Yazı Detayı
09 Nisan 2019 - Salı 11:41 Bu yazı 549 kez okundu
 
Bir Kültür-Sanat Fırtınasının Düşündürdükleri...
Yrd.Doç.Dr.Ediz Tuncel
ediztuncel@yahoo.com
 
 

Yakın Doğu’da tam anlamıyla bir kültür-sanat fırtınası kopuyor...

 

Kıbrıs Türkü’nün Kıbrıs’taki 450  yıllık tarihinin toplamında olmadığı kadar sanat eseri, yüzlerce usta sanatçının birbirinden güzel,  birbirinden eşsiz  binlerce eseri,  bir yıldan daha az bir sürede Kıbrıs’a yığıldı, Yakın Doğu Üniversitesi’nde tam anlamıyla bir kültür-sanat fırtınası koparıldı...

 

Asya’daki Türki cumhuriyetlerinden, Avrupa’dan, Türkiye’den, Ortadoğu’dan yüzlerce sanatçının birbirinden değerli binlerce eseri birbiri ardına Yakın Doğu Üniversitesi’nin müzelerinin duvarlarını süslüyor, sanat severleri adeta bahar çiçeklerine üşüşen arılar gibi kendilerine çekiyor, sanat severler bir tablodan gözlerini alamadan ötekine dalıyor...

 

Yakın Doğu Üniversitesi ilk öğretim, orta öğretim,  lise öğretimi, yüksek öğretim yatırımları derken toplumun bir diğer kanayan yarası olan sağlık sorununa da uluslar arası boyuttaki sağlık yatırımlarıyla cevap verdikten sonra, ki bunlar Kıbrıs Türkü adada var oldu olalı var olan hizmetlerdi, ülkenin ve toplumun en büyük eksikliklerinden birine el attı ve Kıbrıs Türkü’ne muazzam boyutta, tarifsiz zenginlikte ve güzellikte bir kültür-sanat hazinesi oluşturmaya başladı...

 

Bir yıldan daha kısa bir sürede yüzlerce yılda oluşturulamayan bir sanat kolleksiyonu oluşturmak ve aynı hızla devamını getirmek, öyle aklın kolay kolay alacağı, algılayacağı bir durum değil...

 

Birbirinden usta, birbirinden değerli yüzlerce sanatçıyı, ressamı bir araya getirmek; insanoğlunun sanat alanında binlerce yılda biriktirdiği yaratıcılığın, tecrübenin birikimine hayat veren,  renklerinde yansıtan binlerce eseri sanat severlerin önüne sunmak öyle kolay bir iş değil...

 

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin oluşumu da öyle bir anda başlamadı...

 

Önce Yakın Doğu Üniversitesi’nin bünyesinde ülkenin en değerli sanatçılarının önde gelenleri toplandı, minik bir sanatçılar ordusu yaratıldı...

 

Bu “dev ruhlu adamlar ve kadınlardan” oluşan minik ordu önce eğitime katkı koydu...

 

Sonra, gün geldi,  bu birikim, Kurucu Rektör Suat Hoca’nın düğmeye basmasıyla bir anda hareketlendi,  uluslar arası boyutta bir kültür-sanat fırtınası yaratılmasında, tarihe ve gelecek nesillere miras kalacak en güzel eserlerden birinin yaratılmasında başrolü oynamaya başladı...

 

Çıraklık noktasında başlayıp, ustalık noktasına ulaştıktan sonra bile ustalıkta aradığı ideali bir türlü bulamayan, yarattıkça yaratan, ruhu ve düşleri fiziki sınırlara sığmayan, lakin bazen bir tuvalin daracık çaplarında hapsolan  bir sanatçının en büyük beklentisi eserlerinin hakettiği değeri görmesidir, o eserleri haz ve takdir edecek olanlarla paylaşmaktır, tuvalin daracık çerçevesinde hapsolan ruhunun ve düşlerinin hapsoldukları yerden çıkarak evrene ulaşmasıdır...

 

Bunun için de sanatçı sürekli olarak eserlerini sergileme boyutuna getirmek için finans bulma,  müzelerde, sergilerde bir yer bulma, sanat denizinde batmadan yüzebilme derdindedir...

 

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi bir taraftan sanatçıların bu dertlerine büyük oranda son verirken, diğer taraftan sanatçılara maddi ve manevi destek için kapılarını da sonuna kadar açtı...

 

Kıbrıs’ta bugüne kadar görülmemiş hız ve şiddette devam eden bu kültür-sanat fırtınasının şiddeti şu an için belirgin şekilde hissedilir durumda, ancak on yıl, otuz yıl, elli yıl, yüz yıl, beşyüz yıl sonrasında bu fırtınanın etkileri ve birikimleri dünyanın kültür-sanat tarihinde özgün bir yer edindiğinde bu fırtınanın anlamı ve önemi tam olarak anlaşılacaktır, işin boyutları çok daha farklı olacaktır, Kıbrıs ve Yakın Doğu Üniversitesi’nin Kıbrıs Modern Sanat Müzesi bir kültür-sanat merkezi olarak da insanlık tarihindeki yerini alacaktır...

 

Geçenlerde hiç aklımda yokken Suat Hoca’nın ufak bir “itişiyle”, “Hade sizin de onlarca yılda çektiğiniz fotoğrafları da arşivlerinden çıkaralım ve sanat severlerle buluşturalım” deyişiyle, bir haftada iki foto-resim sergisi gerçekleştirdik, 20 yılda Kuzey Kıbrıs’ın her köşesinde çektiğimiz fotoğraflara sulu ve yağlı boya efekti vererek,  binlerce birbirinden değerli sanat eserinin yarattığı fırtınanın arasından, kıyısından, köşesinden, “ufaktan ufaktan” bir göründük...

