1. Haberler
  2. Kıbrıs
  3. Türkiye ve Dünya’nın Nabzı: Son 24 Saatte Neler Oldu? (27 Nisan 2026)

Türkiye ve Dünya’nın Nabzı: Son 24 Saatte Neler Oldu? (27 Nisan 2026)

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Küresel ölçekte dengelerin hızla değiştiği, diplomatik temasların yoğunlaştığı ve iç siyasette tansiyonun yükseldiği bir 24 saat geride kaldı. Türkiye’de hukuk, ekonomi, ulaşım ve sosyal politikalar ekseninde dikkat çeken gelişmeler yaşanırken; uluslararası arenada ise savaş, kriz, güvenlik ve stratejik iş birlikleri gündemin merkezinde yer aldı.

Ankara’dan Doha’ya uzanan diplomasi trafiği, Avrupa ile yeni iş birlikleri arayışları ve bölgesel güç dengelerine yönelik mesajlar öne çıkarken; iç politikada tartışmalı açıklamalar, yargı ve ekonomi başlıkları kamuoyunun odağındaydı. Öte yandan Türkiye’nin insani yardım diplomasisi de Lübnan’a gönderilen büyük ölçekli destekle bir kez daha dikkat çekti.

Dünya genelinde ise Orta Doğu’daki gerilimler, Afrika’daki çatışmalar, Asya’da askeri iş birlikleri ve Avrupa’dan gelen sert siyasi çıkışlar küresel gündemi şekillendirdi. İran-ABD hattında yeni ateşkes arayışları konuşulurken, Rusya’nın bölgesel barış mesajları ve Kuzey Kore’nin dikkat çeken hamleleri uluslararası ilişkilerde yeni tartışmaların kapısını araladı.

Ekonomiden güvenliğe, siyasetten kültüre kadar geniş bir yelpazede yaşanan bu gelişmeler, hem Türkiye’nin iç dinamiklerini hem de dünyanın değişen jeopolitik yapısını gözler önüne seriyor.

İşte son 24 saatte öne çıkan başlıklar…

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, Katar’da

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Katar’ın başkenti Doha’ya resmi ziyaret gerçekleştirdi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) sanal medya hesabından ziyarete ilişkin yapılan açıklamada, “Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, resmi ziyaretlerde bulunmak üzere gittiği Doha/Katar’da; Doha Büyükelçimiz Sayın Dr. M. Mustafa Göksu’yu ve Askeri Ataşeliğimizi ziyaret etti. Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nı (KTBMK), ziyaret ederek incelemelerde bulundu ve personele hitap etti” ifadeleri kullanıldı.

Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Katar Genelkurmay Başkanı Korgeneral Jassim Bin Mohammed Al Mannai’nin resmî davetlisi olarak gittiği Katar’da ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Şeyh Saud Bin Abdurrahman Bin Hasan Bin Ali Al Sani tarafından da kabul edildi. (DHA)

***

Bakan Gürlek: Kaynağı belli olmayan parayla mücadelemiz devam edecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Bizim önceliğimiz iş dünyasının zamanını mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır. Bizim hedefimiz sadece hızlı karar veren bir yargı değil, daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet inşa etmektir.” dedi.

Gürlek, MÜSİAD Genel Merkezi’nde düzenlenen “Ticaret ve Yatırımda Hukuki Güvence Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ekonomide kaydettiği büyümenin sadece bölgede değil dünyada da takdirle karşılandığını kaydetti.

Kurulduğu günden bugüne MÜSİAD’ın üretmeyi, sorumluluk almayı tercih ettiğini ve tüm engellemelere rağmen ülke ekonomisine katkı sunmayı vazife olarak gördüğüne şahitlik ettiklerini kaydeden Gürlek, MÜSİAD’ın Türkiye için medarıiftihar olduğunu söyledi.

Ülkenin can damarı olan reel sektörün güçlü, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir hukuki zemin üzerine faaliyet göstermesinin ekonomik istikrarın en temel unsurlarından biri olduğunu kaydeden Gürlek, “Sermayenin, üretimin ve kalkınmanın en büyük güvencesi öngörülebilir, güvenilir ve aynı zamanda hızlı işleyen bir hukuk sistemidir. Sermaye duygularla değil, güvenle hareket eden, yatırımcıyı cezbeden teşviklerdir ama onu ülkede tutan hukuki güvencedir. Bu anlayışla Adalet Bakanlığı olarak temel yaklaşımımız üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan herkesin hukuki güven içerisinde faaliyet gösterebileceği, ülkemizin hukuki zeminini daha güçlü, daha hızlı ve güvenli hale getirmektir.” ifadelerini kullandı. (Hürriyet)

***

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen Hırvatistan’daki Üç Deniz Girişimi 11. Zirvesi’ne katılacak

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı temsilen ÜDG 11. Zirvesi’ne katılmak üzere Hırvatistan’ı ziyaret edecek. Zirve, Türkiye’nin, 28-29 Nisan 2025’te tertiplenen Varşova Zirvesi’nde ÜDG’ye “Stratejik Ortak” olarak kabul edilmesinin ardından gerçekleştirilen ve Türkiye’nin bu sıfatla katılım sağlayacağı ilk zirve olması bakımından önem arz ediyor.

