Deniz kuvvetlerinin milli uçak gemisi gelecek yıl mavi sularla buluşmaya hazırlanıyor
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Türk Deniz Kuvvetlerinin çok güçlü bir filosu bulunduğunu belirterek, “Şu anda milli uçak gemimizi yapıyoruz. Milli uçak gemimizin inşa süreci çok iyi gidiyor. İnşallah planladığımız gibi giderse önümüzdeki sene denize indirip denizdeki faaliyetlerine devam etmeyi planlıyoruz.” dedi.
Oramiral Tatlıoğlu, Güney Ege’de icra edilen “KURTARAN-2026 Denizaltı Arama Kurtarma Davet Tatbikatı” kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk Deniz Kuvvetlerinin ülkenin jeostratejik konumu gereği çok güçlü bir filoya sahip olduğunu söyledi.
Tersanelerde 41 savaş gemisinin inşasının eş zamanlı sürdüğüne, bu sayının yakın gelecekte 50’ye çıkacağına işaret eden Tatlıoğlu, “Bunlardan birisi de milli ve yerli denizaltımız Atılay. Türk Deniz Kuvvetlerinin çok güçlü bir denizaltı filosu var. Denizaltı filomuzda 12 denizaltımız var, ayrıyeten bir tane de eğitim denizaltımız var. Bugün itibarıyla ilk defa seyrini yapan Reis sınıfı denizaltımız Murat Reis var. 3 denizaltımız da inşa halinde. Güçlü bir denizaltı filomuz olduğu için bu denizaltılarımızın başına bir kaza geldiğinde o denizaltımızı ve o denizaltındaki personelimizi kurtarmak için yine çok güçlü bir Sualtı Harekat Komutanlığımız var.” diye konuştu.
Türkiye’nin milli ve yerli gemisi Alemdar, Işın, Akın gemileri ile satha gelme kabiliyetini kaybetmiş olan yani batmış olan denizaltıları ve oradaki personeli nasıl kurtaracağına dair bu tür tatbikatların yapıldığını vurgulayan Tatlıoğlu, dost ve müttefik ülkelerin personelinin de iştirakiyle tatbikatları gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
“MİLLİ UÇAK GEMİSİNİ ÖNÜMÜZDEKİ YIL DENİZE İNDİRECEĞİZ”
Türkiye’nin denizaltı ve denizaltı personelini kurtarma konusunda NATO içinde çok önlerde olduğunu anlatan Tatlıoğlu, şöyle devam etti:
“Bu bölgede görev yapan sadece milli denizaltılarımızı değil, dost ve müttefik bütün ülkelerin denizaltı ve personelini kurtarmaya muktediriz. Türk Deniz Kuvvetleri geride hiç kimseyi bırakmaz. Biz bildiğiniz gibi milli fırkateynimizi yaptık. İstif sınıfı fırkateynimiz İstanbul. Milli korvetlerimizi yaptık, milli mayın avlama gemilerimiz, milli hücum botlarımız, milli çıkarma gemilerimizi yaptık. Şu anda milli uçak gemimizi yapıyoruz. Milli uçak gemimizin inşa süreci çok iyi gidiyor. İnşallah planladığımız gibi giderse önümüzdeki sene denize indirip denizdeki faaliyetlerine devam etmeyi planlıyoruz. Milli denizaltımızın da inşa faaliyetleri çok iyi gidiyor ve sadece platform olarak değil, aynı zamanda o platformlarda kullanacağımız milli güdümlü mermimizi yaptık, Atmaca. Milli torpidomuzu yaptık, Akya. Milli mayınımızı yaptık, ilk defa Türk mayınımızı yaptık, Malaman mayını. Hem platform yapıyoruz hem de bu platformlarda kullanacağımız milli ve yerli güdümlü mermilerimizi, roketlerimizi, torpidolarımızı yapıyoruz.” (Hürriyet)
***
CHP Sözcüsü Emre’den AKP’li Çelik’e yanıt: ‘Sizde Filistin hassasiyeti yok, sizde Trump korkusu var’
CHP Sözcüsü Zeynel Emre, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamalarına ilişkin “Sizde Filistin hassasiyeti yok, sizde Trump korkusu var. Filistin hassasiyeti olan, Netanyahu’ya ‘savaş kahramanı’ diyen Trump’ın kurduğu sözde Gazze Barış Kurulu masasına İsrail yönetimiyle birlikte oturmaz” dedi.
CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in “CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Sayın Cumhurbaşkanımızı Netanyahu ile aynı cümlede zikretmesi siyasi bir zavallılık örneğidir” sözlerine sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yanıt verdi.
Emre, “Sayın Ömer Çelik, olmayan hassasiyet sorgulanmaz. Sizde Filistin hassasiyeti yok, sizde Trump korkusu var. Filistin hassasiyeti olan, Netanyahu’ya ‘savaş kahramanı’ diyen Trump’ın kurduğu sözde Gazze Barış Kurulu masasına İsrail yönetimiyle birlikte oturmaz” dedi. (Cumhuriyet)
***
FETÖ’nün kritik ismi İstanbul’da yakalandı
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde hakkında birçok suçtan yakalama kararı bulunan eski emniyet müdürü Hayati Başdağ İstanbul’da düzenlenen operasyonda yakalandı. Başbağ, eski CHP Genel Başkanı merhum Deniz Baykal ile FETÖ ile ilgili birçok davanın kilit sanıkları arasında yer alıyor.
İstanbul Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerinin FETÖ’ye yönelik yürüttükleri ortak operasyonda, örgütün kilit ismine ulaşıldı. Savcılık tarafından FETÖ’ye yönelik yürütülen soruşturma doğrultusunda uzun zamandır aranan firari eski emniyet müdürü Hayati Başdağ’ın, Fatih’te bir adreste olduğu saptandı. Örgütün üyesi, güvenlik ve istihbarat birimlerince belirlenen adrese düzenlenen operasyonda yakalandı. Gözaltına alınan ve TEM Şubede sorguya alınan FETÖ şüphelisi eski emniyet müdürü, 15 Nisan’da İstanbul Adalet Sarayı’nda çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bir çok suçtan arandığı ortaya çıktı
Başdağ, FETÖ soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilen ve 2014 yılında tutuklanan Başdağ’ın, 6 yıl önce tahliye edildiği öğrenildi. Şüphelinin; örgüte yönelik yürütülen soruşturmalara bağlı olarak Ankara 14. Ağır Ceza, İstanbul 14. Ağır Ceza ve İstanbul 65. Asliye Ceza mahkemelerince “silahlı terör örgütüne üye olmak”, “hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek” suçlarından arandığı belirtildi. Örgütün kripto haberleşme uygulaması ByLock’u en aktif kullanan kişilerden olduğu tespit edilen Hayati Başdağ’ın, FETÖ’nün Polis Akademisindeki sözde yapılanması içerisinde organizasyonlara katıldığı, örgütün elebaşı tarafından verilen rütbe organizasyonunda “Fetullah Gülen’den rütbe alan şahıs” olduğu şeklinde hakkında itirafçı beyanları olduğu ortaya çıktı. Emniyet ekiplerince yakalanan Hayati Başdağ, FETÖ/PDY’nin “yasadışı dinleme ve casusluk”, “Tahşiyecilere kumpas”, eski CHP Genel Başkanı merhum Deniz Baykal ile eski MHP’li siyasilere yönelik “kaset kumpası” da dahil birçok davanın kilit sanıkları arasında yer alıyor. (İHA)
***
Okullarda yeni zorunluluk: MEB ve İçişleri Bakanlığı anlaştı
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından yeni bir düzenlemeye gidildi. Artık kamera sistemi tüm okullarda zorunlu olacak. Kamera sistemi Kent Güvenlik Yönetim Sistemi’ne entegre edilecek.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından, sadece 1000 okulun bağlı olduğu “Kent Güvenlik Yönetim Sistemi”ne (KGYS) Türkiye genelindeki tüm okulların entegre edilmesine karar verildi.
İçişleri Bakanlığı ile MEB arasında imzalanan protokol kapsamında, 55 bin okulun tamamına kamera sistemi kurulacak ve bu okullar KGYS’ye dahil edilerek polis tarafından sürekli izlenecek.
EKİP ARACI BEKLEYECEK
Okullarda risk oluşturabilecek öğrenciler için risk değerlendirme puan sistemi daha sıkı uygulanacak. Risk puanı yüksek okullarda kolluk görevlisi bulundurulması, güvenlik eğitim koordinasyon görevlisine bağlanması, giriş-çıkış saatlerinde bir ekip aracının hazır bekletilmesi, okulun güvenlik kameralarıyla izlenmesi ve bu kameraların KGYS’ye bağlanması sağlanacak. (BirGün)
***
Akkuyu’da son viraj: İlk elektrik önümüzdeki kış geliyor
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk ünitenin devreye alma süreci son aşamaya gelirken, Rosatom Başkanı Lihaçev bu kış şebekeye ilk elektriğin verilmesini hedeflediklerini açıkladı.
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Aleksey Lihachev ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasını ziyaret etti.
Rosatom’un önceliğinin, Akkuyu NGS Birinci Ünitesinde elektrik üretimine başlama sürecini tamamlamak ve ilk elektriği üretmek olduğunu söyleyen Lihaçev, “Geçen yıl (2025) elde edilen sonuçlara göre, Birinci Ünitenin inşaatı yüzde 99, devreye alma çalışmaları da yüzde 65 bitmiş durumda. Halihazırda devreye alma sürecinin son aşamasındayız. Türk elektrik şebekesine istikrarlı bir bağlantı sağlandı” açıklamasında bulundu.
Halihazırda tüm güvenlik, elektrik üretim ve güç kaynağı sistemlerinin test edildiğini bildiren Lihaçev, “Belirtmek gerekir ki, yedek dizel jeneratör sistemi dahil güç sistemi testlerinin tüm aşamaları şu ana kadar olumlu geçti” ifadesini kullandı.
Lihaçev, “Yaz aylarının bize ilerleme kaydetme ve bu kış şebekeye bağlanma fırsatı sağlayacağını çok umuyoruz” diye ekledi.
Rosatom Başkanı, santral personelinin eşit sayıda Rus ve Türk uzmanlardan oluşacağını belirtti. (Akit)
***
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü karıştı
Ankara Üniversitesi’nde spor salonunun özel kulübe kiralanarak öğrencilere kapatılması tepki çekerken, protesto yapan öğrencilere saldırı düzenlendi.
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde bulunan Eğitim Bilimleri Fakültesi’ne bağlı spor salonunun üç yıllığına özel bir kulübe kiralanması öğrenciler arasında tepkiye neden oldu. Saha ve fitness salonunun öğrenci kullanımına kapatıldığı bildirildi.
Yalnızca Cebeci Kampüsü’ndeki öğrencilerin değil, üniversitenin farklı fakültelerinden öğrencilerin de faydalandığı spor salonunun kapatılması, kampüs genelinde rahatsızlık yarattı. Kararın ardından öğrenciler duruma tepki gösterdi.
Kararı protesto etmek isteyen öğrenci grupları, seslerini duyurmak için basın açıklaması düzenledi. Açıklama sırasında öğrenciler, ülkücü oldukları öne sürülen bir grubun saldırısına uğradı. Yaşanan saldırı anı çevrede bulunan kişiler tarafından kaydedildi. Görüntülerde kısa süreli arbede yaşandığı görüldü. (SonDakika)
***
Eski Tunceli Valisi Sonel tutuklandı
Gülistan Doku soruşturması kapsamında Elazığ’da gözaltına alınarak Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında işlem yapılmak üzere Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazdı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısında, “Mevcut delil durumu itibarıyla dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in TCK’nin 281/1-2 (suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu) maddesinde düzenlenen eylemleri gerçekleştirdiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşıldığı ancak Tuncay Sonel’e ilişkin isnat ve iddiaların kişisel suç niteliğinde olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 161/6. maddesi gereğince valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisinin suç tarihinde görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu şeklinde düzenleme bulunması sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığınızca, Tuncay Sonel hakkında mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmak üzere gereğinin takdir ve ifası rica olunur” denildi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısına istinaden soruşturma başlatan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Sonel, 17 Nisan günü Elazığ’da gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü tarafından oluşturulan bir ekip, Sonel’i Elazığ’dan alarak 18 Nisan günü sabah saatlerinde Erzurum’a getirdi. Erzurum Emniyet Müdürlüğü’nde sorguya alınan Sonel’in 19 Nisan günü gözaltı süresi uzatıldı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan eski Vali Tuncay Sonel, bugün sabah saatlerinde geniş güvenlik tedbiri altına adliyeye getirildi. Sonel, getirilmeden önce çevik kuvvet adliye önünde koridor oluşturdu. Araçtan indirilen Sonel, hızlıca adliyeye alındı.
Sabah saatlerinde Erzurum Adliyesi’ne getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in savcılıktaki ifadesi saat 17.00 sıralarında sona erdi. Savcılık, Sonel’i tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti.
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in savcılık tarafından 5 madde ile tutuklanması istendiği öğrenildi. Savcılık, Sonel’in ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK 281/1), Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme (TCK 244/2), Özel hayatın gizliğini ihlal (TCK 134/1), Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme (TCK 136) ve resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (TCK 205)’ suçlarından tutuklanmasını istedi. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı. (DHA)
***
TBMM’de okul saldırılarına yönelik araştırma komisyonu kurulacak
TBMM Genel Kurulunda, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan saldırılara ilişkin araştırma komisyonunun kurulmasına dair verilen önerge kabul edildi.
TBMM’de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’da meydana gelen okul saldırılarıyla ilgili araştırma komisyonu kuruldu.
TBMM Genel Kurulu’nda Şanlıurfa ve Kahramanmaraş saldırılarından sonra araştırma komisyonu kurulması için görüşme yapıldı. Konuşmalardan sonra Araştırma Komisyonu kurulması kabul edildi. Komisyon 22 üyeden oluşacak, görev süresi 3 ay olacak. Komisyon üyeleri gerektiğinde Ankara dışına seyahat yapabilecek. (Yeni Şafak)
***
Dev kozmetik markasına soruşturma
Kozmetik sektörünün önde gelen markalarından Hobby Kozmetik, raf fiyatlarına müdahale ettiği iddialarıyla Rekabet Kurumu’nun incelemesine alındı. Şirketin, ürünlerini indirimli satmak isteyen perakendecilere baskı yaparak fiyatları belirli seviyede tutmaya çalıştığı öne sürüldü.
Rekabet Kurulu, Hindistan merkezli Dabur International Limited’in Türkiye’deki iştirakleri olan Hobby Kozmetik İmalat Sanayi ve Ticaret AŞ ile RA Pazarlama Ltd. Şti.’den oluşan ekonomik bütünlük hakkında resmen soruşturma başlattı.
Ön araştırmada elde edilen bulguları ciddi ve yeterli bulan Kurul, milyonlarca tüketicinin kullandığı kişisel bakım ürünlerinde rekabetin engellenip engellenmediğini inceleyecek.
“DÜŞÜK FİYATA ÜRÜN YOK” BASKISI MI?
Soruşturmanın odağında, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ihlali yer alıyor. İddialara göre şirket;
-Satış noktalarının (marketler, parfümeriler vb.) yeniden satış fiyatlarını belirliyor.
-Belirlenen fiyatlara uyan noktalara çeşitli avantajlar sağlıyor.
-Ürünleri daha uygun fiyata satmak isteyen işletmelere ürün tedarikini keserek baskı uyguluyor.
Rekabet Kurumu’ndan yapılan açıklamada, bu tür müdahalelerin serbest piyasa ekonomisini olumsuz etkilediği vurgulandı. Satıcıların fiyat belirleme özgürlüğünün kısıtlanması durumunda, piyasalarda fiyatların yapay şekilde yükselebileceğine dikkat çekildi.
200’DEN FAZLA ÜRÜN MERCEK ALTINDA
Soruşturma kapsamındaki ürün portföyünün oldukça geniş olduğu belirtildi. Hobby markası altında üretilen; Duş jeli ve sıvı sabun, ıslak havlu ve cilt bakım ürünleri, saç bakım ve şekillendirme ürünleri gibi 200’den fazla ürün kalemi incelemeye alındı.
Yurt içi satış ve pazarlama faaliyetlerini yürüten RA Pazarlama ile üretim kolu olan Hobby Kozmetik arasındaki organik bağ da “ekonomik bütünlük” çerçevesinde detaylı şekilde incelenecek. (Korkusuz)
***
Cezaevinden adayını belirledi: Ben olamıyorsam o olsun
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin farklı bir tutum sergilediği ileri sürüldü.
TGRT Haber’de yayınlanan Medya Kritik programında konuşan gazeteci Can Özçelik, İmamoğlu’nun CHP yönetimiyle yaptığı temaslarda Mansur Yavaş’ın adaylığına karşı çıkmadığını, aksine bu ismi desteklediğini ifade etti.
“CHP’NİN ADAYI MANSUR YAVAŞ OLMALI”
Programda yer alan TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik ise söz konusu iddiayı destekleyerek, İmamoğlu’nun bu görüşünü yalnızca parti içinde değil, farklı siyasi parti temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde de dile getirdiğini öne sürdü. Atik, İmamoğlu’nun “Ben Özgür Özel’e de söyledim. CHP’nin adayı Mansur Yavaş olmalı, Mansur’u destekliyorum” ifadelerini kullandığını iddia etti.
Öte yandan, İmamoğlu’nun tutuklu kalması durumunda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in adaylığı da son dönemde kulislerde sıkça konuşuluyordu. Ancak ortaya atılan iddialara göre İmamoğlu’nun, Özel’in adaylığına sıcak bakmadığı da ileri sürüldü. Yaşanan gelişmeler, Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı. (Haberler.com)
***
Dünya’dan kısa kısa…
“Turistik Alanda Kanlı Saldırı: Piramidin Tepesinden Ateş Açtı!”
Meksika’daki tarihi piramitlerde silahlı saldırganın ateş açması sonucu yaralanan turistler arasında 6 Amerikalı da bulunuyor.
Video ve fotoğraflarda, daha sonra Jasso olarak tanımlanan bir adamın, insanların siper aldığı sırada bir piramidin tepesinde silahla durduğu görülüyor.
Yetkililer, Pazartesi günü Meksika’nın başkentinin kuzeyindeki arkeolojik alanda, tarihi Teotihuacan piramitlerinden birinin tepesinde duran silahlı bir adamın turistlere ateş açarak bir Kanadalıyı öldürdüğünü ve aralarında altı Amerikalının da bulunduğu en az 13 kişiyi yaraladığını söyledi.
Bir devlet yetkilisi, AP’ye isminin açıklanmaması koşuluyla yaptığı açıklamada, saldırganın Meksikalı 27 yaşındaki Julio Cesar Jasso olduğunu belirtti. Yetkililer, Jasso’nun daha sonra kendi kendine ateş ederek intihar ettiğini ve güvenlik görevlilerinin bir silah, bir bıçak ve mühimmat bulduğunu söyledi. Meksika Eyaleti hükümeti Pazartesi gecesi, Jasso’nun saldırının tek faili olduğunu doğruladı.
Yerel yönetim, yedi kişinin silahla yaralandığını söyledi. Diğer kişilerin nasıl yaralandığı açıklanmadı, ancak ateş açıldığında birçoğu düştü, bazıları piramitlere tırmanırken.
Yerel yönetim, tedavi için hastanelere kaldırılanların altı Amerikalı, üç Kolombiyalı, bir Rus, iki Brezilyalı ve bir Kanadalı olduğunu söyledi. Meksika yetkilileri, yaralanan en genç kişinin 6, en yaşlısının ise 61 yaşında olduğunu belirtti. (ABC)
***
Trump, ABD’nin İran ile ateşkesi Pakistan’ın talebi üzerine uzatacağını söyledi
Başkan Donald Trump, İran’dan birleşik bir teklif beklerken, ABD’nin İran ile ateşkesi Pakistan’ın talebi üzerine uzattığını söyledi.
Başkan Salı günü yaptığı açıklamada, bu adımı Pakistan’ın talebi üzerine attığını ve İslam Cumhuriyeti’nden “birleşik bir teklif” beklediğini, ancak ABD ordusunun İran limanlarına yönelik ablukasını sürdüreceğini belirtti.
Trump, “Ordumuza ablukaya devam etme talimatı verdiğini ve diğer tüm konularda hazır ve yetenekli kalmalarını emrettiğini, bu nedenle teklifleri sunulana ve görüşmeler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağını” sözlerine ekledi.
Başkan bu adımı, Beyaz Saray’ın Başkan Yardımcısı JD Vance’in ikinci tur görüşmeler için İslamabad’a yapacağı beklenen ziyareti, Tahran’ın en azından şimdilik daha fazla görüşmeye yanaşmaması nedeniyle ertelediği bir dönemde attı. (AP)
***
Japonya, önemli bir değişiklikle silah ihracat kurallarını gevşetiyor
Tokyo’nun bu değişikliği, ortak ve müttefik ülkelere silah ihracatının önünü açıyor.
Japonya, Başbakan Sanae Takaichi’nin uzun zamandır beklediği bir hamleyle, ölümcül silahların çeşitli ülkelere gönderilmesine izin vermek için silah ihracatına ilişkin kısıtlamalarını gevşetiyor.
Takaichi bugün X hesabından yaptığı açıklamada, “Giderek daha da ciddileşen bir güvenlik ortamında, hiçbir ülke artık kendi barış ve güvenliğini tek başına koruyamaz ve savunma teçhizatı açısından birbirini destekleyen ortak ülkeler gereklidir” dedi. “Bu ihtiyaçları karşılamak ve savunma teçhizatı transferlerini gerçekleştirmek, bu ülkelerin savunma yeteneklerini artırmaya ve nihayetinde çatışmaların çıkmasını önlemeye, böylece Japonya’nın güvenliğine katkıda bulunacaktır.”
Kabine Sekreterliği’nin bugünkü açıklaması, Japonya’nın artık ABD, Birleşik Krallık, Avustralya ve Hindistan da dahil olmak üzere savunma teçhizatı ve teknoloji transferi anlaşmaları imzaladığı 17 ülkeye ölümcül teçhizat ihraç edebileceği anlamına geliyor.
Daha önce Japonya, yalnızca beş kategoriye giren savunma ekipmanlarının ihracatına izin veriyordu: mayın karşı tedbir sistemleri, gözetleme, izleme, nakliye ve kurtarma ekipmanları. (BreakingDefense)
***
İsrail, Güney Lübnan’da Çarmıha Gerilen İsa Heykeline Zarar Veren Askerleri Cezalandırdı
İsrail ordusu, Salı günü yaptığı açıklamada, Güney Lübnan’da bir çarmıha gerilen İsa heykeline zarar veren iki askeri muharebe görevinden uzaklaştırdığını ve 30 gün süreyle askeri gözaltına aldığını bildirdi.
İsrailli bir askerin, devrilmiş bir çarmıha gerilmiş İsa heykeline baltanın kör tarafıyla vurduğunu gösteren bir fotoğraf, Pazartesi günü İsrailli politikacılar, Amerika Birleşik Devletleri ve kilise liderleri tarafından geniş çaplı kınamaya yol açtı.
Fotoğraf, Gazze’deki İsrail askerlerinin görünürdeki uygunsuz davranışlarına dair görüntüler de yayınlayan Filistinli gazeteci Younis Tirawi tarafından paylaşıldı.
