Yazı Detayı
17 Ağustos 2019 - Cumartesi 20:10 Bu yazı 881 kez okundu
 
General Ziya-ül-Hak’ın Doğu Türkistan sevgisi
Mir Kamil Kaşgarlı
mirkamiljan@gmail.com
 
 

Şehadetinin 31 Şenei devriyesi münasebeti ile, Ağustos 1988’ de sabotaj sonucu bindiği uçağın patlatılmasıyla şehit edilen Pakistan Delet Başkanı General Ziya- ül - Hak’ı rahmetle anıyoruz. 

 

Çin’in, özellikle Maov’un aşırı derecede etkisi altında hatta Maov’un şapkasını takmadan hiçbir toplantıya katılmayan, Pakistan’ı adeta komünist bir ülkeye dönüştürecek kadar ileri giden Zulfikar Ali Bhutto hükümetini 1977 te kansız bir darbe ile deviren General Ziya-ül-Hak 1978'de Pakistan devlet başkanı olduktan sonra, Çin’de Doğu Türkistan’da ayağını denk almaya mecbur kalmış,  1980 de Doğu Türkistanlıların ibadet özgürlüklerine izin vermiş kapatılan camileri açmış hatta 1983 te Pakistan sınırın açılmasıyla Doğu Türkistan Müslümanların Pakistan üzerinden kafileler halinde hacca gitmelerine de izin vermiştir.

 

İşgalden 34 sene sonra ilk defa yurt dışına çıkma ve Hac farzını yerine getirme imkanına sahip olan Uygur hacı adaylarının ilk kafilesi bizzat Pakistan Devlet Başkanı General Ziya-ül-Hak’ın tarafından sınırda karşılanmış, kendisinin özel misafirleri olarak ağırlanmış ve yolcu edilmiştir. Ziya-ül-Hak’ın özel emri ile Mazlum Uygur Müslüman hacı adaylarının Sust sinir kapısından İslamabat’a kadar olan yolculuğu ve oradan da hacca gitmeleri sırasında ücretsiz taşıma, konaklama ve yemek hizmetleri sunulmuştur. Gelmekte olan hacı adaylarının sayısı artınca Ziya-ül-Hak’ın kendi tarifi ile ‘Allah’ın misafirleri ve üstelik ümmetin en ilgisiz kalan mazlumları’ olan Doğu Türkistan Müslümanları için İslamabat ve Rawalpindi şehrinde özel ‘Hacı kampları’ ve sadece Doğu Türkistanlar yanlarında getirdikleri ürünlerini satabilecek ‘hacı marketleri’ kurulmuştur. 


Ziya-ül-Hak’ın hep mazlum Doğu Türkistan Müslümanlarından yana tavır almasında belli ki, efsane lider İsa Yusuf Alptekin’in 1978’de Karaçi’de düzenlenen İslam konferanslarına katılarak, 1980 yılında Mekke’de Dünya İslam Birliği Kurucular Meclisi üyeliğine seçilmisi. Bu toplantı ve konferanslarda Doğu Türkistan’ı temsil ederek Doğu Türkistan lehine kararlar alınmasına vesile olmasının büyük etkisi olmuştur .


Yüreğinde Allame Muhammed İkbal’in ümmet kaygısını taşıyan ve İslami hassasiyeti ve zalime karşı dik duruşu ile İslam dünyasında örnek lider olarak tanınan Ziya-ül-Hak, Çin işgali altında dini eğitimden mahrum bırakılan mazlum Doğu Türkistan çocukları ve gençlerinin Pakistan’da eğitim alması için özel teşvik ve desteklerde bulunmuş, Doğu Türkistanlı  25 çıvarı genci Rawalpindi şehrinden kendisi bizzat minibüsle Lahor’a götürerek Madridsiye yerleşmiştir. 


Ziya-ül-Hak’ın Doğu Türkistanlılar için sağladığı eğitim deştiğinden yararlan mazlum Uygurların 3 binden fazla olduğu ve yaklaşık 300 oğrencinin de değişik alanlarda mezun olduğu, aynı zamanda Pakistan’ı bir eğitim güzergâhı olarak yararlanan gençlerin sayısı yaklaşık 5 bin ile ifade ettiği bilinmektedir. Ziya-ül-Hak’ın Doğu Türkistanlılara sağladığı bu güzel hizmetler onun şahadetinden hemen sonra son bulmuş ve hatta Doğu Türkistanlı hacıların mallarına el koyacak, yollarda Pakistan polislere mazlum hacıların paralarını gasp edecek kadar iki yüzlülüklere yol açmıştır. 


Ziya-ül-Hak’ın Şahadeti zaten bir entrika idi.

 

Bir şahsa değil Pakistan ve tüm İslam alemine kumpas kurulmuştu. Çünkü Ziyaülhak o dönemde tipki Şuanki Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan gibi  İslam ümmetinde bir örnek ve sembol isim olarak ortaya çıkmıştı.

 

Türkiye, İran, Pakistan, Afganistan, Bangladeş ve Orta Asya ile birlikte bir İslam bloğu kurmak rüyasıydı. Bu İslam bloğundan Batılı güçler endişe duyduğu gibi Rus ve Çin komünist hükümeti de çok endişe duymaktaydı. Dolayısıyla önceden planlanmış bir oyunla şehit edildi.

 

Ziya ül Hak, 17 Ağustos 1988'de içinde ABD büyükelçisi Arnold Raphel, Pakistan Genelkurmay Başkanı ile 27 kişinin daha bulunduğu uçağına yapılan sabotaj sonucu düşürülmesiyle şahadete kucak açtı . Uçağının düşürülmesi ile ilgili olarak doğrudan olmamakla beraber ABD, İsrail, Hindistan ve Sovyetler Birliği şüpheli görüldü. Ama Çin yine eskisi gibi Pakistan'ın hiç şüphe duyulmaz kurtarıcı melek sıfatlı dostuna dönüşmeyi devam etti.

 

Ziya-ül-Hak’ın Şahadetinden sonra Pakistan iç siyaseti zayıfladı. Dış siyasette de ikili oynamalar Pakistan’ı yalnızlaştırdı. Özellikle 11 Eylül terör saldırısından sonra Pakistan’ın Taliban’a karşı savaşıyor gibi görünüp, gerçekte ise Taliban güçlerini ABD ve batı ülkülerine karşı bir koz olarak kullanmak için Çin ile iş birliği yürütmesi batının tepkisini çekerek, uzaklaşmasına ve daha çok Çine bağımlı hale gelmesine yol açtı.

 

Neticede Ziya-ül-Hak’ın vefatından sonra iş başına gelen Pakistan Yöneticileri İşgalci Çin’in her dediğini yerine getiren kukla bir yönetim anlayışı sergilemeye başladı.
 

 
Etiketler: General, Ziya-ül-Hak’ın, Doğu, Türkistan, sevgisi,
Yorumlar
Haber Yazılımı