Yazı Detayı
23 Ağustos 2019 - Cuma 11:13 Bu yazı 1046 kez okundu
 
Daha Başlamadan Akıncı 1 – Diğer Adaylar 0
Yrd.Doç.Dr.Ediz Tuncel
ediztuncel@yahoo.com
 
 

Cumhurbaşkanlığı seçim maratonunun yavaş yavaş başladığı süreçte Cumhurbaşkanı Akıncı’nın görev süresinin son senesindeyiz...

 

Diğer bir deyişle, Cumhurbaşkanlığı görev süresini bir maç süresine uyarlarsak, maçın 75. dakikasını geçtik...

 

Görev süresinin ilk dört yılında özellikle Kıbrıs sorunu konusunda dikkate değer bir açılım gösteremeyen, insiyatif almaktan çekinen, genel olarak halkta ciddi bir hayal kırıklığı yaratan Sn. Akıncı olası rakiplerine karşı daha şimdiden 1-0 öne geçti...

 

Nasıl ve neden mi? Şu anda Kıbrıs Türkü nazarında çok ciddi bir güven erozyonuna uğrayan ve sıfırı tüketme noktasına gelen Kudret Özersay’ın hataları sayesinde ve yeni hükümetin de sorunlara radikal çözümler getirmek için ciddi bir performans sergileyememesi, ayrıca Akıncı’ya da eleştiri yapabilecek bol bol manevra alanları yaratması yüzünden...

 

Bugün oluşan şartlar göz önüne alındığında, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde adı geçen olası adayların hiçbiri tek başına CB Mustafa Akıncı için ciddi bir rakip değil.

 

Elbette seçim yaklaşınca bildik saflar yeniden oluşacak, artık ideolojilerinin lafazanlıktan bir milim öteye gidemedi aşikar olan sağ ve sol kesimler saflarını belirleyecek, al gülüm ver gülüm pazarlıkları sonucunda hangi adaya destek vereceklerini kararlaştıracaklar.

 

Görünen o ki, birinci turda ikiden fazla aday olabilir.

 

Biri, eğer sağlık sorunu filan gibi beklenmedik bir aksilik çıkmazsa,  kesinlikle Mustafa Akıncı olacaktır.

 

Diğeri, sözde sağ kesimin adayı olacaktır ama henüz kim olacağı belirsizdir ve kim olursa olsun maça bir sıfır yenik başlayacaktır.

 

Sağ kesimin adayı kim olursa olsun, UBP ve HP tarafından desteklenecektir.

 

UBP’nin kemik oyları en az 35’dir ve geriye gitmez, ancak ileriye gidebilir.

 

HP ise nerdeyse sıfırı tüketmiş durumdadır ve bugün bir genel seçim olsa, 2-3 vekil ancak çıkarabilir.

 

Dolayısıyla HP’nin destekleyeceği adaya HP’den gidecek destek devede kulak misalidir.

 

Aynı şey DP için de geçerlidir.

 

Dolayısıyla UBP-HP-DP ve YDP’yi de ikinci tur için hesaba katarsak, toplamda 51’i bulmaları pek olası değil.

 

CTP’nin kemik oyları toplam oyun 20sini zar zor geçer, bu da kendi adaylarını çıkarmalarına asla yetmez.

 

TDP ise tıpkı HP ve DP gibi sıfırı tüketme noktasındadır.

 

Sağ cenah ideolojik yönden ciddi şekilde zayıflamış ve ideolojinin yerini artık tamamen menfaat almış olsa da, günün sonunda oylarını Akıncı’ya karşı birleştirecektir.

 

Sol cenah ise, ideoloji yönünden inandırıcılığını tamamen yitirmiştir, oy potansiyelinin toplamı 30u geçemez ve destekleyeceği adaya yarardan çok zarar verir noktasındadır.

 

Esas  belirleyici olan, saplantılarla, ideolojilerle uğraşmayan, duruma göre kime destek vereceğini belirleyen, vicdanının sesini dinleyen ve oy oranı en az 30 olan seçmendir.

 

Bu seçmen kitlesi geçen seçimde ağırlığını Akıncı’dan yana kullandı.

 

Sonrasında ise bu seçmen kitlesinin büyük bir kısmı Akıncı’dan bekledikleri performansı göremeyince, Akıncı’ya köpür köpür köpürdü.