Ordu açıklamasında, olaya ilişkin soruşturmanın, bir askerin Hristiyan dini sembolüne zarar verdiğini, diğerinin ise olayı fotoğrafladığını gösterdiği belirtildi. Açıklamaya göre, altı asker daha olay yerinde bulunmuş ancak müdahale etmemişti.
İsrail ordusu, heykelin yerine yenisini koymak için yerel halkla birlikte çalıştıklarını söyledi.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, açıklamaya göre, heykelin tahrip edilmesini kabul edilemez bir davranış ve ahlaki bir başarısızlık olarak kınadı.
İnsan hakları gruplarına göre, bu tür bir ceza İsrail ordusunda nispeten nadirdir.
2025 yılında, çatışma izleme grubu Silahlı Şiddete Karşı Eylem (Action on Armed Violence), İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki iddia edilen kötü davranış vakalarının %88’ini kapattığını veya çözümsüz bıraktığını tespit ettiğini söyledi.
Son bir vakada, Gazze’de tutuklu bir kişiye cinsel istismarda bulunmakla suçlanan askerlere yönelik suçlamalar düşürüldü.
Reuters, görüntünün, İran destekli Hizbullah milislerine karşı İsrail askeri harekatı sırasında sakinlerinin kaldığı güney Lübnan’daki birkaç köyden biri olan Debel’de çekildiğini doğruladı. Saldırı, grubun İran’ı desteklemek amacıyla İsrail’e roket fırlatmasının ardından 2 Mart’ta başladı.
Debel, şu anda fiilen İsrail işgali altında olan Güney Lübnan’daki düzinelerce köyden biridir. İsrail ve Lübnan, Perşembe günü İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaları durdurmayı amaçlayan, ABD arabuluculuğunda bir ateşkes anlaşmasına vardılar.
(U.S. News & World Report)
***
Almanya ve İtalya AB’de İsrail’e yaptırımları bloke etti
AB’de İsrail’e tepki büyüyor. Ancak İspanya ve İrlanda’nın, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nı askıya alma girişimi, Almanya ve İtalya tarafından bloke edildi.
Avrupa Birliği’nde (AB) Benyamin Netanyahu başbakanlığındaki İsrail hükümetinin politikalarına tepkiler artıyor.
AB dışişleri bakanlarının Lüksemburg’daki toplantısına, İsrail’e yaptırım uygulanması konusunda yaşanan görüş ayrılıkları damgasını vurdu.
İspanya ve İrlanda’nın öncülük ettiği bir grup ülke, AB’nin İsrail ile Ortaklık Anlaşması’nı askıya alması için baskıyı arttırırken, Almanya ve İtalya’nın direnciyle karşılaştı.
Yaptırım taleplerinin gerisinde yatan nedenler
AB üyesi bazı ülkeler, İsrail’in “kırmızı çizgiyi” aştığı ve artık Netanyahu hükümetine yaptırım uygulanması gerektiği görüşünde.
Bu ülkeler, İsrail hükümetinin yaptırım uygulanmasını gerektiren politikalarını şöyle sıralıyor: Gazze’deki savaş esnasında yapılanlar ve Hamas ile sağlanan ateşkesin ardından insani yardımların engellenmesi, İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’daki Filistin topraklarında yasa dışı yerleşim birimlerinin genişletilmesi, Filistinlilerin idam edilmesinin önünü açan tasarının kabülü ve İsrail ordusunun uluslararası hukuku ihlal ederek Lübnan’ın güneyini kontrolü altına almaya dönük girişimleri.
AB, İsrail’in en büyük ticaret ortağı. AB verilerine göre, 2024’te taraflar arasındaki mal ticareti 42 milyar 600 milyon euroya ulaştı. Yaptırımların uygulanması gerektiğini savunan AB üyesi ülkeler, “İsrail’in ancak yaptıklarının sonuçları olacağını görmesi halinde politikalarında rota değişikliğine gitmek zorunda kalacağını” savunarak, artık adım atılması gerektiğinde ısrar ediyor.
Bu ülkelerin başında da, Netanyahu hükümetine sert tepkileriyle dikkatleri üzerine çeken Pedro Sanchez başbakanlığındaki İspanyol hükümeti yer alıyor. (DW)
***
Dışişleri Bakanlığı, Mescid-i Aksa’ya yapılan baskını ve İsrail bayrağının dikilmesini kınadı
Olayı uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendiren Dışişleri Bakanlığı, bölgesel gerilimlerin arttığı konusunda uyardı.
Pakistan Salı günü, yasadışı İsrail yerleşimcileri tarafından Mescid-i Aksa külliyesine yapılan baskını ve avlusunda İsrail bayrağının dikilmesini şiddetle kınayarak, bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu söyledi.