Bakan Fidan’ın, ÜDG Zirvesi’ndeki hitabında bağlantısallığın sadece fiziksel altyapıyı değil, aynı zamanda ulaşım, enerji, dijital ağlar, finans ve yönetişimi kapsayan çok boyutlu bir ekosisteme dönüştüğünü ve jeopolitik gelişmelerin bu meselenin kritik önemini ortaya koyduğunu belirtmesi öngörülüyor.

Çatışmaların küresel ekonomiye ve arz güvenliğine verdiği zarara dikkati çekerek, tedarik zincirlerinin ve enerji hatlarının çeşitlendirilmesinin zorunlu olduğunu vurgulayacak Fidan’ın, Türkiye’nin ÜDG’yi bölgesel sahiplenmeyi güçlendiren kapsayıcı bir platform olarak gördüğünü ve jeostratejik konumuyla ÜDG’ye “Stratejik Ortak” olarak katkı sağlamaya ve bu kapsamda işbirliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ifade etmesi bekleniyor.

Fidan’ın, karmaşık ve birbiriyle ilintili sınamalar karşısında Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde somut ilerleme sağlayacak yeni bir anlatıya ihtiyaç duyulduğunu vurgulaması ve bağlantısallık gündeminin bu noktada önemli ve olumlu bir başlık olabileceğini belirtmesi öngörülüyor.

Sadece AB ülkelerinin “Katılımcı Üye” olabildiği ÜDG’ye Türkiye’nin “Stratejik Ortak” olarak katılımı, 2025’te Varşova’da düzenlenen Zirve’de oydaşmayla kabul edilmişti.

Girişimde, Avusturya, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Hırvatistan, Letonya, Litvanya, Macaristan, Polonya, Romanya, Slovakya, Slovenya ve Yunanistan “Katılımcı Üye”, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa Komisyonu, ABD, Almanya, Japonya ve İspanya “Stratejik Ortak”, Ukrayna, Moldova, Arnavutluk ve Karadağ ise “Ortak Katılımcı Ülke” olarak yer alıyor.

Dubrovnik’te düzenlenecek bu yılki zirvede, İtalya’nın “Stratejik Ortak” olarak ÜDG’ye kabul edilmesi bekleniyor. (Milliyet)

***

Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe ‘çocuk istismarına aracılık’tan tutuklandı

Ünlü et restoranı sahibi Nusret Gökçe’nin kardeşi Özgür Gökçe ‘çocuğun fuhşuna aracılık etme’ suçundan tutuklandı.

Habertürk’ten Ceylan Sever’in aktardığına göre Küçükçekmece başsavcılığının talimatıyla fuhuş operasyonu düzenlendi.

Şüphelilerin telefonlarında bulunan materyaller üzerinden ikinci dalga bir operasyon düzenlendi. İkinci dalga operasyonda gözaltına alınan Gökçe dahil yedi kişi tutuklandı.

Altı kişiyse adli kontrolle serbest bırakıldı. Gökçe’nin 10 gün önce tutuklandığı öğrenildi.

Özgür Gökçe, İstanbul başsavcılığının yürüttüğü uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında 12 Nisan’da gözaltına alınmıştı. Gökçe’nin kadınlar ve erkekleri tanıştırarak maddi menfaat sağladığı öne sürülmüştü. Söz konusu iddiaları reddeden Gökçe, serbest bırakılmıştı. (Diken)

***

Ekvador’da Türk dizileri dalgası

Türk yapımları, Ekvador’da geniş kitleler tarafından izlenirken Türk dizilerinin en büyük etkisi ise nüfus kayıtlarına yansıdı. Ekvador nüfus kayıtlarından elde edilen veriler, çocuklara Türkçe isim konulmasında artan bir eğilimi ortaya koyuyor.

Türk dizileri, Ekvador’da günlük hayatı etkisi altına aldı. 2015 yılından itibaren Ekvador’u etkisi altına alan Türk dizileri ülkedeki tüketim alışkanlıklarını, aile dinamiklerini ve doğum kayıtlarını dahi değiştiren kültürel bir akıma dönüştü. Türk yapımları, görünüşte imkansız olanı başararak Meksika ve Kolombiya dizilerini  Ekvador izleyicisine unutturdu.

2015 yılından bu yana alınan reyting verilerine göre, ülkedeki bu değişimin dönüm noktası “Binbir Gece” adlı dizi oldu. Verilere göre söz konusu dizinin “ABC Ev Kadınları” kategorisinde yüzde44,2’lik şaşırtıcı bir paya ulaştığını ve o zamandan beri çok az ulusal veya uluslararası yapımın yakalayabildiği bir ölçüt belirlediğini gösteriyor. Bu başarının ardından Fatmagül adlı dizi yüzde 33,7, Beni Unutma yüzde 38,8 ve daha yakın zamanda Altın Çocuk yüzde 27,4 ile en çok izlenen yapımlar oldu.