 

Bu ülkede kendi sınırlı imkanlarımızla gerçekleştirdiğimiz sergilerden çok farklı olarak, bütün masrafları ve emekleri Yakın Doğu Üniversitesi üstlendi ve nerdeyse yıldırım hızıyla eserler hazırlanıp, sanat severlerin beğenisine sunuldu...

 

Belki de bu fani dünyada on yıl sonrasını bile göremeyeceğiz, ancak kesin olarak bildiğimiz birşey vardır ki o da Kıbrıs Modern Sanat Müzesi ile birlikte isimlerimiz hatırlanacak,  çok ama çok uzun yıllar varlıklarını sürdürecektir...

 

Bugüne kadar kültür-sanat konusunda pek de kayda değer bir ilerleme kaydetmemiş, belirli sebeplerden dolayı kendi içinden çıkan sanatçılara gerek maddi, gerekse manevi anlamda gerektiği kadar değer verememiş, gerektiği kadar destek sağlayamamış, teşvik edememiş bir toplum Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin yarattığı sinerji ile yeni yeni sanatın ışına doğru bakıyor...

 

Artık yerel ve bölgesel sanatçılarımızın eserlerinin yurt dışına gitmesine, kültür-sanat mirasımızın yurt dışına kaçmasına da gerek kalmayacak, kültür-sanat mirasımızı kendi evimizde barındırarak, çocuklarımıza miras bırakabileceğiz...

 

Başdöndüren bir hızla ilerleyen, bedenleri üşüten fırtınaların aksine ruhları ısıtan bu fırtına öyle kolay kolay dinecek bir fırtınaya da benzemiyor...

 

Dinmesin de!

 
Etiketler: Bir, Kültür-Sanat, Fırtınasının, Düşündürdükleri...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2020
“Din” kavramının yeni dünya düzeninde bitişi ve bir avukatın vurguları
709 Okunma.
21 Haziran 2020
Siyasi İntihar
1151 Okunma.
30 Mayıs 2020
Yenisinin etkisi azalmış!
2292 Okunma.
10 Mayıs 2020
Maskeli Balolu Korku Filmi…
1546 Okunma.
29 Nisan 2020
Yanlış hesap mezarlıkta biter…
924 Okunma.
15 Nisan 2020
Diktatörlerin dünyası ve diktatör virüs
1097 Okunma.
11 Nisan 2020
Sen gidi seniiiii!!!
860 Okunma.
05 Nisan 2020
NBC ve anılarda Komutan Tahsin Ataizi
745 Okunma.
03 Nisan 2020
Bizi bekleyen “Büyük Değişim”
623 Okunma.
30 Mart 2020
Cehalet, pislik, hastalık ve din sömürüsü
1082 Okunma.
25 Mart 2020
Korona Çorbası...
1473 Okunma.
17 Mart 2020
7. yaşında “doğruluk”… Ve hakettiğimiz!
1896 Okunma.
12 Mart 2020
Şu bizim “emperyalist” virüs…
1379 Okunma.
08 Mart 2020
Kabus bitti gibi, ama dahası var…
1388 Okunma.
29 Şubat 2020
BOP’un son perdesi…
1552 Okunma.
24 Şubat 2020
Cumhurbaşkanlığı seçim tiyatrosundan sahneler…
902 Okunma.
30 Ocak 2020
Adam gibi bir işi yapamadınız gitti!
2076 Okunma.
21 Ocak 2020
Kızımın anlayamadıkları, Salamis Krallığı’nın tuvalet derdi…
779 Okunma.
17 Ocak 2020
KKTC Turizminin tuvalet rantı!
407 Okunma.
01 Ocak 2020
Şaka Gibisiniz!
614 Okunma.
04 Aralık 2019
Atıcılık Federasyonu Bataklığı
2134 Okunma.
19 Kasım 2019
İki canavar arasında kalmak
609 Okunma.
07 Kasım 2019
Yazık ki ne yazık...
883 Okunma.
30 Eylül 2019
“İki” Başbakan Tatar
1397 Okunma.
17 Eylül 2019
Yine Becerdik…
937 Okunma.
30 Ağustos 2019
Satranç Tahtası ve “Uyuyan Güzeller”
2119 Okunma.
23 Ağustos 2019
Daha Başlamadan Akıncı 1 – Diğer Adaylar 0
1020 Okunma.
29 Temmuz 2019
Biz Uyurken…
1353 Okunma.
04 Temmuz 2019
Üniversiteleri Nasıl Batırırız ve Sevgili Füzemiz!
475 Okunma.
30 Haziran 2019
Mafyanın Polis “Sevgisi”, Uluslararası Dengeler...
388 Okunma.
29 Haziran 2019
Bozuk Oyunlar, Oyunbozanlar!
327 Okunma.
23 Haziran 2019
“Yeni Dünya” Yaratılırken Bizim Kavgalarımız
415 Okunma.
14 Haziran 2019
Polisi Bırak, Aynada Yüzüne Bak!
465 Okunma.
11 Nisan 2019
Poliste Organize İşler...
1020 Okunma.
20 Mart 2019
Göbek Ataraktan Işgal Protestosu ve “Katliam Anatomisi”…
659 Okunma.
20 Şubat 2019
Aziz ve Muhterem Devletimiz…
1492 Okunma.
19 Şubat 2019
Özersay’ın Sandalyesi, Akıncı’nın Serzenişleri…
630 Okunma.
24 Kasım 2016
YÖDAK Maskaralığında Sona Doğru...
288 Okunma.
Haber Yazılımı