Yazı Detayı
21 Haziran 2019 - Cuma 07:37 Bu yazı 263 kez okundu
 
Mursi’nin Öldürülmesi
Dr.İsmail Kemal
ismailkemal65@gmail.com
 
 

Mısır’ın demokratik seçimlerle işbaşına gelmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi 17 Haziran’da mahkemede vefat etti. Mursi, Hamas örgütüne casusluk yapmak iddiasıyla yargılanıyordu. Tabii buna yargılama demek mümkünse. Tüm otoriter rejimlerde olduğu gibi Mısır’da yargı bağımsızlığı yok. Hatırlayalım. Mübarek’in devrilmesi sonrasında önceleri cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday göstermeyeceğini söyleyen Müslüman Kardeşler örgütü karar değiştirerek Muhammed Mursi’yi aday göstermiş, Mursi, Haziran 2012’de yapılan seçimleri kazanmıştı. Kısa süreli Mursi iktidarı fırtınalı geçmiş, son günlerinde milyonlarca insan aleyhinde protesto gösterileri yapmıştı. 3 Temmuz 2013’te General el-Sisi komutasındaki ordu darbe yaparak Mursi’yi iktidardan uzaklaştırmış, hapse atmıştı. Darbeden sonra binlerce insan öldürüldü, onbinlerce insan hapse atıldı, işkenceden geçirildi. Sisi, son yaptığı anayasa değişikliği ile 2030 yılına kadar iktidarda kalmayı garantiledi. 6 yıl çok zor koşullarda hapiste kalan Mursi ise sonuçta hayata veda etti.
   

Mursi’nin sağlık durumunun iyi olmadığı, cezaevi koşullarının çok kötü olduğu konusunda uyarılar yapılıyordu. 2018 yılının Nisan ayında üç İngiliz parlamenter hazırladıkları raporda Mursi’nin “erken ölebileceği” uyarısında bulunmuşlardı. Sonuçta bu öngörü gerçekleşti. Raporda Mursi’nin günde 23 saat hücrede tutulduğu, diyabet başta olmak üzere sağlık sorunları olduğu ve yeterli tedaviden yoksun olduğu yazılmıştı. Bu durumda Mursi öldü mü? Hayır yavaş yavaş öldürüldü ve bunun sorumluluğu Sisi rejiminin omuzlarındadır. Birleşmiş Milletler, Mursi ile ilgili raporu hazırlayan İngiliz parlamenterler, Uluslararası Af Örgütü ve başka örgütler Mursi’nin ölümünün soruşturulmasını talep ettiler. İyi de bu soruşturmayı kim yapacak? Mısır makamlarının yapacağı bir soruşturmanın sonuçlarına güvenilebilir mi? Bağımsız bir komitenin soruşturma yapmasına izin verirler mi?  
   

Mısır, geniş Ortadoğu’da ordu ile siyasal İslamcılar arasındaki “kan davasının” en yoğun yaşandığı ülkelerden biri. 1954’ten 2011’e kadar iktidardaki Mısır ordusu ile Müslüman Kardeşler örgütü arasında amansız kavga yaşandı. Siyasal İslamcılar hapse atıldı, işkenceden geçirildi. Bu kavga Enver Sedat döneminde yumuşasa da hep devam etti. Mısır 1952’den 2011’e kadar kesintisiz olarak ordu tarafından yönetildi. “Arap Baharı” ile esen rüzgarların bu durumu değiştireceği umutları doğmuştu. Demokrasiye geçiş kavgasında en büyük, en örgütlü güç olan Müslüman Kardeşler örgütüne büyük görevler düşüyordu. Örgütün bunu başardığı söylenemez. Çok ciddi hatalar yapıldı. Üyelerin liderliğe sorgusuz sualsiz itaat etmeleri temeline dayalı, otoriter bir iç yapıya sahip, kapalı kutu Müslüman Kardeşler örgütü karşısına çıkan tarihi fırsatı değerlendiremedi. Mursi’nin kendisi karizmatik, başarılı bir lider değildi. Cumhurbaşkanı olarak örgütün politikalarını hayata geçirdi. Diğer muhalif güçlerle işbirliğine yanaşmadı. Yalnızlığa itildi. Ordu bu fırsatı değerlendirerek darbe yaptı. Diktatörlük geri geldi. Tabii Mursi tüm hatalarına rağmen demokratik seçimlerle iktidara gelmişti. Darbe ile bu kaybedildi. Dünyanın en baskıcı rejimlerinden biri kuruldu. Böylece “kan davası” daha da büyüdü. Mursi’nin ölümü aradaki nefreti, kini artıracak. 1960’lı yıllarda Nasır rejiminin korkunç baskılarına tepki gösteren siyasal İslamcılar gizli silahlı bir örgüt kurmuş, liderliğine de Seyyid Kutup’u getirmişlerdi. Rejim örgütü ortaya çıkarınca Kutup idam edilmişti. Ancak bu idam Kutup’u “El Şehid” yapmış, kahramanlaştırmıştı. Şimdi Mursi’nin ölümü ile benzeri bir süreç yaşanabilir. “Şehit” söylemi Türkiye’de siyasal İslamcı çevrelerde ön plana çıktı bile.
   

Prof. Fawaz Gerges “Making the Arab World: Nasser, Qutb, and the Clash that Shaped the Middle East” başlıklı son kitabında Mısır’ın yakın tarihini ve İslamcılarla Arap milliyetçileri, ordu arasındaki kavgayı inceler. Kitabın sonunda İslamcı-milliyetçi fay hattının Mısır’da ve diğer Arap ülkelerinde siyasal yaşamda normalleşme ve kurumsallaşma önündeki en büyük engel olduğunu yazar. Buna demokratikleşme önünde en büyük engel olduğunu da eklemeliyiz. Üste çıkanın altta kalanı ezdiği bu sistem devamlı kendini yeniden üretiyor. Bu sadece Arap ülkeleri için değil Türkiye dahil Müslüman nüfuslu ülkelerin çoğu için geçerli. Maalesef Türkiye’de AKP iktidarı ve lideri, İslamcı-laik fay hattını yumuşatıcı politikalar izlemedi. Yangına körükle gitti. Bu konuda umut veren Ekrem İmamoğlu’dur. Bu nedenle Pazar günkü seçimler İstanbul belediyesini kimin kazanacağının ötesinde, ülkenin geleceği ile ilgilidir. Türkiye’nin tercihi kutuplaşmadan uzaklaşma olmalıdır. Mursi’nin ölümünden çıkarılacak esas ders budur. Demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, basın özgürlüğü herkese gereklidir. Ortak payda olmalıdır. Aksi takdirde Ortadoğu fasit bir daire içinde dönmeye devam edecek.