Ecuavisa Programlama Müdürü Karina Medina, bu başarının tesadüf olmadığını ifade ederek “Türk yapımlarıyla inanılmaz sonuçlar gördük” dedi. Medina, kanalın Türk yapımlarına yer verme kararlılığının süreceğini dile getirerek, “Ecuavisa, yaklaşan Dünya Kupası öncesinde yeni dizilerin prömiyerini yapmayı planlıyor ve Türk içerikleri akşam yayın programının omurgasını oluşturmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.

Neden Hollywood yerine Türk yapımlarının tercih edildiği sorusunu yanıtlayan Medya ve Kültür Çalışmaları Uzmanı Dr. Juan Pablo Viteri, yanıtın ortak değerlerde yattığını dile getirerek “Türkiye ile benzerliklerimiz, her ikimizin de çok güçlü bir dini temele sahip, harmanlanmış kültürler olmamızdan kaynaklanıyor” dedi. Viteri, bu ortak ahlaki çerçeve, aile hayatının ve belirli etik ikilemlerin Anglo-Sakson veya Avrupa yapımlarına kıyasla çok daha yakından deneyimlenmesine olanak tanıdığını kaydetti. (İHA)

***

Erkan Baş saat verdi, Ankaralılara çağrı yaptı: ‘Yıldızlar Holding’in kapısına dayanacağız, Ankara halkını oraya davet ediyorum’

Doruk Madencilik işçilerine destek olmak için açlık grevine başlayan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, “Yarın saat 18.00’de holdingin kapısına dayanacağız ve bütün Ankara halkını oraya davet ediyorum. Yarın saat 18.00’de işten çıktığınız andan itibaren gelebilen Tüm Ankaralılar, Yıldızlar Holding’in kapısına gelsin, o hırsızlardan hep beraber hesap soralım. ‘Bu işçinin parasını ne yapıyorsun sen?’ diye sormamız lazım” dedi.

Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’da devam eden açlık grevine katılan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, bugün Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isteyen işçilere yapılan biber gazlı müdahalenin, Başaran Aksu ve Gökay Başcan’ın gözaltına alınmasının ardından değerlendirmelerde bulundu.

Polis ablukasının ve biber gazı müdahalesinin madencilerin direnişlerinin önüne geçmemesi gerektiğini belirten Baş, önemli olan şeyin işçilerin haklarını alabilmek olduğunu dile getirdi.

İşçilerin hak ettiklerini talep ettikleri için mücadele ettiğinin altını çizen Baş, bu direniş karşısında yapılması gerekenin Çalışma Bakanı ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı’nın, işçiler yola çıktığını ilk duydukları andan itibaren işçilerin hakkını koruması olduğunu söyledi. İşçilerin açlık grevinin “kritik” eşiğe ulaştığına dikkati çeken Baş, işçilerin 10 gündür şekerli su ve tuzlu suyla beslendiğini aktardı. Bütün işçilerin öncelikli probleminin eve dönmek olduğunu sözlerine ekleyen Baş, şöyle devam etti:

“Böyle bir tablonun karşısında nedir bu polis barikatı? Neyi engellemeye, örtmeye çalışıyorsunuz? Akıl alır şey değil. Günlerdir buradayız. Arkadaşlar 15 gündür burada, 5-6 gündür bu parkta kalıyorlar, Ankara’da yaşayan herhangi bir vatandaşın en küçük bir şikayeti yok. Bu işçi arkadaşları şikayet etmeyi bırakın, destekliyorlar. Dolayısıyla bu arkadaşların düzensizlik yarattığı, huzuru bozduğu bir tablo söz konusu değil. Buradaki polislerle de konuşabilseniz size anlatırlar. Örnek bir disiplinle davranıyorlar buradaki arkadaşlarımız.” (Cumhuriyet)

***

Türkiye’den Lübnan’a 730 tonluk insani yardım: Gemi Beyrut’a ulaştı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Türk Kızılay tarafından, Lübnan’da İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilen ihtiyaç sahibi aileler için gönderilen 730 ton insani yardım malzemesini taşıyan gemi Beyrut’a ulaştı. Yardımların, Lübnan makamlarına teslim edileceği belirtildi.

AFAD ve Türk Kızılay katkılarıyla hazırlanan 730 tonluk insani yardım malzemesini taşıyan gemi, Beyrut Limanı’na yanaştı.

Yardımlar arasında 7 bin 200 çadırın yanı sıra gıda ve barınma malzemeleri ve hijyen kolileri yer aldı.

Türkiye’den gönderilen yardımların, Lübnan Yüksek Yardım Komitesine teslim edilerek, yerinden edilen ailelere kısa sürede ulaştırılması planlanıyor.

