1. Haberler
  2. Kıbrıs
  3. Savaş Muhabirliği Dersinin İlk Konusu: Ölmemek

Savaş Muhabirliği Dersinin İlk Konusu: Ölmemek

featured
Google'da Abone Ol service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ankara’dayız…

Bu kez ne bir siyasi temas için ne de rutin bir program için geldik.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden BRTK personeli Ali Ertoprak kardeşimle birlikte, Anadolu Ajansı, TİKA ve Polis Akademisi iş birliğiyle düzenlenen “29. Dönem Savaş Muhabirliği Eğitimi”ne katılıyoruz.

13 günlük oldukça yoğun bir eğitim programı…

Ama daha ilk günlerden şunu anlıyorsunuz; savaş muhabirliği sadece kamera taşımak ya da olay yerinden canlı yayın yapmak değilmiş.

Önce ayakta kalmayı öğreniyorsunuz…

21 kişilik uluslararası bir grubuz. Bosna Hersek, Makedonya, Romanya, Sırbistan, Ukrayna, Tayvan, Batı Trakya ve Anadolu Ajansı’nın çeşitli illerinden gelen gazeteciler var. Herkes farklı ülkeden gelmiş ama hepimizin amacı aynı. Sahada görev yaparken ne yapacağımızı bilmek.

Çünkü artık gazetecilik sadece masa başında yapılan bir iş değil.

Bazen savaşın ortasında…
Bazen doğal afette…
Bazen toplumsal olayların tam içinde…

Ve açık konuşayım, televizyon ekranında gördüğümüz birçok şeyin gerçeği çok farklıymış.

Henüz üçüncü gündeyiz.

Araç içersinden yaralıyı çıkarma senaryosu

Dün ilk yardım eğitimi aldık. Çocukta, yaşlıda, çatışma ortamında ya da afet bölgesinde yaşanabilecek yaralanmalarda nasıl müdahale edilmesi gerektiğini uygulamalı gösterdiler.

İzlerken kolay geliyor.

Ama uygulamaya geçince iş değişiyor.

Bir yaralıya doğru müdahale edebilmek gerçekten kolay değil. Hele stres altında…

Bugün ise toplumsal olaylara müdahale eğitimi vardı.

Kurşun geçirmez ekipmanlar…
Gaz maskeleri…
Kalabalık içinde hareket etme…
Korunma yöntemleri…

Ve bol bol gaz…

Üstüne bir de TOMA’dan gelen suyu yiyince günün sonunda insanın üzerinde ne enerji kalıyor ne başka bir şey.

Şu an hâlâ yüzümde yanma hissi var.

Abartmıyorum, resmen Samandağ biberiyle duş almış gibiyim.

Ama işin gerçeği şu; olayların dışarıdan görünüşüyle içine girince yaşananlar aynı değil.

Bugün FPV dronlarına karşı korunma eğitimi alacağız. Son yıllarda savaş alanlarında en büyük tehditlerden biri hâline geldiler. Nasıl korunacağımızı uygulamalı gösterecekler.

Önümüzde daha zor etaplar da var.

Suda hayatta kalma…
Hipotermi…
Dağda intikal…
Pusuya karşı hayatta kalma eğitimleri…

Kilometrelerce yürüyüş…

Saatlerce ayakta kalacağımız parkurlar…

Şimdiden insan vücudunun sınırlarını zorlayan bir süreç olduğunu hissediyorsunuz.

Ama şunu net söyleyebilirim…

Burada öğrendiğimiz şey sadece gazetecilik değil.

Kriz anında doğru karar verebilmek…
Panik yapmadan hareket etmek…
Kendini koruyabilmek…

Çünkü gazeteci bazen haberin kendisinin içine düşüyor.

O yüzden burada verilen eğitimlerin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Başta Anadolu Ajansı olmak üzere, TİKA’ya, Polis Akademisi’ne ve yılların saha tecrübesini bizimle paylaşan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin deneyimli komutanlarına teşekkür etmek gerekiyor.

Anlatılanların çoğu kitap bilgisi değil çünkü.

Yaşanmışlık…

Benim adıma bu eğitimin en önemli taraflarından biri de burada gördüklerimi ve yaşayacaklarımı öğrencilerime aktaracak olmak.

Yakın Doğu Üniversitesi’nde ders anlatırken artık sadece teoriyi değil, sahanın gerçeğini de konuşacağız.

Önümüzde daha uzun günler var.

Belli ki daha çok yorulacağız.

Daha çok gaz yiyeceğiz…

Belki daha çok üşüyeceğiz.

Ama şimdiden şunu gördüm;

Savaş muhabirliği gerçekten masada öğrenilmiyor…

 

Savaş Muhabirliği Dersinin İlk Konusu: Ölmemek

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin
Bize Katılın