Home Kıbrıs Virüs nasıl yardıma yetişti! – Kıbrıs Haber Ajans

Virüs nasıl yardıma yetişti! – Kıbrıs Haber Ajans

by Editör

Bütün dünyanın başına bela olan Covid-19  virüsünü “üst akılın” kasten yarattığını ve dünyanın başına belli sebeplerden dolayı bela ettiğini defalarca yazdım.

Herkes diyor ki, “iyi ama virüs yaratıcılarını da öldürüyor, niye kasten yaratsınlar”

Kardeşim, denklem basit, kaz gelecek yerden tavuk esirgenmiyor, ölenlerin yeri de her zaman doldurulabilir, insan üreyen bir yaratık.

Zaten virüsü başımıza bela etmelerinin en önemli sebeplerinden biri de bazı insan topluluklarının “aşırı ve kontrolsuz üremesidir”.

Bakın bakalım, özellikle virüsün tüm dünyada patladığı 2019 Mart ayından sonra çevrenizde kaç kişi hamile oldu!!!

Hemen hemen hiç!

Tanıdık çevrenizden, doktorlardan, hastanelerden araştırın isterseniz, hayatını olabildiğince dengeli yaşamaya çalışan insanların hemen hiçbiri çocuk yapma gayretine girmedi, girenler de tavşan gibi üremeyi adet edinen, çok çocuğu marifet, erkeklik, gösteriş sayan cahil cühela takımı, ki onlar bile “hız kesti”…

Gelelim virüsü başımıza bela etmelerinin esas sebeplerine.

Sebep çok, açıklamaları da çok uzun, ama olabildiğince özet yapıp, kısa kesmeye çalışacağım.

SEBEP 1 : Dünyada değişen ekonomik, siyasi ve askeri güç dengelerinin Amerika ile ortakları lehine tekrar kontrol altına alınması için zaman kazanmak. 1950’de Amerika zamanın en büyük askeri, ekonomik ve siyasi gücü olarak dünya ticaretinin yarısını ele geçirmiş ve tüm dünya üzerinde çok büyük bir siyasi baskı gücü kurmuştu. 1970’li yıllara gelindiğinde Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya, İtalya gibi hem NATO üyesi hem de Avrupa Ortak Pazarı üyesi bazı ülkeler de kendi çaplarında dünyaya ihracat yapıyorlardı ve Amerika ile birlikte ilk onun içindeydiler. 1970 yılından 2018 yılına kadar ihracat şampiyonluğu Amerika ve Almanya’nın elindeydi, Amerika birinci, Almanya ikinci sırada geliyordu, diğerleri ise arada bir sıra değişiyordu. 2000 yılında Çin de bu grubun içine girmeye başladı ve 2018 yılına gelindiğinde Amerika ve Almanya’yı yakaladı, 2019’da ise geçti, dünya piyasasında dönen doların üçte ikisini kendi bünyesinde topladı. Virüs sayesinde Çin’in ihracata dayalı ekonomik gücü olduğu yerde çakılıp kaldı. Rakipleri de kendisinden çok daha iyi durumda değil, ama bu konuda en büyük darbeyi alan Çin oldu, herkes kendi kabuğuna çekilmek zorunda kaldı. Herkes kazanmak için uğraşır ama kaybedeceğini anladığın anda rakibin de kaybetmesini sağlamak, ortada galip ya da yenilen bırakmamak, maçı berabere götürmek de bir stratejidir.

SEBEP 2 : Çin’in askeri gücü ilk defa 2019’da Amerika’yı yakaladı ve hafiften geçmeye başladı. Çin uzay teknolojilerinde de ciddi atılımlar yaptı ve zorlu bir rakip olduğunu ispatladı, gelecekte de Amerika’nın dünya jandarması rolüne soyunabileceğinin sinyallerini vermeye başladı. Hele de Rusya ile işbirliğine girişirse, Amerika ve NATO’daki destekçileri külliyen ayvayı yemekle karşı karşıya kalacaklardı. İmdatlarına yetişen virüs sayesinde belirsiz bir süreliğine Çin’in bu rolü ve olası tehdit ertelendi.