Beyrut Limanı’nda düzenlen karşılama törenine Türkiye’nin Beyrut Büyükelçisi Murat Lütem ile Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, Lübnan İdari Kalkınma Bakanı Fadi Mekki, Lübnan Yüksek Yardım Komitesi Genel Sekreteri Bassam Nabulsi ve çok sayıda davetli katıldı.

Törenin ardından Büyükelçi Lütem, Lübnan’ın İsrail saldırıları altında zor günler geçirdiğini, ülke içinde 1 milyonundan fazla kişinin yerinden edildiğini söyledi.

Lütem, “Ülkemiz daha önce de (Lübnan’a) 2024’te çok büyük miktarlarda insani yardım göndermişti. Bu defa da çok büyük bir yardım sağlamış bulunuyoruz. AFAD, Kızılay, Lübnan buradaki makamlarına teslim edilmek üzere 7 bin 200 çadır gönderdiler. 10 binden fazla yiyecek kolisi, 28 bin battaniye, bin de hijyen kolisi.” dedi.

Türkiye’ye teşekkür

Lübnan Sosyal İşler Bakanı Seyyid de Türkiye’den gönderilen insani yardımlar dolayısıyla Türk halkı ve hükümetine teşekkür ederek, yardımların yerinden edilen aileler için hayati önem taşıdığını belirtti.

Seyyid, İsrail saldırıları nedeniyle ülkede yaklaşık 1 milyon kişinin yerinden edildiğini, bunun da nüfusun yaklaşık yüzde 20’sine denk geldiğini ifade etti.

Yerinden edilenlerin bir kısmının barınma merkezlerinde bulunduğunu ancak büyük çoğunluğunun bu merkezlerin dışında yaşadığını aktaran Bakan, bu kişilerin gıda ve barınma başta olmak üzere acil yardıma ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

Seyyid, Türkiye’den gönderilen yardımlar arasında yer alan gıda kolileri ve çadırların, geçici barınma ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayacağını vurgulayarak, “Türk halkına ve hükümetine bu desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.” dedi. (Yeni Şafak)

***

Bakanlık müjdeyi verdi! Genç sanatçılara eserlerini ücretsiz sergileme imkânı

Gençlik ve Spor Bakanlığı, sanat platformu Genç Sanat Mekan ile 30 yaş altı sanatçılara eserlerini ücretsiz sergileme imkanı sunmaya başladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, sanat üretimi yapan gençlerin en önemli ihtiyaçlarından biri olan sergileme alanı eksikliği, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Genç Sanat Mekan ile karşılık buluyor.

Projeyle, 30 yaş altı genç sanatçılara eserlerini ücretsiz sergileme ve sanat dünyasında görünürlük kazanma imkânı sunuluyor.

İstanbul Ataköy Uluslararası Gençlik Merkezi bünyesinde yer alan mekan için başvurular çevrim içi olarak alınmaya başladı. (Akit)

***

Otoyol, köprü ve YHT ücretlerine zam yolda

Ulaşımda merakla beklenen fiyat artışlarına ilişkin ekonomi yönetiminden ilk işaretler geldi. Yılın ilk yarısında YHT biletleri ile köprü ve otoyol ücretlerine zam yapılması beklenmezken, olası artışlar için gözler temmuz ayına çevrildi.

Ekonomi yönetiminden yapılan değerlendirmelerde, köprü, otoyol ve Yüksek Hızlı Tren (YHT) ücretlerinde yılın ilk yarısında fiyat artışına gidilmesinin planlanmadığı belirtildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın enflasyonla mücadele kapsamında mevcut tarifelerin haziran sonuna kadar korunması kararlaştırıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı kaynakları, köprü, otoyol ve bilet ücretlerinde olası bir güncelleme için temmuz ayını işaret etti. Yılın ikinci yarısında enflasyon verileri ve ekonomik göstergelerin yeniden değerlendirilerek yeni bir yol haritasının belirlenmesi bekleniyor.

Yılbaşında yapılan yüzde 25,49’luk artışın ardından ulaştırma hizmetlerinde fiyat istikrarının korunması hedefleniyor.

15 Ocak’taki zam sonrası Ankara–İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı biletlerinin 930 TL’den satışına devam ettiği belirtiliyor.

Doğal gazda uygulanan kademeli tarife değişikliklerine rağmen, bu durumun ulaşım fiyatlarına yansıtılmaması amaçlanıyor.

Haziran ayı sonuna kadar mevcut tarifelerde yeni bir değişiklik beklenmezken, olası zam oranlarının temmuz ayında yapılacak değerlendirme toplantılarında netleşeceği ifade ediliyor. (Korkusuz)

***

Valiliğin inceleme başlattığı Ayaş Kaymakamı iyice çileden çıktı: CHP’li vekile “Kes lan” dedi

Ankara’nın Ayaş ilçesinde 23 Nisan törenlerinin ardından yaptığı ağır ithamlarla dolu açıklama nedeniyle Ankara Valiliği tarafından hakkında inceleme başlatılan Kaymakam Muharrem Eligül, skandallarına bir yenisini daha ekledi. Eligül, bu kez de sosyal medya üzerinden CHP Ankara Milletvekili Akdoğan’a “Kes lan” şeklinde hakaret etti.

