1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Emanet Anahtarlar

Emanet Anahtarlar

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçenlerde eski bir dostla otururken, laf döndü dolaştı o meşhur düğüme geldi: “Artık kimseye güvenemiyorum.” Bu cümleyi kurarken sesindeki o yorgunluğu gördüm ve aslında bir aynaya bakıyormuşum gibi hissettim. Çünkü dürüst olalım, hangimiz bir sabah uyanıp kalbimizdeki o gedikleri yoklamıyoruz ki?

Ben de uzun zaman güveni, karşımdaki insanın sırtına yüklediğim bir “sadakat borcu” sandım. Onlara birer senet imzalatmak istedim sanki; beni kırma, beni yanıltma, beni olduğum gibi bırakma. Ama ne zaman bir ilişkimde o sert duvara toslasam, Nietzsche’nin o sarsıcı cümlesiyle burun buruna geldim: “Kendini aşmalısın!”

İtiraf etmeliyim; ben uzun süre dizginleri sıkı tutmayı “güvenmek” sandım. Oysa bu sadece korkuydu. Karşımdakinin iplerini elimde tutmaya çalışırken aslında ona değil, kendi kontrol tutkuma tapıyordum. Nietzsche haklıydı; biz aslında bir başkasına değil, kendi yarattığımız bir illüzyona güveniyoruz.

Kendi merkezimi bulamadığım için, merkezimi başkasının kalbine taşımıştım. O duvara tosladığımızda hissettiğimiz acı, o kişinin gidişinden çok, bizim kendi içimizdeki o sarsılmaz sandığımız dayanakların ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunun acısıdır. Belki de o çok korktuğumuz hayal kırıklığı, hayatın bize sunduğu en dürüst aynadır. O ayna kırıldığında, artık kimsenin sahte yüzüne değil, kendi çıplak hakikatimize bakmak zorunda kalırız. Ve gerçek özgürlük, o can yakan gerçekle barıştığında başlar.

Bu çarpma anlarından sonra insan içine kapanmak, kalbine kilit vurmak istiyor. “Bir daha asla” diyor. Ama işte tam o derin sessizlikte Osho’nun o “nedensiz” güven anlayışı yetişti imdadıma. Osho bana şunu öğretti: Eğer birine güvenmek için bir sebebin varsa (dürüstlüğü, zenginliği, sadakati gibi…), o sebep ortadan kalktığında güvenin de biter. Bu bir güvenden ziyade, bir ticarettir.

Gerçek güven sebepsizdir. Sadece güvenirsin; çünkü güvenmek senin hayata karşı duruşundur, karşındakinin bunu hak edip etmemesiyle ilgili değildir. Bir çiçeğin açarken rüzgara “Beni incitmeyeceğine söz ver” demediğini fark ettiğimde uyandım. Çiçek açıyordu çünkü doğası buydu. Rüzgar onu yaprak yaprak dökse bile, o gül o gün güneşin altında parlamış olmanın ihtişamını yaşamıştı. Yaşamın bize sunduğu en büyük hediye, bir başkasının “hiç değişmeyecek” olması garantisi değil, bizim her şeye rağmen “yeniden başlayabilme” kapasitemizmiş.

Surlariçi’nde yürürken yıkık bir evin duvarına bakıp şunu düşündüm: Ev yıkılsa da, o evin üzerine kurulduğu toprak hala orada. Biz neden toprağımıza değil de, sadece o geçici duvarlara güveniyoruz? Yıllarca başkalarının sadakatini birer kalkan gibi önümde taşıdım. O kalkanlar parçalandığında savunmasız kalacağımı sanıyordum. Ama canım yandığında gördüm ki; asıl yük o kalkanları taşımakmış. Şimdi kalkanları bıraktım. Artık birinin beni yarı yolda bırakmasından korkmuyorum, çünkü artık yolun kendisi benim.

Biz bu adada, denizin ortasında ama toprağa sımsıkı bağlı yaşıyoruz. Bazen fırtına çıkıyor, en güvendiğimiz iskeleler çöküyor. Ama hayat devam ediyor. Çünkü bu topraklar, bir iskeleye yaslanarak değil, kendi içindeki o kadim sabırla ayakta duruyor.

Şimdi kendime ve sana şu soruyu soruyorum, ama bir öğretmen gibi değil, o duvara defalarca çarpmış bir yol arkadaşı olarak:

Eğer bugün hayatındaki o en güvenli liman ansızın yok olsaydı, geriye kalan “sen” ile el ele verip yeniden bir dünya kurmaya cesaretin var mı? Yoksa o iskeleyle beraber sen de denizin dibine mi çökerdin?

Yaşamın hediyesi karşı tarafta değil, o hayal kırıklığının içinden bile taptaze, daha güçlü bir “ben” ile çıkabilen o mucizede saklı. Bu hafta, o emanet verdiğin anahtarları geri al ve kendi merkezindeki o sessiz güce selam ver.

Ben o anahtarları geri aldığımdan beri, masadaki boşlukla daha iyi anlaşıyorum. Sen ne dersin; senin masandaki o boşluk aslında senin en büyük özgürlüğün olabilir mi?

 

Emanet Anahtarlar
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin
Bize Katılın