Yazı Detayı
17 Eylül 2020 - Perşembe 11:17 Bu yazı 1044 kez okundu
 
Sigorta Şirketlerine, Süpermarketlere ve Eczanelere Dikkat Ediniz
Prof.Dr. Vedat Yorucu
vyorucu@hotmail.com
 
 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tüketici gelirinde muazzam bir düşüş olduğunu herkes bilmektedir. Gelirin gerilemesi bir yana, korona krizi nedeniyle iş kaybeden çok sayıda çalışan da mevcuttur. Sosyal Sigorta prim ödemelerini bir gösterge olarak dikkate alabilirsiniz. İkinci gösterge ise, Bankalara geri ödenemeyen krediler ve yatırılamayan kredi kartı taksitleridir. Bunlar resmi kayıtlardır. Döviz kurlarındaki artış herkesin bildiği bir realitedir. Dolar 7.5TL, Euro 9TL, Sterlin 10TL’den işlem görmektedir. Dövizle işlem yapan sigorta şirketlerinin ve döviz borçlandıran banka ve kredi şirketlerinin bilanço karlılığı artmıştır. Yeni zenginler için ekonomik fırsatlar ortaya çıkmıştır.

***

2018-2019 döneminde 300TL olan üçüncü şahısa karşı zorunlu araç sigortası, bir yıl sonra 2019-2020 dönemi için 450 TL’ye (yüzde 50 artış), 2020-2021 yılı için de 600TL’ye yükselmiştir (yüzde 33 artış). Bu rakamlar, hasarsız ve ortalama 15-16 beygir gücündeki sıradan araçlar için geçerli fiyatlardır. Ülkede son iki yılda yüzde yüze yakın bir enflasyon artışı olmamıştır. Peki neden Devletimiz ile Sigorta ve Reaşurans Birliği böyle astronomik bir artışa izin vermiştir? Kasko diye isimlendirdiğimiz full sigorta bedelleri de, üstelik de kurların amansız arttığı bu dönemde, bedel olarak da, oransal olarak da arttırılmıştır. Hem araç maloluş bedeli amortisman nedeniyle gerilemiş (8 bin sterlin olan bir aracın bedeli 2 yılda 6 bin sterline düşmüştür), hem de sigorta poliçe değeri zamlanmıştır. Zaten kur artışı da vardır. Poliçe zaten sterlin olarak belirlenmişti. O zaman örnek verecek olursak, 140 sterline sigortalanan bir aracın, bir yıl içinde 1000-2000 sterlin değer kaybetmesine rağmen, neden poliçesi 175-180 sterline yükselmiştir? Bu rakamlar hiçbir hasarı olmayan ve hasar talebi bulunmayan kazasız araçlar için geçerlidir. Bir de hasar talebiniz varsa, yandınız demektir. Bu durum sigortasız araç kullanmayı teşvik ettiği gibi, bazı sigorta şirketlerinin de ileride piyasadaki rekabet ortamından zarar görmesine neden olabilir! Önerim, poliçe bedellerinin bu ortamda düşürülmesidir. Aksi takdirde bundan tüketici ve sektör yanında, devlet de zarar görecektir.

***

Gelelim süpermarketlerdeki fiyatlara. Tüketim mallarının fiyatları, marketten markete marjinal farklar göstermekle birlikte, kur mazareti öne sürülerek ve devletin denetim yapmayışından istifade eden marketçiler, fiyatları enflasyonun çok üzerinde arttırmıştır. Askeri kantinlerde yarı fiyatına satılan birçok ürün, neden dışardaki marketlerde iki katına satılmaktadır? Yüzde 20 KDV ve işçilik bedelini dikkate alarak yaptığım birçok gözlemde, maalesef durum böyle! Türkiye’den gelen birçok tüketim maddesi, markalar, ambalajlar, herşey tamamen aynı olmasına rağmen, fiyatlar yüzde 80 ile yüzde 100 daha pahalı olabiliyor. Devlet denetimini yapamıyor, marketçiye ceza kesmiyor demektir. Tabiki yasanın cezai müeyyideleri eskimiş, güncellenmemiş olabilir. Caydırıcı da olmayabilir. Ticaret Dairesi denetim personeli yetersiz de olabilir. Tüketiciler Derneği suskun da olabilir. Bu durumu fırsat bilen market sahipleri, ballandıra ballandıra karlarını katlamaktadır. Maliye Bakanlığı bu işin ne kadar farkındadır? Tüketicinin maaşı yetersiz kalacak, sonunda açlık sınırının altında geçime zorlanılacaktır. Bu durumda kooperatifcikler, Belediye marketçikleri, gerekirse her adımda askeri kantinler devreye sokulacaktır. Yarın bir gün askeri kantinlere giriş için yumuşatma kararı alınırsa, bu sefer Market işletmecileri boşyere feveran etmesin. Kusura bakmayın ama, bu yazdıklarımı gerçekleştirmek için birilerine davetiye çıkarıyorsunuz. Böyle bir yazıyı kaleme almak için beni her gün onlarca insan arıyor.

***

Eczanelerde de durum aynıdır. Reçetesiz satılabilen birçok vitamin, farklı farklı fiyattan satışa sunuluyor. Eczane denetimleri Eczacılar Birliği ve Hükümet’in yetkisindedir. Sadece listelenen ilaçlar fiyat denetimine tabi olurken, direnç sistemimizi güçlendirmek için tavsiye edilen çinko, magnezyum, vitamin C ve D içerikli ilaçlar, her eczaneden farklı fiyattan satılıyor. Birkaç paket vitamin 200 TL’ye çıkıyor. Hele bir de Eczacı ithal ürünü tüketiciye sunar ise, tüketici bilmeden, ya da fark etmeden astronomik bedeller ödeyerek Eczaneden ayrılıyor. Bu gözlemlerimi bir çağrı olarak hükümet edenler dikkate alıp, bir Bakanlar Kurulu toplantısı da bunun için yaparsa çok büyük sevap işler. Durum hiç de memnuniyet verici değildir.

 
Etiketler: Sigorta, Şirketlerine,, Süpermarketlere, ve, Eczanelere, Dikkat, Ediniz,
Yorumlar
Haber Yazılımı