Orta Çağ’dan günümüze kadar hürriyetin kısıtlandığı ve bedensel cezaların uygulandığı zindanlar, Bursa’da sanatla buluşarak, ziyaretçilerin ilgisini çeken mekanlara dönüştü. 2015 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı restorasyon çalışmaları kapsamında, şehri çevreleyen surlardan biri olan Zindankapı yeniden hayat buldu. 2021 yılında müze olarak kapılarını açan Zindankapı, geçmişteki zindan işlevinin yanı sıra, günümüzde bir sanat galerisi olarak yeniden dizayn edildi. Bursa surlarının tarihsel süreçleri ise teknoloji ve interaktif alanlarla ziyaretçilere sunuluyor.
Zindankapı, Bitinya Kralı 1. Prusias tarafından MÖ 2. yüzyılda inşa edilip, Roma, Bizans, Osmanlı ve 19. yüzyıla kadar çeşitli dönemlerde onarılarak kullanılmış bir yapı. Ayrıca, burada işkence ve infazların gerçekleştirildiği Kanlı Kuyu’nun bulunduğu zindan, bugünkü müze ile ziyaretçilere tarihin karanlık yönlerini de sunuyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Güney Özkılınç, Zindankapı’nın 2.500 yıl sonra sanatla yeniden hayat bulduğunu belirterek, restorasyon süreci ve günümüzdeki etkinlikler hakkında şunları söyledi:
Zindankapı, milattan önce 2. yüzyılda Bitinya Kralı 1. Prusias tarafından Bursa surlarının bir kapısı olarak inşa edilmiştir. Hem hürriyeti kısıtlayıcı cezaların hem de bedensel cezaların uygulandığı bir alan olmuştur. Bu yapının ayrıca ölüm cezalarının yerine getirildiği bir nokta olması, tarihsel önemini artırıyor. Roma, Bizans ve Osmanlı’nın bu yapıyı hapishane olarak kullanmış olması, Zindankapı’yı medeniyetlerin kesişim noktası yapmaktadır. Restorasyon çalışmalarına 2015 yılında başlandı ve 2021 yılında müze olarak açıldı. O zamandan beri dijital sergiler ve drama etkinlikleri burada izleyicilerle buluşuyor. Ayrıca, ‘Zindandan kaçış’ gibi etkinliklerle çocuklar ve yetişkinler için etkileşimli deneyimler sunuyoruz.
ZİNDANKAPI, YAPAY ZEKA İLE YENİDEN CANLANDIRILDI
Zindankapı, bir zamanlar hüzün ve ıstırabın merkezi olan zindanlarının duvarlarında şimdi sanatın izlerini taşıyor. Bursa surlarının önemli kapılarından biri olan Zindankapı, Osmanlı döneminde yaşamış İngiliz gezgin-ressam Mary Adalaide Walker’ın 1866-1870 yılları arasında yayımlanan Brousse Album Historique (Bursa Tarih Albümü) adlı eserinden ilham alarak yeniden yorumlandı. Walker’ın çizimlerini yapay zeka teknolojisiyle canlandıran Bursa Büyükşehir Belediyesi, bu eşsiz projeyi sanatseverlerle buluşturdu. Kentin tarihini resmeden 24 çizim, dijital sanatı kullanarak yeniden hareketlendirildi. Zindankapı’da, Walker’ın Bursa’daki izlerini görmek artık mümkün.
YAPAY ZEKA İLE DİJİTAL SANAT BULUŞUYOR
Zindankapı’nın yalnızca dijital sergilerle değil, farklı bölümleriyle de ziyaretçilerine derin bir tarih yolculuğu sunuyor. Zindankapı’da, her katta farklı bir döneme odaklanan bölümler yer alıyor; zemin katta Bitinya, birinci katta Roma, Bizans ve üst katta Osmanlı dönemlerinin izlerini görebilirsiniz. Ayrıca, müzenin üç kulesinden biri tamamen dijital sanata ayrılmış. Burada, Zindankapı için özel olarak tasarlanmış dijital sergiler yer almakta, izleyicilerin büyük ilgisini çekiyor. Güney Özkılınç, Zindankapı’yı, replikalarla dolu olmasına rağmen, dijital sanatların gücüyle en çok ziyaret edilen müzelerden biri haline geldiğini belirtiyor. Bursa’daki 12 müze içinde en fazla ziyaret edilen üç müzeden biri olmayı başaran Zindankapı, kent kültürünü dijital dünyanın olanaklarıyla buluşturuyor.
ZİNDANKAPI: GEÇMİŞİN KARANLIKLARINDAN GELECEĞİ BİR IŞIK
Bursa’nın tarihsel dokusunu yansıtan Zindankapı, geçmişin izlerini bir araya getiriyor. Eski bir zindan olarak milattan önce 2. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar işkence ve infazların yapıldığı bu alan, günümüzde herkesin gezip görmek istediği bir mekan haline geldi. Eski zindanların karanlık geçmişi, şimdi çocuklar ve yetişkinler için büyüleyici bir deneyime dönüşüyor. Güney Özkılınç, Zindankapı’nın bir zamanlar kimsenin uğramak istemediği, şimdi ise herkesin görmek için can attığı bir yer olduğunu ifade ediyor. Zindankapı’nın bahçesinde yer alan Kanlı Kuyu, geçmişin karanlık izlerini günümüzde bir macera alanına dönüştürüyor. Çocuklar bu alanı adeta bir gizemli hikaye gibi keşfederken, tarihsel öğretiler de eğlenceli bir şekilde sunuluyor.