Başkent’in Ayaş ilçesinde mülki idare amiri ile siyasiler arasındaki kriz her geçen saat daha da tırmanıyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarında başlayan ve Kaymakamlığın resmi hesaplarından yapılan eşine rastlanmamış bir açıklamayla büyüyen olaylar zincirinde sınır tamamen aşıldı.

Hakkında Ankara Valiliği tarafından resmi inceleme yürütülen Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül, devlet bürokrasisinde şok etkisi yaratan üslubuna bir yenisini daha ekleyerek bu kez doğrudan bir milletvekilini hedef aldı.

İlk açıklamasındaki ağır siyasi göndermeler ve ithamlar nedeniyle muhalefetin büyük tepkisini çeken Kaymakam Eligül, sosyal medya platformu üzerinden kendisini eleştiren CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan’a görülmemiş bir üslupla yanıt verdi. Eligül’ün, milletvekiline hitaben “Kes lan” ifadelerini kullanması bardağı taşıran son damla oldu.

Bir devlet memurunun, seçilmiş bir milletvekiline yönelik kullandığı bu hakaretamiz ifade, sosyal medyada ve siyaset tartışma yarattı.

Bu yeni skandalın, Ankara Valiliği’nin Kaymakam Eligül hakkında başlattığı resmi incelemenin tam da ortasında yaşanması dikkat çekti. Valilik, dünkü gelişmenin ardından “Ayaş ilçemizde 23 Nisan kutlama programları kapsamında yaşanan bir konuya dair Kaymakamlığın sosyal medya aracılığıyla yapmış olduğu açıklama ile ilgili olarak Valiliğimizce gerekli inceleme başlatılmıştır.” duyurusunu yapmıştı.

KRİZ NASIL BÜYÜMÜŞTÜ? “FUHŞİYAT, HARAÇ, EŞKIYA…”

Ayaş’taki gerilim, CHP’li belediyenin basın sorumlusunun Kaymakam talimatıyla 23 Nisan tören alanına alınmadığı iddialarıyla başlamıştı. Belediye, “Çocuklarımızın gösterilerini sizlerle paylaşamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz” açıklaması yaparken, asıl bomba Kaymakam Eligül’den gelmişti.

Gelen tepkilerin ardından silinen ancak sosyal medyada hızla yayılan ilk açıklamasında Kaymakam Eligül, isim vermeden CHP’li yönetimi ve muhalefeti kast ederek şu inanılmaz ithamlarda bulunmuştu:

“Kamu gücünü kullanıp ahaliye ve kendilerinden olmayanlara zulüm etmek, Şehrin Emini mevkiinde olması gerekirken gayri ahlaki işlerde ve fuhşiyatta bulunmak…”

“Bilumum yolsuzluk, iş insanlarından haraç istemek, vermezlerse zabıta gönderip eşkıya gibi dükkan mühürletmek…”

“Atamız Fatih Sultan Mehmet Han’ın türbesine edepsizlikle girip sandukasını tekmelemek de ruh kökü dışarda olanların tıynet ve cibilliyetinde vardır.”

Akşam saatlerinde İçişleri Bakanlığı, Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturma açıldığını duyurdu. Bakanlık Eligül’ün Edirne Valiliği hukuk müşaviri olarak görevlendirildiğini de duyurdu. (Karar)

***

Dünya’dan kısa kısa…

İran savaşı: Putin’den Körfez’de barış için destek sözü

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Rusya’nın St. Petersburg kentinde bir araya geldi. Putin, Rusya’nın Körfez’de barış için çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile St. Petersburg’da yaptığı görüşmede, ülkesinin Körfez bölgesinde barış sağlanması için çabalarını sürdüreceğini belirtti.

Rusya’nın, “bölge halkının çıkarlarına hizmet eden ve en kısa sürede barışın tesisini amaçlayan tüm adımları desteklediğini” ifade eden Putin, İran halkının bağımsızlık mücadelesini “cesur ve kararlı” olarak nitelendirdi. Rus basınında yer alan bilgilere göre, Putin, Moskova’nın Tahran ile “stratejik ortaklığını” devam ettirme niyetinde olduğunu söyledi.

Arakçi ise görüşmede, İran yönetiminin saldırılara rağmen “sağlam ve istikrarlı” durduğunu belirtti. (DW)

***

Mali’de isyancıların kasabaları ele geçirmesi ve savunma bakanını öldürmesinin ardından karışıklık yaşanıyor

Cihatçı ve ayrılıkçı isyancıların düzenlediği geniş çaplı saldırılarda askeri istihbarat şefinin de öldürüldüğü bildirildi.

Mali, cihatçı ve ayrılıkçı isyancıların düzenlediği geniş çaplı saldırılarla sarsıldı; saldırılarda birçok kasaba ve askeri üs ele geçirildi ve savunma bakanı ile askeri istihbarat şefi öldürüldü.

