Bundan 5 yıl önce, 01 Haziran’da aramızdan ayrılan köşe yazarı ve akademisyen İsmail Kemal, 71. doğum gününde dostları ve okurları tarafından saygı ve özlemle anılıyor.
Hayatının büyük bölümünü Kıbrıs’ın iki yakası arasında mekik dokuyarak geçiren İsmail Kemal, Güney Kıbrıs’ta yaşıyor ancak Kuzey Kıbrıs’taki toplumsal ve siyasal meseleleri yakından takip etmeye devam ediyordu. Onu tanıyanların deyimiyle; sadece yazan, okuyan değil, aynı zamanda “düşünen ve dönüşen” bir aydındı.
İsmail Kemal, uzun bir süre boyunca düşüncelerini yalnızca akademik çevreyle sınırlı tutmadı. Köşe yazılarını Ajans Cyprus ile de paylaşarak, geniş bir okur kitlesine ulaşmayı başardı. Onun yazılarında yalnızca analiz değil, hayatın içinden süzülüp gelen bir vicdan ve sorgulama sesi de hissediliyordu.
Yakın dostu Hakkı Yücel’in 07 Haziran 2020’de Yenidüzen Gazetesi’nde kaleme aldığı yazıda, İsmail Kemal’in yaşamı üç ayrı evre üzerinden anlatılıyor. 1970’li yıllarda İstanbul’da öğrenci hareketi içinde aktif görevler üstlenen Kemal, dönemin ideolojik karmaşasında TKP çizgisinin önde gelen temsilcilerinden biri olarak öne çıktı.
Ardından 1979’da kendi iradesiyle Bulgaristan’a giden Kemal, reel sosyalizmi içeriden gözlemlediği on yıllık süreçte zamanla sistemi sorgulamaya başladı. Bu içsel dönüşüm onu Londra’ya, ardından ise Güney Kıbrıs’a taşıdı.
İngiltere yılları yalnızca siyasal değil, aynı zamanda entelektüel bir yeniden doğuşun da zemini oldu. Toplum Postası’nda yazarlık yaptı, diasporadaki Kıbrıslı Türklerle bağını sürdürdü. 1992’de adaya temelli döndüğünde, akademik üretimle yeniden var olmaya başladı. Özellikle 2004 Annan Planı sürecinde Kuzey Kıbrıs kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim hâline geldi.
Hayatının son evresinde, ideolojik safların ötesinde duran; insanlık, adalet ve düşünsel özgürlük temelinde bir duruş sergileyen bir entelektüeldi İsmail Kemal. Eski dostları ve yoldaşlarıyla kurduğu köprüler, onu tanıyanların belleğinde unutulmaz izler bıraktı.
Hakkı Yücel, yazısında şu sözlerle o son anlara ışık tutuyor:
“Mucizeler hayata dâhildir, unutma” diyerek vedalaştığı an, onu tanıyanlar için hâlâ taze bir hatıra.
Bugün, onun doğum gününde; mücadeleyle, dönüşümle ve düşünceyle yoğrulmuş hayatını saygı ve özlemle anıyoruz.






