Yeşil Barış Hareketi, av sezonunun mart ayı ortasına kadar uzatılmasına yönelik karara sert tepki göstererek, uygulamanın derhal geri çekilmesi çağrısında bulundu. Hareket, şubat ayında sona ermesi gereken av döneminin üreme dönemine girilen mart ayına taşınmasının “doğanın döngüsüyle bağdaşmadığını” savundu.
“Doğaya Karşı Sorumsuzluk”
Yeşil Barış Hareketi Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, av sezonunun uzatılmasının “müjde” gibi sunulmasının ülkenin doğasına karşı sorumsuzluk anlamı taşıdığı ifade edildi.
Kararın iklim değişikliği gerekçesiyle savunulmasının doğru olmadığı belirtilen açıklamada; doğal alanların insan eliyle istismar edilmesi, sıcaklık artışları ve canlıların ot ile su sıkıntısı yaşaması gibi sorunlara dikkat çekildi. İklim krizinin etkilerinin bilimsel verilerle ele alınması ve doğaya ilişkin kararların bu doğrultuda şekillendirilmesi gerektiği kaydedildi.
“Üreme Döneminde Av Baskısı Türleri Zayıflatır”
Açıklamada, iklim krizinin birçok canlı türünde üreme takvimini öne çektiği belirtilerek, bu nedenle av sezonunun uzatılması yerine daha erken sonlandırılmasının tartışılması gerektiği savunuldu. Üreme ve hazırlık dönemi olan mart ayında av baskısının sürdürülmesinin tür popülasyonlarını zayıflatacağı, biyolojik çeşitliliği gerileteceği ve ekosistem dengesini bozacağı ifade edildi.
MAK’a Eleştiri
Açıklamada ayrıca Merkezi Av Komisyonu’nun (MAK) yapısı ve karar alma pratiği de eleştirildi. Doğanın belirli bir kesimin taleplerine göre yönetilemeyeceği vurgulanarak, yaban hayatının siyasi hesaplara konu edilmemesi gerektiği belirtildi.
“Bu, Doğayı Tüketmektir”
Yeşil Barış Hareketi açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bunun adı ‘avcılığı desteklemek’ değil, doğayı tüketmektir. Bu karar yalnızca avcıları ilgilendiren bir mesele değildir. Tükenişi hızlandırmak, ekosistemin çöküşünü tetikleyecek ve bunun vebali ülkemize ağır biçimde yansıyacaktır. Üretim yapılamaz, yaşanamaz bir çevreyle karşı karşıya kalabiliriz.”
Üreme dönemine denk gelen bir zaman diliminde avcılığın sürdürülmesinin “bilim dışı” bir yaklaşım olduğu ileri sürülen açıklamada, kararın yasal süresi olan şubat ayı sona ermeden av sezonunun tamamlanması talep edildi.
Açıklamada, kararın Meclis gündemine taşınması halinde onay verecek milletvekillerinin de tarih önünde sorumluluk üstleneceği vurgulandı.





