Okullar açıldı, bir çocuk hâlâ sınıfına giremedi: Eğitim hakkı “kayıtlar bitti” denilerek ertelenemez

featured
Google'da Abone Ol service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yeni eğitim ve öğretim yılı başlamasına rağmen, ilkokuldan ortaokula geçen bir öğrencinin hâlâ herhangi bir okula kaydının yapılamadığı iddiası ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Velinin basına yansıyan anlatımına göre, ikamet bölgesindeki Oğuz Veli Ortaokulu’na kayıt yaptırmak için yapılan başvurular sonuçsuz kaldı. Yaşanan süreç, okul yönetimlerinin ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın çocukların eğitime kesintisiz erişimini sağlama sorumluluğunu yeniden gündeme taşıdı.

Bir çocuk neden hâlâ okul dışında?

Denge gazetesinin 16 Eylül 2026 tarihli haberinde yer alan veli iddialarına göre aile, ilkokuldan ortaokula geçen çocuğunu ikamet ettiği bölgedeki Oğuz Veli Ortaokulu’na kaydettirmek istedi.

İlk başvuruda bazı belgelerin ve öğrencinin fotoğrafının eksik olduğu belirtilirken, aile eksiklikleri tamamlayarak yeniden okula gitti. Ancak velinin iddiasına göre bu kez kendilerine “kayıtların bittiği” söylendi.

Veli daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurduğunu, bir süre beklemesinin istendiğini ve yeniden okula yönlendirildiğini; buna rağmen kayıt işleminin sonuçlandırılmadığını öne sürdü.

İddiaların okul yönetimi ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Ancak ortada tartışılması gereken çok daha temel bir mesele bulunuyor: Eğitim yılı başlamışken zorunlu eğitim çağındaki bir çocuk neden hâlâ bir okula yerleştirilemedi?

Anayasa açık: Kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz

Bu mesele yalnızca bir kayıt prosedürü veya okul kontenjanı tartışması olarak değerlendirilemez.

KKTC Anayasası’nın 59’uncu maddesi, öğrenim ve eğitim hakkını açık biçimde güvence altına alıyor. Maddenin ilk fıkrasında, “Kimse, öğrenim ve eğitim hakkından yoksun bırakılamaz” hükmü bulunuyor. Aynı madde, halkın öğrenim ve eğitim gereksinimlerini karşılamayı devletin başta gelen görevlerinden biri olarak tanımlarken, her çocuğun 15 yaşına kadar zorunlu, 18 yaşına kadar ücretsiz öğrenim hakkına sahip olduğunu düzenliyor.

Dolayısıyla zorunlu eğitim çağındaki bir çocuğun okul dışında kalması, yalnızca ailenin çözmesi gereken idari bir problem olarak görülemez.

“Kayıtlar bitti” çocuğun eğitimini bitiremez

Okulların kontenjanları, kayıt tarihleri ve belge prosedürleri elbette eğitim sisteminin düzenli işlemesi açısından önem taşıyor. Ancak hiçbir idari prosedürün sonucunda zorunlu eğitim çağındaki bir çocuğun okulsuz kalması normalleştirilemez.

Bir okulda yer bulunmuyorsa, çocuğun eğitimine devam edebilmesi için alternatif bir okulun belirlenmesi ve kayıt sürecinin hızla sonuçlandırılması eğitim yönetiminin sorumluluğundadır.

Burada sorgulanması gereken konu da tam olarak budur:

Bir çocuk, ailesinin yaptığı başvurulara rağmen eğitim yılı başladığında hâlâ hiçbir okula kayıtlı değilse, sistem bu çocuğa nasıl bir çözüm üretmiştir?

Bakanlık yalnızca yönlendiren değil, çözüm üreten makam olmalı

KKTC Anayasası devlete yalnızca eğitimi denetleme görevi yüklemiyor; halkın eğitim gereksinimlerini karşılamayı da devletin başta gelen ödevlerinden biri olarak belirliyor.

Bu nedenle velinin okul ile Bakanlık arasında gidip gelmesiyle yetinilemez.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, olayın kendisine intikal ettiği iddiası doğruysa, çocuğun hangi okula kaydedileceğini belirleyerek süreci sonuçlandırması ve öğrencinin daha fazla ders kaybı yaşamamasını sağlaması beklenir.

Okul yönetimlerinin de kayıt prosedürlerini uygularken karşılarında yalnızca bir dosya veya öğrenci numarası değil, eğitim hakkı anayasal güvence altında bulunan bir çocuk olduğunu göz önünde bulundurması gerekir.

Her geçen gün çocuğun aleyhine

Eğitim yılı başladı. Sınıflarda dersler işleniyor, öğretmenler müfredatta ilerliyor, öğrenciler yeni sınıflarına ve arkadaşlarına alışıyor.

Okula başlayamayan bir çocuk açısından ise geçen her gün yeni bir eğitim kaybı anlamına geliyor.

Üstelik mesele yalnızca kaçırılan birkaç dersten ibaret değil. Bir çocuğun arkadaşları okula giderken kendisinin hangi okula gideceğini dahi bilmemesinin sosyal ve pedagojik sonuçları da dikkate alınmalı.

Bu nedenle konu bürokratik yazışmaların ve kurumlar arasındaki yönlendirmelerin arasında bekletilemeyecek kadar acildir.

Kamuoyu Bakanlık ve okul yönetiminden açıklama bekliyor

Haberde yer alan iddialar karşısında hem Oğuz Veli Ortaokulu yönetiminin hem de Milli Eğitim Bakanlığı’nın kamuoyunu bilgilendirmesi önem taşıyor.

Açıklığa kavuşturulması gereken temel soru ise son derece basit:

Zorunlu eğitim çağındaki bu çocuk bugün hangi okula kayıtlıdır?

Eğer hâlâ hiçbir okula kayıtlı değilse, bunun gerekçesi ve çocuğun eğitime başlaması için hangi işlemlerin yapıldığı açıklanmalıdır.

Çünkü eğitim bir ayrıcalık değil, anayasal bir haktır.

Kontenjan tartışılabilir, kayıt prosedürleri düzenlenebilir, eksik belgeler tamamlatılabilir; ancak hiçbir çocuk bürokrasinin arasında bırakılarak eğitiminden mahrum edilemez

Kaynak: Denge

Okullar açıldı, bir çocuk hâlâ sınıfına giremedi: Eğitim hakkı “kayıtlar bitti” denilerek ertelenemez

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin
Bize Katılın
KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.