Bu ülkede uzun süredir konuşulan ama bir türlü cesaret edil(e)meyen bir mesele vardı:
Market raflarındaki fiyat karmaşası.
Aynı ürün…
Aynı marka…
Ama biri 90 lira, diğeri 130 lira.
Vatandaş da bu farkın cevabını aramak için çareyi market market dolaşmakta buluyordu. Kimi zaman bir poşet eksik alarak, kimi zaman da “Bugün de böyle oldu” diyerek…
İşte tam bu noktada Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, belki de siyasi gömleğini bir kenara bırakıp, doğrudan vatandaşın sofrasına dokunan bir işe imza attı.
Dijital Karekod Sistemi – Elektronik Etiket ya da bilinen adıyla EKOSEPETİ.
Kolay bir yol değildi.
Kısa bir süreç de değildi.

Yaklaşık iki yıllık bir hazırlık, ciddi bir altyapı çalışması ve daha da önemlisi büyük bir sorumluluk gerektiriyordu. Çünkü bu uygulama, sadece teknolojik bir yenilik değil; piyasanın alışkanlıklarına, hatta kimi çevrelerin konfor alanına doğrudan müdahaleydi.
Açık konuşalım…
Bu süreçte Bakan Amcaoğlu, birçok iş insanını karşısına aldı.
Çünkü “bazı” marketler, yıllardır yüksek kâr marjlarıyla, aynı ürünü farklı fiyatlarla raflara koyuyordu. Yerli üretim bir marka (Bulgur-Nohut) markette 90 TL’ye satılırken bir başka markette 130 TL’ye satılması, ne piyasa dengesiyle ne de vicdanla açıklanabilirdi.
Bugün enflasyonun vatandaşın boğazını sıktığı, alım gücünün her geçen gün biraz daha eridiği bir dönemde, bu tablo sürdürülebilir değildi.
EKOSEPETİ tam da burada devreye girdi.
Artık vatandaş evinde otururken, cep telefonundan market fiyatlarını görebiliyor. Üstelik tek tek market gezmeden, vakit kaybetmeden, yorulmadan…
Bu uygulama yalnızca tüketiciyi korumuyor.
Aynı zamanda dürüst çalışan marketler için de bir fırsat sunuyor.
Fiyatını makul tutan işletme, müşterisini kaybetmiyor. Aksine, başka markette daha pahalıya satılan ürünü gören tüketici, bilinçli bir tercihle yoluna devam ediyor. Bu da piyasada doğal bir denge yaratıyor.
Kısacası; EKOSEPETİ bir “ceza” sistemi değil, bir şeffaflık mekanizması.
Nitekim rakamlar da bunu gösteriyor. Uygulama henüz deneme aşamasındayken, 200 binden fazla kişi tarafından kullanılmaya başlandı. Bu ilgi, vatandaşın böyle bir düzenlemeye ne kadar ihtiyaç duyduğunun da en net göstergesi.
Belki de en önemlisi şu:
Bu ülkede ilk kez bir uygulama, enflasyonla mücadeleyi söylemden çıkarıp, doğrudan vatandaşın cebine dokunan bir noktaya taşıdı.
Elbette eksikleri olacaktır.
Elbette zamanla geliştirilecektir.
Ama şu gerçek değişmez:
Olgun Amcaoğlu, kolay olanı değil, doğru olanı seçti.