Batı Afrika devletinin güvenlik yapısına yönelik hafta sonu saldırısı, El Kaide bağlantılı Cemaat Nusrat el-İslam ve Müslüman (JNIM) ve Tuareg liderliğindeki ayrılıkçı Azavad Kurtuluş Cephesi (FLA) tarafından koordine edildi; bu iki eski düşman, farklı gündemlere sahip.

Mali’nin cunta hükümeti, Savunma Bakanı Sadio Camara’nın Kati garnizon kasabasındaki konutuna düzenlenen saldırıda öldürüldüğünü açıkladı. Bir sözcü, patlayıcı yüklü bir aracın bir intihar saldırganı tarafından konutuna sürüldüğünü ve çıkan çatışmada Camara’nın yaralandığını ve daha sonra hastanede hayatını kaybettiğini söyledi.

Askeri istihbarat şefi Modibo Koné’nin de öldürüldüğü ve askeri yönetimi destekleyen Kremlin’in kontrolündeki Afrika Kolordusu paramiliter grubunun önemli bir şehirden çekildiği bildirildi.

Saldırganlar, başkent Bamako’nun hemen dışındaki cunta kalesi Kati’ye, doğudaki Gao şehrine ve merkezdeki Mopti ve Sévaré kasabalarına düzenledikleri saldırılarda bomba yüklü araçlar ve silahlı insansız hava araçları kullandılar.

Modibo Keita uluslararası havaalanı ve Kati’deki ana askeri üs yakınlarında yoğun silah sesleri ve patlamalar duyuldu. Havaalanı geçici olarak kapatıldı.

Sosyal medyada, Cezayir sınırının 400 km güneyindeki Kidal kasabasının valisinin konutunda cihatçıların güldüğü ve rahatladığı videolar ortaya çıktı. Guardian, bu görüntüleri bağımsız olarak doğrulamadı. (The Guardian)

***

Kuzey Kore, Rusya için savaşırken ölen askerlerini anmak için müze açtı

Rusya ve Kuzey Kore, askeri işbirliği planları ve Pyongyang’da sembolik bir anıt müzesiyle bağlarını derinleştiriyor.

Kuzey Kore, Ukrayna’daki savaşta Rus güçlerinin yanında savaşırken ölen askerleri için Pyongyang’da bir anıt müze açtı; bu, çatışmanın büyüyen ittifak için ne kadar merkezi bir öneme sahip olduğunun en açık işareti.

Yurtdışı Askeri Operasyonlardaki Savaş Kahramanlıkları Anıt Müzesi’ndeki açılış töreni Pazar günü yapıldı. Devlet haber ajansı Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA) Pazartesi günü, törenin ayrıca iki ülkenin Rusya’nın Kursk sınır bölgesini Ukrayna’nın işgalinden “kurtarma” operasyonunun sona ermesinin birinci yıldönümünü de işaret ettiğini bildirdi.

KCNA, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un yanı sıra Devlet Duma Başkanı Vyacheslav Volodin ve Savunma Bakanı Andrei Belousov da dahil olmak üzere üst düzey Rus yetkililerinin etkinliğe katıldığını söyledi.

Güney Kore istihbarat teşkilatı, Kuzey Kore’nin Kursk bölgesinde Rusya adına savaşmak üzere yaklaşık 15.000 asker konuşlandırdığını ve bunlardan yaklaşık 2.000’inin öldürüldüğünü tahmin ediyor. Moskova ve Pyongyang ise herhangi bir rakam açıklamadı. (AlJazeera)

***

Rekor düzeyde uyuşturucu operasyonunun ardından havaalanında 22 Budist rahip tutuklandı

Yetkililer, Tayland’dan dönen 22 Sri Lankalı rahibin Pazar günü ana uluslararası havaalanında rekor miktarda 242 pound (yaklaşık 110 kilogram) güçlü esrarla yakalandığını söyledi.

Sri Lanka Gümrük sözcüsü, Tayland başkentinde dört günlük bir tatilin ardından eve dönen grubun, bagajlarında Kush (güçlü bir esrar türü) sakladığını söyledi.

Sözcü, “Her birinin bagajında ​​yaklaşık beş kilo uyuşturucu madde gizliydi” dedi ve rahiplerin polise teslim edildiğini ekledi.

Rahipler Pazar günü daha sonra bir sulh hakimi önüne çıkarılacaktı.

Rahiplerin çoğu Sri Lanka genelindeki tapınaklardan genç öğrencilerdi ve bir iş adamı tarafından sponsor edilen bir tatildeydiler.

Gümrük yetkilileri, bunun Güney Asya ülkesinin ana uluslararası havaalanında Kush’un en büyük tek seferlik ele geçirilmesi olduğunu söyledi. (CBS News)

***

Almanya Başbakanı Merz, ABD’nin İran tarafından “aşağılandığını” söyledi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Pazartesi günü Washington’a sert eleştiriler yönelterek, Trump yönetiminin Tahran rejimi tarafından kandırıldığını ve “aşağılandığını” ve çatışmayı sona erdirmek için net bir stratejisinin olmadığını söyledi.

Batı Almanya’daki memleketinde bir okul ziyaretinde konuşan Merz, ABD’nin İran rejimini yanlış değerlendirdiğini ve net bir çıkış planı olmadan savaşa girdiğini söyledi.

Alman Basın Ajansı dpa’ya göre Merz, “İranlılar açıkça beklenenden daha güçlü ve Amerikalıların da müzakerelerde gerçekten ikna edici bir stratejisi yok” dedi. “Bütün bir ulus İran liderliği tarafından aşağılanıyor.”

Bu açıklamalar, Merz’in ABD-İsrail’in İran’la olan savaşına yönelik şimdiye kadarki en sert eleştirilerinden bazılarını içeriyordu. Savaşın başlangıcında Merz, Trump yönetiminin yöntemlerine dair şüphelerine rağmen, İran’da rejim değişikliği hedefini paylaştığını söyleyerek ABD’nin çabalarına nispeten destek vermişti.

Ancak çatışma uzadıkça ve enerji kriziyle birlikte Almanya’nın zaten zor durumda olan ekonomisine olan ekonomik maliyetler arttıkça, Merz savaşa ve ABD’nin savaşı sona erdirmek için bir stratejisinin olmamasına yönelik eleştirilerini giderek artırdı.

Merz, ABD’nin “açıkçası bu savaşa hiçbir strateji olmadan girdiğini” söyleyerek, çatışmanın ABD’nin Afganistan ve Irak’taki savaşları gibi bir bataklığa dönüşebileceği konusunda uyardı. (Politico)

***

Humus’ta Terör Hücresi Çökertildi, Sabotaj Planı Engellendi

Suriye güvenlik güçleri ile istihbarat birimlerinin ortak operasyonunda Humus’ta bir terör hücresi çökertildi. İki militan etkisiz hale getirilirken, çok sayıda ağır silah ve mühimmat ele geçirildi; bölgede güvenliği hedef alan bir sabotaj planı da engellendi.

Suriye İçişleri Bakanlığı, güvenlik güçlerinin Genel İstihbarat Teşkilatı ile işbirliği içinde Humus ilinde bir terör hücresini çökerttiğini ve bölgede güvenlik ile istikrarı hedef alan bir sabotaj planını engellediğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu operasyonun hassas istihbarat çalışmaları sonucunda gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamaya göre, ilgili birimler hücre üyelerinin saklandığı noktaya yönelik nokta operasyon düzenledi ve iki unsur etkisiz hale getirilirken, bölge tamamen kontrol altına alındı.

Operasyon sırasında tanksavar füzeleriyle birlikte roketatarlar, keskin nişancı tüfekleri ve otomatik silahların yanı sıra RPG mühimmatları, çeşitli patlayıcılar ve çok sayıda mühimmatın ele geçirildiği bildirildi. Ayrıca suç faaliyetlerinde kullanılmak üzere hazırlanmış çeşitli ekipmanlara da el konulduğu kaydedildi.

Bakanlık, bu operasyonun uyuyan hücrelerin ortaya çıkarılması ve terör kaynaklarının kurutulmasına yönelik çalışmaların bir parçası olduğunu vurgulayarak, vatandaşların güvenliğini ve ülkenin istikrarını tehdit eden her türlü girişime karşı tam hazırlık halinde olunduğunu ifade etti. (SANA)

***

Güney Sudan’da uçak kazası: 14 kişi hayatını kaybetti

Güney Sudan’ın başkenti Juba’nın güneybatısında bir uçağın düşmesi sonucu, uçakta bulunan 14 kişinin tamamı hayatını kaybetti.

Günay Sudan Sivil Havacılık Otoritesi, başkent Juba’nın dış kesimlerinde bir uçağın düştüğünü bildirdi.

Açıklamada, Cessna 208 Caravan tipi uçak, Yei’den Juba Uluslararası Havalimanı’na uçuşu sırasında iletişimini kaybetti. Uçağın yerel saatle 09.15’te havalandığı ve 09.43’te bağlantının kesildiği belirtildi. Uçakta 13 yolcu ve 1 pilotun bulunduğu ifade edildi.

Kazanın, ilk belirlemelere göre düşük görüş mesafesine yol açan olumsuz hava koşulları nedeniyle meydana gelmiş olabileceği belirtildi. (Sputnik)

***

Haber: Kaynaklara göre İran yeni ateşkes teklifi sundu, Trump çıkmazı görüşmek üzere yardımcılarıyla bir araya gelecek

CNN’in Pazartesi günü konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynağa atıfta bulunarak bildirdiğine göre, İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içeren ancak ABD’nin temel taleplerini ele almayan yeni bir ateşkes teklifi sundu.

