Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının unutulmaz değerlerinden, mücahit ve sağlık neferi Dr. Burhan Nalbantoğlu’nu, vefatının 46. yıl dönümünde saygı ve rahmetle andığını belirtti.
Öztürkler, yayımladığı anma mesajında, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) ruhunu taşıyan bir dava adamı olan Dr. Burhan Nalbantoğlu’nun, zor zamanlarda halkının yanında yer aldığını; fedakârlığı ve kararlılığıyla Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesine dava arkadaşlarıyla birlikte ışık tuttuğunu vurguladı.
“Onun azmi ve cesareti, bugün dahi genç kuşaklara ilham vermektedir” ifadelerini kullanan Öztürkler, Erenköy’de doktorluk görevini üstlenerek en zor koşullarda bile insan hayatını önceleyen Nalbantoğlu’nun, hem bir kahraman hem de bir fedakârlık abidesi olarak anıldığını kaydetti.
Öztürkler mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Sağlık hizmetlerini bir direniş ruhuyla bütünleştiren duruşu halkımızın hafızasında silinmez bir iz bırakmıştır. 1966 yılında Mağusa Türk Hastanesi’nin kurulması için işçiler ve gönüllü halkla birlikte bizzat çalışarak hizmeti bir görev değil bir onur olarak gören Nalbantoğlu, 1969’da Sağlık Bakanlığı’na atanmış, 1971’de ise bugün kendi adıyla anılan Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin temelinin atılması için büyük mücadeleler vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin katkılarını sağlamak amacıyla dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile görüşmeler yapmış; bugün Gönyeli–Ortaköy arasında yer alan bu anıt eserin halkın hizmetine sunulmasına öncülük etmiştir. Bu çabalar, onun yalnızca bir hekim değil, aynı zamanda kurucu irade ve vizyon sahibi olduğunu göstermektedir.
Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde üstlendiği görevlerle halkına hizmet eden Nalbantoğlu, adalet ve eşitlik mücadelesinde de öncü bir isim olarak tarihe geçmiştir. Milli mücadele yıllarındaki sorumluluklarının yanı sıra Cumhuriyet Meclisi’nin ilk döneminde görev alarak siyasi alanda da hizmet vermiş; genç yaşta hayata veda etmesine rağmen ardında derin ve kalıcı bir miras bırakmıştır. Onun yaşamı, halkına adanmış bir ömrün simgesi olarak Kıbrıs Türk halkının ortak hafızasında daima yaşayacaktır.”





