Home Kıbrıs ABD Başkanlık Seçimleri ve Doğu Akdeniz’e Yansımaları- ÖZEL HABER

ABD Başkanlık Seçimleri ve Doğu Akdeniz’e Yansımaları- ÖZEL HABER

by Editör

Yakın Doğu Enstitüsü Müdür Yardımcısı, Uluslararası Hukuk Uzmanı Dr. Erdi Şafak, ABD Başkanlık Seçimi ve Doğu Akdeniz’e Yansımalarını Kıbrıs Haber Ajans’a (KHA) değerlendirdi.

KHA-Lefkoşa

Amerika Birleşik Devletleri’nde 3 Kasım 2020 tarihi ile başlayan Başkanlık ve Kongre seçimlerinde gayrı resmi sonuçlara göre Demokrat Parti adayı Joe Biden seçimleri kazandı. Seçimin sonuçlanması ile birlikte yeni süreçte ABD dış siyasetinin nasıl şekilleneceği ve yeni Başkanın izleyeceği politikaların küresel siyasete etkilerinin neler olacağı merak edilmekte.  Biden döneminin küresel siyasete etkilerini ve yeni süreçte ABD – Türkiye ilişkileri ile Biden’ın Kıbrıs sorununa yaklaşımını Yakın Doğu Üniversitesi, Yakın Doğu Enstitüsü Müdür Yardımcısı Uluslararası Hukuk Uzmanı Dr. Erdi Şafak Kıbrıs Haber Ajans (KHA) için değerlendirdi.

  • Seçimleri Biden’ın Kazanması İle Birlikte Küresel Siyasette Ne Gibi Değişiklikler Yaşanabilir?

ABD Başkanlık seçimlerini Joe Biden’in kazanması ile birlikte ABD dış politikasının yeni süreçte nasıl şekilleneceği merak konusu olmaktadır. Biden seçim süreci boyunca yapmış olduğu açıklamalarda Trump’ın izlediği dış politikayı ciddi şekilde eleştirmiş ve ilerleyen süreçte ne gibi değişimler yaşanacağı ile ilgili ipuçları vermiştir. Örneğin Biden, Donald Trump’ın aksine iklim değişikliği ile ilgili Paris Anlaşması’na önem vereceğini, İran nükleer anlaşmasını yeniden canlandırmaya çalışacağını, koronavirüs’le mücadelede diğer ülkelerle iş birliği yapacağını ve müttefiklerle ilişkilere yeniden ağırlık vereceğini belirtmiştir. Joe Biden’ın dış politika vizyonunun özellikle ABD’nin dünya sahnesindeki liderliğini artırmaya yönelik olduğunu da söylemek mümkündür. Yeni dönemde AB ile ilişkilere de ayrıca önem verileceği ve işbirliğinin geliştirileceği yönünde açıklamalar yapılmıştır. AB ile ilişkilerin geliştirilmesine benzer şekilde Biden, NATO üyesi ülkeler ile de sıkı bir dayanışma içerisinde olunması gerektiğini ifade etmiştir.

  • ABD-Rusya İlişkileri Ne Şekilde Seyredecek?

Biden döneminin en çok merak edilen konularından birisi de ABD – Rusya ilişkilerinin ne şekilde seyredeceğine ilişkindir. Trump döneminde, Rusya ile ilişkilerin iç politikada tepkilere neden olmasına rağmen olumlu şekilde sürdürülmesi sürecinin Biden döneminde gerçekleşmeyeceği tahmin edilmektedir. Zira Biden, Rusya’nın dış politikasını eleştirmekle beraber ABD’nin küresel siyasette Rusya’dan daha önemli bir aktör olması gerektiği yönünde ifadeler kullanmaktadır.

  • Yeni Süreçte ABD – Türkiye İlişkilerini Neler Beklemektedir?