 

Ancak gelişen süreçte, sürekli olarak anormalliklerle karşılaşan ve anormalliklerin artık  normalleştiğini gören, Kudret Özersay ve HP’sine de inancını hepten yitiren bu “bağımsız” seçmen kitlesi yine Akıncı’ya doğru ciddi şekilde meyillendi. 

 

Dolayısıyla, eğer Mustafa Akıncı ikinci kez aday olursa, birinci turda çok ciddi bir seçmen desteğine sahip olacak.

 

Eğer sol kesim sadece Akıncı’yı desteklemeye karar verirse, seçim birinci turdan bile bitebilir.

 

Bu sonucu ters-yüz etmenin tek bir çaresi vardır, o da UBP-HP hükümetinin ülkede kısa süre içinde çok ciddi bir ekonomik refah, huzur ve adalet sağlanmasına yönelik inandırıcı adımlar atmasıdır.

 

Bunlar da sadece Türkiye’ye bel bağlayarak olmaz, olamaz.

 

Ülkedeki vergi sistemi acilen düzeltilmeli ve ülkedeki para akışı kontrol altına alınmalıdır.

 

Diğer taraftan ülkede çok ciddi bir asayiş sorunu vardır, eğitim, sağlık ve turizm sektörleri çok sıkıntılıdır, özellikle ülkeye ana ulaşımı sağlayan havayolu ulaşımı çok pahalıdır ve bu pahalılık hem turizmi, hem de öğrencisinin yüzde doksanı yurtdışından gelen üniversiteleri etkilemektedir.

 

Özellikle eğitim, sağlık ve ulaşım sektörlerinde yaşanan sorunlara acilen çareler üretilmelidir ki bu da ancak para yoluyla olur, para da ancak ülkedeki para akışı ciddi şekilde kontrol edilir ve adaletli bir vergi sistemiyle vergiler toplanırsa olur.

 

Bu da aslında ülkedeki rant çarklarının ve statükonun tekerine çomak sokmak demektir.

 

Bu ülkede rant çarklarını kontrol edenler aynı zamanda ülkedeki siyaseti de kontrol ederler.

 

Dolayısıyla siyasilerin statükonun tekerine çomak sokmaları demek, kendi rant çarklarına da takoz koymaları demektir.

 

HP yeni bir parti olarak bu çarklara takoz koyabileceği imajını yarattı, ama bunun da fos çıktığı, eskilerin dümen suyuna girdiği ve bir fark ortaya koyamadığı kısa süre sonra anlaşıldı.

 

Bir önceki CTP-DP-TDP-HP koalisyonu, icraat değil de sansasyonlarla, bahanelerle gün geçirdiği için  tam anlamıyla bir hayal kırıklığı olmuştu, dolayısıyla halkın genelinde “iyi ki gittiler” düşüncesi hakim oldu.

 

Ancak UBP-HP hükümetinin kurulması da bu hayal kırıklığını düzeltmeye yetmedi, çünkü HP ve Kudret Özersay beklentilerin tam tersine bir duruş sergiledi.

 

UBP ve Başbakan Tatar ise temkinli bir sessizliğe büründü, dengeleri kollamaya ve bu süreci fazla zarar görmeden, biraz da Türkiye’nin yardımıyla atlatmaya odaklandı. 

 

Dolayısıyla yeni hükümet de ülkenin sorunlarına çözüm üretecek kapasitede görülmemektedir ve halkın genelinde siyasilere karşı da çok belirgin bir bezginlik vardır.

 

İşte tam da bu noktada, körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz misali, hem yeni hükümetin tavırları hem de özellikle  Kudret Özersay’ın tavırları, yaptıkları ve söylemleri kendisinin eksi hanesine yazılırken Mustafa Akıncı’nın artı hanesine yazıldı ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine nerdeyse bir yıl olmasına rağmen çoğu insanın kafasında gelecek seçimde kime oy vereceğine dair şimdiden bir şekillenme oldu.

 

Bu sıradışı bir durumdur, lakin bizim memlekette herşey sıradışıdır, normal olan birşey yoktur.

 

Eğer Rum lider Anastasiadis ve Rum tarafı da önümüzdeki süreçte Kıbrıs sorununun çözümüne dair pozitif bir yaklaşım sergilerse ve bu süreçte Akıncı ile bir çözüme varma umudu doğarsa, Akıncı’nın önünü kimse alamaz, hiç uğraşmadan seçimi alır...

 

Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı seçim süreci daha başlamadan Akıncı 1-0 olası rakiplerinin önüne geçti bile.

 

Ha, ülke içindeki bu dengeler değişir mi, değişebilir ama bu saatten sonra çok zor değişir.

 

 
Etiketler: Daha, Başlamadan, Akıncı, 1, –, Diğer, Adaylar, 0,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Ağustos 2020
Seçimler, reklamlar, gerçekler, zerdaliden düdük…
210 Okunma.
14 Temmuz 2020
KKTC’nin ultra çakma solcuları ve insanlık
796 Okunma.
10 Temmuz 2020
Polisin eline sağlık...
1166 Okunma.
06 Temmuz 2020
Göz göre göre…
343 Okunma.
05 Temmuz 2020
Mizansen ve kağıttan kaplancıklar
440 Okunma.
29 Haziran 2020
“Din” kavramının yeni dünya düzeninde bitişi ve bir avukatın vurguları
765 Okunma.
21 Haziran 2020
Siyasi İntihar
1195 Okunma.
30 Mayıs 2020
Yenisinin etkisi azalmış!
2343 Okunma.
10 Mayıs 2020
Maskeli Balolu Korku Filmi…
1581 Okunma.
29 Nisan 2020
Yanlış hesap mezarlıkta biter…
985 Okunma.
15 Nisan 2020
Diktatörlerin dünyası ve diktatör virüs
1137 Okunma.
11 Nisan 2020
Sen gidi seniiiii!!!
897 Okunma.
05 Nisan 2020
NBC ve anılarda Komutan Tahsin Ataizi
796 Okunma.
03 Nisan 2020
Bizi bekleyen “Büyük Değişim”
646 Okunma.
30 Mart 2020
Cehalet, pislik, hastalık ve din sömürüsü
1100 Okunma.
25 Mart 2020
Korona Çorbası...
1510 Okunma.
17 Mart 2020
7. yaşında “doğruluk”… Ve hakettiğimiz!
1918 Okunma.
12 Mart 2020
Şu bizim “emperyalist” virüs…
1403 Okunma.
08 Mart 2020
Kabus bitti gibi, ama dahası var…
1415 Okunma.
29 Şubat 2020
BOP’un son perdesi…
1574 Okunma.
24 Şubat 2020
Cumhurbaşkanlığı seçim tiyatrosundan sahneler…
919 Okunma.
30 Ocak 2020
Adam gibi bir işi yapamadınız gitti!
2103 Okunma.
21 Ocak 2020
Kızımın anlayamadıkları, Salamis Krallığı’nın tuvalet derdi…
827 Okunma.
17 Ocak 2020
KKTC Turizminin tuvalet rantı!
436 Okunma.
01 Ocak 2020
Şaka Gibisiniz!
639 Okunma.
04 Aralık 2019
Atıcılık Federasyonu Bataklığı
2166 Okunma.
19 Kasım 2019
İki canavar arasında kalmak
632 Okunma.
07 Kasım 2019
Yazık ki ne yazık...
898 Okunma.
30 Eylül 2019
“İki” Başbakan Tatar
1424 Okunma.
17 Eylül 2019
Yine Becerdik…
970 Okunma.
30 Ağustos 2019
Satranç Tahtası ve “Uyuyan Güzeller”
2140 Okunma.
29 Temmuz 2019
Biz Uyurken…
1377 Okunma.
04 Temmuz 2019
Üniversiteleri Nasıl Batırırız ve Sevgili Füzemiz!
501 Okunma.
30 Haziran 2019
Mafyanın Polis “Sevgisi”, Uluslararası Dengeler...
433 Okunma.
29 Haziran 2019
Bozuk Oyunlar, Oyunbozanlar!
348 Okunma.
23 Haziran 2019
“Yeni Dünya” Yaratılırken Bizim Kavgalarımız
437 Okunma.
14 Haziran 2019
Polisi Bırak, Aynada Yüzüne Bak!
483 Okunma.
11 Nisan 2019
Poliste Organize İşler...
1054 Okunma.
09 Nisan 2019
Bir Kültür-Sanat Fırtınasının Düşündürdükleri...
567 Okunma.
20 Mart 2019
Göbek Ataraktan Işgal Protestosu ve “Katliam Anatomisi”…
693 Okunma.
20 Şubat 2019
Aziz ve Muhterem Devletimiz…
1529 Okunma.
19 Şubat 2019
Özersay’ın Sandalyesi, Akıncı’nın Serzenişleri…
655 Okunma.
24 Kasım 2016
YÖDAK Maskaralığında Sona Doğru...
305 Okunma.
Haber Yazılımı