TDP Dış İlişkiler ve Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı; liyakat, yolsuzlukla mücadele, demokrasi, Kıbrıs sorunu ve Avrupa Birliği’ne hazırlık konularında değerlendirmelerde bulundu.
Ülkedeki yönetim anlayışı, yolsuzluk iddiaları, demokrasi, temsiliyet, Kıbrıs sorunu ve Avrupa Birliği’ne hazırlık konularını değerlendiren Baykallı, TDP’nin öncelikleri arasında eğitim, sağlık ve liyakatin bulunduğunu söyledi.
Kamu kaynaklarının korunması ve halkın devlete duyduğu güvenin yeniden kazanılması gerektiğini vurgulayan Baykallı, “Bir numaralı projemiz ne biliyor musunuz? Yolsuzluk yapmamak” dedi.
“Önceliğimiz liyakati öne çıkarmak”
Ekonomik sıkıntılar ve kamu yönetiminde yaşanan sorunlar karşısında TDP’nin çeşitli projeler üzerinde çalıştığını belirten Baykallı, bütün çalışmaların temelinde temiz ve güvenilir bir kamu yönetimi anlayışının bulunduğunu kaydetti.
Baykallı, şunları söyledi:
“Bizim önceliğimiz eğitimde ve sağlıkta ne yapacağımızı anlatmak, liyakati öne çıkarmak. Birçok projemiz var ancak bir numaralı projemiz yolsuzluk yapmamak.”
Kamu kaynaklarının doğru kullanılmasının ve halkın güveninin kazanılmasının birçok sorunun çözümüne katkı sağlayacağını ifade eden Baykallı, “Sadece çalmadan ve halkın güvenini kazanarak bir numaralı sorunumuza çok büyük bir çözüm getirmiş olursunuz” diye konuştu.
“Dördüncü gelen aday başbakan oluyor”
Demokrasi ve temsiliyet tartışmalarına da değinen Baykallı, mevcut siyasi sistemin yurttaşların demokrasiye duyduğu güveni zedeleyen örnekler ürettiğini savundu.
Bir siyasi partide gerçekleştirilen genel başkanlık yarışını örnek gösteren Baykallı, dört adayın katıldığı kurultayda dördüncü sırada yer alan adayın daha sonra partinin genel başkanı ve başbakan olduğunu, birinci gelen adayın ise onun başbakanlığındaki hükümette bakanlık yaptığını söyledi.
Baykallı, bu tablonun demokrasi ve temsiliyet açısından toplum tarafından sorgulanması gerektiğini belirtti.
“Bir parti iktidarda kalsın diye bedelini hepimiz ödüyoruz”
Ülkede alınan siyasi ve idari kararların toplumun tamamını etkilediğini ifade eden Baykallı, bir partinin iktidarda kalmasını sağlamak amacıyla yapıldığını savunduğu düzenlemelerin kamu kurumları ve yurttaşlar açısından ciddi maliyetler yarattığını öne sürdü.
Sürekli borçlanıldığını, yeni atamalar yapıldığını ve demokratik süreçlere müdahale edildiğini iddia eden Baykallı, “Ağır bedeller ödüyoruz. Borç yüküyle de ödemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“En basit meseleler bile krize dönüşüyor”
Ülkede en basit meselelerin dahi krize dönüşmesinin toplumdaki çaresizlik duygusunu artırdığını belirten Baykallı, yaşananları yalnızca Kıbrıs sorunuyla açıklamanın doğru olmadığını söyledi.
“Beni çıldırtan, bile bile bunların olacağını yaşamak” diyen Baykallı, sorunların önemli bir bölümünün Kıbrıs sorununun çözümünü beklemeden, toplumun kendi kendini yönetme kapasitesiyle aşılabileceğini ifade etti.
“Çözümsüzlük uzun vadede bir çöküştür”
Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baykallı, çözümsüzlüğün uzun vadede Kıbrıs Türk toplumu açısından bir çöküşe dönüşebileceği görüşünü dile getirdi.
Baykallı, “Biz TDP olarak da ben kişisel olarak da Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün maalesef uzun vadede bir çöküş olduğunu düşünenlerdenim” dedi.
İç sorunların çözülmesiyle Kıbrıs sorununda çözüm aranmasının birbirinin alternatifi olmadığını vurgulayan Baykallı, ülkenin altyapısının, kurumlarının ve demokratik yapısının Avrupa Birliği’ne ve olası bir çözüme hazırlanması gerektiğini söyledi.
Baykallı, “Kendimizi düzeltmek, çözüm hedefinden vazgeçmek anlamına gelmemeli. Tam tersine altyapımızı, kurumlarımızı ve demokrasimizi Avrupa Birliği’ne ve çözüme hazırlamalıyız” ifadelerini kullandı.


