5 Ocak 1922, Adana’nın düşman işgalinden kurtulduğu ve Çukurova’da özgürlüğün yeniden filizlendiği tarih olarak hafızalara kazındı. Adana’nın kurtuluşu, yalnızca askerî bir zafer değil; büyük acılar, göçler ve direnişle örülmüş toplumsal bir mücadelenin sonucu oldu.

Fransız işgali ve Ermeni lejyonlarının baskıları altında geçen yıllarda Adana halkı ağır bedeller ödedi. Tarihe “Kaç Kaç” olarak geçen 10 Temmuz 1920’de, on binlerce Müslüman Türk can güvenliği için obalara ve Toroslara doğru göç etmek zorunda kaldı. Kadın, çocuk ve yaşlıların hedef alındığı bu süreç, Adana tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Bu zorlu dönemde, Mustafa Kemal Atatürk’ün güvendiği yerel direniş önderlerinden Şeyh Cemil Nardalı, Akkapı ve Obalar hattında oluşturduğu güvenli bölgelerle binlerce insanın hayatını kurtardı. Şeyh Cemil ve silah arkadaşları, Kaç Kaç sırasında kaçan halka kucak açarak Adana’nın kurtuluş mücadelesinde kritik bir rol oynadı.
5 Ocak, işte bu zulüm ve direniş yıllarının ardından gelen özgürlüğün adıdır. Bu tarih; sadece işgalin sona erdiği gün değil, Adana’nın onuruyla ayağa kalktığı, teslim olmadığı gün olarak anılıyor.
Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünde; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu topraklar uğruna mücadele eden, can veren ve halkını koruyan Şeyh Cemil Nardalı ile tüm kahramanlar saygı, minnet ve rahmetle anılıyor.