 
Etiketler: Mursi’nin, Öldürülmesi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Ocak 2020
Sonuna kadar Putin
134 Okunma.
16 Ocak 2020
Yükselen yıldız Putin
245 Okunma.
12 Ocak 2020
Dünya Ekonomik Forumu 50. toplantısı
284 Okunma.
10 Ocak 2020
Süleymani’den sonra
117 Okunma.
05 Ocak 2020
Ortadoğu’da deprem
188 Okunma.
02 Ocak 2020
2020’ye Girerken
183 Okunma.
30 Aralık 2019
İdlib Trajedisi
202 Okunma.
27 Aralık 2019
Libya Çıkmazı
261 Okunma.
22 Aralık 2019
Libya'nın Geleceği
637 Okunma.
13 Aralık 2019
İngiltere Kaderini Oyluyor
458 Okunma.
09 Aralık 2019
Cezayir nereye?
287 Okunma.
02 Aralık 2019
Kritik NATO zirvesi
476 Okunma.
29 Kasım 2019
BM: Felakete doğru gidiyoruz
237 Okunma.
21 Kasım 2019
İran da hareketlendi
216 Okunma.
18 Kasım 2019
Enerji Perspektifleri
231 Okunma.
14 Kasım 2019
Erdoğan Washigton’da
290 Okunma.
11 Kasım 2019
Berlin Duvarı
300 Okunma.
08 Kasım 2019
Bilim İnsanları Uyarıyor
500 Okunma.
04 Kasım 2019
30 Yıl Sonra Doğu Avrupa
473 Okunma.
01 Kasım 2019
Şili’de Halk Ayaklanması
321 Okunma.
28 Ekim 2019
2019 Küresel Servet Raporu
546 Okunma.
24 Ekim 2019
Lübnan Ayakta
325 Okunma.
21 Ekim 2019
Brexit Bilmecesi
331 Okunma.
17 Ekim 2019
Putin Suudi Arabistan’da
269 Okunma.
14 Ekim 2019
Dünyada Rekabetin Durumu
215 Okunma.
10 Ekim 2019
Irak’ta Protestolar
288 Okunma.
07 Ekim 2019
Yaşanamaz Dünya
301 Okunma.
05 Ekim 2019
Çin Halk Cumhuriyeti 70 yaşında
242 Okunma.
30 Eylül 2019
Trump Azledilecek mi?
170 Okunma.
26 Eylül 2019
Mısır Hareketlenirken
215 Okunma.
23 Eylül 2019
İklim Değişikliği: Milyonlar Sokaklarda
207 Okunma.
20 Eylül 2019
Suudi Arabistan Krizi
407 Okunma.
16 Eylül 2019
Netanyahu’nun Kaderi
520 Okunma.
13 Eylül 2019
Demokrasinin Sonu mu?
434 Okunma.
09 Eylül 2019
Kaftancıoğlu’ndan Çok Korkmuşlar
764 Okunma.
06 Eylül 2019
Brexit Kazanı Fokur Fokur
548 Okunma.
02 Eylül 2019
İngiliz Demokrasisine Darbe
527 Okunma.
30 Ağustos 2019
Afganistan’da Barış Olacak Mı?
548 Okunma.
25 Ağustos 2019
Kritik G7 Zirvesi
587 Okunma.
23 Ağustos 2019
Enerjide Geçiş Dönemi
423 Okunma.
18 Ağustos 2019
Keşmir Krizi Büyüyor
678 Okunma.
16 Ağustos 2019
Protestolar: Hong Kong, Rusya
449 Okunma.
12 Ağustos 2019
AB’nin Zayıf Halkası İtalya
309 Okunma.
09 Ağustos 2019
Su Stresi Artarken
351 Okunma.
05 Ağustos 2019
Çin ve Dünyamız
345 Okunma.
29 Temmuz 2019
Mitsodakis Gelirken
311 Okunma.
25 Temmuz 2019
Boris Johnson Dönemi
221 Okunma.
21 Temmuz 2019
Körfez’de Sular Isınırken
249 Okunma.
19 Temmuz 2019
Dünyada Enerji Durumu
280 Okunma.
15 Temmuz 2019
S-400 Füzeleri Varırken
281 Okunma.
12 Temmuz 2019
Türkiye Niçin Yalnız?
312 Okunma.
07 Temmuz 2019
Yunanistan Sandık Başında
281 Okunma.
04 Temmuz 2019
Aşırı Sıcaklar
243 Okunma.
30 Haziran 2019
G20 Zirvesine Bakış
259 Okunma.
24 Haziran 2019
Dünya Nüfus Beklentisi
308 Okunma.
17 Haziran 2019
Körfezde Tehlikeli Gerginlik
343 Okunma.
14 Haziran 2019
S-400, F-35 Krizi
299 Okunma.
10 Haziran 2019
Sudan’da Tiananmen
330 Okunma.
07 Haziran 2019
Ortadoğu’yu Şekillendiren Savaş
291 Okunma.
02 Haziran 2019
Tiananmen Meydanı
309 Okunma.
31 Mayıs 2019
“Yüzyılın Şakası”
363 Okunma.
27 Mayıs 2019
Theresa May: Yolun Sonu
362 Okunma.
25 Mayıs 2019
Felakete Doğru mu?
320 Okunma.
20 Mayıs 2019
Müslüman Kardeşler Terörist mi?
407 Okunma.
17 Mayıs 2019
ABD-Çin Ticaret Savaşları
361 Okunma.
12 Mayıs 2019
İran’la Savaş mı?
443 Okunma.
10 Mayıs 2019
Biyolojik Çeşitlilik Tehlikede
363 Okunma.
06 Mayıs 2019
Demokrasinin Performansı
302 Okunma.
02 Mayıs 2019
Silahlanma Yarışları
352 Okunma.
26 Nisan 2019
Sri Lanka Katliamı
386 Okunma.
22 Nisan 2019
Komedyen Devlet Başkanı
431 Okunma.
19 Nisan 2019
Notre Dame Trajedisi
384 Okunma.
15 Nisan 2019
Sudan: Mücadeleye Devam
397 Okunma.
12 Nisan 2019
Dünyanın En İlginç Seçimleri
427 Okunma.
08 Nisan 2019
Netanyahu’nun Kaderi
450 Okunma.
05 Nisan 2019
NATO 70 Yaşında
487 Okunma.
01 Nisan 2019
Theresa May’in Sonu
436 Okunma.
29 Mart 2019
Cezayir, Sudan: Demokratik Değişim Yakın Mı?
451 Okunma.
25 Mart 2019
Kazakistan’da Siyasi Değişim (Mi?)
442 Okunma.
22 Mart 2019
Katliam ve Seçimler
455 Okunma.
17 Mart 2019
Yeni Zelanda Katliamı
539 Okunma.
14 Mart 2019
İngiltere: Bundan Sonra Ne Olacak?
518 Okunma.
10 Mart 2019
Brexit: Kritik Hafta
578 Okunma.
07 Mart 2019
Macron Ne Diyor?
590 Okunma.
04 Mart 2019
Hindistan Ve Pakistan Ateşle Oynamamalı
577 Okunma.
02 Mart 2019
Ah Brexit, Vah Brexit
544 Okunma.
25 Şubat 2019
Böcekler ve Geleceğimiz
635 Okunma.
22 Şubat 2019
Gitmeyi Bilmeyen Liderler
712 Okunma.
19 Şubat 2019
Münih Güvenlik Konferansı
891 Okunma.
14 Şubat 2019
Enerji Devlerinin Sorumluluğu
406 Okunma.
10 Şubat 2019
Batı Avrupa, Doğu Avrupa
405 Okunma.
08 Şubat 2019
Tsipras’ın Türkiye Ziyareti
406 Okunma.
03 Şubat 2019
İran Devrimi 40 Yaşında
416 Okunma.
31 Ocak 2019
Sudan’da Değişim Olacak Mı?
406 Okunma.
Haber Yazılımı