi ateşkesi ihlal eden “deniz korsanlığı” yapmakla suçladı.

Kargo gemisinin ele geçirilmesi, Çarşamba günü sona erecek olan kırılgan ateşkesi uzatmayı amaçlayan ABD ve İran arasındaki Pakistan’daki yeni tur görüşmelerine gölge düşürdü. Başkan Donald Trump Pazartesi günü, Başkan Yardımcısı JD Vance ve üst düzey ABD yetkililerinin bir başka tur görüşme için Pakistan’a gittiğini söyledi.

İran, İslamabad’a bir heyet göndereceğini kamuoyuna açıklamadı, ancak Associated Press’e isimsiz olarak konuşan iki Pakistanlı yetkili, İranlı yetkililerin ikinci tur görüşmelere katılmaya istekli olduklarını ifade ettiklerini söyledi.

Bu arada, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağayi gazetecilere, görüşmelere katılma planlarının henüz olmadığını, ancak bunu da dışlamadığını söyledi.

Hazırlıklarda yer alan iki Pakistanlı yetkiliye göre, Pakistan, Salı günü görüşmelere yeniden başlamak için son 24 saat içinde hem Washington hem de Tahran ile diplomatik temaslarını yoğunlaştırdı.

Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi, Pazartesi günü İslamabad’da İran büyükelçisi ve ABD’nin geçici büyükelçisiyle ayrı ayrı görüşmeler yaparak düzenlemeleri görüştü.

ABD ve İran arasında savaşı sona erdirmek için yapılan müzakerelerde, özellikle İran’ın uranyum stokları konusunda, ilk tur görüşmelerin anlaşma sağlanamadan sona ermesine neden olan birçok engel hala aşılması gerekiyor.

İran devlet medyasına göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, önceki müzakereler ve ateşkes sırasında ABD’yi zorbalık ve mantıksız davranışlarla suçladı.

Pezeşkiyan’ın, İranlı yetkililerin ABD’nin ciddiyeti ve önceki davranışları tekrarlayarak “diplomasiyi ihanete uğratma” olasılığı konusunda giderek daha fazla şüphe duyduklarını söylediği bildirildi.

İran’daki adli tıp teşkilatı başkanına göre, İran’da en az 3.375 kişinin hayatını kaybettiği çatışmada, giderek tırmanan gerilim İran ve ABD’yi yeniden savaşa sürükleme tehdidi oluşturuyor.

Lübnan’da 2.300, İsrail’de 23 sivil ve 15 asker, Körfez Arap ülkelerinde ise bir düzineden fazla kişi hayatını kaybetti. Ayrıca 13 ABD askeri de öldü.

28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a ortak saldırısıyla başlayan savaş, küresel ekonomiyi altüst etti, petrol fiyatlarını yükseltti ve hava yolculuğunu aksattı.

Pazartesi günü erken saatlerde, İran’ın birinci başkan yardımcısı Muhammed Rıza Aref, İran petrol ihracatına yönelik ekonomik ve askeri baskılara son verilmesi çağrısında bulunarak şunları yazdı: “İran’ın petrol ihracatını kısıtlarken başkaları için serbest güvenlik bekleyemeyiz. Seçim açık: ya herkes için serbest bir petrol piyasası ya da herkes için önemli maliyet riski.”

Trump, ABD’nin “çok adil ve makul bir anlaşma” teklif ettiğini söyledi, ancak reddedilmesi durumunda “gerekeni yapacağı” konusunda da uyardı.

Pazartesi günü Truth Social’da yazdığı yazıda, İran’ın yeni liderleri “akıllı” olursa “harika ve müreffeh bir geleceğe” sahip olabileceğini belirtti.

Trump ayrıca, İsrail’in ABD’yi savaşa soktuğu yönündeki eleştirilere de sert tepki göstererek şunları ekledi: “İsrail beni İran’la savaşa asla ikna etmedi, 7 Ekim’in sonuçları, İran’ın asla nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki ömür boyu süren görüşümü pekiştirdi.”

İran adli tıp teşkilatı başkanı, savaşın ölü sayısının en az 3.375 olduğunu söyledi.

ABD, İran bayraklı kargo gemisine el koydu

ABD, Pazar günü Hürmüz Boğazı yakınlarındaki deniz ablukasını aşmaya çalışan kargo gemisine zorla el koydu.

ABD Başkanı sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, geminin Umman Körfezi’nde bir ABD Donanması güdümlü füze destroyeri tarafından durması için uyarıldığını ancak buna uymadığını söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri, geminin çok sayıda uyarıyı dikkate almadan abluka hattını geçtiği için ateş açtığını ve gemiye el koyduğunu belirtiyor. (itvNEWS)

***

Louisiana’da silahlı saldırgan, karısının boşanma isteği üzerine “aklını kaybetti”

Shamar Elkins, yedi çocuğunu ve bir başka çocuğu öldürdü ve karısını ağır yaraladı.

Ailesi, yedi çocuğunu ve bir başka çocuğu öldüren silahlı saldırganın, karısının boşanma isteği üzerine “aklını kaybettiğini” iddia etti.

Yakın çevresine göre, 31 yaşındaki Shamar Elkins, eşinden ayrıldıktan sonra giderek daha dengesiz hale gelmesinin ardından Pazar günü aralarında çocukları, çocuklarının kuzeni, eşi ve başka bir kadının da bulunduğu 10 kişiyi vurdu.

Elkins’in eşiyle dört, başka bir kadınla ise üç çocuğu vardı. Anlaşıldığı kadarıyla tüm çocuklar aynı evde birlikteydi.

Elkins’in kayınbiraderi Troy Brown, Washington Post’a verdiği demeçte, Elkins’in evliliğinin bozulmasıyla ilgili son bir konuşmada “perişan” olduğunu söyledi.

Brown Pazar günü yaptığı açıklamada, “Boşanma hakkındaki ilk tartışmadan sonra aklını kaybediyormuş gibi davrandı” dedi. “Bu durumdan dolayı çok üzgündü. Onunla konuşurdum ve bana, ‘Kardeşim, karımı kaybetmek istemiyorum’ derdi.”

Üç erkek ve beş kız çocuğunun anneleri tarafından kimlikleri açıklandı: Jayla Elkins (3), Shayla Elkins (5), Kayla Pugh (6), Layla Pugh (7), Markaydon Pugh (10), Sariahh Snow (11), Khedarrion Snow (6) ve Braylon Snow (5).

Ayrıca, karısı da dahil olmak üzere iki kadını daha ağır yaraladı. Yaralı kadınlardan birinin kuzeni Crystal Brown’a göre, çiftin boşanma davası Pazartesi günü mahkemeye çıkacaktı.

Elkins, olay yerinden Bossier City üzerinden çalıntı bir arabayla kaçmaya çalışırken polis tarafından vurularak öldürüldü. Olaydan önce Elkins’in ruh sağlığı sorunları vardı. Ailesi, son haftalarda oğulları hakkında endişeli olduklarını söyledi.

Paskalya Pazarında annesi Mahelia Elkins ve üvey babası Marcus Jackson’ı aradı; ikisi de röportajlarda onun umutsuz göründüğünü söyledi.

New York Times’a göre Elkins, üvey babasına “karanlık düşüncelere” boğulduğunu söyledi.

Bay Jackson, “Ona, ‘Her şeyin üstesinden gelebilirsin dostum. Ne yaşadığın umurumda değil, üstesinden gelebilirsin’ dedim” dedi. “Sonra bana, ‘Bazı insanlar şeytanlarından geri dönmez’ dediğini hatırlıyorum.”

Elkins, Ağustos 2013’ten Ağustos 2020’ye kadar Louisiana ordusu ulusal muhafızlarında görev yaptı ve ordudan er rütbesiyle ayrıldı.

Polis tarafından tanınıyordu ve 2019’da yasadışı silah kullanmaktan tutuklanıp mahkum edilmişti. Yetkililer, başka herhangi bir aile içi şiddet sorunu hakkında bilgi sahibi değildi.

(The Telegraph)

***

Berlin’den Moskova’ya yanıt: “Bizi sindiremezsiniz”

Almanya, Ukrayna’ya İHA desteği veren şirketleri tehdit eden Rusya’ya “Bizi sindiremezsiniz” diyerek tepki gösterdi. Alman Dışişleri Bakanlığı, bugün Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Nachayev’i bakanlığa çağırdı.

Almanya, geçen hafta Ukrayna’ya insansız hava aracı (İHA) üretiminde destek veren şirketlerin açık adreslerini liste halinde paylaşan ve bu listenin Rus ordusu için “potansiyel hedefler listesi” olduğunu duyuran Rusya’yı uyardı.

