Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen “Her Çocuk İçin Gerçek Sınıf Gerçek Deneyim” etkinliği, öğretmen adaylarını okul öncesi eğitimde sınıf içi uygulamalarla buluşturarak teorik bilginin pratiğe dönüşmesine katkı sağladı.
Öğretmenlik mesleğinde teorik bilgi kadar sınıf ortamında kazanılan deneyimin de büyük önem taşıdığına dikkat çekilen etkinlik, geleceğin öğretmenlerini meslek yaşamına daha donanımlı hazırlamayı hedefledi. Dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen organizasyon, katılımcılara uygulamalı eğitim fırsatı sundu.
Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci Dekanlığı, Atatürk Eğitim Fakültesi, Okul Öncesi Öğretmenliği Kulübü ve Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, teorik eğitimin uygulamayla desteklendiği verimli bir öğrenme ortamı oluşturdu.
Etkinliğin koordinatörlüğünü Okul Öncesi Öğretmenliği Kulüp Başkanı Gülderen Mullahalil ile Kulüp Başkan Yardımcısı Ahmet Dursun Dağcı üstlenirken, yoğun katılımla gerçekleşen program üniversite içerisindeki akademik ve öğrenci kulüpleri arasındaki iş birliğini de gözler önüne serdi.
Okul Öncesi Eğitimde Kapsayıcılık ve Güvenli Öğrenme Ortamları Ele Alındı
Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Okul Öncesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Dervişe Amca Toklu’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, alanında uzman isimler önemli konuları değerlendirdi.
Prof. Dr. Mukaddes Sakallı Demirok “Kapsayıcılık: Herkes İçin Sınıf”, Uzm. Ayşe Öztoprak “Akran Etkileşimi: Olumlu İlişkiler Kurma” ve Uzm. Gözde Demirkaya Taşkentli ise “Güvenli Ortam” başlıklı sunumlarıyla katılımcılarla bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
Program kapsamında okul öncesi eğitimde sınıf yönetimi, çocuklarla etkili iletişim, kapsayıcı eğitim anlayışı ve güvenli öğrenme süreçlerinin uygulamaya yönelik boyutları ayrıntılı şekilde ele alındı.
Sevgiyle Kurulan Eğitim Ortamlarının Önemi Vurgulandı
Etkinlikte konuşan Doç. Dr. Dervişe Amca Toklu, çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerinin desteklenmesinin eğitim sürecinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Sevgiyle büyüyen, anlaşıldığını hisseden ve güven ortamında yetişen çocukların gelişim süreçlerinin çok daha sağlıklı ilerlediğini ifade etti.
Etkinlikte okul öncesi öğretmenliğinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda çocukların hayatına dokunan önemli bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Katılımcıların büyük ilgi gösterdiği “Bir okul öncesi öğretmeni unutulmaz; çünkü çocuklar önce bilgiyi değil, kendilerine nasıl hissettirildiğini hatırlar” mesajı ise programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Programın sonunda gerçekleştirilen beyin fırtınası oturumunda katılımcılar görüş ve deneyimlerini paylaşarak etkinliğe aktif katkı sundu. Yoğun etkileşimle tamamlanan organizasyon, öğretmen adaylarının mesleki gelişimlerine önemli katkılar sağladı.






