Bayram arefesinde, yani cumartesi günü kızımın taleplerinin de etkisiyle Güney’e geçtim.
Lokmacı kapısından geçip, biraz hava alıp, bir şeyler yiyip belki biraz da alışveriş yapıp dönmekti maksadımız.
Nitekim öyle de oldu.
Bu vesileyle biraz da gözlem yapma şansım oldu.
Kapı oldukça kalabalıktı.
Kuzey kesiminde, yani bizim tarafta işler yolunda. Geçişlerin seri bir şekilde yapılabilmesi için alınan tedbirler etkili olmuş.
Ama güney tarafta durum öyle değil.
Kendilerine göre bir düzen kurmuşlar ki burada “düzen” kelimesi lafın gelişi. Aslında tam bir düzensizlik söz konusu.
Aynı Metehan’da olduğu gibi.
Hal böyle olunca da kuyruklar uzuyor.
Uzayan kuyrukta beklerken biraz sohbet şansım oldu.
İnsanımız hemen her yerde olduğu gibi burada da içini döktü.
Çoğu haklı şeylerdi.
Mesela geçişlerdeki aksama oldukça büyük şikayet konusu.
Ayak üstü sohbet sırasında anladım ki, bir kahve içmek için bile Güney’e geçenler var.
Yani artık sıradan alışkanlıklarımız için bile Güney’e geçmeyi tercih etmekteyiz.
Bunun nedenleri arasında elbette fiyatlar ilk sırada. Ama tek sebep sadece bu değil. Çok daha farklı ve de haklı sebepler daha var.
Demek ki kapılarda bu kadar aksama olmasa bizim tarafta durumlar daha da vahim olacak. ekonomik anlamda.
İşler tamamen Güney’e kayacak.
Düşünsenize geçişlerin tıkır tıkır yapıldığını ve kapıda zaman kaybetmediğinizi…
Ve bir de şunu gördüm ki, bayram ekonomisi de Güney’e kaymış.
Bayram alışverişi için geçiş yapan çok sayıda kişi ile konuştum beklerken.
Onlar da hem çoluk çocuğun bayramlıkları hem de eşe dosta alacakları bayram hediyeleri için geçmekteydiler.
Geçmişken yemek işini de orada halledeceklerdi.
Tam kapsamlı bir ekonomik hareket yani.
Öte yandan, bayramın ilk günü bizim tarafta akraba ziyareti yapıp ertesi gün gezmek için Güney’e geçecek çok sayıda kişi olacak.
Yani bugün ve yarın bizim taraf boşalacak.
Demek ki “beğenmeyen” o tarafa geçiyormuş..
Son günlerin tartışmalı açıklamasına atfen kullandım bu cümleyi ama durum gerçekten de öyle.
Gidişat hiç iyi değil.
Esnaf ayakta durmakta zorlanıyor.
Bir an önce koşulları dengelemenin yolunu bulmalıyız.
Yoksa bu gidişle ülke ekonomisi yeniden pandemi dönemi ayarlarına dönecektir..
Benden söylemesi…