Zindankapı’da ayrıca, eski zamanlarda Bursa surları içindeki mahallelerin gelişimini gösteren interaktif bir mapping sergisi de yer alıyor. Bu sistem, ziyaretçilerin zaman içinde surların nasıl evrildiğini görmelerine olanak tanıyor. Zindankapı, sadece tarih öğrenmekle kalmıyor; aynı zamanda bir eğitim merkezi olarak, özgürlük, esaret ve adalet gibi temaları da ziyaretçilere aktarıyor. 3. kuledeki büyüleyici görsel anlatımlar, özellikle gençleri ve çocukları etkileyen bir deneyim sunuyor.
Zindankapı, görsel sanatlar ve dijital teknolojinin mükemmel bir birleşimi olarak, tarihî bir mekana modern bir dokunuş yapıyor ve geçmişi, geleceğe taşıyor.
BURSA: GEÇMİŞİN İZLERİYLE ŞEKİLLENEN AÇIK HAVA MÜZESİ
Çocukların ve gençlerin tarihi ders kitaplarından değil, doğrudan yaşayarak ve görerek öğrenmesi gerektiğini vurgulayan Güney Özkılınç, Bursa’nın adeta bir açık hava müzesi olduğunu belirtiyor:
Bursa’da 5 binden fazla tescilli yapı bulunuyor. İznik, başlı başına bir müze gibi; girişine bir kapı koyup bilet kesseniz, bir müze haline gelir. Bursa ise hem Osmanlı, hem Bizans, hem de Roma’nın izlerini taşıyan büyük bir kültürel mirasa sahip. Bu yüzden Bursa’yı gezerek öğrenmek, ders kitaplarından öğrenmekten çok daha etkili.
Kent genelinde, sadece Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait 12 müze bulunuyor. İlçelerdeki ve Kültür Bakanlığı’na bağlı müzelerle birlikte toplamda yaklaşık 30 müze, kentin farklı yönlerini keşfetmek isteyen ziyaretçileri bekliyor. Her biri belirli bir temaya odaklanan bu müzeler arasında Karagöz Müzesi, Yaşam Kültürü Müzesi, Fetih Müzesi, Mevlevihane, Atatürk Evi, Hünkar Köşkü, Arkeoloji Müzesi, Türk İslam Eserleri Müzesi ve Kent Müzesi gibi birçok değerli mekân bulunuyor. Özkılınç, bu çeşitliliğin müzeleri adeta birer okul haline getirdiğini belirtiyor.
KÜLTÜREL ROTALAR VE ARTAN ZİYARETÇİ SAYILARI
Bursa’nın tarihî dokusunu ziyaretçilere daha etkili bir şekilde sunmak için bir kültür rotası oluşturmayı planladıklarını açıklayan Özkılınç, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nden Zindankapı’ya uzanan bir güzergâh tasarladıklarını ifade etti. Ayrıca, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı müzelerin, pazartesi hariç her gün 10.00-17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebildiğini vurguladı.
Sanatın dokunduğu her alanın dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Özkılınç, 2021 yılında ziyarete açılan Zindankapı’nın bugüne kadar 400 bin kişi tarafından gezildiğini belirtti. Sadece 2024 yılında 112 bin kişinin müzeyi ziyaret ettiğini ifade eden Özkılınç, “Tanıtımı artırdığımızda bu sayı çok daha fazla olacak. Şu anda bile ciddi bir ilgi var” dedi.
Zindankapı’nın altı zindandan ve toplam yedi bölümden oluştuğunu belirten Özkılınç, buraya ilk girildiğinde insanın tedirgin olabileceğini, ancak sanatın ve dijital teknolojinin mekâna kattığı yenilikler sayesinde ziyaretçilerin burada çok farklı bir deneyim yaşadığını söylüyor.
GEÇMİŞİN KARANLIK MEKANLARI, SANATIN GÜCÜYLE AYDINLANIYOR
Türkiye’de geçmişte acıların yaşandığı mekânların bugün kültürel ve sanatsal alanlara dönüştürülmesine dair pek çok örnek bulunuyor. Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Sabahattin Ali’nin Sinop Cezaevi ve şimdi Zindankapı… Bir zamanlar insanların girmeye çekindiği bu mekânlar, sanatın ve kültürün etkisiyle, ziyaret edilmek için rezervasyon yapılan, keşfedilmek istenen alanlara dönüşüyor. Özkılınç, bu dönüşümün, sanatın ve kültürel mirasın insanları geçmişle buluşturma gücünün bir kanıtı olduğunu vurguluyor.
Bugün Zindankapı’yı ziyaret edenler, burada yaşanan geçmiş olayları unutmadan, tarihî atmosferin içinde dijital sanatın büyüsüyle farklı bir deneyim yaşıyor. Sanat ve kültür, geçmişin en karanlık noktalarını bile aydınlatıyor ve insanları tarihle daha güçlü bir bağ kurmaya davet ediyor.
Kaynak : ensonhaber