Alman Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Nachayev’i bakanlığa çağırarak, savunma şirketlerine yönelik tehditlerin “kabul edilemez” olduğunu iletti.

Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamada ise “Rusya’nın Almanya’daki hedeflere yönelik doğrudan tehditleri, Ukrayna’ya verdiğimiz desteği zayıflatmak ve dayanışmamızı sınamak için yapılan bir girişimdir” denildi.

“Yanıtımız çok net: Bizi sindiremezsiniz” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, Rusya’nın casusluk faaliyetleri ile bu tür tehditlerinin “kabul edilemez olduğu” ve bu nedenle de bugün Berlin’deki Rus büyükelçinin bakanlığa çağrıldığı kaydedildi. (DW)

***

Pakistan ve diğer 11 Müslüman ülke, İsrail’in “sözde Somaliland”a diplomatik temsilci atamasını reddetti

Pakistan ve diğer 11 Müslüman çoğunluklu ülke, İsrail’in “sözde Somaliland”a diplomatik temsilci atamasını kınayarak, bunun Somali’nin egemenliğinin ihlali ve Afrika Boynuzu istikrarı için tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini belirtti.

Pakistan, diğer 11 ülkeyle birlikte, İsrail’in “sözde Somaliland”a diplomatik temsilci atamasını şiddetle kınayarak, bunun Somali’nin egemenliğinin ihlali ve bölgesel istikrar için ciddi bir tehdit olduğunu ifade etti.

Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve diğer Müslüman çoğunluklu ülkelerin dışişleri bakanları ortak bir açıklamada, Somali’nin birliğine ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteklerini yineleyerek, uluslararası alanda tanınan devlet egemenliğini zayıflatan tek taraflı eylemleri reddettiler.

Bakanlar, “Bu tür eylemler, uluslararası hukuk ilkelerinin, Birleşmiş Milletler Şartı’nın ve Afrika Birliği Kurucu Yasası’nın açık bir ihlalini oluşturmakta ve Afrika Boynuzu’ndaki istikrarı baltalama riski taşıyan tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir; bu da bölgesel barış ve güvenliğin tamamına olumsuz yansımaktadır” dedi.

Bu adım, İsrail’in geçen yıl Somali’den 1991’de ayrılan ancak hiçbir Birleşmiş Milletler üye devleti tarafından tanınmayan kendi kendini ilan eden bir bölge olan Somaliland’ı tanıma kararı almasının ardından geldi.

İsrail’in bu hafta başında Somaliland’a diplomatik temsilci ataması, imzacılar tarafından Somali’nin egemenliğinin “açık bir ihlali” olarak nitelendirildi ve Somali’nin uluslararası alanda tanınan hükümetinin halkını temsil eden tek meşru otorite olduğu vurgulandı.

Ayrıca, geçen yıl Mart ayında uluslararası medyada yer alan haberlerde, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin, Gazze’den Filistinlilerin olası yer değiştirmesi konusunda Somaliland da dahil olmak üzere çeşitli Doğu Afrika devletleriyle temas kurduğu belirtilmişti.

Bu girişim, İsrail’in Filistin yerleşim bölgesindeki devam eden askeri harekatının ortasında gerçekleşti; bu harekat, Başbakan Benjamin Netanyahu hükümetine yönelik artan incelemeler arasında, bazı gözlemciler tarafından soykırım olarak nitelendirilerek, geniş çaplı uluslararası eleştirilere yol açtı.

Pakistan, Aralık 2025’te Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimi reddederek, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkına ve 1967 öncesi sınırlara dayalı, Doğu Kudüs’ün başkenti olduğu bağımsız bir devlete olan desteğini yineledi.

Somali de İsrail’in tutumunu reddederken, Afrika Birliği kıta genelinde ayrılıkçı bölgelerin tek taraflı olarak tanınmasına sürekli olarak karşı çıktı. (PakistanToday)

***

Suriye–Irak Ortak Operasyonunda Yarım Milyon Captagon Hapı Ele Geçirildi

Suriye ve Irak güvenlik birimleri, Şam’da düzenlenen ortak bir operasyonla ülke dışına kaçırılmak üzere hazırlanan yaklaşık 500 bin Captagon hapını ele geçirdi. Operasyonda iki şüpheli suçüstü yakalanarak gözaltına alındı. Yetkililer, bu adımın uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına karşı yürütülen ortak mücadelenin bir parçası olduğunu belirtti.

