Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK), Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün (UNFICYP) görev süresini Kıbrıs Türk tarafının onayı olmaksızın uzatmasına sert tepki gösterdi. Bakanlık, kararın Kıbrıs Türk halkının varlığını ve egemen iradesini yok sayan ciddi bir hata olduğunu vurguladı.
Dışişleri’nden yapılan yazılı açıklamada, BM sistemine yönelik meşruiyet tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde, Güvenlik Konseyi’nin sözde “Kıbrıs Hükümeti”nden alınan tek taraflı rızaya dayanarak Barış Gücü’nün görev süresini uzatmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Barış Gücü’nün bugüne kadar KKTC sınırları içerisindeki faaliyetlerini sürdürebilmesinin tek dayanağının Kıbrıs Türk makamlarının iyi niyetli ve yapıcı tutumu olduğu belirtilerek, KKTC sınırları içerisindeki egemenliğin Kıbrıs Türk halkına ve onun devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ait olduğu hatırlatıldı. Bu çerçevede, Barış Gücü’nün KKTC sınırları içindeki faaliyetleri için Kıbrıs Türk tarafının rızasına dayalı meşru bir zeminin oluşturulmasının ertelenemez bir gereklilik olduğu vurgulandı.
Bakanlık açıklamasında, 4 Mart 1964 tarihli ve 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıyla kurulan Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki varlığının 62’nci yılına ulaştığına dikkat çekilerek, geçen sürede tüm taraflarca sürdürülemez olduğu kabul edilen statükonun fiili koruyucusu hâline geldiği ifade edildi. Barış Gücü’nün tarafsızlık ve adil yaklaşım yönündeki temel sorumluluklarını yerine getiremediği de kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, BM’nin rapor ve kararlarında Rum tarafının ihlallerine ilişkin sorumluluğun bilinçli şekilde muğlak bırakıldığı, bunun BM’nin tarafsızlık ilkesine zarar verdiği ve Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu beslediği belirtildi. Ara bölge ihlalleri, Maraş, güven artırıcı önlemler, teknik komiteler ve Yiğitler-Pile yolu gibi birçok konuda BM’nin taraflı bir tutum sergilediği ifade edildi.
Dışişleri Bakanlığı, Güvenlik Konseyi kararlarında hâlâ başarısızlığı defalarca kanıtlanmış “iki toplumlu, iki kesimli federasyon” modelinde ısrar edilmesini Kıbrıs Türk halkına yönelik büyük bir haksızlık olarak nitelendirdi. Açıklamada, Ada’daki tek gerçekçi çözümün, iki devletin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iyi komşuluk ilişkileri geliştirmesi olduğu vurgulandı.
Son olarak, Kıbrıs Rum tarafına gayrimeşru biçimde “devlet” muamelesi yapan ve tarafsızlık ilkesini ihlal eden BM Güvenlik Konseyi’nin UNFICYP’in görev süresini uzatan son kararının da kabul edilemez olduğu kaydedildi.





