Haber Detayı
07 Kasım 2019 - Perşembe 11:31 Bu haber 1276 kez okundu
 
Kemal Kılıçdaroğlu; Kimse kusura bakmasın bunun adı ihanettir
Kemal Kılıçdaroğluʹndan tank palet açıklaması: Kimse kusura bakmasın bunun adı ihanettir
TÜRKİYE Haberi
Kemal Kılıçdaroğlu; Kimse kusura bakmasın bunun adı ihanettir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Boğazıʹnın yetkisinin İBBʹden alınacağı iddialarıyla ilgili, ʹBöyle bir hazırlıktan söz ediliyor ama bu kadar olmaz. Parlamentoya gelmez. Boğazʹın rantı için bazılarının ağzı sulanıyor onu da gayet iyi biliyoruz ama her şeye rağmen Parlamento ve CHP gerekli tepkiyi verir. O kadar kolay değil.ʹ dedi.

 

Kılıçdaroğlu ayrıca, ʹTank-Palet fabrikasını yabancıya peşkeş çekmek vatana ihanettirʹ ifadelerini kullandı.Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Halk TVʹde katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

 

MERKEZ BANKASI BAŞKANIʹNIN GÖREVDEN ALINMASI

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğanʹın ʹMerkez Bankası Başkanı sözümü dinlemedi, ben de görevden aldım.ʹ dediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, ʹSiz kalkıp da dünyaya ʹMerkez Bankası bağımsızdırıʹ anlatamazsınız artık bitmiştir. Güven de bitmiştir orada. Bu lafı kullanmaması lazım. Zaten almaması gerekirken aldı.ʹ diye konuştu.

 

ENFLASYON VE İŞSİZLİK

ʹTürkiye ekonomisinde enflasyon sorunu var. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı rakamlar ortada. İnsanlar devlet organları tarafından açıklanan rakamlara inanmıyorlar. Bunu nasıl açıklarsınız?ʹ sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, liyakatin yok edildiği durumlarda devletin yara alacağını, siyaset kurumunun ise güven kaybedeceğini öne savundu.TÜİKʹin enflasyonu yüzde 8,55 olarak duyururken, bürokrasinin farklı bir kanadının devlet için enflasyonu yüzde 22,58 olarak açıkladığını aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:ʹHangisi doğru? İkisi de aynı devletin farklı birimlerinin verdiği rakamlar. Birisi vatandaşa yansıyan şekliyle ʹcezayı, vergileri yüzde 22,58 artıracağımʹ diyor. Öbür taraf ʹemekliye zam vereceğim ama enflasyon yüzde 8, bunun üzerinden vereceğimʹ diyor. Bunu herkes biliyor aslında. O kadar hoyratça davrandılar, kamu kaynaklarını o kadar hoyratça harcadılar ki para bitti, yani deniz bitti. Şimdi emekli, memur, işçi, asgari ücretli ʹkalkınmadan falan pay istemiyorum ama beni enflasyona karşı koruyunʹ diyecek. Bunu da kesiyorsunuz. Artık AK Parti iktidarı vatandaşa güven vermiyor.

 

ʹKılıçdaroğlu, Türkiyeʹde artan işsizlik rakamlarına dikkati çekerek, gençler arasındaki işsizliğin yüzde 27ʹlere yaklaştığını, üniversite bitirmiş, doktora yapmış gençlerin çalışacak alan bulamadığını ifade etti.ʹHükümetin maliye politikasını eski bir hesap uzmanı olarak nasıl görüyorsunuz?ʹ sorusuna Kılıçdaroğlu, ʹGelinen nokta bir felaket noktası. İktidar için denizin bittiği nokta. Bütün Cumhuriyet hükümetlerinin aldığı vergilerden çok daha fazlasını aldılar. 60 milyar dolar özelleştirme yaptılar. Arsaları, otelleri, Telekomʹu vesaire sattılar, buralardan gelir elde ettiler. Artı Cumhuriyet tarihinin en büyük borçlanmasını yaptılar.ʹ yanıtını verdi.Bunlar iyi bir planlamayla ve üretime dönük yatırımlara harcansaydı, Türkiyeʹnin bugün çok farklı bir yerde olacağına işaret eden Kılıçdaroğlu, bunun, devlette liyakat sisteminin bitirilmesi nedeniyle gerçekleştirilemediğini vurguladı.

 

ʹSAĞLIKLI, PLANLI VE TUTARLI GEREKİYORʹ

Eskiden Devlet Planlama Teşkilatı adında bir kurumun olduğunu ve Türkiyeʹnin geleceğini planladığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, iktidarın bu kurumu kapattığını, Türkiyeʹnin ilk kez kalkınma planı olmadan bir yılı yaşadığını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, planlama ve üretime dönük teşvik olmadığı için bütün paraların inşaata gittiğine değinerek, ʹBina bitti, herkes işsiz. Bina bitti, yapı paydos. Oraya gönderdik bütün paraları.ʹ ifadesini kullandı.Türkiyeʹnin yönetilmediğini, bir kişinin iradesine teslim edildiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, tarlada da çiftçinin perişan vaziyette olduğunu, etin, nohutun, mercimeğin neredeyse her şeyin dışarıdan alındığını aktardı.ʹTürkiyeʹnin bu kötü gidişine CHPʹnin bir reçetesi var mı?ʹ sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, sağlıklı, tutarlı, geleceğe dönük hedefleri olan bir planlama yapılması gerektiğine işaret etti. Kılıçdaroğlu, Türkiye geçen sene dışarıdan soğan getirirken, bu sene soğanların tarlada kaldığına dikkati çekerek, bunun sağlıklı planlama yapılmamasından kaynakladığının altını çizdi.

 

EGEMEN BAĞIŞʹIN BÜYÜKELÇİ OLARAK ATANMASI

Doğru planlamanın yapılabilmesi için devlette liyakatın önemli olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, ʹO işi bilen uzmanları getireceksiniz. Yoksa hayatında plan yapmamış, planın ne olduğunu bilmeyen bir kişiyi getirip başa oturtursanız o sistem yine çöker.ʹ şeklinde konuştu.Dışişleri Bakanlığında bütün bu sürecin devre dışı bırakıldığını kaydeden Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:ʹDışişlerinde bir büyükelçi olmak kolay mıdır? Gidiyorsunuz zor bir sınava giriyorsunuz, iyi bir yabancı dil biliyorsunuz, dünyanın değişik ülkelerine gidiyorsunuz, büyükelçilerin yanında eğitim görüyorsunuz, bütün kademeleri geçiyorsunuz, belli bir yaşa geldikten sonra büyükelçi oluyorsunuz, sizi büyükelçi tayin ediyorlar ve siz gittiğiniz ülkede, kendi ülkenizi onurla, gururla temsil ediyorsunuz. Herkes diyor ki ʹEvet, bu Türkiye Cumhuriyeti Devletiʹnin büyükelçisidir.ʹ Şimdi biz ne yaptık? Ayakkabı kutusunda rüşvet alan adamı, eski milletvekillerini büyükelçi tayin ettik. Bu devlet ayağa kalkar mı böyle? Kim saygı duyacak bu devlete? Şöyle düşünelim, dünyanın herhangi bir ülkesinde rüşvet alan bir kişiyi Türkiyeʹye büyükelçi tayin ettiler. Hepimiz güleriz değil mi ve deriz ki ʹŞu devlete bak ya rüşvet alanlar büyükelçi oluyor.ʹ Rüşvetle yarın devletin sırlarını satmayacağını kim garanti edebilir?ʹ

 

ʹYAPILAN YATIRIMLAR KAÇA MAL OLDU?ʹ

Büyük yatırımlara karşı olmadıklarını, sadece ʹKaça mal oldu?ʹ diye sorduklarını anımsatan Kılıçdaroğlu, bunun ʹticari sırʹ diye yanıtlanmadığını söyledi. İstanbul Havalimanıʹnın, şehir hastanelerinin, otoyolların kaça yapıldığını, bunlara ne kadar garanti verildiğini bilmediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, ʹTBMMʹde 600 milletvekili var, hiç kimse bilmiyor. Niçin bilmiyor? Ben, bunu bilmek zorundayım. Sayıştayın gerçek anlamda görev yapması lazım. TBMM adına denetim yapması lazım. Denetimi olmayan, hesap vermeyen bir devlet olabilir mi?ʹ diye konuştu.

 

TANK PALET FABRİKASI

Kılıçdaroğlu, Tank Palet Fabrikasının verildiği firmanın getirdiği malın üzerine yüzde 12,5 kar koyarak satacağını belirterek, şunları kaydetti:ʹBu fabrika devletin fabrikası. İşçi, makineler devlete ait. Ben kendim üreteceğim yere ʹSen üret, ben sana kar vereceğim.ʹ Ürünü de ben alıyorum. Niye ben kendim üretmiyorum? Ben, ʹ50 milyon doları bulayım, vazgeçinʹ çağrısı yaptım. 50 milyon dolar hikaye. Fabrikanın değeri 20 milyar dolar. Avrupaʹnın en büyük tank entegre tesisi. 20 milyar dolarlık fabrikayı siz Ethem Sancakʹa ʹAl çalıştırʹ diye veriyorsunuz. Sancak kime veriyor? Katar ordusuna. Bunun adı kimse kusura bakmasın vatana ihanettir. Kızacaklar belki, devletin Tank Palet Fabrikasını yabancı bir orduya peşkeş çekmenin adı vatana ihanettir ve dünyada örneği yoktur. Bir askeri fabrikayı yabancı bir orduya peşkeş çeken dünyada ikinci bir devlet yoktur. Bunlar yaptılar. Ne için yaptılar bunu? Oradan gelir mi elde edilecek? Hayır.ʹDolar endeksli ihalelerin olduğunu anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, ʹDolarla ihale verilenler neden Türk lirasına dönüştürülmedi?ʹ diye sordu.