Suriye ve Irak arasında yürütülen koordineli bir güvenlik operasyonunda, ülke dışına kaçırılmak üzere hazırlanan büyük miktarda uyuşturucu sevkiyatı ele geçirildi ve olaya karışan iki kişi yakalandı.

Suriye İçişleri Bakanlığı, Pazar günü yaptığı açıklamada, Uyuşturucuyla Mücadele İdaresi’nin Sınır Muhafızları güçleriyle işbirliği içinde ve Irak Uyuşturucu ve Psikotrop Maddeler Genel Müdürlüğü ile koordinasyon halinde büyük bir kaçakçılık girişimini engellediğini duyurdu.

Bakanlık açıklamasına göre operasyon, uyuşturucu kaçakçılığı ve ticareti yapan ağlara karşı yürütülen nitelikli güvenlik operasyonlarının devamı niteliğinde gerçekleştirildi.

Şam kent merkezinde güvenlik güçlerinin takibi altında izlenen iki kişi, sevkiyatı taşırken suçüstü yakalandı. Şüphelilerin üzerinde yapılan aramada, komşu ülkelere kaçırılmak üzere hazırlanmış yaklaşık 500.000 Captagon hapı ele geçirildi.

Yetkililer, söz konusu operasyonun uyuşturucu ile mücadeleye yönelik ulusal strateji kapsamında değerlendirildiğini ve sınır aşan organize suç şebekeleriyle mücadelede uluslararası ve bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesine katkı sağladığını belirtti.

Öte yandan Uyuşturucuyla Mücadele İdaresi, Nisan ayının 4’ünde de Irak Uyuşturucu ve Psikotrop Maddeler Genel Müdürlüğü ile ortaklaşa yürütülen üç ayrı operasyonla uluslararası uyuşturucu şebekelerine ağır darbe vurmuş, yaklaşık 1 milyon Captagon hapı ele geçirilmiş ve bu ağlara bağlı dört kişi tutuklanmıştı. (SANA)

***

139 yıl sonra bir ilk: Ay’da futbol sahası büyüklüğünde yeni krater oluştu

NASA’nın Ay yörüngesindeki gözlem uydusu, 2024’te oluşan 225 metre genişliğinde dev bir krateri ortaya çıkardı. Bilim insanlarına göre bu büyüklükte bir çarpma ortalama 139 yılda bir gerçekleşiyor. Keşif, gelecekte Ay’da kurulacak üsler için ciddi güvenlik risklerini gündeme taşıdı.

NASA’nın Ay yörüngesinde görev yapan Lunar Reconnaissance Orbiter (LRO) aracından elde edilen görüntüler, dikkat çekici bir keşfi ortaya çıkardı.

Bilim insanları, Ay yüzeyinde yaklaşık 225 metre genişliğinde yeni bir kraterin oluştuğunu belirledi. Bu boyuttaki bir çarpmanın ortalama 139 yılda bir gerçekleştiği hesaplanıyor.

Mark Robinson tarafından açıklanan bulgulara göre krater, 2024 yılı Nisan veya Mayıs aylarında meydana geldi. Keşif, ABD’nin Teksas eyaletinde düzenlenen Lunar and Planetary Sciences Meeting sırasında kamuoyuna duyuruldu.

Uzmanlar, bu çapta bir kraterin “gözümüzün önünde” oluşmuş olmasının bilimsel açıdan son derece önemli olduğunu vurguluyor.

Araştırmacılar, LRO’nun 2009’daki görevinin ilk yıllarında yaklaşık 70 metre çapında kraterler tespit ettiğini hatırlatıyor. Yeni keşfedilen kraterin ise bu ölçülerin çok ötesine geçmesi dikkat çekiyor.

Robinson, “Artık çıtayı 100 metreye çıkardık diyorduk, şimdi 225 metreyi bulduk” sözleriyle keşfin önemini özetledi.

Kraterin, Ay’daki dağlık ve engebeli bölgeler ile düz lav ovaları (mare) arasındaki sınırda oluştuğu belirtiliyor.