Pazartesi günü Araghchi, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, Tahran’ın ABD Başkanı Donald Trump tarafından sunulan müzakere talebini incelediğini söyledi. Rusya’daki gazetecilere verdiği demeçte, Trump’ın müzakere talebinde bulunmasının nedeninin ABD’nin hedeflerinin hiçbirine ulaşamaması olduğunu belirtti.

Habere göre, Tahran’ın son teklifine göre, Washington önce savaşı sona erdirmeli ve yeniden başlamayacağına dair garantiler vermelidir. CNN, Hizbullah bağlantılı El-Mayadeen ve Devrim Muhafızları bağlantılı Tasnim haber ajansına atıfta bulunarak, Boğaz ve İran’ın nükleer programı hakkındaki görüşmelerin ancak daha sonraki bir aşamada gerçekleşeceğini söyledi.

Al Mayadeen’in haberine göre, “Eğer bir anlaşmaya varılırsa, süreç savaşın bitiminden sonra Hürmüz Boğazı’nın nasıl yönetileceği konusunun görüşüleceği ikinci aşamaya geçecek.”

Axios’un haberine göre, Beyaz Saray, İran’ın nükleer programı hakkındaki görüşmelerden önce savaşın sona ermesini talep ettiği bir teklif aldı. Haberde ayrıca, İran liderliğinin nükleer tavizlerin değerlendirilip değerlendirilmemesi konusunda bölünmüş olduğu iddia ediliyor.

Eş zamanlı olarak, CNN de ABD Başkanı Donald Trump’ın Pazartesi günü üst düzey ulusal güvenlik danışmanlarıyla bir araya geleceğini bildirdi. Konuya yakın iki kaynağa göre, İran ile görüşmelerdeki çıkmazın görüşmelerin odak noktası olması bekleniyor. (Haaretz)

***

Bahreyn, İran saldırılarına sempati duydukları iddiasıyla 69 kişinin vatandaşlığını iptal etti.

Bahreyn, İran saldırılarını yücelttikleri veya bunlara sempati duydukları ya da yabancı taraflarla temas kurdukları gerekçesiyle 69 kişinin vatandaşlığını iptal etti. Bir insan hakları grubu bu adımı kınadı ve bunun 2019’dan bu yana ilk böyle bir eylem olduğunu söyledi.

İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bir açıklamaya göre, Bahreyn, İran’ın düşmanca eylemlerine sempati duyma ve yabancı taraflarla temas kurma ile bağlantılı olarak 69 kişinin vatandaşlığını iptal etti.

Bakanlık, etkilenenler arasında suçlanan kişilerin yanı sıra aile üyelerinin de bulunduğunu ve hepsinin Bahreynli olmayan kökenli olduğunu belirtti.

Bakanlık, “Bu kişilerin Bahreyn vatandaşlığı, İran’ın düşmanca eylemlerini yüceltmeleri veya bunlara sempati duymaları ya da dış taraflarla temas kurmaları nedeniyle iptal edilmiştir” dedi.

Açıklamaya göre, karar Kral Hamad bin İsa Al Khalifa’nın verdiği kraliyet direktifleri doğrultusunda ve Bahreyn Vatandaşlık Kanunu’nun 10/3. maddesine dayanarak alındı. Bu madde, “krallığın çıkarlarına zarar verme veya ona karşı sadakat görevine aykırı davranma” durumlarında vatandaşlığın geri alınmasına izin veriyor.

İçişleri Bakanlığı ayrıca, ilgili makamların Bahreyn vatandaşlığına kimlerin hak kazandığını hala gözden geçirdiğini ve değerlendirdiğini belirtti. (PakistanToday)

***

Samara, Telefon Dinleme Davasıyla İlgili Şikayette Bulunabilir

Gazeteci Christina Korai’nin Pazartesi (27.04.2026) Canlı Haber yayınında belirttiğine göre, eski Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras’ın telefon dinleme skandalıyla ilgili olarak suç duyurusunda bulunma olasılığı hala açık.

Bu durum, Yunanistan Yüksek Mahkemesi’nin (Areios Pagos) telefon dinleme davasını yeniden açmamaya karar vermesinin ardından ortaya çıktı. Korai, Samaras’ın resmi yasal işlem başlatıp başlatmayacağına karar vermeden önce bu yargı kararını beklediğini belirtti.

Korai, Samaras’ın daha önce Parlamento’da bu konuya değindiğini ve tartışmayla bağlantılı kötü niyetli bir mesaj aldığını ve açtığını söylediğini hatırlattı; bu, gözetleme olayıyla ilgili iddiaların merkezinde yer alan bir eylem.

Dava Yeniden Açılabilir mi?

Samaras’ın kendisinin konuyu yeniden gündeme getirip getirmeyeceği sorulduğunda Korai, “Bunu dışlamıyorum” yanıtını verdi. (Athens Times)

 

Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)

Türkiye ve Dünya’nın Nabzı: Son 24 Saatte Neler Oldu? (27 Nisan 2026)

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin
Bize Katılın