Haber Detayı
11 Temmuz 2019 - Perşembe 14:23 Bu haber 522 kez okundu
 
Büyükelçi Daryal Batıbay Kapalı Maraş Konusunda Kime Hizmet Etmektedir
Teslimiyet dışında başka yol yok diyorsanız çözüm yollarını bilenlerin ve Kıbrıs Türk Halkının meşru haklarını savunanların önünü kesmeyiniz
KIBRIS Haberi
Büyükelçi Daryal Batıbay Kapalı Maraş Konusunda Kime Hizmet Etmektedir

Kıbrıs Vakıflar İdaresi Eski Genel Müdürü Taner Derviş sosyal medya hesabından kaleme aldığı "Büyükelçi Daryal Batıbay Kapalı Maraş Konusunda Kime Hizmet Etmektedir" başlıklı yazıda Türkiyenin Avrupa Konseyi Eski Daimi Temsilcisi Büyükelçi Daryal Batıbay’ın beyanatında bilgi noksanlıklarının varlığına işaret ederek, çözüm yollarını bilenlerin ve Kıbrıs Türk Halkının meşru haklarını savunanların önünü kesmeyiniz açıklamasında bulundu..

 

İşte Taner Derviş'in kaleme aldığı açıklamanın tam metni; 

Türkiyenin Avrupa Konseyi Eski Daimi Temsilcisi Büyükelçi Daryal Batıbay’ın 8 Temmuz 2019 tarihli basında yer alan “Mülkiyet yapısını lehimize çeviririz” başlıklı yazısı Kıbrıs Türk Halkı adına büyük bir talihsizliktir. Acizlik zemininde yapılmış öneriler Türkiye Cumhuriyeti için devasa tazminat ödemeleri ve Vakıflar üzerinden Kıbrıs Türk Halkı için önemli ölçekte toprak kaybı anlamına gelmektedir.


Teslimiyet dışında başka yol yok diyorsanız çözüm yollarını bilenlerin ve Kıbrıs Türk Halkının meşru haklarını savunanların önünü kesmeyiniz


Aşağıdaki hususları, gerçeklerin ortaya çıkmasına vesile olması ümidiyle, konu başlıkları ile Sayın Batıbay’a hatırlatmakta fayda var.


* Vakıf yasaları, uluslar arası antlaşmalar ve ada genelinde geçerli anayasal hükümler ve yasalar tarafından tanınmaktadır. Bu bağlamda Vakıflar için “Taşınmaz Mal Tazmin Mekanizması” hukuken geçersiz kılınmaktadır.


* Sömürge idaresi dönemi ile Cumhuriyet döneminde Kıbrıs tarihinin en büyük emlak yağması gerçekleştirilmiş ve Vakıflara ait kaynaklar Kıbrıslı Rumlar tarafından gaspedilmiştir.


* Ada genelinde gaspedilmiş vakıf emlaktan kaynaklanan mülkiyet ve tazminat hakları Kıbrıslı Rumların AİHM sürecindeki taleplerini aşmaktadır.


*  Kapalı Maraşın kaybı, yaratacağı domino etkisi ile Türkiye için devasa tazminat ödemeleri ile Kıbrıs Türk Halkı adına mülkiyet ve tazminat kaybı demektir.


* AİHM Sürecinde hatalı siyasi kararla geliştirilmiş taşınmaz mal tazmin mekanizması münhasıran Kıbrıslı Rumlara hizmet etmektedir.


* Larnaka Kaza Mahkemesinde görev yapan Kıbrıslı Rum yargıçlar, Tersefan davasında Ahkamü’l Evkafın geçerli olduğunu 1958 yılında tarihe yazdırmıştır.


Özellikle 1958-1974 döneminde fiilen işgale uğrayan, Vakıf taşınmaz malları gaspedilen Kıbrıslı Türkler olmasına rağmen basın-yayın organında yer alan yazınızda teslimiyetci bir yaklaşımla bügün Kapalı Maraşın, yarın yine vakıf malı olan Güzelyurt ovasının işgalci Kıbrıslı Rumlara verilmesini öneriyorsunuz. Başka yol yok diyorsanız çözüm yollarını bilenlerin ve Kıbrıs Türk Halkının meşru haklarını savunanların önünü kesmeyiniz lütfen.


