GKRY lideri Nikos Christodoulides, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Nisan ayında Kıbrıs’ta yapılması planlanan gayri resmi Avrupa Konseyi toplantısına yönelik davete olumlu bir yanıt verilmediğini açıkladı. Ankara’nın, statüsü tartışmalı platformlarda yer almama konusundaki hassasiyetini koruduğu değerlendiriliyor.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Nisan ayında Kıbrıs’ta düzenlenmesi öngörülen gayri resmi Avrupa Konseyi toplantısına davetine ilişkin Ankara’dan olumlu bir ilk yanıt alınmadığını açıkladı.
Christodoulides, Yunanistan’ın SKAI televizyonuna verdiği röportajda, Lefkoşa’nın mevcut AB Konseyi Başkanlığı sürecini Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri canlandırmak için kullanmak istediğini ancak Türk tarafının, adada düzenlenecek üst düzey toplantılara katılım konusunda temkinli davrandığını söyledi.
Diplomatik kaynaklara göre, Türkiye’nin yaklaşımı bir “ret”ten ziyade, Kıbrıs meselesindeki statükonun ve siyasi eşitsizliklerin göz ardı edildiği zeminlerde yer almama politikasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Ankara, Kıbrıs Türk halkının iradesinin yok sayıldığı platformların, yapıcı bir diyalog üretmeyeceği görüşünü uzun süredir dile getiriyor.
Christodoulides, resmi bir davet gönderilmeden önce, Türkiye ile yakın ilişkilere sahip bazı AB üyesi ülkelerin arabuluculuğunda bir ön yoklama yapıldığını da doğruladı. Bu girişimin, kamuoyuna yansıyacak açık bir ret ihtimalini önlemeyi amaçladığı ifade edildi.
GKRY lideri, davetin yalnızca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı değil, farklı düzeylerde Türk yetkilileri de kapsayacak şekilde esnek tutulduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Gymnich” formatındaki toplantıya ya da Türkiye’nin Avrupa Birliği’nden sorumlu yetkililerinin Genel İşler Konseyi’ne davet edilmesinin de gündeme geldiğini söyledi.
Christodoulides, “Aldığımız mesaj olumlu yönde değil” ifadelerini kullanırken, asıl hedeflerinin kesin bir yanıt almaktan ziyade diplomatik zeminde “olumlu gelişmeler yaratmak” olduğunu savundu.
Uzmanlar ise Türkiye’nin bu tutumunun, AB ile ilişkilerde ilkesel duruşunu koruma, Kıbrıs Türk tarafının dışlandığı süreçlere meşruiyet kazandırmama ve diyalogun eşitlik temelinde yürütülmesi gerektiği mesajını verme amacı taşıdığına dikkat çekiyor.
Kaynak: In Cyprus





