Yazı Detayı
12 Ağustos 2020 - Çarşamba 07:20 Bu yazı 1066 kez okundu
 
İran- Çin Arası 25 Yıllık Satratejik Anlaşma Taşları Yerinden Oynatacak!
Prof.Dr.Ghadir Golkarian
gh.golkarian@gmail.com
 
 

İran ile Çin arasında 18 sayfalık bir ekonomik ve güvenlik ortaklığı anlaşmasının bu ayın başlarında sızdırılmasının ardından, anlaşmanın- gerçekleştirilmesi halinde- bölge için ne anlama geleceği konusunda geniş spekülasyonlar yapıldı. Önemli ölçüde etkilenme potansiyeline sahip bir ülke Pakistan'dır.

 

Anlaşmayla ilgili çeşitli raporlar medyayı besleyip İran'da yerel eleştirilere yol açarken, İran Cumhurbaşkanı Ofis sorumlusu Mahmud Vaezi, Mart 2021'de nihai bir anlaşmaya varılabileceğini söyledi.

 

Tahran başka seçeneklere sahip olduğu mesajını iletmeyi amaçlamadıkça, taslağın neden erken sızdırıldığı belirsiz. Ancak, ticaret anlaşmasının muhtemelen Çin'in bölgedeki diğer 15 ülke ve Pakistan ile yaptığı anlaşmalara benzeyeceğini varsaymak güvenlidir.

 

İran ve Pakistan komşu olduğu için, Çin ile Pakistan arasındaki herhangi bir ortaklığın İslamabad üzerinde etkisi olması kaçınılmazdır ve hatta bazı projeler üçlü hale gelebilir. Sızdırılan şartlarla bir Çin-İran anlaşmasının sonuçlandırılması durumunda, Pakistan için bazı ana sonuçlar ve faydalar şunlardır:

 

Birincisi, taslak anlaşmaya göre Çin, İran'da 400 milyar dolarlık yatırım yapacaktır. Bu rakam, 46 milyar 'lık Pekin'in, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin (BRI) amiral gemisi olan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'na (CPEC) yatırım yapmak üzere yola çıktığını ileri sürmektedir. Pekin bu meblağı 25 yıllık bir süre boyunca İran'da harcayacak olsa da yatırımların büyüklüğü İran'a Pakistan'dan daha fazla önem verecektir. Bununla birlikte, Pakistan’ın CPEC’i yavaş hızda ilerlediğinde, İran’daki gelişme planlanandan çok daha fazla zaman alabilir.

 

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi raporuna bakıldığında, CPEC şimdiye kadar düşük performans göstermiştir. Beş yıl çalışma sonrası ancak açıklanan projelerin dörtte biri tamamlanmış, enerji projeleri olduğu durumda ve sanayileşme çabaları gecikmektedir.

 

Son iki yıldaki yavaş hızına rağmen, CPEC bu ay ikinci aşamasına 3,9 milyar dolar değerinde birkaç yeni hidro-proje ve demiryolu sistemini yenilemek için 7,2 milyar dolarlık bir planla girerken pek fazla olmasa da yine hız kazanmış durumda. Bu yeni anlaşmalarla, CPEC projelerinin kümülatif değeri şu anda 70 milyar 'dır ve  BRI'nin tamamlanmaya yaklaşan altı koridorundan ilki sayılıyor.

 

Uzun vadeli planlarda gerçek ilerleme çok düzensiz olabilir. Tahran'ın daha iyi şartlar ve koşullar üzerinde pazarlık yapması mümkün ancak haberlere göre İran'ın petrol ve doğalgaz tedariki 25 yıllık anlaşma süresi için Pekin'e taahhüt edilecek.

 

İkincisi, Çin'in Pakistan'ın Gwadar limanının 72 kilometre (45 mil) batısında bulunan Chahbahar (Çahbahar) limanını geliştirmesi, her iki liman kenti için de faydalı olabilir. Chahbahar’ın 2017’deki açılışından bu yana İran, "kardeş" limanlar arasındaki faaliyetleri koordine etmek ve Gwadar'a elektrik ihraç etmeyi planlamak için Pakistan ile bir Mutabakat Anlaşması yaptı.