Sayın Batıbay’ın beyanatında bilgi noksanlıkları var


Sayın Batıbay’ın Kapalı Maraş ile ilgili olarak verdiği beyanatından,

 

1)Kapalı Maraş’ın yasal mülkiyeti,

 

 2)Vakıfların hukuki zemini,

 

3)Kapalı Maraş’taki tapu envanteri,

 

4)Kapalı Maraş işgalcileri ve

 

5)Pilot dava olarak kabul edilmiş Kapalı Maraş’ın stratejik önemi hakkında gerçek donelere dayalı bilgilere sahip olmadığı anlaşılmaktadır.


Bu bilgi noksanlığına ilaveten, Sayın Batıbay’ın Kapalı Maraş’ın tümüyle Vakıflar İdaresine ait olduğunu kabullenmediği anlaşılmaktadır. Sayın Batıbay, Kıbrıslı Rumların ataları tarafından Kıbrıs hukukuna aykırı bir şekilde gaspedilmiş vakıf taşınmaz malların AİHM sürecindeki Taşınmaz Mal Komisyonu marifetiyle işgalci Rumlara verilmesini önermektedir. Bu suretle ve verilecek ilave tavizlerle tazminat davalarının da ortadan kalkabileceğini ima etmektedir. Kaldı ki, Sayın Batıbay’a düşen görev “Mal Tazmin Mekanizması” aşamasında Kıbrıslı Rumların hakları korunurken, Kıbrıs Türk Halkı için yaşamsal öneme sahip Vakıflarından kaynaklanan hakların da meşru zeminde korunması olmalı idi. Bu tespitten hareketle Sayın Daryal Batıbay’a aşağıdaki hukuki ve tarihi gerçekleri hatırlatmakta fayda var.

 

Vakıfların Hukuki Statüsü
Sayın Batıbay, hatalı siyasi irade ile ve tek taraflı bir şekilde Kıbrıslı Rumlar için geliştirilmiş “Mal Tazmin Mekanizmasını” ada genelinde geçerli uluslar arası antlaşmaların ve ada genelinde geçerli anayasal ve yasal hükümlerin üstünde tutmaktadır. Bu tespitten hareketle Vakıfların sahip olduğu güçlü hukuki zemini özetle hatırlatmakta fayda var. Vakıflara ilişkin mülkiyet ve tazminat hakları ada genelinde ve uluslararası platformda tanınmış beş hukuki belge temelinde tespit ve teyit edilmektedir. Sözkonusu hukuki belgeler “Sömürge Dönemi Yasaları” “1955 Kıbrıs Yasaları”, “1960 Kıbrıs Anayasası”, “Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşması” ve “Lozan Antlaşması”ndan oluşmaktadır. Kıbrıs hukuk sisteminde yer alan Anayasal ve yasal düzenlemelerin emredici kuralları vakfiyelerin gayrı kabili rücu olup vakfiyelerin iptal edilemeyeceğini ve değiştirilemeyeceğini, vakıfların elden çıkarılamayacağını ve devredilemeyeceğini, vakıflardan feragat edilemeyeceğini ve vakıfların sonsuza dek yaşatılmalarını öngörmektedir. Ayrıca, işgal edilmiş vakıflar için iade ve tazminat öngörülmekte, istibdal ilkesi kapsamında takas ve takas şartı ile satış kuralları belirlenmektedir.


Yukarda sözü edilen Vakıflara ilişkin hukuki kurallar, herhangi bir hukuki zemini olmayan, salt Kıbrıslı Rumlara hizmet eden ve hatalı siyasi kararlar ile geliştirilen “Mal Tazmin Mekanizmasını” çürütmektedir. Özellikle Vakıflar için bu mekanizmayı savunmak Kıbrıs Türk Halkının meşru zemindeki mülkiyet ve tazminat haklarını heba etmek anlamındadır.


Kapalı Maraştaki Mülkiyetin Tespiti
Bilgi noksanlığı varsayımından hareketle, Kapalı Maraştaki mülkiyet durumu ve işgalciler hakkında özet bilgi vermekte fayda vardır. Kıbrıs Vakıflar İdaresi kadroları tarafından 1996 yılında Mağusa Tapu Dairesi ile Vakıflar Arşivinde bulunan tapu kayıtları ve vakfiyeler temelinde başlatılan çalışmalar neticesinde, 1913 yılı itibarı ile 3,121 adet, 1974 tarihi itibarı ile 6,224 adet tapu kaydı kapsamında 4,638 dönüm 300a2 alana sahip Kapalı Maraş bölgesinin tümüyle Kıbrıs Vakıflar İdaresine ait olduğu belgelenmiştir. Sözkonusu tapu kayıtları ile, 1913-1974 döneminde yıllar itibarıyla Kapalı Maraş işgalcilerinin isim bazında münferit tespitleri de yapılmıştır.

 

Sözkonusu tapu kayıtları Vakıflar İdaresi Arşivi ile Mağusa Tapu Dairesindeki resmi kütüklerde mevcuttur. Kıbrıs yasaları tarafından tanınmış vakfiyelere göre Kapalı Maraş’taki arazinin tümü Mülhak Vakıf statüsünde olan Abdullah Paşa Vakfına, Mazbut Vakıf Statüsünde olan Lala Mustafa Paşa Vakfına ve Mülhak Vakıf statüsünde olan Bilal Ağa Vakfına aittir.

 

Kapalı Maraş Neden Önemlidir
Vakıflara ait mülkiyet haklarına sahip çıkılmadığı takdirde, ilk etapta pilot dava olarak belirlenmiş Kapalı Maraş tazminat ödemeleri ile birlikte işgalci Rumlara kaybedilecek, yaratılacak domino etkisi ile ada genelindeki vakıf emlak heba edilmiş olacaktır. Bu durumda, Kıbrıs Türk Halkının ada genelindeki mülkiyet payında önemli azalma meydana gelecek, muhtemel bir anlaşmada önemli bir göç dalgası oluşacaktır.


Vakıflar İdaresinin mal sahibi sıfatıyla başta Kapalı Maraş olmak üzere ada genelindeki vakıf mülkiyet haklarına sahip çıkması halinde Kıbrıslı Rumların Türkiye aleyhinde AİHM’deki girişimleri ve tazminat ödemeleri durdurulmuş olacak; Ayrıca, işgal edilmiş vakıfların iade edilmesi ile birlikte Kıbrıs Türk Halkı adına önemli oranda toprak ve tazminat hakkı oluşacak ve uluslararası platformda veya ada genelinde ortaya çıkacak muhtemel hukuki bir süreçte ve anlaşmazlıkta Kıbrıs Türk Halkının mülkiyet ve tazminat hakları ile pazarlık gücü yükseltilmiş olacaktır.

 

Kapalı Maraş İşgalcileri
Bilgi noksanlığı varsayımından hareketle, Kapalı Maraş işgalcileri hakkında da bilgi verilmesi elzem görülmektedir. 20. yüzyılın başlarında, Kapalı Maraş bölgesindeki 4,638 dönüm 300 a2 tutarındaki vakıf emlakin 99.99’u gaspedilmiş, Vakıflar İdaresinin elinde sadece 1 dönüm 2 evlek 452 a2 tutarında emlak kalmıştır.

 

1974 yılı itibarı ile Kapalı Maraş işgalcileri Kıbrıslı Rum şahıslar, Kıbrıslı Rumlara ait şirketler, Rum Ortodoks Kilisesi, Maraş Belediyesi, Merkezi Hükümet, İngiliz Savunma Bakanlığı, yabancı uyruklu şahıslar ve Kıbrıslı Türk şahıslar olarak belirlenmiş ve dağılım ekteki tabloda özetlenmiştir.

 

Ada Genelinde İşgal Edilmiş Vakıflar
Kıbrıs Türk Halkının ada genelinde Vakıflardan kaynaklanan mülkiyet ve tazminat haklarını gözardı etmiş olan sayın Batıbay’a ada genelinde hukuka aykırı yöntemlerle işgal edilmiş Vakıflarla ilgi olarak özet bilgi vermekte fayda var. Kıbrıs hukuk sisteminde yer alan temel hükümlere rağmen 1878-1960 Sömürge idaresi dönemi ile 1960-1974 Cumhuriyet döneminde, Kıbrıs tarihinin en büyük emlak yağması gerçekleştirilmiştir. Ada genelinde Vakıflara ait yüz binlerce dönüm arazi, binlerce bina ve yüzlerce su kaynağı Rum Ortodoks Kilisesi, Rum belediyeleri, Rum okul komisyonları, merkezi hükümet, Kıbrıslı Rumlara ait şirketler ve Rum şahıslar tarafından işgal edilmiş ve bu bağlamda, Kıbrıs Rum halkı ile sahip oldukları kuruluşlara haksız servet ve kazanç sağlanmıştır.


