Yazı Detayı
11 Ağustos 2020 - Salı 08:06 Bu yazı 2134 kez okundu
 
Doğu Akdeniz’de Gerginlik Tırmanıyor
Prof.Dr. Vedat Yorucu
vyorucu@hotmail.com
 
 

Doğu Akdeniz’de sondaj çalışmalarına ve sismik araştırmalara yeniden start verildi. Ancak bu sefer hem Yunanistan, hem de Türkiye ard arda NAVTEX yayınladı. Türkiye-Libya arasında yapılan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması anlaşması ve haritası BM’ye bildirildikten sonra, başta Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bu anlaşmadan rahatsızlık duydu. Rahatsızlık duymalarının nedeni, GKRY ile Mısır arasında yapılan Münhasır Ekonomik Bölge antlaşmasının artık hükümsüz kalacağının anlaşılmasıdır. Bunun tam aksine, Yunanistan ile Libya arasında Deniz Yetki Alanı sınırlandırma anlaşması yapılmayınca, Yunanistan’ın çok arzuladığı Girit Adası açıklarında Libya ve Türkiye’ye ait Deniz Yetki Alanında Yunanistan’nın yabancı şirketlere doğalgaz ve petrol aramak, çıkarmak, işletmek ve satmak için ruhsat verme ve yetkilendirme yapması da ortadan kalkmış oldu. Aynı zamanda İsrail’in Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanına müdahale ederek, EASTMED boru hattı inşa edip Leviathan ve Afrodit yatağından çıkaracağı doğalgazın Avrupa’ya taşınması da hayal oldu.

*****

Uluslararası Deniz hukukuna göre adaların Deniz Yetki Alanı ilan etmesi gayrı meşrudur. Deniz Yetki Alanlarının sınırlandırılması amacıyla uluslararası uygulamada esas alınan prensipler son derece açıktır. Şöyle ki; Adalar, anakaraların denize çıkış yollarını kapatamayacakları gibi, hakkaniyet, eşit uzaklık, oransallık, coğrafyanın üstünlüğü, kapatmama, özel ve beşeri koşulların değerlendirilmesi gibi genel prensipler dikkate alındığında, Yunanistan’ın Meis, Rodos, Keşot, Girit adalarını dikkate alarak ilan ettiği Deniz Yetki alanı haritası (Seville Haritası) uluslararası hukuk prensiplerine aykırıdır. GKRY’nin başka devletlerle yaptığı ikili antlaşmalar, uluslararası hukuk ilkelerini göz ardı etmektedir. Tek amaç, oldu bitti yaratılarak “De facto” durum yaratmak, yani fiili durumdan istifade ederek kanun tanımadan arkalarına aldıkları güç ile Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de kendi anakara coğrafyasına hapsetmek, denizlere inmesine mani olmak, jeopolitik ve jeostrtaejik üstünlük yaratmaktır.

*****

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Libya arasında Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma antlaşması yapılacağı açıklandığı zaman, Libya’nın içi karıştı, Kaddafi rejimi yıkıldı. Daha sonra aynı amaç güdülerek benzer antlaşma Mısır ile yapılması gündeme geldi Mübarek rejimi devrildi. Benzer antlaşma bu sefer Libya ile 2019 yılı Kasım ayında imzalandı. Başta Yunanistan, GKRY, İsrail, Fransa ve diğer müttefikleri Türkiye’ye meydan okudu. Benzer bir antlaşma bu sefer Türkiye-Lübnan arasında yapılsın dendi. Beyrut havaya uçuruldu. Bunlar tesadüf müdür, yoksa bilinçli mi yapıldı kestirmek mümkün değil. Bu sorular ister istemez aklıma takıldı!

*****

Oruç Reis sismik araştırma yapmak için dün Türkiye’nin yayınladığı ve uluslararası hukuka uygun olarak BM’ye bildirdiği bölgede Akdeniz’e indi. Türkiye, NAVTEX yayınlayınca Yunanistan savaş tehdidi yaptı. Türkiye de mecburen bölgeye savaş gemilerini gönderdi. Korona virüsü ile memleket ekonomik olarak cebelleşirken, ansızın kur krizi ile yüzleştik. Kurlar dalgalandı ve TL değer kaybetti. Vadesi gelen özel sektör borç geri ödemeleri için milyarlarca dolar piyasadan çekildi. Döviz talebi artan özel sektör piyasadan dövizi toplayınca kurlar bir anda fırladı. Bu durumu fırsat bilen yabancı güçler, tam da Türkiye’yi ekonomik olarak en zayıf anında yakalayıp, Doğu Akdeniz’de köşeye sıkıştırma planları yapmaktadır. Olayın özü budur.

 
Etiketler: Doğu, Akdeniz’de, Gerginlik, Tırmanıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı