“Kararnamenin Reddedilmesi,Sayıştay’ın Yıpranmasını Engellemeyi Amaçlıyor”

Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü için hükümet tarafından gönderilen atama kararnamesini imzalamayı reddetmesinin, Sayıştay’ın yıpranmasını engellemeyi amaçladığını açıkladı.

Sayıştay’ın bağımsızlığının Anayasa’nın amir hükmü olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanlığı, “Taşıdığı sorumluluk gereği Cumhurbaşkanı, söz konusu atama kararnamesini imzalamayarak, Sayıştay’ın yıpranmasını engellemeyi amaçlamıştır. Benzer sorumlu tavrı daha işin en başında Sayıştay Başkanı’nın göstermesi beklenirdi” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı’nın kendisine iletilen atama kararnamelerini imzalamak zorunda olduğu iddiasının da hem hukuken hem de siyaseten geçerli olmadığını vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan  yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanının, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü için hükümet tarafından gönderilen atama kararnamesini imzalamayı reddetmesinden sonra, gerek Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst gerekse Sayıştay Başkanı Osman Korahan tarafından yapılan açıklamalar üzerine, kamuoyunun aydınlatılması bakımından bazı hususların bilinmesinde yarar olduğu ifade edildi.

“ANAYASA, HUKUK VE KAMU YARARI…”

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın birlikte çalıştığı hükümetlerle olan ilişkilerinde halkın yararına olacak her konuda yardımcı olmaya gayret ettiği belirtilen açıklamada, “Cumhuriyet Meclisi’nden onayına gelen yasalar konusunda da ölçüsü, Anayasa, hukuk ve kamu yararı olmuştur. Bunun yanında 3’lü kararname kapsamında imzasına gelen atamalarda da hükümetlerin önerdiklerini bazı istisnalar haricinde genellikle onaylamıştır” denildi.

Cumhurbaşkanı’nın imzalamayı uygun bulmadığı atamanın, Sayıştay Başkanı’nın kız kardeşinden boşalan bir siyasi makamın eşiyle doldurulmak istenmesiyle alakalı olduğuna işaret edilen Cumhurbaşkanlığı açıklamasında,  Cumhurbaşkanı’nın, bağımsızlığı Anayasal zorunluluk olan Sayıştay’ın, denetlemekle yükümlü olduğu siyasi makamlarla bu kadar iç içe geçmesinin uygun olmadığını değerlendirdiği ve bunun denetim zafiyetine yol açacağına dair kanaatini ifade ettiği vurgulandı.

“ZORUNLULUK İDDİASI HUKUKEN VE SİYASETEN GEÇERLİ DEĞİL”

Cumhurbaşkanı’nın kendisine iletilen atama kararnamelerini imzalamak zorunda olduğu iddiasının hem hukuken hem de siyaseten geçerli olmadığı da kaydedilen açıklamada, “Cumhurbaşkanlığı, hükümetin her kararnamesini hukuk, etik ve vicdan süzgeçlerinden geçirmeden, sorgusuz sualsiz imzalamakla görevli bir makam değildir” denildi.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Toplumların devlet ve demokrasi gelenekleri, kamu vicdanını yaralayarak değil, o sese kulak verilerek oluşturulur. Yanlışları devlet ve demokrasi geleneğinin gereği gibi göstermeye çalışmak, devlete, siyasete ve demokrasiye katkı yapmaz, bilakis tümünü aşındırır. Bu itibarla Sayın Bakanın ‘Cumhurbaşkanlığı makamı, bakanların hukuk kuralları çerçevesinde, devlet geleneği halini almış böylesi bir atamayı onaylamakla yükümlü bir makamdır’ ifadesi, ülkemizde yerleşmesi gereken demokratik devlet geleneği anlayışıyla uzaktan yakından ilgili değildir.

Sayın Sayıştay Başkanı’nın, kendisinin başında olduğu bağımsız organla, yasası uyarınca Başbakanın talimatlarına göre çalışmak zorunluluğu olan ve Başbakanlık bünyesinde kurulan Başbakanlık Denetleme Kurulu arasında benzerlik kurma çabası yersizdir. Anayasanın ‘mali denetim organı’ olarak tanımladığı Sayıştay, kendi yasasına göre ‘bağımsız bir kuruluştur’. Anayasada adı geçmeyen Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun ise Başbakanın talimatları doğrultusunda görev yapacağı yine kendi yasasınca düzenlenmektedir. Dolayısıyla bağımsız bir organ değildir.

“ANAYASA’NIN AMİR HÜKMÜ…”

Sayıştay’ın bağımsızlığı Anayasa’nın amir hükmüdür. Bu Anayasal bağımsızlığın özenle korunması sorumluluğu, en başta Sayıştay Yasası’nın 5’inci maddesinde Sayıştay’ın “en büyük amiri” olarak görevlendirilen Sayıştay Başkanı’nın görevidir. Taşıdığı sorumluluk gereği Cumhurbaşkanı, söz konusu atama kararnamesini imzalamayarak, Sayıştay’ın yıpranmasını engellemeyi amaçlamıştır. Benzer sorumlu tavrı daha işin en başında Sayıştay Başkanı’nın göstermesi beklenirdi.

CUMHURBAŞKANI’NIN TAVSİYESİ

Hatayı düzeltmemekte ısrar etmek, ilgisiz konular arasında anlamsız ilişkiler kurmaya çalışarak ısrarcı tavır sergilemek, kamu vicdanındaki yarayı daha da derinleştirir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın tavsiyesi, ilgili tüm makamların bundan sonra, kamu vicdanının sesine de kulak vererek kurumlarımızın saygınlığıyla güvenilirliği için hukuk ve etik yolunda birleşmeye yönelik azami gayreti göstermesidir.”

Reklam