İşgal edilmiş kaynaklar arasında Maraş, Güzelyurt ovası, Limasol, Larnaka, Baf, Girne, Lefkoşa, Mağusa ve Karpaz çiftlikleri ile ada genelinde binlerce bina ve yüzlerce su kaynağı bulunmaktadır.

 

Kıbrıslı Rumlar işgal ettikleri Vakıflara ait kaynaklardan 20.yüzyılın başlarından itibaren haksız kazanç sağlamıştır. Kıbrıslı Rumlar tarafından hukuk kurallarına aykırı bir şekilde işgal edilmiş Vakıflardan kaynaklanan Kıbrıs Türk Halkına ait kollektif mülkiyet ve tazminat hakları Kıbrıslı Rumların AİHM sürecindeki iade ve tazminat taleplerini karşılamaktadır. İşgal edilmiş vakıfları kısmen belgeleyen Vakıf Haritası ektedir.


Teslimiyet dışında başka yol yok diyorsanız çözüm yollarını bilenlerin ve Kıbrıs Türk Halkının meşru haklarını savunanların önünü kesmeyiniz


Son olarak aşağıdaki hususları, gerçeklerin ortaya çıkmasına vesile olması ümidiyle, konu başlıkları ile Sayın Batıbay’a hatırlatmakta fayda var.

 

  • Vakıf yasaları, uluslar arası antlaşmalar ve ada genelinde geçerli anayasal hükümler ve yasalar tarafından tanınmaktadır. Bu bağlamda, Vakıflar için “Taşınmaz Mal tazmin Mekanizması” hukuken geçersiz kılınmaktadır.
  •  
  • Sömürge idaresi dönemi ile Cumhuriyet döneminde Kıbrıs tarihinin en büyük emlak yağması gerçekleştirilmiş ve Vakıflara ait kaynaklar Kıbrıslı Rumlar tarafından gaspedilmiştir.
  •  
  • Ada genelinde gaspedilmiş vakıf emlaktan kaynaklanan mülkiyet ve tazminat hakları Kıbrıslı Rumların AİHM sürecindeki taleplerini aşmaktadır.
  •  
  • Kapalı Maraşın kaybı, yaratacağı domino etkisi ile Türkiye için devasa tazminat ödemeleri ile Kıbrıs Türk Halkı adına mülkiyet ve tazminat kaybı demektir.
  •  
  • AİHM Sürecinde hatalı siyasi kararla geliştirilmiş taşınmaz mal tazmin mekanizması münhasıran Kıbrıslı Rumlara hizmet etmektedir.
  •  
  • Larnaka Kaza Mahkemesinde görev yapan Kıbrıslı Rum yargıçlar, Tersefan davasında Ahkamü’l Evkafın geçerli olduğunu 1958 yılında tarihe yazdırmıştır.


Özellikle 1958-1974 döneminde fiilen işgale uğrayan, Vakıf taşınmaz malları gaspedilen Kıbrıslı Türkler olmasına rağmen basın-yayın organında yer alan yazınızda teslimiyetci bir yaklaşımla bügün Kapalı Maraşın, yarın yine vakıf malı olan Güzelyurt ovasının işgalci Kıbrıslı Rumlara verilmesini öneriyorsunuz. Başka yol yok diyorsanız çözüm yollarını bilenlerin ve Kıbrıs Türk Halkının meşru haklarını savunanların önünü kesmeyiniz lütfen.


Taner Derviş
Kıbrıs Vakıflar İdaresi Eski Genel Müdürü

Kaynak: Editör:
Etiketler: Büyükelçi, Daryal, Batıbay, Kapalı, Maraş, Konusunda, Kime, Hizmet, Etmektedir,
Yorumlar
Haber Yazılımı