Biden’ın seçimleri kazanması ile birlikte ABD – Türkiye ilişkilerini de yeni süreçte önemli zorluklar beklemektedir. Hatırlanacağı üzere Joe Biden’ın seçim kampanyası sırasında New York Times’a verdiği bir mülakatta Türkiye ile ilgili sarf ettiği sözler büyük tepki toplamıştı. Biden’ın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “otokrat” olarak tanımladığı söyleşide, Türkiye’deki durumdan büyük endişe duyduğunu ifade etmesi, Türkiye’de hem iktidar hem de muhalefet tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti. Biden’ın açıklamalarının uluslararası hukukun temel ilkelerinden olan “iç işlerine karışmama” ilkesine aykırı olmanın ötesinde, diplomatik ilişkilere de zarar verecek nitelikte olduğunun altı çizilmelidir. Ancak seçim sonrası açıklamalarında Biden ilerleyen süreçte bu söyleminin aksine gerek coğrafi konumu itibariyle gerekse NATO’daki konumu göz önüne alındığında Türkiye ile ilişkilere daha hassas bir yaklaşım sergileyeceğinin sinyallerini vermiştir.

ABD – Türkiye ilişkilerinin önemli bir diğer sorunu da Türkiye’deki S-400’lerin geleceği ile ilgilidir. 

ABD Kongresi’nin Aralık ayı ortasına kadar yasalaştırmayı öngördüğü 2021 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası, Rusya’dan S-400 füze sistemi satın alan ve bu sistemin denemesini yapan Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını içermektedir. Trump, Türkiye’nin S-400 füze savunma sistemi adımına karşı geçtiğimiz yıl Kongre’den geçen yaptırım kararını onaylamamıştı. Biden’ın Türkiye’nin geçtiğimiz ekim ayında Rusya’dan satın aldığı ve Sinop açıklarında denediği S-400 füze savunma sistemi konusunda “Ankara’ya yaptırım uygulama ihtimali olduğu” ifade edilmektedir ancak yaptırım konusunda da Biden’ın tavır değiştirebileceğini belirtebiliriz.

  • Biden Dönemi ABD Dış Politikası’nın Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’a Yansımaları Ne Şekilde Olacaktır?

Hatırlanacağı üzere Biden, Senatörlüğü döneminde uzun yıllar Türkiye’nin Kıbrıs politikasını sert bir dille eleştirmiş, Türkiye’ye Kıbrıs’tan çekilme çağrısı yapmış, 1987 yılında da Birleşmiş Milletler’in (BM) bu doğrultuda aldığı karara uymadığı için Türkiye’ye yeniden ambargo uygulanmasını öngören kanun taslağını hazırlayıp Kongre’ye sunan isimlerden biri olmuştu. Biden, Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nda görev aldığı dönemlerde ise Kıbrıs Sorunu’na çözüm bulunamamasından Türkiye’yi sorumlu tutan açıklamalar yaparken, 1999 yılında da Türkiye’ye yönelik 5 milyar dolarlık yardım paketinin serbest bırakılmasını Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı olarak veto etmişti.

Ancak Biden’in siyasi kariyeri boyunca Kıbrıs sorununda Türkiye’yi eleştirmesi ve bu doğrultuda Yunanistan – Güney Kıbrıs ikilisi ile yakın ilişkilerini devam ettirmesi, Başkanlık döneminde gözden geçirmesi gereken bir yaklaşım olarak ortaya çıkmaktadır. Zira Biden’ın görevi devralması ile birlikte dış politika konusundaki tavrı sadece kendi tavrı değil ülkenin tüm kurumlarının ortak tavrını gerektirecektir. Diğer bir deyimle Biden yeni süreçte Senato, Temsilciler Meclisi, Dışişleri Bakanlığı, ve Savunma Bakanlığı gibi diğer aktör ve dengelerin de gözetildiği politikalar belirlemek durumunda kalacaktır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, Kıbrıs sorunu bağlamında da hassas dengelerin gözetileceği ve Biden’ın ortak bir uzlaşıdan yana tavır alacağı beklenmelidir.

Related Articles

Ajans Cyprus