SEBEP 3 : Tümü de Hristiyan olan gelişmiş ülkelerdeki nüfus giderek azalırken bu ülkeler giderek artan ve konrtolsüz şekilde Müslüman toplumların göç istilasına uğruyor, gelişmiş ülkelere vasıfsız Müslüman nüfus doluşuyor. Dahası, Hristiyan ülkelerde nüfus azalırken, hatta Çin bile nüfus kontrolü yaparken Müslüman ülkelerdeki nüfus giderek korkunç bir hızla artıyor, bu artışı o ülkelerdeki kaynaklar ve yönetimler besleyemiyor, kontrol edemiyor, üstelik de Hristiyan ülkelerin haricindeki hemen tüm ülkelerde çok büyük iç sorunlar, iç savaşlar ve kaotik sorunlar yaşanıyor. Müslüman ülkelerden Hristiyan ülkelere kontrolsüz nüfus akışını durdurmak artık zaruri olmuştu. Dahası, Müslüman ülkelerdeki nüfus artışı da durdurulmalıydı. Dahası, ölümler doğumları geçmeli, dünya nüfusu, özellikle de Müslüman ülkelerdeki nüfus geriye doğru saymalıydı. Bugün haberlerde sadece ölümler var, doğumlardan haber yok! Virüsün ortalama öldürme kapasitesi öyle yüzde bir iki filan değil, net şekilde yüzde beş ve yerine göre üzeri, ki bu rakam yer yer, özellikle de cehaletten kıvranan ülkelerde ve toplumlarda yüzde yirmileri de rahat buluyordur! Virüsün ne kadar bulaşkan olduğunun herkes farkında, ancak ne kadar öldürücü olduğu konusunda net bilgiler olmasa da, bir fikir var. Gelişmiş ülkelerdeki ölüm oranlarının yüksekliği, bize gelişmemiş ülkelerdeki ölüm oranlarının yüksekliği hakkında ortalama bir fikir vermeye yeter. Gelişmiş ülkelerde bir kişi ölüyorsa, gelişmemiş ülkelerde, toplumlarda bu oran en az ikidir. Bu virüs değil öyle üç beş, en az on yıl, hatta onlarca yıl hayatımızda kalacak. Hatta, bu virüs ortadan kaybolmadan “ihtiyaca göre”, piyasaya yenileri sürülecek, insanoğlunun nüfusu giderek azaltılacak. Yüzlerce nükler bomba ile yapılacak işi bir kaç yalaşık bulaşık virüs bedavaya yapıyor, ortada suçlayacak kimse de yok!

SEBEP 4 : Bu dünyada kapitalizmin ağaları silah şirketleri, enerji şirketleri, teknoloji şirketleri ve ilaç şirketleri olarak dörde ayrılıyorlar. Kısacası dünyayı bu dört sektör yönetiyor. Dünyanın ekonomisi, siyaseti, yaşam kaynakları, iletişim kaynakları, yıkım kaynakları, yapım kaynakları bu şirketlerin elinde ve tümü de birbiriyle uzaktan ya da yakından sıkı şekilde bağlantılıdır. Bugüne kadar enerji şirketleri, silah şirketleri, teknoloji şirketleri kapitalist düzenden hemen hemen eşit şekilde nemalanırken ilaç şirketleri bu rant çarkının biraz gerisinde kalmaya başlamıştı. Şimdi durum eşitlendi, milyarlarca insan değil on yıl,  onlarca yıl boyunca yaşına başına bakmadan sürekli ve her yıl aşı ihtiyacı duyacak, onlarca milyar aşı satılacak, hastanelere düşen insanların bakımı için normalden çok daha fazla sağlık malzemesi harcanacak. Dahası, virüsle mücadele etmek için başka ilaçlar da piyasaya sürülecek. İlaç sektörü köşeyi döndükçe dönecek, bu arada diğer sektörler de karlarından hız kaybetmeyecek. Örneğin evden çalışma sayesinde teknoloji şirketlerine bağımlılık ve ihtiyaçlar daha da artacak. Enerji şirketleri rantlarına aynen devam edecek, petrolde kısmen azalma olsa da evde kullanılan enerji türlerine duyulan ihtiyacı artacak. Silah tüccarları özellikle enerji kaynaklarının bol olduğu coğrafyalardaki savaşların devamından dolayı, özellikle de Müslüman coğrafyalarda Müslümanların birbirine kırdırıldığı savaşlardan dolayı rantlarına kesintisiz devam edecekler. Virüs tek kurşun atmadan rant sektörleri arasındaki dengeyi de güzelce sağladı.

Dünya üzerinde yaratılan korkudan kaynaklanan sosyo-psikolojik bastı, insanlara mutsuzluk pompalanması, bunlardan kaynaklanan farklı boyutlarda toplumsal dejenerasyonlar, dışa bağımlılık, din faktörünün toplumlar üzerindeki etkisinin kırılması ve onların uzun vadedeki olası etkileri gibi birkaç alt sebep daha var ama uzun uzadıya uzatmanın anlamı yok, resim genel olarak budur.

Dünyayı bıraktım, acaba yüzde doksandokuzu okur yazar olan bizim milletin kaçta kaçı bu manzarayı ve yaşamak zorunda bırakıldığımız sürecin sebeplerini görüyor, anlıyor, ona göre tedbirini alıyor!

Manzaranın geneline baktığımda, söylenenlere, yazılanlara, çizilenlere baktığımda, yüzde biri desem, abartmış, hem de ciddi ciddi abartmış olurum…

En lüks arabada gezmeyi marifet sayarken ilkellikte, bencillikte, sorumsuzlukta, saygısızlıkta sınır tanımamayı adet haline getirmiş ve giderek daha da yozlaşan bir toplum yapısına sahibiz.

Bu şartlar altında virüs mü daha tehlikelidir, yoksa yozlaşmış, maddi ve manevi değerleri yerle bir olmuş, toplumsal bilinci yerlerde sürünen bir toplum yapısı mı daha tehlikelidir, varın siz karar verin.

Bu dünyayı yöneten bir avuç “üst akıldır”, onların da ihtiyacı olan tek şey, akılsızları hizaya getirmektir, hizaya getirirken de sömürmek, kendilerine bağımlı bir dünya yaratmaktır, hem de tek kurşun atmadan…

Son bir yılda kimlerin servetlerine servet katıldı, kimlerin servetleri misliyle katlandı, bunların arkasında hangi güçler var, görürseniz, dünyanın hesabını, kitabını kimlerin yazıp bozduğunu da anlarsınız…

Related Articles

Leave a Comment

Ajans Cyprus