Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte, Çocuk Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Kudret Çağlar, çocukluk çağı kanserlerinin erken belirtileri, tanı süreci ve tedavi yaklaşımlarını paylaştı.
Yakın Doğu Üniversitesi, Kanser ve Genetik Araştırma Merkezi bünyesinde toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik eğitim programlarına bir yenisini ekledi. “Çocuklarda Kanser Hastalığı: Ne Yapmalıyız, Ne Yapmamalıyız?” başlıklı etkinlik, çocukluk çağı kanserlerinde doğru yaklaşımların ve önleyici tedbirlerin ele alındığı bilimsel bir platform olarak gerçekleştirildi.
Etkinlik moderatörlüğünü Yrd. Doç. Dr. Duygu Rüstem üstlenirken, konuşmacı olarak Çocuk Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Kudret Çağlar katıldı. Doç. Dr. Çağlar, çocuklarda kanser türleri, kanser belirtileri, tanı sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar ve tedavi yaklaşımları hakkında detaylı bilgiler aktardı.
Çocukluk Çağı Kanserlerinde Bilimsel Yol Haritası
Doç. Dr. Çağlar, sunumunda pediatrik onkolojiye giriş, kanserde temel kavramlar, tümör gelişim süreci, iyi huylu ve kötü huylu tümörlerin özellikleri ile kanserin genetik ve çevresel nedenlerini anlattı. Ayrıca çocukluk çağı kanserlerinin sınıflandırılması ve görülme sıklıkları, lösemi, lenfomalar ve beyin tümörleri ele alındı.
Katılımcılara ayrıca kansızlık, lenfadenopati, karın ve mediastinal kitleler, nöroblastom, testis ve kemik tümörleri ile retinoblastom gibi klinik bulguların değerlendirilmesi hakkında bilgiler verildi.
“Geçmeyen Kemik Ağrısı ve Sürekli Ateş Uyarıcıdır”
Doç. Dr. Kudret Çağlar, erken farkındalığın tanı ve tedavi sürecinde belirleyici olduğunu vurgulayarak, çocuklarda dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı:
-
Uzun süren ateş
-
Geçmeyen kemik ağrıları
-
Açıklanamayan halsizlik ve solukluk
-
Boyun ve vücudun farklı bölgelerinde büyüyen lenf bezleri
-
Karında ele gelen kitleler
Doç. Dr. Çağlar, “Çocukluk çağı kanserleri erişkinlere göre daha nadir görülse de erken tanı konulduğunda tedavi başarı oranları oldukça yüksektir.” dedi.
Tanıda Doğru Klinik Değerlendirme Şart
Doç. Dr. Çağlar, pediatrik hastalarda ayrıntılı hikaye ve fizik muayenenin tanıda temel olduğunu belirterek, yanlış tanıdan kaçınmanın önemine dikkat çekti. Karında veya vücudun farklı bölgelerinde ele gelen kitleler, açıklanamayan nörolojik bulgular ve uzun süre devam eden lenfadenopatilerin pediatrik onkoloji açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.