İsrail işgalcileri, Batı Şeria’da artan gerilimler arasında, işgal altındaki Doğu Kudüs’teki Mescid-i Aksa külliyesine Salı günü baskın düzenleyerek, baskın sırasında İsrail bayrağını dikti. Bir muhabire göre, işgalciler, yoğun polis koruması altında, caminin girişlerinden biri olan Muğrabi Kapısı’ndan zorla içeri girdiler.
Sosyal medyada dolaşan videolarda, işgalcilerin Talmud ritüelleri gerçekleştirdiği ve özellikle külliyenin doğu bölgesinde “epik secde” olarak adlandırılanlar da dahil olmak üzere yüksek sesle dua ettikleri görülüyordu. Çevrimiçi olarak paylaşılan fotoğraflarda, arka planda Kubbetü’s-Sahra’nın görüldüğü bir alanda iki işgalcinin İsrail bayrağını dalgalandırdığı da gösterilmişti.
Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Pakistan’ın olayı en sert şekilde kınadığını belirtti.
Açıklamada, “Bu kınanması gereken eylemler, uluslararası hukukun yanı sıra kutsal mekanın kutsallığı ve dokunulmazlığının açık bir ihlalini oluşturmaktadır” denilerek, bu tür provokatif adımların bölgedeki gerilimleri daha da artırma riski taşıdığı eklendi.
Pakistan, İsrail işgali altındaki kutsal mekanları korumak ve “İsrail’in himayesi altında faaliyet gösteren yasadışı yerleşimcilerin cezasızlığına” son vermek için mümkün olan tüm önlemlerin alınması çağrısında bulundu.
Pozisyonunu yeniden teyit eden Pakistan, Filistin halkıyla dayanışma içinde olduğunu ve ibadet haklarını desteklediğini söyledi.
Açıklamada, Pakistan’ın 1967 öncesi sınırlarına dayalı, Kudüs’ün başkenti olduğu bağımsız, yaşayabilir ve bitişik bir Filistin Devleti’nin kurulmasına verdiği destek yinelendi.
Mescid-i Aksa, Müslümanlar için dünyanın üçüncü en kutsal yeridir. Yahudiler ise bu bölgeye Tapınak Dağı adını vererek, eski zamanlarda iki Yahudi tapınağının burada bulunduğunu iddia ederler.
2003 yılından bu yana İsrail polisi, cuma ve cumartesi günleri hariç, işgalcilerin her gün sabah ve öğleden sonra namazları olmak üzere iki vakitte camiye girmelerine tek taraflı olarak izin vermektedir.
Filistinliler, İsrail’in Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Doğu Kudüs’ü Yahudileştirme ve Arap ve İslami kimliğini silme çabalarını yoğunlaştırdığını söylüyorlar.
Filistinliler, 1967’deki İsrail işgalini veya 1980’deki ilhakını tanımayan uluslararası kararlara dayanarak, Doğu Kudüs’ü gelecekteki devletlerinin başkenti olarak görüyorlar.
(The Express Tribune)
***
Suriye ve ABD’den Askeri İşbirliği Görüşmesi
Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, ABD ordusundan bir heyeti Şam’da kabul etti.
Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, ABD ordusundan bir heyetle Şam’da bir araya gelerek askeri işbirliği konularını görüştü.
Suriye Savunma Bakanı Tümgeneral Murhaf Ebu Kasra, başkent Şam’da ABD ordusundan bir heyeti kabul etti. Heyete, “Doğal Kararlılık Operasyonu” Ortak Görev Gücü Komutanı Tümgeneral Kevin J. Lambert başkanlık etti.
Görüşmeye, Suriye Genel İstihbarat Başkanı Hüseyin Selame de katıldı.
Toplantıda, bölgedeki son gelişmeler ele alınırken, iki ülke arasında askeri alanlarda iş birliğinin geliştirilmesine yönelik imkanlar değerlendirildi. (SANA)
***
Japonya’da askeri eğitim sırasında patlama: 3 asker hayatını kaybetti
Japonya’nın güneybatısında düzenlenen askeri eğitim sırasında meydana gelen patlamada 3 askerin hayatını kaybettiği, 1 askerin de yaralandığı bildirildi.
Kyodo ajansının haberine göre, Japonya Öz Savunma Kara Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, ülkenin güneybatısındaki Oita eyaletinde bulunan eğitim sahasında düzenlenen tank tatbikatında patlama meydana geldiği aktarıldı.
Tank mermisinin ateşlenmeden önce patladığı belirtilen açıklamada, olay sonucu 3 askerin hayatını kaybettiği, patlamada yaralanan askerin de yüzünde yanıklar oluştuğu kaydedildi.