 

Ancak Pekin'in İran'da birkaç liman daha kurma planları bulunmaktadır. Chahbahar'dan yaklaşık 350 kilometre (217 mil) uzaklıktaki Bandar-e-Jask limanı, Fars Körfezi’nin önemli geçidi olan Hürmüz Boğazı dışında yer almaktadır. Bilindiği üzere dünyanın petrol ihtiyacının birçoğu ancak bu boğazdan geçerek gerekli yerlere ulaşabiliyor. Hürmüz boğazı her zaman İran devleti elinde joker kartı olarak bölge ve bölge ötesi tehditlere karşı kullanılyor. Bu nedenle Bandr-e Jask bu anlamda önemli yere sahiptir.

 

Pakistan’ın Gwadar limanı, uzun vadede BRI’nin amiral gemisi koridorunun ana limanı olma özel statüsünü kaybedebilir.

Üçüncüsü, güvenlik açısından İran'ı BRI'ye dahil etmek CPEC'in güvenliğini sağlamaya yardımcı olacaktır, çünkü koridorun esas olarak geçtiği Beluçistan, birkaç aydır İran sınırından saldırılara maruz kalmıştır. Hem Gwadar hem de Chahbahar limanları, sınır ötesi saldırılardan dolayı Beluçistan(Pakistan) ve Sistan-Belucistan(İran) gibi kendi ana vilayetlerinde sık sık istikrarsızlıkla karşı karşıya kaldı.

 

CPEC'in başarısının önünde büyük bir engel olan bu güvenlik tehdidini etkisiz hale getirmek, Pakistan'ın ekonomik görünümü için faydalı olacaktır.

 

Dördüncüsü, temiz enerjiye yönelik Çin yatırımlarının İran'ın çöl bölgesinde de planlandığı bildiriliyor. Bu bölge Pakistan'ın Beluçistan eyaletine bitişik olduğundan, bu projeler İslamabad'ın yeşil enerji kaynaklarına yönelik yakın zamandaki hareketini destekleyebilir.

 

Taslak anlaşmaya göre, üretilen enerji komşu ülkelere ihraç edilecek. Pakistan-İran-Çin petrol ve gaz boru hattı için herhangi bir plan, enerji rezervlerinin korunmasına da yardımcı olabilir. Ek olarak, İran içinde planlanan ulaşım yolları da CPEC ile bağlantı kurabilir ve bağlantıyı geliştirebilir.

 

İran CPEC'e katılmak istediğini defalarca dile getirdi. İran'ın Pakistan elçisi Mehdi Honardoost geçtiğimiz günlerde “Tüm imkanlarımız ve kaynaklarımızla CPEC'in bir parçası olmaya hazırız” dedi, “Belki de İran'ın enerji ve transit desteği olmadan, multi milyar dolarlık proje hedefine ulaşamayacak ama beklediği hedeflere ulaşması olasıdır."

 

Son olarak, sızdırılan İran taslağındaki temel noktaların çoğu CPEC kapsamında halihazırda devam eden projelere çok benzediğinden, İran'daki Çin kalkınma projeleri Pakistan'da devam eden projeleri tamamlayabilir.

 

Taslakta ayrıca Çin ve İran'ın komşu ülkelerle ikili ve bölgesel ilişkileri geliştireceğinden ve "ortak üretim ve hizmet ihracatı amacıyla seçilen limanlarda ve adalarda sanayi / hizmet / teknoloji merkezlerinin geliştirilmesinde bölgesel ülkelere mal tranzit yapılacağından ve şartlar gereği çok yönlü işbirliği yapılmasından bahsediliyor. Bu nedenle, Çin ile tartışılan stratejik ortaklığın gerçekleşmesi halinde bazı projeler Pakistan’ın yararına olduğu gibi İran’ın Güney- Kuzey komşularıyla çok yakından ilişki zincirinin sağlamlaşmasını da sağlayacaktır.