Yaklaşık 43 metre derinliğe sahip kraterin dik kenarları, sert ve katılaşmış lav zemin üzerinde meydana geldiğini gösteriyor. Ancak kraterin hafif oval şekli, alt zeminin homojen olmadığını düşündürüyor.

Kraterin çevresinde, çarpma sırasında etrafa saçılan kaya ve tozdan oluşan parlak bir örtü (ejecta) tespit edildi. Bu parçacıkların yüzlerce metre uzağa yayıldığı, bazı etkilerin ise 120 kilometre mesafeye kadar ulaştığı belirlendi.

Bu durum, Ay yüzeyindeki çarpışmaların etkisinin düşündüğümüzden çok daha geniş alanlara yayılabileceğini gösteriyor.

Gelecekteki Ay üsleri için ciddi uyarı

Bilim insanlarına göre bu keşif, Ay’da kurulması planlanan insanlı üsler için kritik bir uyarı niteliğinde.

Yüksek hızla fırlayan küçük kaya parçaları bile büyük hasara yol açabilir. Bu nedenle gelecekteki Ay yapılarının, saniyede kilometrelerce hızla gelen parçacıklara dayanabilecek şekilde tasarlanması gerektiği vurgulanıyor. (Sputnik)

***

Öfkeli çiftçilere, şap hastalığı yayılırken daha fazla destek sözü verildi

Yunanistan’da 25 yıl sonra ilk kez görülen ölümcül hayvan şap hastalığı salgını, geçen ay ilk kez kaydedildiği adanın yeni bir bölgesine yayıldı. Yetkililer Pazartesi günü, “çok zor bir durumla” başa çıkmak için çiftçilerin işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.

Kırsal Kalkınma Bakanı Margaritis Schinas, Ege Denizi’nin doğusundaki Lesvos adasında, ilk vakanın 15 Mart’ta kaydedildiği kuzey bölgesinde, hayvancılıkla uğraşanlara ek tazminat ve mali destek sözü verdi.

Ancak durumun son derece zorlu olduğunu, “sadece yerel veya ulusal düzeyde değil, potansiyel olarak Avrupa çapında boyutlara sahip” olduğunu kabul etti.

Eski Avrupa Komisyonu başkan yardımcısı Schinas, Lesvos’ta şimdiye kadar toplam 43 vakanın kaydedildiğini ve yaklaşık 10.000 koyun, keçi ve sığırın itlaf edildiğini, hastalığın adanın güneybatısına yayıldığını söyledi.

Schinas, “Hata payı yok” dedi. “Yerel topluma, ada sınırlarını aşan boyutlarda önemli bir krizin yönetiminin zirvesinde olduğumuzu anlamaları için çağrıda bulunuyorum… Bu durum kontrolden çıkmamalı. Hepimiz birlikte hareket etmeliyiz.”

Lesvos’taki hayvancılıkla uğraşanlar, hükümetin salgına verdiği tepkiye, etkilenen çiftliklerdeki tüm hayvanların kesilmesinde ısrar etmesine, aşılamadan kaçınmasına ve adadan süt ürünleri ihracatını yasaklamasına kızgınlar ve protesto amacıyla Mytilini ana limanındaki feribot seferlerini aksatıyorlar.

Schinas Pazartesi günü yaptığı açıklamada, bazı çiftçilerin veterinerlerin sürülerine erişimini engellediğini ve bunun “kabul edilemez ve potansiyel olarak cezai soruşturmaya konu olabilecek bir durum” olduğunu söyledi.

Ayrıca, kesilen tüm hayvanlar için ve kesimlerinden kaynaklanan gelir kaybı için “hızlı ve net” tazminat sağlayacağını, ayrıca sürülerin otlatılmasına izin verilmeyen yerlerde yem masraflarını karşılamak ve imha edilen veya üretilmeyen sütten kaynaklanan gelir kaybını telafi etmek için sübvansiyonlar vereceğini de söz verdi.

Bakanlık bu aşamada aşılama kampanyasını reddetti.

“Aşılamanın zamanı henüz gelmedi,” dedi kıdemli bir hayvan sağlığı yetkilisi olan Mary Yanniou. “Hastalığı ortadan kaldırmanın en uygun yöntemi tüm hayvanların itlaf edilmesidir.”

Lesvos’taki şap hastalığı salgınıyla birlikte, koyun ve keçi çiçeği salgını Yunanistan’ın büyük bir bölümünü etkiledi, yaklaşık yarım milyon hayvanın itlaf edilmesine yol açtı ve ülkedeki geleneksel hayvancılığın geleceğini tehdit etti. Uygulanan sıkı biyolojik güvenlik önlemleri arasında, etkilenen bölgelerde hayvanların hareketlerinin, hatta otlatmak için ağıllarından dışarı çıkarılmalarının bile yasaklanması yer alıyor.

Çiftçilerin çağrılarına rağmen, yetkililer salgınla mücadele için aşılamayı reddetti ve bunun Yunanistan’ın yılda yaklaşık 1 milyar avro değerindeki beyaz peynir ihracatına zarar vereceğini savundu. Bununla birlikte, AB yetkilileri aşı kullanımını savundu.

Ne şap hastalığı ne de koyun ve keçi çiçeği insanlara zararlı değildir. (eKathimerini)

***

Trump, ateşkes anlaşmasız sona ererse İran’da “çok sayıda bombanın patlayacağını” söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, PBS News’e yaptığı açıklamada, iki hafta önce sağlanan ateşkesin Çarşamba akşamı sona ermesi durumunda İran ile bir anlaşmaya varılmaması halinde “çok sayıda bombanın” patlamaya başlayacağını söyledi.

İran’ın Pakistan’daki görüşmelere hala katılıp katılmadığı sorulduğunda Trump, bilmediğini söyledi. “Yani, orada olmaları gerekiyor. Orada olmayı kabul ettik, ancak onlar öyle demiyorlar. Ama hayır, ayarlandı. Ve orada olup olmadıklarını göreceğiz. Orada değillerse de sorun değil,” dediği aktarıldı.

Daha önce Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance’in görüşmelere katılmak üzere İslamabad’a doğru yolda olduğunu söylemişti ve Maria Bartiromo, Fox News’te Trump’ın kendisine “bu gece bir anlaşma imzalanacak” dediğini aktarmıştı. (Haaretz)

***

Anma Günü töreninde Herzog, ‘bu savaş neslini’ ‘savaştan sonraki günü hayal etmeye’ çağırdı

Anma Günü devlet töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, İsrail’in çok cepheli savaşlarına devam ettiği bir dönemde, “bu nesil” İsrail askerlerine saygılarını sunarak, “savaştan sonra ne olacağını” düşünmelerini teşvik etti.

Herzog, “Hâlâ savaşın ortasındayız. Son günlerde, derin üzüntümüzle, şehitler listesine daha fazla değerli ve sevgili evlat eklendi,” diyerek, ABD-İsrail-İran savaşıyla tetiklenen Lübnan’daki Hizbullah’a karşı yeniden başlayan çatışmalarda hayatını kaybeden askerlere atıfta bulundu.

Kudüs’teki Batı Duvarı’nda yaptığı konuşmada, “Savaş kader belirleyici bir zamandır, ulusal bir sınavdır ve bir ulus olarak buna olağanüstü bir güçle karşılık veriyoruz ve tüm dayanılmaz acılara rağmen kararlılık ve azimle karşılık vermeye devam edeceğiz,” dedi.

Herzog, son iki yılda Gazze’de Hamas’a ve Lübnan’da Hizbullah’a karşı yapılan savaşlarda ve geçmiş savaşlarda hayatını kaybeden birçok erkek ve kadın askerin hikayelerini ve yazılarını aktarıyor.

Herzog, askeri gücü ahlaki amaçla dengelemenin gerekliliğini vurgulayarak şunları söylüyor: “Kılıcımızla değil, onunla birlikte yaşıyoruz. Şimdi olduğu gibi ihtiyaç anlarında bir elimizle onu kavrayacağız ve kılıç keskin ve kararlı olacak. Ama ruh her zaman güçlü ve kök salmış olmalı, diğer elimizde de öyle olmalı… barışa, özgürlüğe ve onura özlem duyan ruh.”

“Şimdi bu savaş kuşağının cesaret etme ve savaştan sonraki günü hayal etme, savaştan sonra gelecek şarkıyı yazma sırası geldi. Bir umut şarkısını hak ediyorlar,” diye ekliyor.

(The Times of Israel)

 

Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)

Türkiye ve Dünya’nın Nabzı: Son 24 Saatte Neler Oldu? (20 Nisan 2026)

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin
Bize Katılın