Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin son değerlendirmeleriyle yeniden gündeme gelen mülkiyet meselesinin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi, ekonomik ve diplomatik boyutları bulunan stratejik bir konu olduğunu vurguladı.
Yazılı açıklama yapan Akpınar, yaşanan gelişmelerin Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) statüsünü ortadan kaldırmadığını ancak mevcut yapının güçlendirilmesini ve geleceğe hazırlanmasını zorunlu kıldığını belirtti.
“TMK Uluslararası Hukukta En Önemli Mekanizmalardan Biri”
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun yıllardır Kıbrıs Türk tarafının uluslararası hukuk alanında ortaya koyduğu en önemli mekanizmalardan biri olduğunu ifade eden Akpınar, komisyonun sürdürülebilir ve uzun vadeli bir finansman modeline kavuşturulmasının artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.
Mülkiyet davalarının büyük bölümünün Türkiye üzerinden yürütüldüğünü hatırlatan Akpınar, KKTC ile Türkiye’nin koordinasyon içinde çalışacağı ve tazminat süreçlerini yönetecek özel bir kaynak ile finansman mekanizmasının oluşturulmasının değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Kıbrıs Türklerinin Güneydeki Mülkiyet Hakları Da Savunulmalı”
Mülkiyet meselesinin bugüne kadar tek taraflı ele alındığını savunan Akpınar, 1974 öncesinde Güney Kıbrıs’ta mülk bırakan binlerce Kıbrıs Türkünün haklarının uluslararası platformlarda yeterince gündeme getirilmediğini ifade etti.
Rum tarafının mülkiyet iddialarının sürekli uluslararası gündeme taşındığını belirten Akpınar, buna karşılık Kıbrıs Türk halkının mülkiyet haklarının aynı etkinlik ve kararlılıkla takip edilmediğini söyledi.
“Mülkiyet Evrensel Bir İnsan Hakkıdır”
Mülkiyet hakkının evrensel bir insan hakkı olduğuna dikkat çeken Akpınar, KKTC ve Türkiye’nin birlikte hareket ederek Güney Kıbrıs’ta kalan Kıbrıs Türk mallarına ilişkin hakların uluslararası hukuk zemininde daha etkin şekilde savunulmasını sağlayacak yeni hukuki ve kurumsal mekanizmalar oluşturması gerektiğini belirtti.
Akpınar, Kıbrıs Türk halkının hak arama mücadelesinin savunma pozisyonundan çıkarılarak daha aktif ve sonuç odaklı bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini de vurguladı.
Ulusal Konsey Çağrısını Yineledi
Demokrat Parti olarak uzun süredir dile getirdikleri Ulusal Konsey önerisini yineleyen Akpınar, Kıbrıs meselesi, mülkiyet hakları, doğal kaynaklar, uluslararası hukuk mücadeleleri ve ekonomik güvenlik gibi stratejik konuların günlük siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partiler, hükümet, ilgili kurumlar, hukukçular, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla oluşturulacak bir Ulusal Konsey’in artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu belirten Akpınar, bu yapının ulusal politikaların sürekliliği açısından önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
“Kıbrıs Türk Halkı Hak Sahibidir”
Akpınar, Demokrat Parti’nin Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını korumak adına siyasi, hukuki ve diplomatik sorumluluklarını yerine getirmeyi sürdüreceğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Kıbrıs Türk halkı çözüm bekleyen değil, hak sahibi bir halktır. Bu hakların korunması ve gelecek nesillere güvenle aktarılması ortak sorumluluğumuzdur.”