 

Bütün bunların dikkate alınmasında tek bir gerçek ortaya çıkıyor. İran- Çin 25 yıllık Stratejik anlaşma ve işbirliği dünyanın düzenini değiştirecek ve tek kutupluktan çıkararak “çok yönlü” politik- ekonomik düzeni dünyaya hakim kılacaktır. Öte yandan yıllardan beri ABD’nin ağır ve yıpratıcı ambargolarına maruz kalan İran ise ürettiği petrol için garantili 25 yıllık müşteri elde edip, ayrıca ticari, finansal ve bankacılık alanında da ambargoları sonuçsuz bırakacaktır.

 

Bu bağlamda, ABD başta olmak üzere Batı medyası protestocu kamuoyu oluşturmak için elinden gelen çabayı göstermekte ve İran halkı içinde bu anlaşmayı bir nevi sömürücü anlaşma olarak lanse etmektedir.

 

Gerçekçi olarak İran, koronavirüs pandemisinin yanı sıra petrol ihracatına yönelik yaptırımlar nedeniyle ekonomik krizle karşı karşıya olduğu için yoğun baskı altında. BM Güvenlik Konseyi'nin kısmi ambargosu bu yılın Ekim ayında sona erecek, ancak Washington uzatmaya çalışıyor.

 

Çin'in eski İran Büyükelçisi Hua Liming geçtiğimiz günlerde Straits Times'a yaptığı açıklamada, anlaşmanın eleştirmenler tarafından tartışılan 25 yıllık stratejik anlaşma eleştirisini yersiz ve asılsız olduğunu anlatarak Çin diplomasisinin ruhuna aykırı olduğuna da vurgu yapmıştır. Onun düşüncesine göre medya aracılığıyla karalama politikasını bir türlü İranlıları tedirgin etmek ve konuyu siyasi bir soruna dönüştürmek için yapılan eylem olarak değerlendirmektedir.

 

Pratik açıdan bakıldığında, Çin'in geçtiğimiz yıl İran'dan petrol ithalatını önemli ölçüde azalttığı için ABD'nin yaptırımlarını dikkate alması bekleniyor. Anlaşma, Washington ile çıkar çatışmasına da yol açacağı için ABD elinden geleni yapmakta ve engellemek peşindedir. Ancak konu İran’da parlamentoya taşındığını göz önüne alırsak, Çin’in sessizce bu konuyu takip etmesi tarafların siyasi iradesinden kaynaklandığını göstermektedir.

 

Çin-İran anlaşmasıyla ilgili soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Pekin'e “ABD, İran'a yardım eden Çinli şirketlere maliyet yüklemeye devam edecek” dedi. Ancak geçen günlerde Çin’in SWİFT dışı bankacılık alanında yeni sistem oluşturması taraflarca ümit vericidir. Çünkü bu şekilde artık ABD bankacılık alanındaki işbirliği kendi yasalarına göre denetleyemediği gibi engel ve ceza kuralları da uygulayamayacaktır.

 

İran Dışişleri Bakanı Mohammad Javad Zarif, daha fazla perspektif için, Çin ile bir anlaşma yapıldığına dair haberin ortaya çıkmasından sadece bir hafta sonra, Rusya'ya yönelik girişimlerde bulundu. Altı ay sonra üçüncü kez Moskova'yı ziyaret eden Zarif, İran ile Rusya arasında nükleer işbirliğini de içerebilecek 20 yıllık bir anlaşmanın yenilenmesini gündeme getirerek tartışmayı masaya yatırdı. Böylece İran- Çin- Rusya üçlüsü çok şeylerin değişmesinin habercisi olabilecek. Ayrıca, İran yalnızca “doğuya bakmak” yerine ekonomik yaptırımlardan kaçınmak için BMGK üyelerinden destek arıyor gibi görünüyor.

 

Ortadoğu ve Kafkasya Bölgeleri Uzmanı ve Siyasi Analisti

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi

 

 
Etiketler: İran-, Çin, Arası, 25, Yıllık, Satratejik, Anlaşma, Taşları, Yerinden, Oynatacak!,
Yorumlar
Haber Yazılımı