 

Tank Palet Fabrikasının özelleştirilmesiyle ilgili ihalenin yapılmadığını kaydeden Kılıçdaroğlu, şu bilgileri verdi:ʹEğer Meclisin gensoru yetkisi olsaydı, Milli Savunma Bakanı hakkında gensoru önergesi verilirdi ve hesabı sorulurdu ve Milli Savunma Bakanı Meclise gelip bu Tank Palet Fabrikasının nasıl bu hale geldiğini anlatmak zorunda olurdu. Bilmediğimiz şeyleri öğrenecektik o zaman ama şimdi yok bu. Kaldırdılar bunu. Siz, hata yapana, hatta rüşvet yiyene bile hesap soramıyorsunuz. Gidip adam cebine parayı doldurup ʹrüşvet yedimʹ dese, Parlamentoda yapacağınız sadece bir araştırma önergesi vermek. O da reddedilirse zaten hiçbir şey olmuyor. Eskiden bir de sözlü soru vardı. Şimdi bunların hiçbirisi yok. Bir de ʹMeclis, güçlü Meclisʹ diyorlar. Hangi güçlü Meclisten söz ediyorsunuz? ʹMeclis daha güçlü hale gelecekʹ diye milleti kandırdılar, hangi güçlü hale geldi Meclis? 600 kişiye boşu boşuna para veriyorlar.ʹ

 

BOĞAZİÇİ YASASI

ʹİstanbul Boğazıʹnın yetkisi İstanbul Büyükşehir Belediyesinden alınmak isteniyor. Bu yasa Meclisʹe gelirse nasıl karşı çıkacaksınız?ʹ sorusuna Kılıçdaroğlu, ʹBen, o tür bir düzenlemenin geleceğini pek düşünmüyorum. Böyle bir hazırlıktan söz ediliyor ama bu kadar olmaz, Parlamentoya gelmez. Bir niyet olabilir. Boğazʹın rantı çok yüksek onu gayet iyi biliyoruz. O rant için bazılarının ağzı sulanıyor onu da gayet iyi biliyoruz ama her şeye rağmen parlamento ve CHP gerekli tepkiyi verir. O kadar kolay değil.ʹ yanıtını verdi.

 

ʹSİYASAL PARTİLER YASASI DEĞİŞMELİʹ

ʹCumhur İttifakıʹnın TBMMʹde çoğunluğu var. Parlamentodan bir gecede geçebilir.ʹ sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:ʹDoğru, ne kadar engellesek de oluyor. AK Parti ile MHP ortak hareket ediyorlar. Ne kadar haklı olursak olalım, onlar ʹmadem ki Erdoğan bunu istiyorʹ koşulsuz el kaldırıyorlar ve diyorlar ki ʹEvet, bunun böyle olması lazım.ʹ O şekliyle karar veriyorlar. Bu, özellikle 12 Eylül darbesinin getirdiği Siyasal Partiler Yasasıʹnın Parlamentonun ağırlıklı olarak siyasal liderlerin tutsağı haline gelmesine yol açmıştır. Yani lider ne derse milletvekili onun dışına çıkamıyor. İşte bir Sayın (Mustafa) Yeneroğlu vardı, arada bir doğru şeyler söylüyordu, partiden istifa ettirdiler. Parlamentodaki milletvekillerinin özgür iradelerini kullanmaları gerekiyor. Böyle bir ortam yok.ʹSiyasi Partiler Yasasıʹnın değişmesi gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, ʹBiz, eskiye dönmek istemiyoruz. Eskisi zaten 12 Eylül darbe hukuku. Biz, darbe hukukundan arınmış, çağdaş, Batı ülkelerinde neyse aynı demokratik standartlara sahip olmak istiyoruz. Düşünce özgürlüğü olsun, Parlamentoda milletvekilleri özgürce düşüncelerini beyan etsinler. Bakanlar topluma hesap versin.ʹ dedi.ʹBelediye başkanlarınızın performansını nasıl buluyorsunuz?ʹ sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, kamuoyu yoklamalarına göre yüzde 50ʹnin üzerinde bir memnuniyetin olduğunu, gelecek süreçte bu oranın daha da yükseleceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Etiketler: Kemal, Kılıçdaroğlu;, Kimse, kusura, bakmasın, bunun, adı, ihanettir,
Yorumlar
Haber Yazılımı