Medya Etik Kurulu, Alsancak’ta yaşandığı iddia edilen cinsel tecavüz olayıyla ilgili yapılan yayınlar nedeniyle bazı basın kuruluşlarını kınadı. Kurul, yayınlarda etik ihlaller tespit edildiğini açıkladı.
Yazılı açıklamada, söz konusu olayla ilgili haberlerde zanlıların açık isimleri ve fotoğraflarının paylaşılmasının, “suçluluğu yargı kararıyla kesinleşinceye kadar bireylerin suçsuz sayılması” ilkesine aykırı olduğu vurgulandı. Bu durumun, masumiyet karinesinin açık bir ihlali olduğu ifade edildi.
Masumiyet Karinesi Vurgusu
Açıklamada, Gazetecilik Meslek İlkeleri’nin 4. maddesine de atıfta bulunularak, yargı süreci tamamlanmadan kişilerin suçlu ilan edilmesinin etik açıdan kabul edilemez olduğu belirtildi.
Mağdurun Kimliği Dolaylı Olarak İfşa Edildi
Medya Etik Kurulu, mağdurun açık kimlik bilgileri paylaşılmasa dahi, eşinin isminin yayımlanması yoluyla kimliğin dolaylı olarak ortaya çıkarıldığını kaydetti. Bu durumun, özel hayatın gizliliği hakkını ihlal ettiği ve özellikle cinsel saldırı gibi hassas konularda mağdurun korunmasına yönelik etik yükümlülüklerle bağdaşmadığı ifade edildi.
Ayrıca, İnternet Gazeteciliği Deklarasyonu’nun 19. maddesine dikkat çekilerek, mağduriyet içeren olayların haberleştirilmesinde bireylerin onuru, gizliliği ve psikolojik bütünlüğünün korunmasının zorunlu olduğu hatırlatıldı.
Basın Özgürlüğü Ve Sorumluluk Dengesi
Açıklamada, basın özgürlüğünün KKTC Anayasası kapsamında güvence altına alındığı ancak bu özgürlüğün, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini ihlal etmeyecek şekilde kullanılması gerektiği vurgulandı. Kamu yararı ile kişilik hakları arasında hassas bir denge kurulmasının, demokratik toplum düzeni açısından vazgeçilmez olduğu ifade edildi.
Kurul, tüm basın kuruluşlarına; kamu yararı, tarafsızlık, insan onuruna saygı ve gazetecilik meslek ilkelerine uygun yayıncılık anlayışıyla hareket etme çağrısını yineledi.