Japonya Savunma Bakanı Koizumi Şinciro, konuya ilişkin açıklamasında, patlamanın nedenine ilişkin incelemelerin sürdüğüne işaret ederek, “Yaşanan olay son derece üzücü. Gerekli tüm güvenlik önlemlerini alacağız” ifadesini kullandı. (Sputnik)
***
İran, Trump’ın idam cezasından kurtulması için çağrıda bulunduğu sekiz kadının infaz edilmeyi planladığı iddialarını yalanladı
İran medyası, İran yargısının, ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya paylaşımında bahsettiği sekiz kadının olası idam cezasıyla karşı karşıya olduğu iddialarını yalanladığını bildirdi.
Daha önce Trump, Truth Social adlı sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda, rejimin asılarak idam cezasına çarptırdığı bildirilen sekiz kadının serbest bırakılması için İran’a çağrıda bulunmuştu. (Haaretz)
***
Hizbullah, İsrail’e saldırdığını ve İsrail’in ateşkesi ihlal ettiğini iddia etti
Hizbullah, bugün erken saatlerde gerçekleşen roket ve insansız hava aracı saldırılarının sorumluluğunu üstlendi ve bu saldırıların İsrail’in Lübnan’daki ateşkesi ihlal etmesine karşılık olarak yapıldığını öne sürdü.
Terör örgütü yaptığı açıklamada, kuzey sınır yerleşim yeri Kfar Giladi’deki bir İsrail topçu mevzisini roket ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığını belirtti.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), güney Lübnan’daki birlikleri hedef alan birkaç roketin atıldığını ve bir insansız hava aracının İsrail sınırını geçmeden önce engellendiğini söyledi.
Hizbullah, Cuma günü yürürlüğe giren ateşkesin 200’den fazla İsrail ihlalini belgelediğini iddia ediyor. IDF’ye yönelik saldırıların bu ihlallere ve “işgale direnme ve onu püskürtme hakkına” karşılık olarak gerçekleştirildiğini söylüyor.
İsrail, saldırıda kullanılan bir fırlatma rampasını vurdu, ancak bunun ötesinde henüz bir karşılık vermedi. (The Times of Israel)
***
Avrupa Komisyonu Türkiye Hakkında: Adaylık Statüsü AB Değerleriyle Uyum Sağlama Konusunda Ek Sorumluluk Getiriyor
Avrupa Komisyonu, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye hakkındaki açıklamalarını netleştirerek, Ankara’nın AB üyeliği için resmi aday ülke statüsü gereği Avrupa Birliği’nin temel ilkeleri ve değerleriyle uyum sağlama konusunda “ek bir sorumluluk” taşıdığını vurguladı.
Komisyonun Brüksel’deki olağan basın brifinginde, sözcü Paula Pini’ye von der Leyen’in açıklamalarını yorumlaması istendi. Pini, Türkiye’nin adaylık statüsünün, resmi olarak katılım sürecinde kalması nedeniyle bölgesel sorumluluğu artırdığını vurguladı. Pini’ye göre, bu beklenti, AB’nin bölgesel ilişkilerin ortak değer çerçevesiyle tutarlı bir şekilde gelişmesi yönündeki daha geniş amacına dayanmaktadır.
Von der Leyen’in Açıklamalarının Bağlamı
Komisyon ayrıca, von der Leyen’in Türkiye’ye yönelik eleştirel göndermesinin öncelikle Batı Balkanlar ve AB’nin genişleme stratejisi bağlamında, Avrupa’nın jeopolitik direnci üzerine daha geniş bir tartışmanın parçası olarak yapıldığını açıkladı. Hamburg’da Alman haftalık Die Zeit’in 80. yıldönümünü kutlayan bir etkinlikte konuşan von der Leyen, Avrupa’nın Rusya, Türkiye veya Çin’den etkilenmemek için “kıtasını tamamlaması” gerektiğini belirterek, AB genişlemesini doğrudan daha büyük bir Avrupa jeopolitik özerkliği hedefiyle ilişkilendirdi. (Athens Times)
***
Rus sunucu Solovyov, Meloni’ye hakaret ederek onu ‘faşist k..tak’ olarak nitelendirdi
Programında İtalyanca konuşan Solovyov, başbakana kaba bir dille saldırdı.
Kremlin’in yakın destekçilerinden Rus gazeteci ve televizyon sunucusu Vladimir Solovyov, Salı günü Başbakan Giorgia Meloni’ye sert hakaretlerde bulunarak onu “faşist k..tak” olarak adlandırdı.
Polnyj Kontakt (Tam Temas) adlı programının bir bölümünde İtalyanca kaba bir dille konuşan Solovyov, başbakanı ‘faşist, tescilli bir aptal, kötü bir kadın’ olarak nitelendirdi ve ona ‘PuttaMeloni’ dedi.
“İnsanlık için bir utanç.
İhanet onun ikinci adı: Daha önce bağlılık yemini ettiği Trump’a ihanet etti,” diye ekledi Solovyov programında. (ANSA)
Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)






